Böyle Buyurdu Zerdüşt

8,4/10  (440 Oy) · 
1.682 okunma  · 
411 beğeni  · 
12.280 gösterim
Otuz yaşındayken yurdunu ve yurdunun gölünü ardına bırakarak dağa çekildi Zerdüşt. Dağda on yıl zaman zarfında, bıkmadan, usanmadan hep ruhunu dinledi... Ve sonunda içinde, gönlünün derinliklerinde bir değişiklik duyumsadı. Günlerden birgün yıldız, aydınlatacak bir şeyin kalmasyadı yazgın ne olurdu? On yıl varki buruya mağarama çıkıyorsun. Eğer, ben, kartalım ve yılanım olmasaydık, ışığından ve yolundan bezerdin. Fakat her sabah seni bekledik. Işığının fazlasını aldık ve bunun için seni kutsadık.
Bak! Ben, fazla bal toplamış arı gibi uzanacak ellere muhtacım. İnsanlar arasında, akıllılar deliliklerine; fakirlerde zenginliklerine kavuştuğu o derin sevinci tekrar yaşatmak için armağanlarımı paylaştırmak istiyorum. Bunun için aşağılara inmeliyim. Nasıl ki sen, cömert yıldız, akşamları denizin arkasına iniyor ve arkadaki dünyaya ışık götürüyorsan, ben de senin gibi, inmek istediğim insanların arasına girmek istiyorum.

Ey, en büyük mutluluğu bile kıskanmadan görebilen tek göz, beni kutsa!... Taşmak isteyen kadehi kutsa ki içinden su, altın gibi aksın ve mutluluğun parıltılarını her tarafa saçsın.

"Bak, bu kadeh yine boşalmak, Zerdüşt yine insan olmak istiyor." Zerdüşt’ün on yıl sonra insanların arasına karışma isteği ve dağdan inişi böyle başladı.
  • Baskı Tarihi:
    2009
  • Sayfa Sayısı:
    308
  • ISBN:
    9786054401505
  • Orijinal Adı:
    Also Sprach Zarathustra
  • Çeviri:
    Mustafa Tüzel
  • Yayınevi:
    Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Elif Kimya S. 
 24 Şub 17:00 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Nietzsche' nin düşüncelerinin en yüksek düzeye ulaştığı hatta hakkında " En derin eser " dediği kitabıdır Böyle Buyurdu Zerdüşt. Bu eser kendi alanında, kendi felsefesine göre bir ana yapıt, prototiptir. Her ne kadar felsefi bir kitap olsa da diğer felsefe eserlerinin ve adamlarının aksine Nietzsche bu kitabında oldukça yalın, anlaşır ve akıcı bir dil kullanmıştır.


Nietzsche bu kitabında kendine Zerdüşt ' ü sözcü olarak seçmiş, anlatacaklarını onun buyruklarıyla kaleme almıştır. Zerdüşt bundan yaklaşık 3.500 yıl önce kesin olmamakla birlikte İran' da ortaya çıkan ve kendini peygamber ilan eden Zerdüştlük inancının kurucusudur.


Düz yazı ve şiirsel bir anlatımın hakim olduğu eserde, Nietzsche dil bilgisi kurallarını bir kenara itip aforizmalarla, iğneleyici bir üslup, felsefi mülahazalarla dolu bir anlatımı tercih etmiştir. Bazen en olumlu cümleyi ters köşe yaparak olumsuz bir şekilde sonlandırması, kullandığı imalı ve küçümseyici dil Nietzsche ' nin anlaşılmasını ve eserin hakkettiği değeri görmesini engellemiştir. Bu konuda Nietzsche bir öngörüde bulunmuş ve bu eserin anlaşılabilmesi için, bir asır geçmesi gerektiğini söylemiştir. Gerçekten de 19.yy' da yayımlanan bu kitap ancak 20.yy' ın ortalarında ses getirmeye, bir popülarite kazanmaya başlamıştır.


Kitabın kahramanı kendini insanlardan soyutlamış, dağda inzivaya çekilmiş olan Zerdüşt. Kendine insanlar yerine bir kartal ve yılanı dost edinmiştir. Çünkü insanoğlunun dostluğuna güvenmiyordur. Nietzsche bu kitabında tüm inançları yok sayıp, ilahi bir bakışla, evreni, tanrıyı, varlığı, dinleri,,, sorgulayıp, yargılamıştır. İnsanlığın savunduğu her küçük düşününceyi avam bulup reddeder, herkesle, her şeyle bu konuda kavga eder. Çünkü ona göre hayatın tek bir amacı, felsefesi vardır; " Üstinsan " olmak. Bu seviyeye, mertebeye ulaşmak için her türlü küçüklüğü, zayıflığı yıkmak, hiç etmek gerektiğini düşünür. Peki nedir üstinsan? Nietzsche ' nin felsefesine göre üstinsan; insan evriminin sonraki aşamasıdır. İnsanın aşılması gereken bir varlık olduğunu düşünür. İnsanın gözünde maymun neyse üstinsanın gözünde de insan odur. Yani bir bakıma evrim teorisini destekler, insanın maymundan evrildiği gibi insandan sonraki evrimin de üstinsan olduğuna inanır.


