Boğaziçi'nin Tarih Atlası

·
Okunma
·
Beğeni
·
257
Gösterim
Adı:
Boğaziçi'nin Tarih Atlası
Baskı tarihi:
1 Ağustos 2018
Sayfa sayısı:
280
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050828733
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
İki kıtayı birleştirmek, üç imparatorluğun ağırlığını omuzlarında taşımak şimdiye kadar tek bir şehre kısmet oldu. İstanbul ve Boğaziçi Antik dönemden bugüne çevresindeki tüm siyasi yapıların gözdesi, birçok medeniyetin uğrağı oldu. Bundan 2500 yıl önce Perslerin sandalları birbirine bağlayarak “İlk Boğaz Köprüsü”nü yaptıkları yer de burasıydı, Latinlerin Bizans’tan devraldığı yer de burası, Fatih’in o görkemli fethine sahne olanda da, 1624’ün bir Temmuz sabahında ansızın Tarabya kıyılarına çıkan Kazak akınıyla şaşkınlığa düşen de…

Kendisi de bir Boğaz çocuğu olan sanat tarihçi Dr. Sedat Bornovalı, dünyada bir örneği daha olmayan Boğaziçi’nin her iki yakasına sıralanmış tarihî ve kültürel mirası tadına doyulmaz bir incelikle ve zengin görseller eşliğinde anlatıyor. Rotasını Evliya Çelebi’nin o meşhur rüyasında “Seyahat ya Resulallah” dediği Ahi Çelebi Camii’nin önündeki Yemiş İskelesi’nden başlatıyor; her iki yakadaki tarihî yapıları, yalıları, görkemli camileri, çağdaş mimarlık arayışlarını, hatta hikâyesi olan apartmanları sırayla anlatarak Kavaklar’a kadar uzanıyor; Bebek’ten, Galata’dan, Kanlıca’dan, Beykoz’dan, Kandilli semaları ve Aşiyan yollarından ses verip Kız Kulesi’nde sonlanan mavi bir tarih yolculuğuna çıkarıyor.



(Tanıtım Bülteninden)
280 syf.
·22 günde
Kısa bir giriş kısmının ardından Boğaziçinde Cevelan başlığı ile başlıyoruz seyrimize. Kimi zaman sahilden vapurla yaptığımız yolculuk bir bakıyoruz ara sokaklarda adını bilmediğimiz çoğu zaman önünden geçip görmediğimiz mazinin kıymetli eserlerinin yanına getirmiş bizi. Örnek vermek gerekirse muvakkithaneler, namazgahlar. Meraka düşürmek için ne olduğunu söylemeyeceğim. Şimdilerde büfe olarak kullanılan bu yapılardan bir tanesinin eskiden nasıl bir vazife icra etmiş olduğunu öğrenmiş bulunmaktayım. Dikkatle okunduğu takdirde son derece güzel bir eser. Binanların üslupları, başından geçen olaylar, yalılar, haremlik selamlık kısımları, tepedeki köşkleri... Yeteri kadar malumat sahibi olacaksınız. Bebek'te Fuzuli heykelini bilmiyorsanız eğer hangi badireleri atlatarak bu kıymetli heykeli görebileceğiniz yazarın latif, kinayeli üslubu ile öğreneceksiniz. Galata Kulesi'nden başlayan cevelan Karadenize doğru tırmanırken Beşiktaş, Arnavutköy, Bebek, Boyacıköy, Emirgan, Sarıyer derken Garipçe'ye varacak, Garipçe adının nereden geldiğine hayret edeceksiniz. Oradan da Üçüncü Köprü ver elini Poyrazköy ve Beykoz. Beykoz'a gelmişken yazarın genel olarak kaybolan mirasımıza, sahilden manzarıyı bozan yapılara, hatta tarihi kıymeti olan yapıların yanlış ağaçlandırma ile yeşil arasında kaybolmasına dahi çattığına şahid olacaksınız. Ve değinmeden geçmeyelim bu eleştirilerden en çok nasibini alanın da maalesef Beykoz olduğunu göreceksiniz. Çubukluya adını veren bostanları artık bulmaktan vazgeçip kah kıyıdan kah sahilden ilerleyip Üsküdar'da yolculuğunuzu nihayete erdireceksiniz. Okuyun. Keyif alacaksınız.
280 syf.
·2 günde·7/10 puan
güzel bir kitap adı üzerinde geçmişten günümüze boğaziçi resimli olması kolay anlaşılmasını sağlıyor ; ama en güzeli kitabı alıp mümkünse denizden boğazı gezmek çok keyifli olurdu karadan gezmekte olabilir lakin aynı tadı vermez dili kolay bol görselli zevkli bir kitap boğazı sevenlere...Bu arada ben google earth programını kullanarak okudum ehh azda olsa boğaziçi havası aldım...
280 syf.
·14 günde·Beğendi·9/10 puan
İstanbul'da oturanları tekrar kıskanma vesilesi oldu... Ama sanıyorum ki bir çoğunun görmediği veya haberlerinin olmadığı yapıları gezmiş kadar olmak da kıskanılma vesilesi olabilir.

