Böyle Buyurdu Zerdüşt

8,4/10  (745 Oy) · 
2.662 okunma  · 
772 beğeni  · 
33.457 gösterim
Otuz yaşındayken yurdunu ve yurdunun gölünü ardına bırakarak dağa çekildi Zerdüşt. Dağda on yıl zaman zarfında, bıkmadan, usanmadan hep ruhunu dinledi... Ve sonunda içinde, gönlünün derinliklerinde bir değişiklik duyumsadı. Günlerden birgün yıldız, aydınlatacak bir şeyin kalmasyadı yazgın ne olurdu? On yıl varki buruya mağarama çıkıyorsun. Eğer, ben, kartalım ve yılanım olmasaydık, ışığından ve yolundan bezerdin. Fakat her sabah seni bekledik. Işığının fazlasını aldık ve bunun için seni kutsadık.
Bak! Ben, fazla bal toplamış arı gibi uzanacak ellere muhtacım. İnsanlar arasında, akıllılar deliliklerine; fakirlerde zenginliklerine kavuştuğu o derin sevinci tekrar yaşatmak için armağanlarımı paylaştırmak istiyorum. Bunun için aşağılara inmeliyim. Nasıl ki sen, cömert yıldız, akşamları denizin arkasına iniyor ve arkadaki dünyaya ışık götürüyorsan, ben de senin gibi, inmek istediğim insanların arasına girmek istiyorum.

Ey, en büyük mutluluğu bile kıskanmadan görebilen tek göz, beni kutsa!... Taşmak isteyen kadehi kutsa ki içinden su, altın gibi aksın ve mutluluğun parıltılarını her tarafa saçsın.

"Bak, bu kadeh yine boşalmak, Zerdüşt yine insan olmak istiyor." Zerdüşt’ün on yıl sonra insanların arasına karışma isteği ve dağdan inişi böyle başladı.
  • Baskı Tarihi:
    2009
  • Sayfa Sayısı:
    308
  • ISBN:
    9786054401505
  • Orijinal Adı:
    Also Sprach Zarathustra
  • Çeviri:
    Mustafa Tüzel
  • Yayınevi:
    Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Elif 
 24 Şub 2017 · Kitabı okudu

15 Ekim 1844' te doğan, "Güç İstenci", "Üstinsan", "Bengidönüş" gibi özgün fikirlerle tanınan varoluşçu, Alman filozof ( Friedrich Nietzsche) Nietzsche' nin düşüncelerinin en yüksek düzeye ulaştığı hatta hakkında " En derin eser " dediği kitabıdır Böyle Buyurdu Zerdüşt. Bu eser kendi alanında, kendi felsefesine göre bir ana yapıt, prototiptir. Her ne kadar felsefi bir kitap olsa da diğer felsefe eserlerinin ve adamlarının aksine Nietzsche bu kitabında oldukça yalın, anlaşır ve akıcı bir dil kullanmıştır. Aslında Nietzsche için filozof demek bana her daim yetersiz gelmiştir. Çünkü Sigmund Freud ' in büyük çalışmalarla, kuramlarla çağımıza ulaşmasına sebep olduğu psikianalize büyük katkıları olan ve hatta "Bilinçaltı (id)" kavramını ilk kez ortaya atan kişidir Nietzsche. Kendisini "Filozoflar içindeki ilk psikolog" diye tanımlaması da bundan dolayı olsa gerek.


Nietzsche bu kitabında kendine Zerdüşt ' ü sözcü olarak seçmiş, anlatacaklarını onun buyruklarıyla kaleme almıştır. Zerdüşt bundan yaklaşık 3.500 yıl önce kesin olmamakla birlikte İran' da ortaya çıkan ve kendini peygamber ilan eden Zerdüştlük inancının kurucusudur.


Düz yazı ve şiirsel bir anlatımın hakim olduğu eserde, Nietzsche dil bilgisi kurallarını bir kenara itip aforizmalarla, iğneleyici bir üslup, felsefi mülahazalarla dolu bir anlatımı tercih etmiştir. Bazen en olumlu cümleyi ters köşe yaparak olumsuz bir şekilde sonlandırması, kullandığı imalı ve küçümseyici dil Nietzsche ' nin anlaşılmasını ve eserin hakkettiği değeri görmesini engellemiştir. Bu konuda Nietzsche bir öngörüde bulunmuş ve bu eserin anlaşılabilmesi için, bir asır geçmesi gerektiğini söylemiştir. Gerçekten de 19.yy' da yayımlanan bu kitap ancak 20.yy' ın ortalarında ses getirmeye, bir popülarite kazanmaya başlamıştır.


