Böyle Buyurdu Zerdüşt

8,3/10  (279 Oy) · 
1.111 okunma  · 
214 beğeni  · 
10.075 gösterim
Otuz yaşındayken yurdunu ve yurdunun gölünü ardına bırakarak dağa çekildi Zerdüşt. Dağda on yıl zaman zarfında, bıkmadan, usanmadan hep ruhunu dinledi... Ve sonunda içinde, gönlünün derinliklerinde bir değişiklik duyumsadı. Günlerden birgün yıldız, aydınlatacak bir şeyin kalmasyadı yazgın ne olurdu? On yıl varki buruya mağarama çıkıyorsun. Eğer, ben, kartalım ve yılanım olmasaydık, ışığından ve yolundan bezerdin. Fakat her sabah seni bekledik. Işığının fazlasını aldık ve bunun için seni kutsadık.
Bak! Ben, fazla bal toplamış arı gibi uzanacak ellere muhtacım. İnsanlar arasında, akıllılar deliliklerine; fakirlerde zenginliklerine kavuştuğu o derin sevinci tekrar yaşatmak için armağanlarımı paylaştırmak istiyorum. Bunun için aşağılara inmeliyim. Nasıl ki sen, cömert yıldız, akşamları denizin arkasına iniyor ve arkadaki dünyaya ışık götürüyorsan, ben de senin gibi, inmek istediğim insanların arasına girmek istiyorum.

Ey, en büyük mutluluğu bile kıskanmadan görebilen tek göz, beni kutsa!... Taşmak isteyen kadehi kutsa ki içinden su, altın gibi aksın ve mutluluğun parıltılarını her tarafa saçsın.

"Bak, bu kadeh yine boşalmak, Zerdüşt yine insan olmak istiyor." Zerdüşt’ün on yıl sonra insanların arasına karışma isteği ve dağdan inişi böyle başladı.
  • Baskı Tarihi:
    2009
  • Sayfa Sayısı:
    308
  • ISBN:
    9786054401505
  • Orijinal Adı:
    Also Sprach Zarathustra
  • Çeviri:
    Mustafa Tüzel
  • Yayınevi:
    Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Nazlı Demir 
18 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Nietzsche bence şimdiye kadar okuduğum tüm filozoflar içinde en anlaşılır ve en eğlenceli olanı çünkü; kelimelerini öyle bir yerleştiriyor ki anlattığı ağır ve üstünde düşünülmesi gereken konuları bir çırpıda zihninizde canlandırabiliyorsunuz. Betimleyerek ve şiirselleştirerek, hikaye anlatır gibi anlattığı için benim favori filozofum olmuş durumda. Çünkü onu anlayabiliyorum. Diğer filozoflar bana sanki anlaşılmamak için çaba harcıyorlarmış gibi gelirler. Sizlere tavsiyem eğer felsefeye ilgiliyseniz işe Nietzsche kitapları okuyarak başlamanız. Böyle Buyurdu Zerdüşt ten önce onun tasvirlerine ve düşünce tarzına alışmanız için Deccal adlı eserini okuyabilirsiniz.

