Boğulmamak İçin

7,7/10  (222 Oy) · 
459 okunma  · 
192 beğeni  · 
4.931 gösterim
"Orwell'in ironik mizah anlayışı tazeliğini hiç yitirmiyor. Bu, kaçırılmaması gereken bir Orwell yapıtı."
-The Observer-

Göbeğinin çapı giderek genişleyen ve evinin taksitlerini ödemekle uğraşan George Bowling kırk beş yaşında, evli ve çocuklu ve yeni aldığı takma dişleriyle kasvetli hayatından çaresizce kurtulmak isteyen bir sigorta pazarlamacısıdır.1939'da patlak verecek olan savaşın gelişini; yemek kuyruklarını, askerleri, gizli polisi ve zorbalığı görerek modern zamanlardan korkmaktadır.Böylece çocukluğunun dünyasına, huzur ve sükûn dolu bir yer olarak hatırladığı köyüne sığınmaya karar verir.Fakat köyünde aradığını bulabilecek mi, orası şüphelidir.

"Çok komik olmanın yanında hayranlık uyandıracak kadar gerçekçi... Bin Dokuz Yüz Seksen Dört'ü burada nüve haliyle görebiliyoruz. Hayvan Çiftliği'ni de... Hem zengin bir okuma keyfi sunan hem de iki klasiğin tohumlarını birden barındıran romanlara kolay rastlanmaz."
-John Carey, The Sunday Times-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2015
  • Sayfa Sayısı:
    256
  • ISBN:
    9789750726491
  • Çeviri:
    Suat Ertüzün
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Yasemin A. 
 27 Nis 2017 · Kitabı okudu · 7 günde · 7/10 puan

İçerik blogumdan alıntıdır. https://goo.gl/kLJVci
Boğulmamak için; 20. yüzyılın başında yaşanan savaş neticesinde, savaşın insan benliğinde bıraktığı korkuyu, değişen yaşam koşullarını ve insan ilişkilerindeki aksaklıkları, George Bowling’in gözünden anlatan bir kitap. 1984 ve Hayvan Çiftliği'nden esintiler var içinde.
Bir sabah uyandığınızda içinizde geçmişe karşı biz özlem olduğunu düşleyin. O zaman kitap sayfalarında ilerlerken kendinizden bir şeyler bulabilmeniz mümkün.
Geçmiş hep hatırladığımız gibi orada olamayabilir. Gündelik yaşamımıza ait anılarımız yok olur gider. Genelde bizi çok etkileyen ( iyi veya kötü ) şeyleri hatırlarız. İşte bu anılarda boğulmamak için geçmişe yolculuk yapmak güzel bir seçim olabilir. Aslında kitap geçmişe yapılan yolculuk fikrinin iyi mi kötü mü olduğuna odaklı.
Boğulmamak için, yazarın diğer kitaplarına göre daha ağır ilerlese bile, böyle büyük bir ustanın kaleminden çıkmış bir yapıt olduğu için sıkılmadan okudum.

cansu tekcan 
04 Şub 01:28 · Kitabı okudu · 6 günde · Puan vermedi

Birçok kişinin Hayvan Çiftliği ya da 1984’ten bildiği yazar George Orwell’in düşüncelerini, düşünme şeklini ve bunu yansıtma biçimini zaten seviyordum. Bu kitap onlardan daha farklı, daha “tatlı” geldi bana. Savaşın hiç güzel bir şey olmadığını, maddi manevi ne gibi yıkıntılara neden olduğunu ve de zamanın geçip giderken bir şeyleri de beraberinde götürdüğünü daha iyi kavratan bir kitap olmuş. Özellikle çocukluğunuzun geçtiği yere yıllar sonra gidip herkesin ve her şeyin ne kadar değişmiş olduğunu görenleriniz varsa kitabı daha iyi hissedeceksiniz. Değişik, ince bir sızı oluyor. Zamanın bizi sarıp sıkması normal koşuşturmacada pek hissedilmese de dönüp geçmişi düşününce hatta bizzat görünce tırnak batması gibi bir sızı işte hissedilen. Zamanın tırnakları. İz bırakarak. Velhasıl güzel kitaptı.