Kitabın kahramanı kendini insanlardan soyutlamış, dağda inzivaya çekilmiş olan Zerdüşt. Kendine insanlar yerine bir kartal ve yılanı dost edinmiştir. Çünkü insanoğlunun dostluğuna güvenmiyordur. Nietzsche bu kitabında tüm inançları yok sayıp, ilahi bir bakışla, evreni, tanrıyı, varlığı, dinleri,,, sorgulayıp, yargılamıştır. İnsanlığın savunduğu her küçük düşününceyi avam bulup reddeder, herkesle, her şeyle bu konuda kavga eder. Çünkü ona göre hayatın tek bir amacı, felsefesi vardır; " Üstinsan " olmak. Bu seviyeye, mertebeye ulaşmak için her türlü küçüklüğü, zayıflığı yıkmak, hiç etmek gerektiğini düşünür. Peki nedir üstinsan? Nietzsche ' nin felsefesine göre üstinsan; insan evriminin sonraki aşamasıdır. İnsanın aşılması gereken bir varlık olduğunu düşünür. İnsanın gözünde maymun neyse üstinsanın gözünde de insan odur. Yani bir bakıma evrim teorisini destekler, insanın maymundan evrildiği gibi insandan sonraki evrimin de üstinsan olduğuna inanır.

Nietzsche ' ye göre güç her şeyin üstündedir ve bu güçle zayıf, sığ bulunan her düşüncenin, inancın yıkılması gerektiğini söyler. Üst insana giden yolun güç olduğunu, zayıfların bu evrimi geciktirdiğini söyler. İşte Nietzsche ' nin bu düşüncesi zamanla yanlış yorumlanmış hatta bilinçli bir şekilde saptırılmıştır. Bunun sebebi olarakta Nietzsche ' nin kızkardeşi gösterilmiştir. Çünkü Nietzsche ' nin eserlerini toplayıp düzenleyen odur. Bu saptırmalar sonucunda Nietzsche ' nin felsefesi asla savunmadığı hatta karşısında olduğu görüşlerce kullanılmasına yol açmıştır. Gençken bu eseri okuyup etkilendiğini söyleyen ve hatta askerlerine bu kitabı dağıtan Hitler yüzünden Nietzsche ' nin adı Nazizmle çok fazla iç içe geçmiştir. Oysa ki Nietzsche her zaman bir Alman karşıtı olmuştur.


Defalarca okuduğum ve hayatımın her döneminde okuyabilecağim kitaplardan biridir Böyle Buyurdu Zerdüşt. Son olarak yayınevi farkından bahsetmek istiyorum. Bu kitabı İskele Yayınları, Mustafa Bahar çevirisi ve İş Bankası Kültür Yayınları, Mustafa Tüzel çevirisiyle iki farklı yayından okudum. Gerçekten çevirinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladım. Bu kitabı okumayı düşünen arkadaşlara her klasiği olduğu gibi bunu da kesinlikle İş Bankası Yayınları' ndan okumalarını tavsiye ederim...


" Yalnız insan, bir derin göl gibidir. İçine bir taş atmak kolaydır; fakat taş dibine kadar çökerse, söyleyin, kim onu çıkarabilir? Yalnıza hakaret etmekten çekinin. Fakat bunu yaparsanız artık onu öldürün." (Sayfa: 62)

DUA 
 12 Ara 2017 · Kitabı okudu

Güzel insan, değerli kardeşim Mehmet Zana Başkan bana felsefe okumamı önerdi. Umursamadığımı görünce bizzat kitabını gönderdi. Artık umursamamak olmaz. Sırf hatırı için okuyacağım çiğ tavuk yiyemem yani. Okudukça sevdim beğendim. Ama incelemeye neler yazabileceğimi bilmiyorum. Benim için ilk olacak. Zaten benim bildiğim felsefeler böyle değildi. Bu kitap çok değişik böyle roman gibi anlatılmış. Düşünmeye sevk ediyor yazılanlar. Böyle felsefe yazdılar da biz mi okumadık.

