Bonnefoy (Bütün Şiirlerinden Seçmeler)

·
Okunma
·
Beğeni
·
57
Gösterim
Adı:
Bonnefoy
Alt başlık:
Bütün Şiirlerinden Seçmeler
Baskı tarihi:
1995
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Çeviri:
Ahmet Soysal
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kavram Yayınları
“Bonnefoy’nın bir düşüncesi vardır (buna felsefe ya da metafizik demesek de). Şiirlerinde, düzyazılarında, denemelerinde bunu açığa vurur. Bu, ilk yapıtlarından beri adlandırdığı présence temelli bir düşüncedir. Bu sözcüğün Türkçede tam olarak karşılığı yoktur: varlık, varoluş, ama “şimdi” de vurgulanarak – “şimdi varlık” ya da “var oluş” , hatta “şimdi’lik”- , yokluğun tersi olarak – “bulunuş”. İlk önemli denemesinde şöyle der Bonnefoy: “Hissedilen nesne, şimdi varoluş’tur. Kavramsal’dan, her şeyden önce bir edimle ayrılır, bu da şimdi varoluş?tur.” (…) “Şimdi varoluş nedir? Bir sanat yapıtı gibi baştan çıkarır, rüzgâr ya da toprak gibi hamdır. Uçurum kadar siyahtır, oysa güven verir. (…) Ve bin kez kaybolacak olan bir an’dır, bir tanrının şanına sahip. Ölüme benzer, bu…”
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Denir ki ışık bir çocuktur
Oynayan, hiçbir şey istemeyen, düş gören ya da şarkı
söyleyen.
Bize geliyorsa, bu yine oyundandır,
Değerek yere dalgın bir ayakla, şafak olan.
Hangi evi dikmek istiyorsun benim için,
Hangi siyah yazıyı ateş geldiğinde?

Uzun süre geri çekildim senin işaretlerin karşısında,
Kovdun sen beni her çeşit yoğunluktan.

Ama işte şimdi bitmeyen gece beni koruyor,
Karanlık atlarla kurtuluyorum senden.
Geldin mi,
Görünmene izin vermiyorum.
Soruyor musun,
Dudaklarının kurduğu adı bilmene izin vermiyorum.
''yalnızca hiçin gücü olarak,
hiçin ağzı, tükürüğü,
bağırıyorum,

ve üstünde sen, ben vadisinin
kalıyor sevinç çığlığı saf biçiminde.''
"Buluşalım
Öylesine yüksekte ki ışık taşmakta gibidir
Birbirine karışmış saatin ve çığlığın kadehinden,
Saydam bir akış, içinde
Bolluktan başka bir şey kalmayan, belirtilmiş.
Buluşalım, alalım
Avuç dolusu saf çıplak varlığımızı
Sabahın yatağından ve akşamın yatağından,
Zamanın izini kazdığı her yerden,
Değerli suyun buharlaştığı her yerden,
Birbirimize doğru yönelelim, sanki sonunda
Her birimiz bütün hayvanlar ve şeyler,
Bütün ıssız yollar, bütün taşlar,
Bütün akışlar, bütün madenler.

Bak,
Burada çiçeklenir hiç; ve onun taçları
Onun şafak ve günbatımı renkleri, onun
Yeryüzüne gizemli güzellik katkıları
Ve onun koyu yeşili bir de, ve onun dallarında rüzgâr,
Bizim içimizde olan altındır: maddesiz altın,
Sürmemenin, sahibolmamanın altını,
Rıza göstermiş olmanın altını, tek alev
İmbiğin biçim değiştirmiş yamacında."
''Isırgan otlarına ve taşlara.

'Ağırbaşlı matematiklere' Her akşamın kötü
aydınlatılmış
trenlerine. Sınırı olmayan yıldız altındaki karlı sokaklara.
Gidiyordum, kayboluyordum. Ve sözcükler zorlukla
buluyorlardı yollarını korkunç sessizlikte.''
''Bağırıyorum, Bak,
Buraya çökel bıraktı bilinmeyen bir tuz.

Bağırıyorum, Bak,
Bilincin sende değildir,
Bakışının geldiği yön
Sende değildir,
Acın sende değildir, sevincin daha da az.''

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bonnefoy
Alt başlık:
Bütün Şiirlerinden Seçmeler
Baskı tarihi:
1995
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Çeviri:
Ahmet Soysal
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kavram Yayınları
“Bonnefoy’nın bir düşüncesi vardır (buna felsefe ya da metafizik demesek de). Şiirlerinde, düzyazılarında, denemelerinde bunu açığa vurur. Bu, ilk yapıtlarından beri adlandırdığı présence temelli bir düşüncedir. Bu sözcüğün Türkçede tam olarak karşılığı yoktur: varlık, varoluş, ama “şimdi” de vurgulanarak – “şimdi varlık” ya da “var oluş” , hatta “şimdi’lik”- , yokluğun tersi olarak – “bulunuş”. İlk önemli denemesinde şöyle der Bonnefoy: “Hissedilen nesne, şimdi varoluş’tur. Kavramsal’dan, her şeyden önce bir edimle ayrılır, bu da şimdi varoluş?tur.” (…) “Şimdi varoluş nedir? Bir sanat yapıtı gibi baştan çıkarır, rüzgâr ya da toprak gibi hamdır. Uçurum kadar siyahtır, oysa güven verir. (…) Ve bin kez kaybolacak olan bir an’dır, bir tanrının şanına sahip. Ölüme benzer, bu…”

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Ali Erdem
  • indéfini

Kitap istatistikleri