Boğulmamak İçin benzeri kitaplar

Hilal 
 06 Şub 2017 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 9/10 puan

“Boğulmamak İçin”kitabına başlamak benim için zor oldu.Ama daha ilk paragraftan insanı içine çekmeyi başaran, şaşırtıcı derecede gerçekçi gelen, akıcı bir eserle karşı karşıya kaldım. Anlatıcımız, kırk beşine gelmiş, takma dişlerine alışmaya çalışan, şişman, evli ve çocuklu, fatura dertleriyle boğuşan,modern hayatın köşeye yığdığı milyonlarca insandan yalnızca biri. Gördüğü küçük bir kelimeyle birlikte geçmişe dönen George Bowling, çocukluğunu, gençlik dönemini, tutkularını, savaş yıllarını hatırlıyor. Aslında savaşın getirdiği fiziksel, maddi zararlara neredeyse hiç değinmiyor. Çünkü George’a göre, savaş hakkında asıl kötü olan şey,nasıl öldüğünüz değil, nasıl ölmediğinizdir.

Yeşim Temiz 
 17 Ağu 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

George Orwell bir dahi! Ve ben onu bu kadar geç tanıdığım, keşfettiğim için bir aptal olmalıyım. Geç olsun güç olmasın. Orwell'ın muzip mizah anlayışı, kelimeleri kullanışı o kadar etkileyici ki yazar olmak isteyenlerin örnek alması gereken yazarlardan biri benim için.

Kitabın içeriğine girmeden önce genel bir inceleme yapmak istiyorum. Kitabı "izlerken" kahkahalarla güldüğüm de oldu kalbimi sızlatan yerler de. Evet, izlerken. O muhteşem betimlemelerle kitabı resmen izledim. Eğer resim çizme yeteneğim olsaydı size George Bowling'in tereyağı saçlı, mavi gözlü, kırmızı suratını; Aşağı Binfield'de ki dükkânları, Binfield Evi'nde ki göleti ve oradaki balıkları size resmederdim. Sadece betimlemeler değil, tespitler de çok iyiydi. Orwell'ın öyle bir mizahı var ki güler misin ağlar mısın bilinmez. Tabir etme şekline kahkaha atarken bir an sonra neye güldüğümü kavrıyorum. Ne demek istediğimi umarım anlatabildim. Ve kültür. 1900'lü yılların İngiltere'sine dair birçok şey okuyorsunuz. İnsanlarını, onların yaşayış şeklini, şartlarını ve onların düşüncelerini okuyunca çok şaşırdığım yerlerde oldu, yadırgadığım yerlerde. Kitabın içine girelim, şimdi! (Bu kısımdan sonra ara ara spoiler olacak)

Kitap, dört bölümden oluşuyor. İlk bölümde kahramanımız -George Bowling- 45 yaşında, evli, iki çocuklu bir sigorta pazarlamacısı. Ellesmere Sokağı'nda yaşayanların tek düze olan hayatlarını, İngiltere'nin orta sınıf halkını okuyacaksınız. Orwell, güldürürken düşündürüyor denilen cinsten hayatın gerçeklerini mizahla birleştirmiş. İkinci bölümde, George'un Aşağı Binfiel'de ki çocukluk ve gençlik dönemine geçiş yapıyoruz. Hiç kuşkusuz bu kısımda beni en çok etkileyen şey balık tutma sevdasıydı. Göleti, balıkları ve balık tutarken yaşadığı tutkuyu okumak, bana kitaplara olan tutkumu anımsattı. Balık tutmak için abisi Joe'nun peşine takılması ve Joe'nun gitmesi için onu döverken bile sırf balık sevdası için direnmesi içimi sızlattı. (Allah belanı versin Joe, küçücük çocuktan ne istedin!) Sonra George'un Binfield Evi'de ki göletin arkasında küçük ama derin göleti ve içindeki iri balıkları bulması, buraya da bayıldım. Beni üzen ise o göletteki o balıkları hiçbir zaman tutamadı.
Sayfa 91, "Her şeye vakit vardır ama yapmaya değer şeyler hariç. Sahiden önemsediğiniz bir şeyi düşünün. Sonra sadece ona harcadığınız zamanı saat saat toplayın ve hayatınızın ne kadarcık bir bölümünü kapladığını hesaplayın." Aklıma gelen tek kavram 'Pişmanlık'.
Ve savaş zamanı. Yazılanları sadece okudum çünkü bizim tarihimizden çok farklı geldi. Şaşırdığım ve yadırgadığım bir bölüm oldu ve Ingiltere'deki 'vatan' , 'millet' kavramını sorguladım. Bizimkisi ile çok farklı olduğu kesin ve içten içe kendi halkımla gurur duymadan edemedim. Askerlerin kendi ülkesi için bu kadar vurdumduymaz olması -elbette hepsi değildir-, bir sarhoşluk anı ile kendisini orduya yazdıran insanların asker olması, bana tuhaf geldi. Benim bildiğim savaş çıkarsa herkes seferber olur, bunun için sarhoş olmaya gerek yok. Dediğim gibi 'vatan', 'özgürlük', 'millet' kavramı bizimkinden farklı. 1916-1918 arasındaki savaş sürecinde bizim yaşadığımız ile onların yaşadığı savaş şartlarının farkını şu cümle ile gördüm: syf.140 "Askerlik hayatının getirdiği bir şeydi bu; pırpır takmanın, çek defterine sahip olmanın ve akşamları gösterişli öğünler yemenin getirdiği bir şey. Ordudan ayrıldığımızda bizi bekleyen bir işin olacağı ve oradan en az orduda kazandığımız kadar kazanacağımız fikri başından beri bir şekilde aklımıza sokulmuştu; ve bu, subaylar dahil her rütbe için geçerliydi." O tarihte mücadele veren bizim askerlerin yediği ekmek ile üzüm hoşafının gösterişli olduğunu kim söyleyebilir ve para almadıklarına da eminim, buna rağmen onların savaşa katılması için sarhoş olması gerekirken bizim çocukların bile savaşta olması. Dediğim gibi gurur duydum!
3.bölümde George, yaklaşan savaştan, ailesinden, işinden kaçmak, tekrar balık tutmak ister ve köyün de kısa bir tatil için plan yapar. Son olarak 4.bölümde Aşağı Binfield'e gelen George, doğup büyüdüğü yeri aynı şekilde bulamaz. Her yerde olduğu gibi sanayileşme burayı da ele geçirmiştir. Thames Irmağı, Binfield'da ki göl insanlar tarafından ele geçirilmiş. Ama en kötüsü koca koca balıkların olduğu George'un göleti kurutulmuş ve tenekelerle dolmuştu.