Kitabın tek ana karakteri Zerdüşt. Zerdüşt abimiz insanların bir amacının olmadığını görür ve yerini yurdunu terk ederek dağlara çıkar. Yalnızlığıyla baş başa kalır ve bolca düşünür. Eğer insan dünyaya bakışını ve düşüncelerini değiştirmek isterse bu kitabı okumalı. Bu konuda Zerdüşt abimiz bizlere yardımcı oluyor.

Kendisi yalnızlıktan sıkıldığı zamanlarda oluyor ağlıyor acı çekiyor erkek adam ağlamaz lafına inat ağlıyor. Nefret ediliyor her yerden kovuluyor ama vazgeçmiyor. Biz insanların sevgi, mutluluk, akıl, erdem ve doğruluk yolunda ilerleyebilmeleri için çekilen çilelerin kutsal olduğunu varsayıyor. (Bu kısmı uydurdum.)

İnsan önce kendini sevmeli diye buyuruyor Zerdüşt. Çünkü her an beraber olduğunuz kişi o dur.

Yalnızlığı çok seviyor ancak zaman zaman sıkılıyor. Yalnızlıkla kimsesizliğin aynı olmadığını söylüyor.

Sonra insanların mutlu olmalarını buyuruyor. Gönlünüzü özgürce harcayın cimrilik yapmayın diyor.

Sonra erdem konusuna geçiyor. Yani şöyle düşünün, gece yastığa başınızı koyduğunuzda gönlünüz rahat oluyor mu? Eğer rahatsa erdemli bir insansınız demek istiyor. Benim gönlüm rahat valla. Siz kendi derdinize yanın.

Tüm bunların toplamında yani; akıl, erdem, mutluluk doğruluk toplamında üst insan olacağımızı söylüyor. Düşünce olarak insan üstü bir yaratık olup yükselmeli insan yıldızlarında üzerine çıkmalı.

İşte bunları buyuruyor Zerdüşt.

Böyle Buyurdu Zerdüşt benzeri kitaplar

Palyaço İsmaiL / 小丑伊斯梅爾 
 29 Kas 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bu kitaba eleştiri yaparken; ben şunları düşünüyorum. Söylediklerimi asla anlamayacaksınız. Bana küfürler edip, hakaretler yağdıracaksınız. Ama umurumda değil. Ben yinede gerçeği söyleyeceğim. Sizde ister araştırın, isterseniz araştırmayın. Amacım kimseye sataşmak değil, kimseye iftirada etmiyorum. Kimsenin sahsına düşmanlığım da yok benim. Benim amacım Kur'an'a zıt düşünceleri bildirmek. Allah' yapılan ahlaksızlığı dile getirmek. Herkes düşüncesinde özgürdür bunu sakın unutmayın. Saygılar sevgiler...

Böyle Buyurdu Zerdüşt
Friedrich Nietzsche'nin sapıklıkta zirveye ulaştığı, en son eseri. Bir çoğumuzun severek okuduğu, inkarcı filozofu... O kendisini dahi zanneden akıl hastası kişilik. Kimse onu anlamıyor canım, o çok zeki buraya ait değil, 1000 yıl sonra bile zor. Ne kadar komik, acınası sözler... Ne kadar büyük bir kibir... Kendini deha gören ama, aslında hiç bir şey bilmeyen cahil. Okumak, bir şeyler bilmek yada biliyor zannetmek insanı deha yapmaz. Akıllı insan odur ki, birilerine bir şey öğreten değil, kendini eğitip, doğru yola iletendir. Kendine yardım edemeyen biri, başkasına nasıl yardım eder. Her neyse daha fazla uzatmak istemiyorum...

Delilerin Dahi Olması
Sigmund Freud, Friedrich Nietzsche, Andreas Salome, Josef Breuer gibi, insanların aslında ne kadar sorunlu olduklarını kendileri göremedikleri gibi, modern zamanda göremiyor. Hadi onlar kendi kusurlarını ve akıllarındaki sorunları göremiyorlardı. Ya bizler, bizlerde mi kör olmuşuz?

Esas sorun onlarda değil, bizlerde... Bu insanların kitaplarını okuyoruz, fikirlerini, düşüncelerini öğreniyoruz, onların bu aykırı, insanlık dışı anlayışını deha olarak görmemiz ne içler acısı bir durumdur.