birsen 
28 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · 8/10 puan

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki kitap her ne kadar en çok okunanlardan ve bol alıntı yapılanlardan olsa da felsefeye giriş olarak başlanması yanlış olur. Çünkü belli bir birikimle kitabın başına geçilmesi en azından dogmatik düşüncelerden uzaklaşılmış olması gerekiyor. Farklı okumalara açık bir kitap olabiliyor Zerdüşt. Öyle ki Hitler nazi propagandası olarak kitabı çok iyi kullanmış. Üstinsan modelini sadece 1 ırka bağlayarak faşist düşüncelerine kaynak olarak göstermiş. Bunda biraz Nietzche'nin kız kardeşinin de yardımları olduğu söylentiler arasında (kendisi Nietzche öldükten sonra notlarını düzenleyip yayınlatan kişi). Benim yorumum ise kitapta bahsedilen üstinsanın ırkla alakası olmadığı, kişinin yaşayacağı içsel yolculuğun önemli olduğu. Burada üstinsanı okurken onun erkek karakter olması beklendiği izlenimine kapıldım. Kadınların görevi ise üstinsanı doğurup gelişmesine yardımcı olmak gibi sanki. Bunda da Nietzche'nin kadınlardan çok çekmiş olmasının etkisi olduğunu düşünmekteyim. Zerdüşt felsefe kitaplarının klasik anlatımı yerine roman havasında yazılmış. Bu biraz kitabı okumayı keyifli hale getirmiş bence. Felsefe kitapları okuyan biri olarak bu fikri beğendim. Kitapta bazı olaylarda göndermeler olduğunu bu yüzden onları anlamakta zorlanıldığını düşünüyorum. Özellikle hristiyanlık ve yahudilikle ilgili. Mesela akşam yemeği bölümü İsa'nın son yemek tablosuna göndermeydi. Bu çok bilinen birşey ama benim anlamadığım göndermeler olabileceğini düşündürttü bana. Kitaptaki her fikrin çok mükemmel olduğunu söyleyemem. Savaşa methiyeler düzmesi (Hitler'in kitapta en sevdiği kısımlardır büyük ihtimalle), kadınların çok geri plana atılması ve hükmetme meselesi. Bunun yanısıra devlet, din, dünyadaki sınırların ortadan kalkması gibi mevzular da var. Kitap 1 asır yıl önce yazılmış biz hala bu konularda ilerleme yerine gerileme gösteriyoruz. Üzgünüm Zerdüşt ama üstinsan için galiba 1-2 asır daha beklememiz gerekebilir. Dünya diye bir yer bırakabilirsek tabii.

Beytullah Ömer DUMLU 
25 Haz 2016 · Kitabı okudu · 15 günde · Beğendi · 9/10 puan

Okuduğum değişik kitaplardan biri.Kitabın ilk bölümlerin de oldukça sıkıldım ama okudukça açılmaya başladı.Yazarın üslubuna alışmak biraz zor oluyor.Anlatımda soyut ögeler çok fazla.Konu olarakta benzetmelerden çok yararlanıyor.Gerçek hayatla ilgili verdiği örnekleri okuyunca daha iyi anlayacaksınız.Yazarın çok derin bir felsefesi var.Anlamak için çok çabalayacaksınız.Kitabımızın konusu ise Zerdüşt adlı başkahramanımız bir gün uzun süre bulunduğu mağarasını terk ederek insanlara hakikatleri anlatmaya çalışıyor.Bunu yaparken doğayı,insan hayatını,yaratılışı sorguluyor.Yazarın okuduğum ilk kitabı.Bende çok güzel bir izlenim bıraktı.Güzel bir kitap herkesin okumasını tavsiye ederim.

Aysun Çelik 
 13 Şub 2016 · Kitabı okudu · 8 günde · 7/10 puan

İçinde fazlasıyla düşünce ve fikir barındıran bir kitaptı: Böyle Buyurdu Zerdüşt. Çoğunlukla Zerdüşt'te kendimi görmeme ve bulmama rağmen sanıyorum ki kitabı, kafamın çok dağınık olduğu, yanlış bir zamanda okudum. Özellikle kitabın orta kısımlarında müthiş bir dikkat dağınıklığı yaşadım ve zorlanarak okudum ama nihayetinde dağınıklığı topladım.

Kuşkusuz beni en çok etkileyen Zerdüşt'ün -içinde bulunduğu döneme ters düşen- ileri düzeyde bir bilinç seviyesine ulaşması ve bu nedenle kendini her şeyden ve herkesten soyutlayarak iç dünyasına yönelmesiydi. Bu benim de sık sık aklımdan geçen bir düşünce ve hatta -dağa çıkıp mağaramda hayvanlarımla beraber yaşamasam da- bunu istemsizce yaptığımı söyleyebilirim.

Zerdüşt hepimizin bildiği gibi Tanrı'nın öldüğünü iddia eder ve onu anlamayacaklarını bildiği halde düşüncelerini insanlara yaymaya çalışır. Tanrı öldüğüne göre artık "insanüstü" kavramına yönelmek gerektiğini savunur. Aslında bulunduğumuz iç karartıcı ve bozuk düzeneğe bakarsak katiyen haklılık payı yok diyemeyiz. Kim bilir? Zerdüşt belki haklıdır, belki değildir.