Gerçekten çok fazla duygu yaşadığım bir kitaptı. Yabancı kitapları okumanın bu yanını seviyorum, insana yeni kültürleri tanıtıyor, farklı milletten insanların, yaşamlarını, tarihlerini öğretiyor. İyi okumalar..

Visal... 
13 Mar 2017 · Kitabı okudu · 7 günde · Puan vermedi

Yaşam boyu bulunduğumuz zamandan önceki zamana dönmek isteriz. İçinde bulunduğumuz zamanı yaşamak yerine geçmişe bakıp dururuz. Bildiğimiz ama her seferinde unuttuğumuz şey ise geçmişe dönmek istediğimiz o zaman dilimine bir gün dönmek isteyeceğimiz.

George Bowling böyle bir kişilik olmamasına karşın, bence çok ilginç bir adam. Yıllarca hiç umursamadığı, düşünmediği geçmişini bir anda hatırlayıp, o günlere yolculuk yapmak istiyor. Geçmişiyle ilgili anıları her bireyin yaşaması olağan, hatta yaşadığı şeyler ama anlatımı etkileyici.Gerçi bazı ciddi olayları bile o kadar sıradan bir olaymış gibi anlatıyor ki, bir an ''Biz her şeyi çok mu abartıyoruz?'' diye düşünmeden edemedim. Söz gelimi; ölümü, savaşı anlatması çok sıradan. ''Yemeğin tuzu fazla olmuş.'' edasıyla anlatıyor. Bu anlatım inanılmaz bir etki yaratıyor okuyucuda.
George Orwell'ın okuduğum üçüncü kitabı.Diğer kitaplarına göre biraz daha yavaş ilerliyor. Yarattığı etki diğerleri kadar olmadı ama her sayfasını merakla okudum. Hayvan Çiftliği ve 1984'ü hatırlatan cümlelerle sık sık karşılaşıyorsunuz. Gülümseten, hayrete düşüren, 'Geçmişte de böyle miydi?' dedirten bir kitap. Her satırında ince ve gizli bir mesaj saklı,
George Bowling'le yolculuğa çıkmak, önceki sayfalarda okuduğunuz anıları, gezdiğiniz mekanları yeniden keşfetmek güzel bir macera olacak. Bowling, umduğunu bulmuş mudur, bulmamış mıdır? okuyunca öğrenirsiniz (incelemem şikayet edilsin istemem.) Ben Hilda'yla olan son diyaloglarının sonucunu merak ederek bitirdim kitabı. Sanırım Orwell'ın özellikle seçtiği bir son. Okuyucu merakta kalsın ve okumaya devam etsin istiyor.
Keyifle okunacak bir kitap sevgili okurlar. İyi okumalar.

