Boleyn Mirası (The Tudor Court Serisi 3)

·
Okunma
·
Beğeni
·
3020
Gösterim
Adı:
Boleyn Mirası
Alt başlık:
The Tudor Court Serisi 3
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
648
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789773311117
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Boleyn İnberitance
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Artemis Yayıncılık
Tudor Sarayı'nda hayat mücadelesi veren üç genç kadının hikayesi... Cleves'li Anne, Katherine Howard, Jane Rochford

Boleyn Mirası, konumları, servet, beğeni ve gücün yanı sıra yalan, ihanet ve terör getiren üç kadına odaklanıyor. Darağaçları tarafından yönetilen bir sarayın etrafına gerilmiş ipekten bir ip gibi ince ince dokunmuş bir roman bu. Philippa Gregory, bir kez daha çoktan tarihe karışmış bir dünyaya hayat veriyor. Taş basamakların üzerinde hışırdayan ipek eteklerin fısıltısı, alelacele yazılan bir notun satırlarını aydınlatan mum ışığının sarı gölgesi, yeni inşa edilmiş darağacı sehpasının altındaki Yeşil Avlu'da toplanan kalabalığın sesleri.
648 syf.
·Beğendi·10/10
Bazen düşünüyorum da iyi ki bu dönemlerde yaşamamışım.O dönemin acımasızlığı, hırsı, ihtirası içimizde olmadığını düşünüyorum.Fajat müthiş bir yazar,müthiş bir kalem.... Boleyn Serisini titremeden okumayan var mıdır acaba?
648 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Serinin Kronolojik olarak 3. Ama benim okuduğum sıralama ile 5. Kitap olan Boleyn Mirası kitabı, Bakirenin Aşığı ile yaşadığım tüm kötü enerjiyi alıp götüren bir kitap olmuş ve çok beğenmiştim. Ayrıca bu kitaptan sonra Öteki Kraliçe ve çıkardığı diğer hanedanlara ait serileri de almış olmama rağmen senelerdir okumuyorum. Bir nevi seriye benim şimdilik veda kitabım olmuştu denebilir. :)

Bu kitabın özelliği ise Tudor Sarayı'nda hayat mücadelesi veren üç genç kadının hikayesinin anlatılıyor olması. Kimler mi ? Cleves'li Anne, Katherine Howard, Jane Rochford…

Kitabın Kısaca Konusu : Boleyn Mirası, konumları, servet, beğeni ve gücün yanı sıra yalan, ihanet ve terör getiren üç kadına odaklanıyor. Darağaçları tarafından yönetilen bir sarayın etrafına gerilmiş ipekten bir ip gibi ince ince dokunmuş bir roman bu. Philippa Gregory, bir kez daha çoktan tarihe karışmış bir dünyaya hayat veriyor. Taş basamakların üzerinde hışırdayan ipek eteklerin fısıltısı, alelacele yazılan bir notun satırlarını aydınlatan mum ışığının sarı gölgesi, yeni inşa edilmiş darağacı sehpasının altındaki Yeşil Avlu'da toplanan kalabalığın sesleri…

En çok sinir olduğum durum ise okurken ; Boleyn Kızı Anne Boleyn 'den miras kalan dehşet ve korkunç kader kuzeni Katherine Howard ve görümcesi Jane Rochford'a ders olmadığını görmek hem korkutucu hem de acı bir durumdu. Hayretler içerisinde okudum o akılsız davranışlarını.. Ama bu 3 lü içerisinde her adaşı kendi kadar şanlı olmasa da Cleves'li Anne olmuş. :)