Friedrich Nietzsche tövbe haşa Tanrıyı öldürüyor. Hadi o Hristiyanların sapık inancında olana Tanrı diyor. Yani İsa'yı öyle görüyor ve öldü diyor. Biz yaptık, biz öldürdük diyor. Yada diyelim bu Tanrı, gerçek ve tek olan Allah olsun. Aklı kıt insan, tüm dünya Tanrı yok yada öldü dese ne çıkar. Hakikati kim değiştirebilir? Tanrı, biz inkar etsek de etmesek de hep vardı, var olmaya da devam edecek.

Andreas Salome de Tanrı hiç olmadı ki, aslında der. Olmadığı için veya öldüğü için artık herkes özgürdür. Ne komik düşünceler bunlar.

Sigmund Freud sapığı, her insan annesi ile yatmak, ilişkiye girmek ister der. Bebeklerin ıkınmasından zevk alıp, almadığını sorgular. Bebek sana söyleyecek zevk alıyor mu ? Almıyor mu? Sapık herif yaa.

Josef Breuer de zavallım kendini kaybetmiş, hastasına aşık olmuş. Friedrich Nietzsche'yi Andreas Salome gibi kurtarıcı sanıyor. Hasta gözüyle bakıp, tedavi edeceğine.

Hepsinden kötüsü de bizlerin bu insanları, zeki ve deha olarak görmemiz. Çok daha kötüsü ise, İslam inancına sahibim diyenlerin, güya Tanrı'yı öldüren adam Friedrich Nietzsche'nin Böyle buyurdu Zerdüş eserini sevmesi. Bu eser kendini çok bilmişlerin ışığı, aynası ve yol göstericisi olabilir. Benim yol göstericim yalnız Allah'tır. Okuyan ve okuyacak olan herse keyifli okumalar dilerim Türkiye ...

Nazlı Demir 
18 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Nietzsche bence şimdiye kadar okuduğum tüm filozoflar içinde en anlaşılır ve en eğlenceli olanı çünkü; kelimelerini öyle bir yerleştiriyor ki anlattığı ağır ve üstünde düşünülmesi gereken konuları bir çırpıda zihninizde canlandırabiliyorsunuz. Betimleyerek ve şiirselleştirerek, hikaye anlatır gibi anlattığı için benim favori filozofum olmuş durumda. Çünkü onu anlayabiliyorum. Diğer filozoflar bana sanki anlaşılmamak için çaba harcıyorlarmış gibi gelirler. Sizlere tavsiyem eğer felsefeye ilgiliyseniz işe Nietzsche kitapları okuyarak başlamanız. Böyle Buyurdu Zerdüşt ten önce onun tasvirlerine ve düşünce tarzına alışmanız için Deccal adlı eserini okuyabilirsiniz.

Murat Karaarslan 
05 Mar 2017 · Beğendi · 8/10 puan

Beklediğimden çabuk bitti sıkılırım diye bekliyordum fakat okurken hiç sıkılmadım hadi bit artık da başka kitaba geçeyim demedim bu türe alışkın olmayan biri olmama rağmen.Kitabın bazı yerlerini alışık olmadığım için iki sefer okumak zorunda kaldım doğal olarak ama kitaptan bir şeyler alabilmek için elimden geleni yaptım. Nietzsche'nin bir iki eserini okuduktan sonra Böyle Buyurdu Zerdüşt'ü tekrar okumak istiyorum eminim o zaman zerdüştün ne aradığını ve üstün insanı daha iyi anlayacağım.

