Boktanlık Üzerine

5,2/10  (5 Oy) · 
11 okunma  · 
2 beğeni  · 
367 gösterim
Harry G. Franfurt'un Türkçede basılı ilk metni olan "Boktanlık Üzerine" yurtdışı birçok ülkede çok okunanlar listesine girdiği gibi ülkemizde de ilk baskısıyla birlikte hatırı sayılır ilgi gördü ve kısa sürede baskısı tükendi.
Bir taraftan LaPorte'nin dil ile dışkı arasında kurduğu ilintiyi hafızalarımızda tazelerken diğer yandan Wittgensteinsal bir paralelde dil ve kelime ilişkilerini kurcalayan, ilişkilendirmeler bakımında fazlaca öneme haiz bir eser.

Kitap Altıkırkbeş'in yeni ve özel serisinin bir ürünü olarak sert kapaklı ve bez ciltli, seriye özel ebadıyla okurlarıyla buluşacak!
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2012
  • Sayfa Sayısı:
    56
  • ISBN:
    9786055532895
  • Çeviri:
    Gonca Gülbey
  • Yayınevi:
    Altıkırkbeş Basın Yayın
  • Kitabın Türü:

Kitap şöyle başlıyor:
“Kültürümüzün en çok güze çarpan özelliklerinden biri de, bünyesinde fazlasıyla boktan barındırmasıdır.”
ve devam ediyor:
“Herkes bunun farkında. Herkes payına düşeni yapmakta… Durumu kabullenmiş gibi görüyoruz.”

Günümüz dünyasına pekala da uyarlanabilir şekilde olduğunu düşünüyorum.
Politikacıların oy uğruna yaptıklarını ve söylediklerini düşününce, TV'lerde daha fazla izlenme oranı sağlamak ve reklam kapmak adına yaptıkları,
Doğa, ağaç katliamları, atıklar sorunu, gdo'lu ve sağlıksız gıdalar vb.,
"Biz balımıza o kadar güveniyoruz ki, arılara bile iş bırakmayıp kendimiz yapıyoruz" diyenler,
Özensizlik, -mış gibi yapmalar, ahlaksızlık, gösteriş ...
Harry G. Frankfurt, bu ve bunun gibi konulara da -belki- dikkat çekmek üzere yazmış olabilir mi? diye düşünerek devam ediliyor kitaba.

Kitap demek zor aslında, internette yaptığım aramalarda "On-Bullshit" adında bir makalesi sözkonusu ve A4 boyutunda toplam 16 sayfa.
Bulshit ingilizcede saçmalık, zırva anlamlarına geliyor. Ancak yayınevi -belki satış artırma niyeti sebebiyle- bu ismi seçmiş.

Frankfurt; dil ve kelime kullanımı üzerine yoğunlaşmış; ‘bullshit’in hangi durumlarda ne anlama geldiğini, hangi zamanlarda ne olarak kabul edildiğini akademik olarak yazmış.

Saçmalık anlamına geldiğinden, bazen ‘dışkı’ olarak kullanıldığından bahsedip, martaval'ın, saçmalık'ın, boş laf'ın kelime anlamlarına ve günlük kullanımlarına yer vermiş. Yalana ve aldatmaya değinmiş, blöfün hayatımızdaki yerine dem vurmuş. Aralarındaki farkları açıklamış. Hangisi höşgörülür hangisi insanları irrite eder, anlatmış.
"Bilinçli varlıklar olarak bizler ancak diğerlerinin karşısında var oluruz ve onları bilmeden var olamayız."

Sonuç olarak mı; İşin doğrusu, Ne yaparsan yap, AŞKLA yap...