Esma Tezgi 
01 Eki 2017 · Kitabı okudu · 5 günde · 10/10 puan

Orwell sen ne muhteşem bir yazarsın! Kitabın daha ilk sayfalarında bu cümleyi kurduyor Orwell, en ünlü eserleri 1984 ve Hayvan Çiftliği olsa da (ki onları çok severim), geri planda kalan eserleri de onlar kadar iyiymiş bu kitapla bunu daha iyi anladım. Kitabı okudukça sevdim, sevdikçe okudum.

"Belki insan asıl beyni durunca ölüyor, yeni bir düşünceyi idrak etme gücünü yitirince."

Orwell kitabı çok yalın bir dille kaleme almış, süslü cümleler yok ama anlatılan onca düşünce var. Kitapta savaşın insanlar ve ekonomi üzerindeki etkilerini görüyor ve orta sınıfa mensup bir sigortacının ağzından okuyoruz. Kitabın dili öyle güzel ki, hem anlatmak istediğini anlatıyor hem de sizi hiç yormuyor, akıp gidiyor. Kitapta hem sistem eleştirisi, hem hayata bakış, yaşamın evreleri, savaş.. bir çok konu işleniyor ve hepsi de kitaba öyle güzel yerleştirilmiş ki, okuduktan sonra ufkunuzun açıldığını hissediyor ve yazarın değindiği noktalarla ilgili düşünmeye başladığınızı fark ediyorsunuz.

"Ben sadece yaşamak istiyorum. Ve şu çuhaçiçeklerine, çitin altındaki kızıl korlara balarken yaşıyordum. İçinizde duyarsınız bunu; huzur verici bir şeydir ama aynı zamanda alev gibidir."

Kısacası, hala Orwell okumadıysanız kaçırmayın derim.

Bu adamın insanları eleştirme tarzına bayılıyorum !!
Bazen de eleştirdiği tip insanların kılığına girerek inceden inceden veriyor mesajını. Bence bu kitapta da bu eleştirilerden fazlaca var.

Şenay Yıldız 
25 Oca 19:43 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 6/10 puan

Yazarın bu romanında kendı hayatından kesıtler paylastıgını dusunuyorum nıtekım George Orwell ıkı dunya savasını da gormuş bır yazar dolayısıyla kıtapta anlattıgı savas yazarın kendı hayatı yazarın genclıgınden kesıtlerdır. Toplumcu br yazar olan Orwell savasın haksız bır ınsanlık sucu oldugunu Kendıne has üslubuyla anlatmaktadır kıtap hem roman havsında anlatılırken okuyucuya genel olarak genel kültürü de asılamaktadır Ornegın Savastan oncekı İngılız hayatı yasam tRzı vs hakkında bırcok bılgıye satırlarda rastlayabılılırız

1 Çay 1 Kitap™ 
19 Eki 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Hindistan’da doğan bir İngiliz… Aristokrat bir aile… Kaliteli bir lise eğitiminden sonra üniversiteye devam etmeyip İngiliz sömürgesi olan Myanmar’da 5 yıl polislik ve orada acımasız uygulamalara şahitlik. Hayranı olduğu Jack London’a özenip Londra’nın en sefil mahallelerinde bir ve Paris’de de iki yıllık acınası bir yaşam. "

Kitapla ilgili yazımız : http://1cay1kitap.com/bogulmamak-icin/

HaKaN 
19 Haz 2017 · Kitabı okudu · 11 günde · Beğendi · 9/10 puan

Hayvan Çiftliği ve 1984 den sonra George Orwell’in okuduğum bu üçüncü kitabı.Bu kitap diğer iki kitaptan daha farklı.Gerçekçi,yalın ve hafif mizah üslubu ile yazılmış bir roman.

Genelde geçmişin iyi yanlarını hatırlarız.Hep çocukluk yıllarımız basitte olsa çoğumuzda tatlı,güzel anılar bırakmıştır.Çocukluğumda yaşadığım yerlerden geçtiğimde oralardaki değişimleri izlediğimde hep içim cız eder.Neden her şeyin geçmişteki gibi kalmadığı,her şeyin değiştiği,oralara sanki suni bir yaşamın çöktüğü,geçmişin daha doğal daha yaşanır olduğu duygusuna hepimiz kapılmışızdır.Bu kitapta bu hissi yaşayacaksınız.

Bu romanda, roman kahramanı George Bowling’in Birinci Dünya Savaşı öncesindeki çocukluk yıllarının huzurlu ve tatlı günlerini,savaş sonrasındaki monoton geçen evlilik ve iş hayatı yıllarını , yaklaşan İkinci Dünya savaşının endişesini yaşıyacaksınız.

