Adı:
Bolivya Günlüğü
Baskı tarihi:
Mayıs 2012
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757530213
Orijinal adı:
Bolivianisches Tagebuch
Çeviri:
Nadiye R. Çobanoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Say Yayınları
Gerilla yaşamı boyunca gözlemlerini bir günlüğüne not etmek, Che'nin alışkanlığıydı. Sarp ve engebeli yollarda, nemli ormanlarda uzun yürüyüşlerden sonra, sırt çantalarının, silahlarının, cephanelerinin ağırlığı altında ezilen adamlar, bir dakikalık molalarda dinlenirken, ya da yorucu bir günün sonunda, kamp kurmak için yukarıdan emir aldıklarında, Che'yi (kübalılar baştan beri ona sevecenlikle böyle diyorlardı), küçük bir cep defteri çıkarıp doktorlara özgü okunaksız yazısıyla izlenimlerini yazarken görürlerdi.
(Önsözden)
" Thanks to Che's invariable habit of nothing the main events of each day, we have rigorously exact,priceless and detailed information on the heroic final months of his life in Bolivya "
- Fidel Castro
Biliyorum zamanlamam manidar ama durum sandığınız gibi değil. İş yerimde yaklaşık bir aydır okunmak için sürünüp duruyor bu kitap. Aslında kitap demek de pek doğru değil. Küba Devriminden sonra Güney Amerika'nın tamamında devrim gerçekleştirme hayali ile Bolivya'ya geçen Che'nin 7 Kasım 1966'dan öldürülmesinden bir gün önceye (7 Kasım 1966) kadar olan notlarından oluşan bir nevi günlük. Öldürülmesinden sonra bir şekilde kurtarılan bu günlük hızlıca çoğaltılarak, yayınlanmış.

Günlüğün girişinde Fidel Castro'nun yazdığı uzunca bir önsöz var. Yaklaşık 20 sayfa. Önsözde opturnist, emperyalist, anti kapitalist, marksist, leninist bir sürü terim var. Tek satır anlamadım. Tek çıkarımım adamın Amerikalıları pek sevmediği...

Kitap on iki bölümden oluşuyor, her bölüm bir ayı kapsıyor ve neredeyse iki cümle bile olsa her gün bir şeyler karalanmış. Her bölümün sonuna bir de "ayın değerlendirmesi" kısmı konulmuş. Benim sarı-beyaz kulak seviyesindeki gerillacılığımla her ayın değerlendirmesi bir öncekinin aynı gibi ama çok da emin değilim. Bolivya, Bolivyalılar, Arjantinliler gibi kelimeler ısrarla küçük harflerle yazılmış. Nedendir bilemedim, diğer özel isimlerde durum böyle değil.

İddialı sayılabilecek derece sade bir ön kapağa sahip kitabın arka kapağında dünyanın en ünlü resmi olarak kabul edilen Che'nin portre fotoğrafı var. Baskı eh işte, tekrarlar, yazım hataları var. Ama neredeyse okunaksız bir el yazısından uyarlandığı ve orjinaline sadık kalındığı düşünülürse, yanlış mı, aslının aynı mı anlamak zor. Kişisel olarak bana bir şey ifade etmemekle birlikte notların bir anlam ifade etmesi için genel olarak devrimciliğe aşina olmak gerektirdiğini düşünüyorum. Yani bir "Gerillacılığa Başlangıç: 1" kitabı değil. Ancak adamın zahmetlerle dolu son 11 ayına ait detaylar içermekte.

Bendeki baskısının yüksek çözünürlüklü bir görseli internette yok. Akşama eve gidince ilk fırsatta kendim Ilgın'la birlikte bir resim çeker, bloğuma koyarım. Benim açımdan keşke okumasaydım kategorisinde olmakla birlikte eminim okumadan ölme diyecekler de çıkacaktır.
Askerlerin morallerinin nasıl bozulduğunu anlamak için bildirilere göz atmak yeter, gelenlerin anlattıklarına bakılırsa bıkkınlık baş göstermiş.
Çeşitli belgelerimiz ve fotoğraflarımız da ellerine geçmiş. İndirdikleri en ağır darbe bu oldu; biri mi konuştu? Kim? Belirsiz.
Kısa sükunet anlarında, eklemlerindeki uyuşmayı biraz olsun hafifletmeye çabalayarak, karısının eşlik ettiği çocuklarıyla, ailesiyle ,Arjantin'inden,Küba'sından, dünyadaki en yakın dostlarıyla ve Fidel ile çevrili hatıralarıyla vedalaşıyor. Çarpışmadan sağ çıkmayı başarmış olanları bekleyen kaderden ötürü endişeli, düşünüyor....
İlginç olan şey, ülkedeki siyasal keşmekeş, politik arenada kıyamet kadar gruplaşma ve karşı gruplaşma var. Gerillanın hızla büyüme ihtimali bu kadar açık biçimde çok az görülmüştür.
Şilili bir gazeteci, kampımızın ayrıntılı bir tanımını yaptı. Benimde sakalsız ve pipolu bir resmimi bulmuş. Nasıl ele geçirdiğini araştırmamız gerekiyor. Yukarı sığınağı keşfettiklerine dair belirtiler var, ama bu kesin değil.
Bunlar çeşitli alaylara mensup olmakla birlikte 4'üncü tümenin emrindeydiler. Koruculardan, paraşütçülerden ve bölgedeki alaylardan olanlar var, hepside çocuk denecek yaşta.
Bir basın konferansında Barrientos, Debray'in gazetecilik niteliğini kabul etmediğini ve Kongre'den ölüm cezası isteyeceğini açıkladı. Hemen hemen tüm gazeteci ve yabancılar, ona Debray hakkında soru sordular. Kendini, inanılmayacak kadar zayıf dayanaklarla savundu. Bu adam tahmin ettiğimizden de aciz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bolivya Günlüğü
Baskı tarihi:
Mayıs 2012
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757530213
Orijinal adı:
Bolivianisches Tagebuch
Çeviri:
Nadiye R. Çobanoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Say Yayınları
Gerilla yaşamı boyunca gözlemlerini bir günlüğüne not etmek, Che'nin alışkanlığıydı. Sarp ve engebeli yollarda, nemli ormanlarda uzun yürüyüşlerden sonra, sırt çantalarının, silahlarının, cephanelerinin ağırlığı altında ezilen adamlar, bir dakikalık molalarda dinlenirken, ya da yorucu bir günün sonunda, kamp kurmak için yukarıdan emir aldıklarında, Che'yi (kübalılar baştan beri ona sevecenlikle böyle diyorlardı), küçük bir cep defteri çıkarıp doktorlara özgü okunaksız yazısıyla izlenimlerini yazarken görürlerdi.
(Önsözden)

Kitabı okuyanlar 64 okur

  • Ali celik
  • İlkay Şal
  • Serhıldan Jiyane
  • Özgür Ersan
  • Fatih Mehmet Ocaktan
  • Y.Arslan Çınar
  • Salim Kisa
  • Mtlp AYDGMS
  • Atacan Anıl Aycan
  • BEROZOĞLU

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.7
14-17 Yaş
%3.7
18-24 Yaş
%25.9
25-34 Yaş
%25.9
35-44 Yaş
%25.9
45-54 Yaş
%7.4
55-64 Yaş
%3.7
65+ Yaş
%3.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%27.9
Erkek
%72.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%47.1 (8)
9
%11.8 (2)
8
%5.9 (1)
7
%11.8 (2)
6
%5.9 (1)
5
%0
4
%5.9 (1)
3
%5.9 (1)
2
%5.9 (1)
1
%0