Bu kitabı Friedrich Nietzche nin Tanrı Öldü kitabını okuduktan sonra , Nietzche yi daha iyi anlayabilmek için aldım. Tanrı Öldü kitabının çevirisi ve yayın evinden dolayı objektif bir bakış açısının olmadığını da gördüm . Bu Kitabın içerisinde , kendi başına öylesine anlamlı cümleler var ki , fakat paragrafın içerisinde anlamlandırma yapmak oldukça zor. Bir bakıma yazar'ın aforizmaları da diyebiliriz. Oldukça ilginç konu başlıklarının altında yazar , hissedişlerinede yer vermiş , Aynı zamanda çevirmenin de iyi sayılabilinecek çevirisi sayesinde şiirsel edebi bir derinlikte kazanmış cümleler.. Okunmalı mı tabi ki okunmalı.. Yakaladığınız cümlelerin derinliğinde garip bir haz alabilirsiniz. Lakin kitap ne anlatıyor derseniz. Bunu tanımlayamıyorum.

Mutfaktaki Sarı Bez 
16 Ara 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Nietzsche'nin zerdüşt'ü aslında buddha'nın gölgesidir ve mağarasından çıkardığı zerdüşt'üyle, nietzsche onun büyük bir takipçisidir aslında. buddha sessizce bulunmayı ve anlaşılmayı bekleyen, nietzsche ise kılıçlarını kuşanıp, canlarını yakmak pahasına insanlara yolu göstermeye çalışan, hatta 'ben bu kulaklara göre ağız değilim' diyerek aslında sessizliğin daha yerinde olacağının da farkına varmış bir düşünce adamıdır. gerçi söz konusu gerçekler olduğunda sessizlik dahi can yakıcıdır insanlar için.
bu kitabı zorlanmadan anlayabilmemin, daha her şeyin en başında buddha'yı anlayabilmiş olmamdan geçtiğini düşünüyorum.

Büşra. 
12 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 8/10 puan

Zaman içerisinde bir kez daha okumam gerektiğini düşündüğüm bir kitap... Kesinlikle birikim istiyor. Birikimim yeterli olmadığı halde kitapta açılan pencerelerin farkına az çok varabildim, bir sonraki okuyuşumda nelerin değişeceğini gerçekten merak ediyorum!

Azize Akdemir 
 17 Haz 2016 · Kitabı yarım bıraktı · Puan vermedi

Kitap, okuduğum diğer kitaplardan çok daha yavaş ilerliyordu. Bunda bazen ilkinde anlamayıp; sindirmek amaçlı geri dönmem, bazen de yazarın dili etkili oldu.
Ama bazen yaşamı öğrenmekle, insan ihtiyacı olan erdemlerle ilgili olan aforizmaları gerçekten etkileyici ve güzeldi.
Kitabı yarım bıraktım; çünkü öncelikle çok yavaş ilerliyordu ama asıl sebep bu değil. Kendi adıma en geçerli sebebime gelirsek: yazarı gerçekten anlamak için "gerçekten' yoğunlaşmam gerekiyordu. Onunla empati kurar, onu anlamaya başlarsam değişime tek kapalı olduğum din konusunda şüpheye düşmekten korktum açıkçası.

Nurgül TUNÇBİLEK 
 17 Oca 17:49 · Kitabı okudu · 8 günde · 8/10 puan

İnsanların kendini anlayamadığını düşünür zerdüst. On yıl kadar kartalı ve yılanı ile magarasında kafasını dinleyen . Daha sonra kendini anlatmak(ay gibiinsanları aydınlatmak) isteyen zerdüst dağdan aşağıya iner çünkü tanrının öldüğünü düşünür ve cennet ,cehennem gibi şeylerin olmadığını savunur ... "Üstinsan " gibi bir olgudan bahseder ve insanlara anlatmaya çalışır... En hoşuma giden hikaye incir altında yatan zerdüstü yılanın sokması ve sonrasındaki gelişmeler !..

5 /

Kitaptan 426 Alıntı

Aysun Çelik 
08 Şub 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Fakat susuşu bana ağır geldi. Çünkü bu durumda iki kişi tek kişiden daha yalnızdır.

Böyle Buyurdu Zerdüşt, Friedrich Wilhelm NietzscheBöyle Buyurdu Zerdüşt, Friedrich Wilhelm Nietzsche

Bırak korksun erkek, seven kadından; Sevince gözden çıkarır her şeyini kadın, geriye kalan ne varsa, değersiz kılar.

Böyle Buyurdu Zerdüşt, Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sayfa 63)Böyle Buyurdu Zerdüşt, Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sayfa 63)

Kitapla ilgili 1 Haber




Burası çok ıssız