Adı:
Boleyn Mirası
Alt başlık:
The Tudor Court Serisi 3
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
648
ISBN:
9789773311117
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Boleyn İnberitance
Çeviri:
Demet Altınyeleklioğlu
Yayınevi:
Artemis Yayıncılık
Tudor Sarayı'nda hayat mücadelesi veren üç genç kadının hikayesi... Cleves'li Anne, Katherine Howard, Jane Rochford

Boleyn Mirası, konumları, servet, beğeni ve gücün yanı sıra yalan, ihanet ve terör getiren üç kadına odaklanıyor. Darağaçları tarafından yönetilen bir sarayın etrafına gerilmiş ipekten bir ip gibi ince ince dokunmuş bir roman bu. Philippa Gregory, bir kez daha çoktan tarihe karışmış bir dünyaya hayat veriyor. Taş basamakların üzerinde hışırdayan ipek eteklerin fısıltısı, alelacele yazılan bir notun satırlarını aydınlatan mum ışığının sarı gölgesi, yeni inşa edilmiş darağacı sehpasının altındaki Yeşil Avlu'da toplanan kalabalığın sesleri.
Okurken Kral Henry'den nefret ettiğimi söylemem gerekiyor. Boleyn Kızı'nı okurken biraz da olsa sevdiğim Henry Tudor'u bu kitapta daha çok tanıdım. Ve bütün sempatimi kaybettim. Kitap şu an elimde ve okumamın üzerinden uzun süre geçmesine rağmen etkisi hala sürüyor. Kitabı bitirip kapağına bakınca, üzerinde yazan yazının ne kadar doğru olduğunu anlayabilirsiniz. Bir Kral. Üç kadın. Bir ortak kader.
Serinin 5.kitabında,İngiltere'de VIII.Henry dönemindeki üç kadının hayatına mercek tutuyor yazar.Anne,Jane ve Katherine.Üçünün en büyük ortak noktası,hayatının da zulmünün de hem sonunda hem zirvesinde olan Henry'nin hastalıklı bencilliğine kurban edilişleri.Üçünün en büyük farklılığı,ölüme yürüdüklerini bilirken sahip oldukları masumiyet dereceleri.Olaya bir anlığına İngiltere ve Tudor dönemi olarak bakmazsak;kadının varlığının hiçbir anlam ifade etmemesi ya da tam zıt bir çarpıklıkla erkeğe adanmaktan ibaret olması;aslında tarihin tekerrür girdabından hiç kurtulmadığının da bir raporu gibi.Yine aynı tarihte yaşamış uluslara bakıldığında;Türklerde "Kadın" kavramının hele hele o dönemlerde beyliğin,obanın ya da imparatorluğun temel taşı olarak görüldüğünü düşünürsek;medeniyetin aslında ülke yüzölçümü ya da haşmeti ile değil,kadını toplumda nereye koyduğuyla birebir alakalı olduğunu da bir kere daha görürüz.O zaman engizisyon mahkemelerinde Hristiyan olmayanlar,hatta Katolik olmayan Hristiyanlar bile yakılırken;Türkler fethettiği topraklarda yönetimine giren uluslara verdiği inanç özgürlükleri ile ün salmıştı.Şimdi aynı coğrafyalarda aynı kalmış hem çok şey var,hem hiçbirşey yok sanki.Sırada serinin son kitabı var.

Benzer kitaplar

(Kız kardeşi ilan ettiği Cleves'li Anne'in, VIII. Henry'nin ölümünün ardından monoloğu.)
Nihayet öldü. Beni reddeden kocam, verdiği hiçbir sözü tutmayan, bir zorbaya dönüşen, deliren, canavarlaşan, bir zamanların sevimli prensi öldü. Vatan hainliği ve isyancılıkla suçladığı son karısı Katherine Parr'ı da onun ölümü kurtardı. En yakın dostu, ortağı ve muhabbet tellalı olan ölüm, en sonunda onu da aldı.

Kaç kişiyi öldürdü bu adam? Onun cani arzularını yatıştıran ölümle kaç can gitti? Binlerce. Gerçek sayıyı hiç kimse bilemez. Baştan sona bütün memleketin pazar yerlerinde isyancılar için yakılan ateşler yanıyor. Adım başı kesik başlar asılı her yerde. Bütün suçları onunla aynı düşünceyi paylaşmamak olan binlerce kadın, binlerce erkek... Babalarından miras kalan dine sarılmış Papacılar, yeni yömtemler denemek isteyen reformcular. Tek suçu, bacağından tepesine kadar çürümüş babası yaşındaki bir adamı değil de kendi akranı bir çocuğu sevmek olan Kitty Howard'ı da öldürdü. Büyük Kral, "İngiltere'nin yetiştirdiği en büyük kral" dedikleri bu adam işte. Artık bir kralımızın olmaması gerektiğini hala öğrenemedik mı? İnsanların özgür olması gerektiğini? Tacının altında yakışıklı bir yüzü de olsa, tiran her yerde tiran değil mi?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Boleyn Mirası
Alt başlık:
The Tudor Court Serisi 3
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
648
ISBN:
9789773311117
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Boleyn İnberitance
Çeviri:
Demet Altınyeleklioğlu
Yayınevi:
Artemis Yayıncılık
Tudor Sarayı'nda hayat mücadelesi veren üç genç kadının hikayesi... Cleves'li Anne, Katherine Howard, Jane Rochford

Boleyn Mirası, konumları, servet, beğeni ve gücün yanı sıra yalan, ihanet ve terör getiren üç kadına odaklanıyor. Darağaçları tarafından yönetilen bir sarayın etrafına gerilmiş ipekten bir ip gibi ince ince dokunmuş bir roman bu. Philippa Gregory, bir kez daha çoktan tarihe karışmış bir dünyaya hayat veriyor. Taş basamakların üzerinde hışırdayan ipek eteklerin fısıltısı, alelacele yazılan bir notun satırlarını aydınlatan mum ışığının sarı gölgesi, yeni inşa edilmiş darağacı sehpasının altındaki Yeşil Avlu'da toplanan kalabalığın sesleri.

Kitabı okuyanlar 350 okur

  • Şenay Şahin
  • Özge Koç
  • Uzaklardaki Dost
  • Şenay Güzelbaba
  • Güneş Duygu
  • Semra Yazıcı
  • Dilek Akarsu
  • Ş. Serda KAYMAN
  • Meryem
  • TUBA GÜZEL AKTAŞ

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.5
14-17 Yaş
%1
18-24 Yaş
%23.3
25-34 Yaş
%32.2
35-44 Yaş
%26.2
45-54 Yaş
%11.9
55-64 Yaş
%1.5
65+ Yaş
%0.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%94.7
Erkek
%5.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31.6 (18)
9
%14 (8)
8
%22.8 (13)
7
%15.8 (9)
6
%8.8 (5)
5
%3.5 (2)
4
%1.8 (1)
3
%0
2
%1.8 (1)
1
%0