birsen 
28 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · 8/10 puan

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki kitap her ne kadar en çok okunanlardan ve bol alıntı yapılanlardan olsa da felsefeye giriş olarak başlanması yanlış olur. Çünkü belli bir birikimle kitabın başına geçilmesi en azından dogmatik düşüncelerden uzaklaşılmış olması gerekiyor. Farklı okumalara açık bir kitap olabiliyor Zerdüşt. Öyle ki Hitler nazi propagandası olarak kitabı çok iyi kullanmış. Üstinsan modelini sadece 1 ırka bağlayarak faşist düşüncelerine kaynak olarak göstermiş. Bunda biraz Nietzche'nin kız kardeşinin de yardımları olduğu söylentiler arasında (kendisi Nietzche öldükten sonra notlarını düzenleyip yayınlatan kişi). Benim yorumum ise kitapta bahsedilen üstinsanın ırkla alakası olmadığı, kişinin yaşayacağı içsel yolculuğun önemli olduğu. Burada üstinsanı okurken onun erkek karakter olması beklendiği izlenimine kapıldım. Kadınların görevi ise üstinsanı doğurup gelişmesine yardımcı olmak gibi sanki. Bunda da Nietzche'nin kadınlardan çok çekmiş olmasının etkisi olduğunu düşünmekteyim. Zerdüşt felsefe kitaplarının klasik anlatımı yerine roman havasında yazılmış. Bu biraz kitabı okumayı keyifli hale getirmiş bence. Felsefe kitapları okuyan biri olarak bu fikri beğendim. Kitapta bazı olaylarda göndermeler olduğunu bu yüzden onları anlamakta zorlanıldığını düşünüyorum. Özellikle hristiyanlık ve yahudilikle ilgili. Mesela akşam yemeği bölümü İsa'nın son yemek tablosuna göndermeydi. Bu çok bilinen birşey ama benim anlamadığım göndermeler olabileceğini düşündürttü bana. Kitaptaki her fikrin çok mükemmel olduğunu söyleyemem. Savaşa methiyeler düzmesi (Hitler'in kitapta en sevdiği kısımlardır büyük ihtimalle), kadınların çok geri plana atılması ve hükmetme meselesi. Bunun yanısıra devlet, din, dünyadaki sınırların ortadan kalkması gibi mevzular da var. Kitap 1 asır yıl önce yazılmış biz hala bu konularda ilerleme yerine gerileme gösteriyoruz. Üzgünüm Zerdüşt ama üstinsan için galiba 1-2 asır daha beklememiz gerekebilir. Dünya diye bir yer bırakabilirsek tabii.

" Herkes" ve "Hic Kimse" ıçin bir kitap

" Ben bir ormandayım ve karanlık ağaçların bir gecesiyim, ancak karanlığımdan korkmayan biri, selviumun altındaki bankaların güllerle dolup taşacağını bulacaktır."
Friedrich Nietzsche'yi anlayan gerçekten güllere ulaşir. Böyle Buyurdu Zerdüşt; korku filmi gibi. Korkunç derecede kasvetli ve kör edici derecede parlak cümleler. Onu anlayamıyoruz; kendi deyişiyle o bizim kulaklara göre ağız değil.

Böyle Buyurdu Zerdüşt, Nietzsche'nin erişilebilir muazzam derecede zekice yazılmış felsefi eseridir. Burada sözcü olarak olarak bütün semavi dinlerden önce varolan, Antik Iran'da kurulan, Zerdüştlüğün kurucusu olan Zerdüşt Sipitama'yi sözcü olarak kullanmış. Zerdüst kitapta bizlere hikayeler anlatir, vaaz verir, şiirler okur. Nietzsche'nin temel felsefesindeki üstinsanı oluşturmayı amaçlar. Dağdaki uzun bir yalnızlığın ardından Zerdüst dünyaya Tanrı'nin öldüğünü ve insanlığın tanrısallığının- insanda uygulandiğıni, kendi din kitabı olarak sayılabilecek sözlerin anlattığı, Nietzsche'nin " Tanrı öldü" sözü, hayatının anlaminın tamamen insani terimlerle bulunması konusundaki ısrarından oluşan aforizmalar.

"Sen uçuruma baktığında, uçurum da senin ruhunun derinliklerine bakar."
Friedrich Wilhelm Nietzsche

Bence Nietzsche batı felsefesinin en devrimci, en yıkıcı ve en sert düsünürlerinden biridir.
Okuması zor ama bir o kadar da keyiflidir.

Yunus 
 12 Oca 10:11 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 10/10 puan

Zerdüşt'ün 10 yıllık dağda olan yaşamından sonra halk arasına girip kendi iç dünyasını anlatan bir eser.
Friedrich Nietzsche'nin hayata karşı felsefik düşüncelerini yazdığı bu eserde sık sık güzel tespitlere rastlama şansınız oldukça yüksek.

Bazen bu adam delinin tekidir dersiniz, bazen de böyle bir deha yok dersiniz. Yazar bu iki üç nokta arasında sürekli gidip geliyor. Yanlız tek farklı olan şey sadece uç noktalardan mesaj veriyor olması. Yani söylediği ifaderi değerlendirmek için insanın aklından geçen iki ifade belirginleşiyor; biri delilik, diğeri dahilik. Orta kısımlarda pek gözükmez. Bu da kuşkusuz onu, dolayısıyla da "Ve Böyle Buyurdu Zerdüşt" eserini de özel kılıyor.