Kitabın girişinde Boğaziçi'nin ne olduğu açıklanıyor ve okullarda anlatılmayacak cinsten biraz tarih dersi veriliyor.

Nihayet Evliya Çelebi'nin seyahatine başladığı Yemiş İskelesi'nden turumuza başlıyoruz. Sahilde gördüğümüz yapıların ve bunlara dahil olan diğer unsurların tarihi, mimarisi, geçirdiği değişimleri bir çırpıda işleyerek seyahate başladığımız yer olan Yemiş İskelesi'ne dönüyoruz.

Ufuk açıcı ve şaşırtıcı birçok bilgiye ve anektoda sahip bir kitap. İnsanın çok zengin olup kitabın yazarını da yanına alıp tekne veya yatla tarihe yeniden tanıklık edesi geliyor...
280 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Sedat Bornovalı üstadın eşsiz tarih ve mimarlık anlatimiyla elinize aldığınızda birakamayacaginiz, boğaziçini mimarisi ve tarihiyle bizlere anlattığı değerli bir kitap.
"Ortaköy, adı köy olmakla birlikte birden fazla mahalleyi içinde barındıran hayli yüksek nüfuslu ve karma bir yerleşim. Sıklıkla, birden fazla dini cemaatin uyumlu şekilde bir arada yaşadığı, ibadethanelerinin birbirine komşu olduğu yerlere örnek gösteriliyor. Bu haliyle İstanbul'un bir minyatürü gibi."
"Dolmabahçe Sarayı'nın giriş yolu üzerinde saat kulesini görürüz. Kule, saraydan hayli sonra II. Abdülhamid devrinde inşa edilmiştir."
"İstanbul Boğazı, Çatalca ve Kocaeli yarımadalarının birbirlerine en çok yaklaştığı yerde aralarında kalan suyolunun adıdır. Boğaziçi ifadesi ise bu suyolunun iki yakasında bulunan, görsel olarak buraya hakim, her noktasına insan eli değmiş ve yerleşime açık alanların genel adı olarak kullanılır."
"Sahile paralel olarak neoklasik anlayışta tasarlanmış bir dizi binanın olduğu Bankalar Caddesi'nin resmi adı Voyvoda Caddesi; ama bunu pek kullanan yok gibi."
"Sahil şeridinde Deniz Ticaret Odası ile başlayan yapı grubuysa Cemile ve Münire Sultanların ikiz saraylarıydı. Güneyde kalan küçük yapı Deniz Ticaret Odası, geri kalan üç yapı ise Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nin (MSGSÜ) Fındıklı yerleşkesini oluşturuyor."
Kuleli deyince, bu yapının adının kulelerinden geldiğini düşünen kişi sayısı az değil. Yanılgıya düşmemek gerek. Henüz Vânî Mehmet Efendi vesilesiyle Vaniköy diye bir isim yokken, bu çevrenin genel adı Kuleli. Muhtemelen Kanuni'nin yaptırmış olduğu bir cihannüma* ile bağlantılı. Evliya Çelebi bundan 9 katlı bir kule olarak söz ediyor.