Puanım 10 :)
648 syf.
·11 günde·9/10
Merhaba arkadaşlar,
Tudor Court serisinin üçüncü kitabı olan ( olayların kronolojik akışına göre ) Boleyn Mirası romanını bitirmiş bulunmaktayım. Üç kadın, bir tiran ve değişmeyen kadın yazgısı.
Kitapta ki kadınlardan biri Jane Boleyn ( Ya da jane Rochford- Rochford düşesi olduğu için ) Boleyn Kızı kitabından tanıdığımız bir karakter. Anne Boleyn'in erkek kardeşinin karısı ve iki kardeşin ölümüne giden yolu açan şahitliği yapmış kişidir. Yine sarayda ve yine ortalığı karıştıracak basitliklerle uğraşmakta ama kendini kendi içinde aklamayı da öğrenmiş nedense. Her şeyin bir bedeli var ve Jane de yaptıklarının bedelini ödeyecek elbette!
İkinci kadın ise daha 14 yaşında kral VIII. Henry İle evlendirilmiş olan Katherine Howard. Kendileri kralın beşinci eşi olacak kişi ama her şey beklediği gibi mi olacak dersiniz? Katherine Anne Boleyn'in dayılarından birinin kızı ve Clevesli Anne için nedimelik yapmış sarayda ama sonrasında Clevesli Anne gözden düşünce onun yerine kraliçe olmuş. Merak ediyorum acaba cidden Clevesli Anne tahtan düşerken bu küçük şeytanın parmağı olmuş mudur dersiniz? Küçük Katherine aynı zamanda Norfolk Dükü Thomas Howard'ın da sevgili yeğeni! Bu şahsiyetsiz Dük zamanında Anne Boleyn ve Mary Boleyni kralın yatağına sürmüş olan kişidir hatırlarsanız.
Üçüncü kadın ise Clevesli Anne. Dini reformun yaygın olduğu Clevesten kralın gönderdiği Holbein'in yaptığı resim sonucu saraya dördüncü kraliçe olarak gelmiş kişidir. Sarayda yaşadıkları ve sessiz duruşu beni etkilemeyi başardı.
Ve gelelim bunların ötesinde VIII Henry denen krala. Empati yapmaya çok çalıştım karakterin yaptıklarını okudukça. Ben bir kral olsam böyle olur muydu diye çünkü tarih sahnesi barış, huzur, refah getirmek için tahta çıkmış binlerce yöneticiyle dolu ve ne hikmettir bunların çoğunluğu sonradan tiranlaşıp katliamlara sebep olmuş kişiler. Bence mevki, güç insanı değiştirebiliyor. Onu kaybetme korkusu insani diğer duyguları geri plana itebiliyor. O yüzden okurken hep bunları düşündüm kendi içimde.
Kitap, ilk kitap Mahkum Prenses ve ikinci kitap Boleyn Kızı kadar heyecanlandırmadı beni ancak bunun sebebi bence kralı ilk iki kitaptan tanımış olmamdan kaynaklanıyor diye düşünüyorum çünkü artık karalın neler yapabileceğini ve neler düşünebileceğini kestirebiliyorsun.
Okunmalı mı sorusuna gelince, bence dönem kurgularını seven tarihi roman okurlarının okuması gerekiyor diye düşünüyorum. Başlangıçta karakter isimleri zorlayabilir çünkü herkesin ismi neredeyse dört beş isim olarak belirlenmiş. Bir dönem bu coğrafyada herkesin adının Ayşe, Fatma, Ahmet, Mehmet olması gibi düşünün. zamanla karakterleri soyadları ve ünvanlarından ayırt edebilir hale geliyorsunuz zaten. Ben okudum sizde okuyun derim.
Herkesi bol kitaplı günler. :D
648 syf.
·3 günde·7/10
Serinin 5.kitabında,İngiltere'de VIII.Henry dönemindeki üç kadının hayatına mercek tutuyor yazar.Anne,Jane ve Katherine.Üçünün en büyük ortak noktası,hayatının da zulmünün de hem sonunda hem zirvesinde olan Henry'nin hastalıklı bencilliğine kurban edilişleri.Üçünün en büyük farklılığı,ölüme yürüdüklerini bilirken sahip oldukları masumiyet dereceleri.Olaya bir anlığına İngiltere ve Tudor dönemi olarak bakmazsak;kadının varlığının hiçbir anlam ifade etmemesi ya da tam zıt bir çarpıklıkla erkeğe adanmaktan ibaret olması;aslında tarihin tekerrür girdabından hiç kurtulmadığının da bir raporu gibi.Yine aynı tarihte yaşamış uluslara bakıldığında;Türklerde "Kadın" kavramının hele hele o dönemlerde beyliğin,obanın ya da imparatorluğun temel taşı olarak görüldüğünü düşünürsek;medeniyetin aslında ülke yüzölçümü ya da haşmeti ile değil,kadını toplumda nereye koyduğuyla birebir alakalı olduğunu da bir kere daha görürüz.O zaman engizisyon mahkemelerinde Hristiyan olmayanlar,hatta Katolik olmayan Hristiyanlar bile yakılırken;Türkler fethettiği topraklarda yönetimine giren uluslara verdiği inanç özgürlükleri ile ün salmıştı.Şimdi aynı coğrafyalarda aynı kalmış hem çok şey var,hem hiçbirşey yok sanki.Sırada serinin son kitabı var.
648 syf.
·9/10
Okurken Kral Henry'den nefret ettiğimi söylemem gerekiyor. Boleyn Kızı'nı okurken biraz da olsa sevdiğim Henry Tudor'u bu kitapta daha çok tanıdım. Ve bütün sempatimi kaybettim. Kitap şu an elimde ve okumamın üzerinden uzun süre geçmesine rağmen etkisi hala sürüyor. Kitabı bitirip kapağına bakınca, üzerinde yazan yazının ne kadar doğru olduğunu anlayabilirsiniz. Bir Kral. Üç kadın. Bir ortak kader.
648 syf.
·12 günde·Beğendi·9/10
Korkunç hikayeler ama gerçek bir tarih, o yüzden ilgimi çekti.Nihayet kral da öldü. Norfolk Dükü ne zaman ve nasıl ölecek çok merak ediyorum. Herşeyin sorumlusu o adam. Hırsı yüzünden kaç kişiyi kullandı? Hepsi de öldüler?Devam kitabına başladım bakalım ne olacak?
648 syf.
·Beğendi·10/10
Philippe gergoa nun hemen hemen bütün kitaplarını severek okuduğum ve bu kitabı da kalın olmasına rağmen hic sıkılmadam okuduğum bir kitap oldu kütüphaneniz de yoksa en kısa zaman da bulundurun derim
648 syf.
·
Kitap hasta ve yaşlı sevgiye muhtaç olan Kral VIII. Henry' nin hayatının son dönemlerine ait bir kitap..
Saltanatı boyunca ikinci eşi Anne Boleyn' den aldığı güç ve bilgi ile tüm ülkeye korku salmış bir kral.. ( Bu kadar acımasız olmasının nedeni ruhsal durumu ve