Dili biraz ağırdır. Oldukça fazla sayıda karmaşık ifaderi vardır yazarın. Kitap bitti ama hâlâ da burda ne söylemek istemişti dediğim ifadeleri var aklımda. Hayatı anlamak ve Friedrich Nietzsche dünyasıyla aydınlatmak isteyen herkese tavsiye ederim.
Keyifli okumalar dilerim...

İbrahim Koç 
 15 Haz 2017 · Kitabı okudu · 11 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bu romana inceleme yazsam mı!
Yazmasam mı! diye ikilemdeydim kaç gündür. Çünkü kolay yorumlanacak bir roman değil; Böyle Buyurdu Zerdüşt.
Ama çorbada benim de tuzum olsun isterim. Belki de tahrik ederim bir kaç kişiyi kitaba.

İnsanlardan kaçmak ve kendi mağaramıza saklanmak kolay değildir, ama gereklidir. Çünkü insanlardan kaçıp kendini tanımak, insanları tanımanın birinci kuralı değil midir ? İnsanın kendini aşması yine insanın kendisine bağlı değil midir ? Çünkü "insan alt edilmesi gereken bir canlıdır." der Nietzsche. Ve kendini aşmış bir insanın aşamayacağı bir insan yoktur. Kendini tanı, aş çünkü her insan kendi hayatının yönetmenidir, başkasının dublörü değil. Boş teneke gerçekten çok ses çıkarır ama o teneke doldukça ses azalır, hatta bir yerden sonra tenekenin kendi sesi değilde içinde bulunan şeyin sesi duyulur ve ağırlaşır teneke.

"Düşünmek zordur, büyük bir enerji ister." demiş Oğuz Atay. Gerçekten de öyle değil midir? Bizi biz yapan ilk başlıca olgu o değil midir ? Düşünen bir insan ile düşünmeyen bir insan aynı mıdır? Ama bu düşünmek herkese bahşedilmiş bir hediyedir, bir ayrıcalık değil, yeterki kullanmasını bilene. O zaman neden hala düşünmüyoruz ve düşünmedikçe yok oluyoruz. Başkalarının düşüncelerine işçiyiz ama kendi düşüncelerimize neden tembel ve aylak oluyoruz. Neden ?

Romanı uzun süre zarfında bitirdim, ama bu roman bunu gerektiriyor öyle gelişigüzel okumalık değil bu. Bahçede ki her meyveden tatmak istedim, gelecekte ki günler için de sakladım. Okyanusta yüzdüm, yeni stiller öğrendim. Bir kaç sefer boğuldum ama suyun kaldırma kuvveti işte, çırpındıkça kaldırdı beni. Yani Zerdüşt çok oyaladı beni, çok direndim onun o aforizmalarına, monologlarına, o üstün insan modeline. Öyle bir roman ki duş alırken çıplak olmamız gerektiği gibi bu romanıda çıplak kafayla okumamız gerek. Yoksa vücudumuz değil sadece elbiselerimizi yıkamış ve ıslatmış oluruz. Anlaşılması güç olan yerler elbet olacak, güzelliği ve tahrik ediliciği budur romanın ama imkansızda değil anlamak. Bu üslup da her halde Nietzsche'yi diğer filozoflardan ayıran büyük etkendir.

Hepimiz bazen başka bir bedene, farklı bir görünüme, farklı bir pozisyon bürünüp başkalarına bir çok şey konusunda bir harita, bir ışık ya da bir el olmak isteriz. İyiyi ve kötüyü, yanlışı ve doğruyu, yaşamı ve ölümü, maddi ve manevi v.s daha bir çok sey konusunda yardımcı ve yol gösteren olmak isteriz. Ama bu durumları o anda hissettiğimiz duygularımız ve düşüncelerimiz bunu yapmamız konusunda dilimize mi emreder yoksa herkese ayrı ayrı oluşturduğumuz maskelerimiz mi ?
Bence her ikise de birbirini tamamlayan şeylerdir. Karşıdaki kişiye göre taktığımız maskemiz ne olursa takındığımız dilde oynadığımız rol de o olur diye düşünüyorum. Ama işte, keşke bütün insanlar herkese her konuda eşit olsa ya da davransada maskeler çöplere atılsa.
Ali neyse Ali olsa. İnsan kendi olması istediği kendi olsa rol yapmasa...
Bana göre Üstün insan zircirlerini kırmış ben olan insandır. Bilgili olduğunu düşünen cahillerden değil, Nietzsche'nin tabiriyle bilgi savaşçısı olan ve sürekli bu bilgi savaşına katılıp her savaşta yaralanan insandır. Mutlu ve huzurlu olan değil Özgür olan insandır, Üstün insan...