*Evlerde etrâfı seyredebilmek için çatıların üstüne yapılan taraça veya oda, kule.
"Bu sarp ve yüksek kalenin inşasını sultan el azam ve Hakan el muazzam Mehmet bin Murat Han emretti. Onun kulu ve mükerrem veziri Zağanos Paşa bin Abdullah hakkındaki lütfu ilânihaye payidar olsun. 856 senesi Recep ayında tamam oldu. (Temmuz Ağustos 1452)."
Kuşkusuz Boğaz'dan geçmek her zaman o kadar da kolay olmamıştır. Bizans hakimiyetinin mutlak olduğu süre boyunca bu suyolu da ancak İstanbul'daki imparatorun izni ile geçişe açıktır. Hatta XI. yüzyıl yazarlarından Niketas Choniates sadece Haliç ağzında değil, Boğaz geçişini kontrol etmek amacıyla Sarayburnu ile Kız Kulesi arasında da bir zincir bulunduğunu anlatır.
Napolyon'un "Dünya tek bir devlet olsaydı başkenti İstanbul olurdu." demediğine kesin gözüyle bakabiliriz. Rusya'ya karşı dünya dengesini korumakta Boğaziçi'nin yüklendiği stratejik önemi gündeme getirdiği için bu ifade ona atfedilmiş olsa gerek. Nitekim Mısır'ı işgal eden Fransa'ya karşı Akdeniz'de Osmanlı ile işbirliği yapmak amacıyla Eylül 1798'de Boğaz'dan geçen Rus donanmasına büyük bir kalabalığın alkış tuttuğu bilinmektedir.
Doğal güzelliğiyle de stratejik konumuyla da böylesine bir odak haline gelen Boğaziçi'nin yalnız kalma sorunu hiç olmamış, günümüze değin hem kendisi hem de en güneyinde bulunan dünya kenti İstanbul nedeniyle her zaman arzulanmış. Bu arzu bazen askeri, bazen de ticari çıkarlardan kaynaklanmış; bazen de güzel bir yerde barınma veya hoşça zaman geçirme isteği şeklinde tezahür etmiştir.
Sahilde sırada Dolmabahçe Camii adıyla meşhur Bezm-i Âlem Valide Sultan Camii var. Cami önceleri daha geniş bir arsaya yayılırken dış avlusu sonradan "yola katılmış". Bu ifade, yol genişletmeleri sırasında tahrip edilen eserler için durumu az üzücü göstermeye çalışan bir terim. Anlaşılacağı gibi avlu yerle bir edilmiş. Şu anda deniz kenarında bulunan muvakkithane de yol tarafından sökülüp buraya monte edilerek tahripten kurtarılmış.
Galata köprüsünün altından geçerek Roma'nın ve Osmanlı'nın limanı olan Haliç'ten çıkacağız ve halk arasında kullanıldığı anlamıyla 'Boğaziçi'ne doğru yola döküleceğiz. Bu sırada solumuzdaki Galata Kulesi, her zamanki gibi manzaraya hâkim.
Ama biliyoruz ki Galata Kulesi daha önceden burada tek başına durmuyordu. Cenevizliler tarafından inşa edilen Galata surlarındaki kulelerin en görkemlisi olarak yükselmekteydi. Yaklaşık olarak Azapkapı ile Tophane arasında, denize yakın bir sur hattı vardı. Surlar her iki taraftan kara yönüne doğru çıkmakta ve birbirine kavuşmaktaydı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Boğaziçi'nin Tarih Atlası
Baskı tarihi:
1 Ağustos 2018
Sayfa sayısı:
280
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050828733
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
İki kıtayı birleştirmek, üç imparatorluğun ağırlığını omuzlarında taşımak şimdiye kadar tek bir şehre kısmet oldu. İstanbul ve Boğaziçi Antik dönemden bugüne çevresindeki tüm siyasi yapıların gözdesi, birçok medeniyetin uğrağı oldu. Bundan 2500 yıl önce Perslerin sandalları birbirine bağlayarak “İlk Boğaz Köprüsü”nü yaptıkları yer de burasıydı, Latinlerin Bizans’tan devraldığı yer de burası, Fatih’in o görkemli fethine sahne olanda da, 1624’ün bir Temmuz sabahında ansızın Tarabya kıyılarına çıkan Kazak akınıyla şaşkınlığa düşen de…

Kendisi de bir Boğaz çocuğu olan sanat tarihçi Dr. Sedat Bornovalı, dünyada bir örneği daha olmayan Boğaziçi’nin her iki yakasına sıralanmış tarihî ve kültürel mirası tadına doyulmaz bir incelikle ve zengin görseller eşliğinde anlatıyor. Rotasını Evliya Çelebi’nin o meşhur rüyasında “Seyahat ya Resulallah” dediği Ahi Çelebi Camii’nin önündeki Yemiş İskelesi’nden başlatıyor; her iki yakadaki tarihî yapıları, yalıları, görkemli camileri, çağdaş mimarlık arayışlarını, hatta hikâyesi olan apartmanları sırayla anlatarak Kavaklar’a kadar uzanıyor; Bebek’ten, Galata’dan, Kanlıca’dan, Beykoz’dan, Kandilli semaları ve Aşiyan yollarından ses verip Kız Kulesi’nde sonlanan mavi bir tarih yolculuğuna çıkarıyor.



(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 35 okur

  • Caner ÇOLAK
  • Zeynep Günaydın
  • SEMA HABILOVA
  • Ahmet Kürşat
  • Ece utku
  • Gülsevim K. L. Peker
  • Marmeladova
  • Ece
  • Davut tatas
  • Marmeladova S

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%21.4 (3)
9
%21.4 (3)
8
%21.4 (3)
7
%14.3 (2)
6
%14.3 (2)
5
%7.1 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0