Nietzsche ' ye göre güç her şeyin üstündedir ve bu güçle zayıf, sığ bulunan her düşüncenin, inancın yıkılması gerektiğini söyler. Fakat bu düşünce zamanla yanlış yorumlanmış hatta bilinçli bir şekilde saptırılmıştır. Bunun sebebi olarakta Nietzsche ' nin kızkardeşi gösterilmiştir. Çünkü Nietzsche ' nin eserlerini toplayıp düzenleyen odur. Bu saptırmalar sonucunda Nietzsche ' nin asla savunmadığı hatta karşısında olduğu görüşlerce kullanılmasına yol açmıştır. Gençken bu eseri okuyup etkilendiğini söyleyen ve hatta askerlerine bu kitabı dağıtan Hitler yüzünden Nietzsche ' nin adı Nazizmle çok fazla iç içe geçmiştir. Oysa ki Nietzsche her zaman bir Alman karşıtı olmuştur.


Defalarca okuduğum ve hayatımın her döneminde okuyabilecağim kitaplardan biridir Böyle Buyurdu Zerdüşt. Son olarak yayınevi farkından bahsetmek istiyorum. Bu kitabı İskele Yayınları, Mustafa Bahar çevirisi ve İş Bankası Kültür Yayınları, Mustafa Tüzel çevirisiyle iki farklı yayından okudum. Gerçekten çevirinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladım. Bu kitabı okumayı düşünen arkadaşlara her klasiği olduğu gibi bunu da kesinlikle İş Bankası Yayınları' ndan okumalarını tavsiye ederim...

Murat Karaarslan 
05 Mar 18:53 · Beğendi · 8/10 puan

Beklediğimden çabuk bitti sıkılırım diye bekliyordum fakat okurken hiç sıkılmadım hadi bit artık da başka kitaba geçeyim demedim bu türe alışkın olmayan biri olmama rağmen.Kitabın bazı yerlerini alışık olmadığım için iki sefer okumak zorunda kaldım doğal olarak ama kitaptan bir şeyler alabilmek için elimden geleni yaptım. Nietzsche'nin bir iki eserini okuduktan sonra Böyle Buyurdu Zerdüşt'ü tekrar okumak istiyorum eminim o zaman zerdüştün ne aradığını ve üstün insanı daha iyi anlayacağım.

Nazlı Demir 
18 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Nietzsche bence şimdiye kadar okuduğum tüm filozoflar içinde en anlaşılır ve en eğlenceli olanı çünkü; kelimelerini öyle bir yerleştiriyor ki anlattığı ağır ve üstünde düşünülmesi gereken konuları bir çırpıda zihninizde canlandırabiliyorsunuz. Betimleyerek ve şiirselleştirerek, hikaye anlatır gibi anlattığı için benim favori filozofum olmuş durumda. Çünkü onu anlayabiliyorum. Diğer filozoflar bana sanki anlaşılmamak için çaba harcıyorlarmış gibi gelirler. Sizlere tavsiyem eğer felsefeye ilgiliyseniz işe Nietzsche kitapları okuyarak başlamanız. Böyle Buyurdu Zerdüşt ten önce onun tasvirlerine ve düşünce tarzına alışmanız için Deccal adlı eserini okuyabilirsiniz.