Buna da değinmek isterim Nietzsche'ye göre romanda ağırlıklı olarak iki türlü insan vardır; iyi ve kötü insan. Olması gerekende budur. Tıpkı Albert Einstein'in de dediği gibi "Aptallara göre insanlar; ırk, cinsiyet, milliyet, yaş, statü, renk, din ve dil olmak üzere sekizden fazla kategoriye ayrılırlar. Halbu ki olay komplike değildir! İnsanlar sadece ikiye ayrılırlar.
İyi insanlar ve kötü insanlar."

Beytullah Ömer DUMLU 
25 Haz 2016 · Kitabı okudu · 15 günde · Beğendi · 9/10 puan

Okuduğum değişik kitaplardan biri.Kitabın ilk bölümlerin de oldukça sıkıldım ama okudukça açılmaya başladı.Yazarın üslubuna alışmak biraz zor oluyor.Anlatımda soyut ögeler çok fazla.Konu olarakta benzetmelerden çok yararlanıyor.Gerçek hayatla ilgili verdiği örnekleri okuyunca daha iyi anlayacaksınız.Yazarın çok derin bir felsefesi var.Anlamak için çok çabalayacaksınız.Kitabımızın konusu ise Zerdüşt adlı başkahramanımız bir gün uzun süre bulunduğu mağarasını terk ederek insanlara hakikatleri anlatmaya çalışıyor.Bunu yaparken doğayı,insan hayatını,yaratılışı sorguluyor.Yazarın okuduğum ilk kitabı.Bende çok güzel bir izlenim bıraktı.Güzel bir kitap herkesin okumasını tavsiye ederim.

İbrahim Koç 
 02 Haz 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Beni anlamıyorlar.
Ben, bu kulaklara göre ağız değilim.

Böyle Buyurdu Zerdüşt, Friedrich Nietzsche (Sayfa 13 - Akvaryum yayınevi)Böyle Buyurdu Zerdüşt, Friedrich Nietzsche (Sayfa 13 - Akvaryum yayınevi)

Bırak korksun erkek, seven kadından; Sevince gözden çıkarır her şeyini kadın, geriye kalan ne varsa, değersiz kılar.

Böyle Buyurdu Zerdüşt, Friedrich Nietzsche (Sayfa 63)Böyle Buyurdu Zerdüşt, Friedrich Nietzsche (Sayfa 63)
Aysun Çelik 
08 Şub 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Fakat susuşu bana ağır geldi. Çünkü bu durumda iki kişi tek kişiden daha yalnızdır.

Böyle Buyurdu Zerdüşt, Friedrich NietzscheBöyle Buyurdu Zerdüşt, Friedrich Nietzsche
Salih Y. 
11 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Özgür mü diyorsun kendine? Sana hükmeden düşünceni duymak isterim.

Böyle Buyurdu Zerdüşt, Friedrich NietzscheBöyle Buyurdu Zerdüşt, Friedrich Nietzsche
Hakan TEKİN 
10 Tem 2016 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Bir dostundan kötülük görürsen, şöyle de ;"Bana yaptığın kötülüğü bağışlıyorum;ancak kendine yaptığını, onu nasıl bağışlayabilirim ki!

Böyle Buyurdu Zerdüşt, Friedrich Nietzsche (Sayfa 94)Böyle Buyurdu Zerdüşt, Friedrich Nietzsche (Sayfa 94)
Murat Karaarslan 
05 Mar 2017 · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

"Ama bir son vermek, yeni bir dize yazmaktan daha çok cesaret ister."

Böyle Buyurdu Zerdüşt, Friedrich Nietzsche (Sayfa 227 - Nilüfer Yayıncılık)Böyle Buyurdu Zerdüşt, Friedrich Nietzsche (Sayfa 227 - Nilüfer Yayıncılık)
207 /