VIII. Henry yaşlandığını kabul eden bir kral değildi.
Üçüncü eşinden bir oğlu olmuştu ancak taht için yeterli varisi yoktu.. Üçüncü eşi çocuğunu dünyaya getirdikten bir kaç gün sonra ateşli bir hastalığa yakalanarak ölmüştü. Henry eşi öldükten üç yıl sonra yanında ki güçlü adamların yardımları ile kendine Avrupa'dan bir eş bakmaya başlamıştı...

Romanda Henry aşktan anlamayan zevkine düşkün acımasız bir kral olarak gösteriliyor..

İşin aslını biraz araştırınca Henry'nin kendine aşık olduğu bir adam oldukça ortada...

Birinci eşi için yeni yaptırdığı saraya

Henry, daha önceki eşlerini güzellik ve zekalarına bakarak seçmişti ancak bu seferki tercihi güzellikten yana olmayacaktı..
648 syf.
·5/10
Açıkçası Anne'in ölümünden sonra isteksizce okumaya başladım. Kitabın başları-ilk 300 sayfa- beni çok bunalttı. Umrumda olmayan karakterlerin gözünden bir kez daha Henry'den nefret ettim. Kraliçelikten de. Kitabın sonunda Henry'nin öldüğünü okuyunca yüzümde bir tebessüm belirdi. Açıkçası Elizabeth'in anlatılacağı kitabı dört gözle bekliyorum. İyi okumalar.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Boleyn Mirası
Alt başlık:
The Tudor Court Serisi 3
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
648
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789773311117
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Boleyn İnberitance
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Artemis Yayıncılık
Tudor Sarayı'nda hayat mücadelesi veren üç genç kadının hikayesi... Cleves'li Anne, Katherine Howard, Jane Rochford

Boleyn Mirası, konumları, servet, beğeni ve gücün yanı sıra yalan, ihanet ve terör getiren üç kadına odaklanıyor. Darağaçları tarafından yönetilen bir sarayın etrafına gerilmiş ipekten bir ip gibi ince ince dokunmuş bir roman bu. Philippa Gregory, bir kez daha çoktan tarihe karışmış bir dünyaya hayat veriyor. Taş basamakların üzerinde hışırdayan ipek eteklerin fısıltısı, alelacele yazılan bir notun satırlarını aydınlatan mum ışığının sarı gölgesi, yeni inşa edilmiş darağacı sehpasının altındaki Yeşil Avlu'da toplanan kalabalığın sesleri.

Kitabı okuyanlar 745 okur

  • Beliz Şahin
  • Su
  • Berke Ünal
  • YELİZ BAYSAL
  • Ecem Baltacı
  • Nalan A.
  • Zeynep Durmaz
  • Kübra DOĞAN
  • Sema
  • Melike Yıldız

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.5
14-17 Yaş
%1
18-24 Yaş
%23.3
25-34 Yaş
%32.2
35-44 Yaş
%26.2
45-54 Yaş
%11.9
55-64 Yaş
%1.5
65+ Yaş
%0.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%94.7
Erkek
%5.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%32 (41)
9
%18.8 (24)
8
%21.1 (27)
7
%10.2 (13)
6
%10.2 (13)
5
%5.5 (7)
4
%0.8 (1)
3
%0
2
%1.6 (2)
1
%0