birsen 
28 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · 8/10 puan

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki kitap her ne kadar en çok okunanlardan ve bol alıntı yapılanlardan olsa da felsefeye giriş olarak başlanması yanlış olur. Çünkü belli bir birikimle kitabın başına geçilmesi en azından dogmatik düşüncelerden uzaklaşılmış olması gerekiyor. Farklı okumalara açık bir kitap olabiliyor Zerdüşt. Öyle ki Hitler nazi propagandası olarak kitabı çok iyi kullanmış. Üstinsan modelini sadece 1 ırka bağlayarak faşist düşüncelerine kaynak olarak göstermiş. Bunda biraz Nietzche'nin kız kardeşinin de yardımları olduğu söylentiler arasında (kendisi Nietzche öldükten sonra notlarını düzenleyip yayınlatan kişi). Benim yorumum ise kitapta bahsedilen üstinsanın ırkla alakası olmadığı, kişinin yaşayacağı içsel yolculuğun önemli olduğu. Burada üstinsanı okurken onun erkek karakter olması beklendiği izlenimine kapıldım. Kadınların görevi ise üstinsanı doğurup gelişmesine yardımcı olmak gibi sanki. Bunda da Nietzche'nin kadınlardan çok çekmiş olmasının etkisi olduğunu düşünmekteyim. Zerdüşt felsefe kitaplarının klasik anlatımı yerine roman havasında yazılmış. Bu biraz kitabı okumayı keyifli hale getirmiş bence. Felsefe kitapları okuyan biri olarak bu fikri beğendim. Kitapta bazı olaylarda göndermeler olduğunu bu yüzden onları anlamakta zorlanıldığını düşünüyorum. Özellikle hristiyanlık ve yahudilikle ilgili. Mesela akşam yemeği bölümü İsa'nın son yemek tablosuna göndermeydi. Bu çok bilinen birşey ama benim anlamadığım göndermeler olabileceğini düşündürttü bana. Kitaptaki her fikrin çok mükemmel olduğunu söyleyemem. Savaşa methiyeler düzmesi (Hitler'in kitapta en sevdiği kısımlardır büyük ihtimalle), kadınların çok geri plana atılması ve hükmetme meselesi. Bunun yanısıra devlet, din, dünyadaki sınırların ortadan kalkması gibi mevzular da var. Kitap 1 asır yıl önce yazılmış biz hala bu konularda ilerleme yerine gerileme gösteriyoruz. Üzgünüm Zerdüşt ama üstinsan için galiba 1-2 asır daha beklememiz gerekebilir. Dünya diye bir yer bırakabilirsek tabii.

İbrahim Koç 
 15 Haz 18:29 · Kitabı okudu · 11 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bu romana inceleme yazsam mı!
Yazmasam mı! diye ikilemdeydim kaç gündür. Çünkü kolay yorumlanacak bir roman değil; Böyle Buyurdu Zerdüşt.
Ama çorbada benim de tuzum olsun isterim. Belki de tahrik ederim bir kaç kişiyi kitaba.

İnsanlardan kaçmak ve kendi mağaramıza saklanmak kolay değildir, ama gereklidir. Çünkü insanlardan kaçıp kendini tanımak, insanları tanımanın birinci kuralı değil midir ? İnsanın kendini aşması yine insanın kendisine bağlı değil midir ? Çünkü "insan alt edilmesi gereken bir canlıdır." der Nietzsche. Ve kendini aşmış bir insanın aşamayacağı bir insan yoktur. Kendini tanı, aş çünkü her insan kendi hayatının yönetmenidir, başkasının dublörü değil. Boş teneke gerçekten çok ses çıkarır ama o teneke doldukça ses azalır, hatta bir yerden sonra tenekenin kendi sesi değilde içinde bulunan şeyin sesi duyulur ve ağırlaşır teneke.

"Düşünmek zordur, büyük bir enerji ister." demiş Oğuz Atay. Gerçekten de öyle değil midir? Bizi biz yapan ilk başlıca olgu o değil midir ? Düşünen bir insan ile düşünmeyen bir insan aynı mıdır? Ama bu düşünmek herkese bahşedilmiş bir hediyedir, bir ayrıcalık değil, yeterki kullanmasını bilene. O zaman neden hala düşünmüyoruz ve düşünmedikçe yok oluyoruz. Başkalarının düşüncelerine işçiyiz ama kendi düşüncelerimize neden tembel ve aylak oluyoruz. Neden ?

Romanı uzun süre zarfında bitirdim, ama bu roman bunu gerektiriyor öyle gelişigüzel okumalık değil bu. Bahçede ki her meyveden tatmak istedim, gelecekte ki günler için de sakladım. Okyanusta yüzdüm, yeni stiller öğrendim. Bir kaç sefer boğuldum ama suyun kaldırma kuvveti işte, çırpındıkça kaldırdı beni. Yani Zerdüşt çok oyaladı beni, çok direndim onun o aforizmalarına, monologlarına, o üstün insan modeline. Öyle bir roman ki duş alırken çıplak olmamız gerektiği gibi bu romanıda çıplak kafayla okumamız gerek. Yoksa vücudumuz değil sadece elbiselerimizi yıkamış ve ıslatmış oluruz. Anlaşılması güç olan yerler elbet olacak, güzelliği ve tahrik ediliciği budur romanın ama imkansızda değil anlamak. Bu üslup da her halde Nietzsche'yi diğer filozoflardan ayıran büyük etkendir.