Roman kahramanı George Bowling ,halim selim bir kişiliğe sahip bir sigorta pazarlamacısı.Savaş bitip cepheden döndüğünde sıkışık olan ekonomide ancak bu işi bulabilmiş.Sermaye gerektirmeyen sermayesi ikna kabiliyeti olan bu işte başarı sağlamış.Başarı dediysek de bir pazarlamacının başarısı ancak patronun uygun görebileceği kadardır.Kısacası ne fazla uzayıp ne fazla kısalabilen orta halli bir yaşam standardında hayatını sürdürmekte.Gençlik yıllarında yine karşısına çıkan orta halli bir ailenin kızı ile hayatını birleştirerek Londra’ya yakın bir banliyö de hayatlarını sürdürmekte.Malum evliliğin ilerleyen zamanlarında orta halli bir ailenin ekonomik şartlarından da kaynaklanan sebeplerden dolayı kısırlaşan yaşam biçimi,hayatın monotonlaşması,hanım dırdırı ,Hitler’in faşist emellerinden dolayı yeniden yeşeren ikinci dünya savaşı tehdidi ve onun getirdiği kaygı bizim George’da bir bıkkınlık,bir hayattan soğuma,bir boğulma duygusu yaşamasına sebep olmuştur. Aklına çocukluk ve savaş yılları öncesi yaşadığı kasaba özlemi gelmiş bundan sonrasını da siz merak edip okuyun artık...

Çok hoş sürükleyici tatlı bir mizah üslubu ile yazılmış,sizi farklı duygulara sürükleyecek olan bir roman…

İyi okumalar.

5 /

Kitaptan 217 Alıntı

Y. 
11 Haz 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

"Hepimizi satın almışlar, hem de kendi paramızla."

Boğulmamak İçin, George Orwell (Sayfa 21 - Can Yayınları, 9. Baskı)Boğulmamak İçin, George Orwell (Sayfa 21 - Can Yayınları, 9. Baskı)
Esma 
06 Tem 2017 · Kitabı okudu

Tabii bizim gibi ınsanların asıl sorunu , diye içimden geçirdim, hepimizin kaybedecek bir şeyleri olduğunu sanmamız.

Boğulmamak İçin, George Orwell (Sayfa 19 - Can)Boğulmamak İçin, George Orwell (Sayfa 19 - Can)
Seda N. 
20 Ağu 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Siz insanları bir güzel tokatlarsınız ama onlar ellerinizi öper."

Boğulmamak İçin, George OrwellBoğulmamak İçin, George Orwell
zeynep yavuzoğlu 
15 Ağu 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Duygusal olduğumu mu söylüyorsunuz? Antisosyal miyim? Ağaçları insanlara tercih etmemeli miyim? Bence ağacına ve insanına göre değişir.

Boğulmamak İçin, George Orwell (Sayfa 236 - can yayınları)Boğulmamak İçin, George Orwell (Sayfa 236 - can yayınları)
Esma 
07 Tem 2017 · Kitabı okudu

Şu aralar tutturduğumuz yol bu. Her şey şık ve modern görünüşlü ; her şey başka bir şeyden yapilma.

Boğulmamak İçin, George Orwell (Sayfa 33)Boğulmamak İçin, George Orwell (Sayfa 33)
Pelin Tunç 
17 Oca 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Gelecekten o kadar korkuyoruz ki, bir tavşan gibi doğruca boa yılanın gırtlağından içeri atlıyoruz.

Boğulmamak İçin, George Orwell (Sayfa 166)Boğulmamak İçin, George Orwell (Sayfa 166)
kübra 
07 Ağu 2017 · Kitabı okudu

Şu makineli tüfeğin tetiğine basmayı kes! Peşinde olduğun neyse kovalamayı bırak! Sakinleş, soluklan, iliklerine biraz huzur dolsun. Faydası yok. Buna yanaşmıyoruz. Aynı ahmaklıklara devam edip duruyoruz.

Boğulmamak İçin, George Orwell (Sayfa 182 - Can Yayınları)Boğulmamak İçin, George Orwell (Sayfa 182 - Can Yayınları)
H. Egemen Akyüz 
10 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Çocukların akıllarını cetvel, kalem kutusu ve Fransızcadan kimin en iyi notu aldığı gibi feci şeylerle bozdukları çağdalar.

Boğulmamak İçin, George OrwellBoğulmamak İçin, George Orwell

Kitapla ilgili 2 Haber

SabitFikir 2015'in öne çıkan 50 romanını seçti!
SabitFikir 2015'in öne çıkan 50 romanını seçti! E-postalar, onlarca telefon konuşması ve bir süre sonra yapboza dönen tablo çalışmaları sonucunda (yorgun ve) gururluyuz. İşte 2015 yılının "öne çıkan" 50 romanı!