Hepimiz bazen başka bir bedene, farklı bir görünüme, farklı bir pozisyon bürünüp başkalarına bir çok şey konusunda bir harita, bir ışık ya da bir el olmak isteriz. İyiyi ve kötüyü, yanlışı ve doğruyu, yaşamı ve ölümü, maddi ve manevi v.s daha bir çok sey konusunda yardımcı ve yol gösteren olmak isteriz. Ama bu durumları o anda hissettiğimiz duygularımız ve düşüncelerimiz bunu yapmamız konusunda dilimize mi emreder yoksa herkese ayrı ayrı oluşturduğumuz maskelerimiz mi ?
Bence her ikise de birbirini tamamlayan şeylerdir. Karşıdaki kişiye göre taktığımız maskemiz ne olursa takındığımız dilde oynadığımız rol de o olur diye düşünüyorum. Ama işte, keşke bütün insanlar herkese her konuda eşit olsa ya da davransada maskeler çöplere atılsa.
Ali neyse Ali olsa. İnsan kendi olması istediği kendi olsa rol yapmasa...
Bana göre Üstün insan zircirlerini kırmış ben olan insandır. Bilgili olduğunu düşünen cahillerden değil, Nietzsche'nin tabiriyle bilgi savaşçısı olan ve sürekli bu bilgi savaşına katılıp her savaşta yaralanan insandır. Mutlu ve huzurlu olan değil Özgür olan insandır, Üstün insan...

Buna da değinmek isterim Nietzsche'ye göre romanda ağırlıklı olarak iki türlü insan vardır; iyi ve kötü insan. Olması gerekende budur. Tıpkı Albert Einstein'in de dediği gibi "Aptallara göre insanlar; ırk, cinsiyet, milliyet, yaş, statü, renk, din ve dil olmak üzere sekizden fazla kategoriye ayrılırlar. Halbu ki olay komplike değildir! İnsanlar sadece ikiye ayrılırlar.
İyi insanlar ve kötü insanlar."

Beytullah Ömer DUMLU 
25 Haz 2016 · Kitabı okudu · 15 günde · Beğendi · 9/10 puan

Okuduğum değişik kitaplardan biri.Kitabın ilk bölümlerin de oldukça sıkıldım ama okudukça açılmaya başladı.Yazarın üslubuna alışmak biraz zor oluyor.Anlatımda soyut ögeler çok fazla.Konu olarakta benzetmelerden çok yararlanıyor.Gerçek hayatla ilgili verdiği örnekleri okuyunca daha iyi anlayacaksınız.Yazarın çok derin bir felsefesi var.Anlamak için çok çabalayacaksınız.Kitabımızın konusu ise Zerdüşt adlı başkahramanımız bir gün uzun süre bulunduğu mağarasını terk ederek insanlara hakikatleri anlatmaya çalışıyor.Bunu yaparken doğayı,insan hayatını,yaratılışı sorguluyor.Yazarın okuduğum ilk kitabı.Bende çok güzel bir izlenim bıraktı.Güzel bir kitap herkesin okumasını tavsiye ederim.

Aysun Çelik 
 13 Şub 2016 · Kitabı okudu · 8 günde · 7/10 puan

İçinde fazlasıyla düşünce ve fikir barındıran bir kitaptı: Böyle Buyurdu Zerdüşt. Çoğunlukla Zerdüşt'te kendimi görmeme ve bulmama rağmen sanıyorum ki kitabı, kafamın çok dağınık olduğu, yanlış bir zamanda okudum. Özellikle kitabın orta kısımlarında müthiş bir dikkat dağınıklığı yaşadım ve zorlanarak okudum ama nihayetinde dağınıklığı topladım.

Kuşkusuz beni en çok etkileyen Zerdüşt'ün -içinde bulunduğu döneme ters düşen- ileri düzeyde bir bilinç seviyesine ulaşması ve bu nedenle kendini her şeyden ve herkesten soyutlayarak iç dünyasına yönelmesiydi. Bu benim de sık sık aklımdan geçen bir düşünce ve hatta -dağa çıkıp mağaramda hayvanlarımla beraber yaşamasam da- bunu istemsizce yaptığımı söyleyebilirim.

Zerdüşt hepimizin bildiği gibi Tanrı'nın öldüğünü iddia eder ve onu anlamayacaklarını bildiği halde düşüncelerini insanlara yaymaya çalışır. Tanrı öldüğüne göre artık "insanüstü" kavramına yönelmek gerektiğini savunur. Aslında bulunduğumuz iç karartıcı ve bozuk düzeneğe bakarsak katiyen haklılık payı yok diyemeyiz. Kim bilir? Zerdüşt belki haklıdır, belki değildir.

Selda 
01 Ağu 22:16 · Kitabı okudu

Friedrich Nietzsche'nin bu kitabını yavaş yavaş ve sindirerek okumaya çalıştım çünkü her bir bölümden muhteşem anlamlar çıkarmak mümkündü. Oldukça sert ve derin tasvirler bulunduğundan üzerinde uzun uzun düşünmeliydim.

Bu kitapta Zerdüşt'ün, insanları 'üstinsan' seviyesine ulaştırma çabalarından doğan maceralarına tanık olacaksınız. Nietzsche'nin Zerdüşt'ü kullanarak anlatmaya çalıştığı 'Bengi Dönüş' kavramını aklınızdan çıkarmak pek mümkün olmayacaktır.

Kitabı okurken bazı yerlerde Zerdüşt'ün hiddetli çıkışları nedeniyle heceyanınız artacak. Bazen dağa çıkıp mağarasına çekilen ve burada yılan ve kartalı ile içe kapanma serüvenine başlayan, bazen de insanların arasına karışarak onlara öğütler veren Zerdüşt, aslında Nietzsche'in insanları bilgilendirmek adına yarattığı ilginç bir karakter.

İnsanın tüm hayatı boyunca bir kere okuyup da rafa kaldıracağı bir kitap değil kesinlikle. Belki her iki yılda bir tekrar okumak gerekir çünkü her yıl farklı bir olgunlukla okumak Nietzsche'nin öğretilerini anlamayı daha mümkün kılacaktır.

fazi 
23 Şub 11:37 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Nietzsche'ye göre 'yazılmış en derin eser' olan Böyle Buyurdu Zerdüşt, okuduğum en zor kitaplardan biriydi.. Sürekli, okumak isteyip ancak cesaret edememiştim nihayet bitirdim. Tabi önce birçok araştırma da yaptım. M.Ö. 7. yüzyılda yaşayan Zerdüşt, Zerdüştçülük dininin yayılmasını sağlayan kişiymiş ve din iyilik ve kötülük güçlerinin evrensel savaşı inancına dayanıyormuş. Nietzsche kitapta fikirlerini Zerdüşt'ün ağzından açıklamış (tabi ki yedinci yüzyılda yasayan Zerdüşt değil) hayli de düşündürmüştür. Kitapta, 'üstinsan olmak' adına insanın kendisinde aşması gereken her türlü davranıştan söz etmiş ve bence tüm inançsızlığıyla kendi din kitabını yazmıştır. Hızlı ve bir çırpıda okumak yerine, yavaş yavaş ve sindirerek okunmalı ve hatta birkaç kere okunmalı diye düşünüyorum.

Bırak korksun erkek, seven kadından; Sevince gözden çıkarır her şeyini kadın, geriye kalan ne varsa, değersiz kılar.

Böyle Buyurdu Zerdüşt, Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sayfa 63)Böyle Buyurdu Zerdüşt, Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sayfa 63)
İbrahim Koç 
 02 Haz 15:27 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Beni anlamıyorlar.
Ben, bu kulaklara göre ağız değilim.

Böyle Buyurdu Zerdüşt, Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sayfa 13 - Akvaryum yayınevi)Böyle Buyurdu Zerdüşt, Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sayfa 13 - Akvaryum yayınevi)
Aysun Çelik 
08 Şub 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Fakat susuşu bana ağır geldi. Çünkü bu durumda iki kişi tek kişiden daha yalnızdır.

Böyle Buyurdu Zerdüşt, Friedrich Wilhelm NietzscheBöyle Buyurdu Zerdüşt, Friedrich Wilhelm Nietzsche
Hakan TEKİN 
10 Tem 2016 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Bir dostundan kötülük görürsen, şöyle de ;"Bana yaptığın kötülüğü bağışlıyorum;ancak kendine yaptığını, onu nasıl bağışlayabilirim ki!

Böyle Buyurdu Zerdüşt, Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sayfa 94)Böyle Buyurdu Zerdüşt, Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sayfa 94)
Murat Karaarslan 
05 Mar 01:20 · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

"Ama bir son vermek, yeni bir dize yazmaktan daha çok cesaret ister."

Böyle Buyurdu Zerdüşt, Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sayfa 227 - Nilüfer Yayıncılık)Böyle Buyurdu Zerdüşt, Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sayfa 227 - Nilüfer Yayıncılık)