Kitap
Böyle Buyurdu Zerdüşt (2 Cilt Takım)

Böyle Buyurdu Zerdüşt (2 Cilt Takım)

Cep Boy

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.4
4.989 Kişi
20,9bin
Okunma
6,2bin
Beğeni
223bin
Gösterim
360 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 10 sa. 12 dk.
Adı
Böyle Buyurdu Zerdüşt (2 Cilt Takım) (Cep Boy)
Basım
Türkçe · Türkiye · Karbon Kitaplar · Nisan 2020 · Karton kapak · 9786257903349
Orijinal adı
Also Sprach Zarathustra
Diğer baskılar
Nietzsche’nin, fikir dünyasının zirvesine yerleştirdiği eseri Böyle Buyurdu Zerdüşt, düşünürün olgunluk çağını temsil eder. Anlatmak istediği her şeyi, son kitabı olan bu eserde özetlediğini söyler: “‘İyi olan nedir?’ diye soruyorsunuz. Cesur olmak iyidir. İzin verin küçük kızların konuşmasına. İyi olmak, aynı zamanda güzel ve dokunaklı olmak demektir. Size kalpsiz diyorlar. Ama gerçek, sizin kalbiniz; seviyorum sizin samimi utancınızı. Sizler kendi selinizden utanıyorsunuz, diğerleriyse sularının çekilmesinden.” Nietzsche’nin “herkes ve hiç kimse için” yazdığını söylediği bu başyapıt, Almanca aslından Türkçeye çevrildi.
5 mağazanın 145 ürününün ortalama fiyatı: ₺16,66
8.4
10 üzerinden
4.989 Puan · 799 İnceleme
Güneş
Böyle Söyledi Zerdüşt'ü inceledi.
335 syf.
·
3 günde
·
Puan vermedi
İyiyi ve kötüyü aşmak gerekir, düşünebilmek için. Ben Zerdüşt'ü elime aldığımda Zerdüşt'ten habersiz bunu yapmaya çalışıyordum. İnandığım bütün değerler yıkılmıştı ve ben yeni bir dünya arıyordum. Ne yazık ki Zerdüşt ömrümün en kara gecesinde elimden uçup gitti. İmgelemimde uzun süre o kara geceyle yan yana durdu. Zaten yalnız ve deli olan ben daha da yalnız ve deli oldum. Aylar ve hatta yıllar boyu, yarım bıraktığım bir kitabı yaşadım. Şimdi insanlığa olan küskünlüğüm ve o kara gecenin kabusu geçmiş değil. Ama artık yaralarımı sarmayı ve kaderimle yüzleşmeyi öğrendim. Güçlü olmayan bir insan tutunamaz ve insanlar tepeden tırnağa güç istenciyle doludurlar. Ben güçlü olamadım ve yenildim. Aradığım artık übermensch değil. Sadece acılarımla baş başa kalacağım huzurlu bir an bekliyorum. Ne yazık ki sevgili Nietzsche, hayatı ve insanları olumlamayı öğrenemedim ben. Seni anlıyorum ama Freud'un nevrozlu ve kaderci insanı gibi yaşıyorum. Bilmek ve anlamak sadece zihinde olumlamaktır. Ama biz zihinden ve bilinçten ibaret hayvanlar değiliz. Bu yüzden düşüncelerimizin hepsini ve hatta birçoğunu eyleme geçiremiyoruz. En çokta benim gibi zihni çok iyi çalışan ama hayalleri ve ruhu çoktan ölmüş insanlar böyle. Sevgili Nietzsche, ben bu kitabı ilk elime aldığımda büyük umutlar yüklemiştim. Ama bu kitap umutlarımın öldüğü günlere denk geldi. Benim için böylesine acı anılarla dolu bir kitaba felsefi veya şen bir inceleme yazamazdım. Ve eminim kimse benim gibi bir kitabı üç yıl bilfiil yaşayarak okumamıştır. Şimdi veda zamanı geldi. Ve umarım her şeye veda edeceğim ve bu hiçten bile az nihilizmimden kurtulacağım zamanda yakındır.
Böyle Söyledi Zerdüşt
OKUYACAKLARIMA EKLE
3
35
Oğuz
Böyle Buyurdu Zerdüşt'ü inceledi.
426 syf.
·
14 günde
·
Puan vermedi
Buyur Canım, Bir Şey Mi Dedin?
Kitabı "kapak tasarımı, çeviri, içerik '' olarak 3 bölümde inceleyeceğim. Kapak Öncelikle kitaptan bahsetmeden önce benim çok hoşuma giden bir kısımdan, kapaktan bahsetmek istiyorum. Bazı kapak tasarımları çok çarpıcıdır. Misal Can Yayınlarının 'Kadın Klasikler' de olduğu gibi. Bu kitabın kapağı da benim için öyle. Yıllar sonra içeriğiyle birlikte kapağı da aklımda yer edecek,kitabın zihnimde oluşturduğu figürde bir parçaya sahip olacak. Yani kitabın kapağını çok beğendim. Tabiki kitabın içeriği çok önemli ama kitabı elime almamda beni motive eden durumlardan biri de bu kapak tasarımı. Çeviri Gelelim kitaba, içinde yazanlara. Şimdi klasikleri, kült eserleri büyük yayınevlerinden okumakta fayda var. Bu kitap RenKitap 'tan, çevirmeni de eskiden beri tanınır biri değil. Kitap benim kitaplığımda 2 senedir duruyordu ve alıp okumak istedim. Tabiki bu bir risk. Hatta başka sitelerde RenKitap hakkında yazım yanlışlarından dolayı şikayetler de vardı. Ben risk alıp okumaya başladım. Yer yer İş Bankası baskısıyla da karşılaştırdım. Sonrasında kendi açımdan anlam kaymasına sebep durumlar görmedim. Bazı yerlerde İş Bankası bazı yerlerde RenKitap çevirisini daha çok beğendim. İçerik Kitap içerik olarak yoğun anlatımların yoğun olduğu bir kitap. Nietzsche düşüncesini Zerdüşt karakteri üzerinden anlatmış. Zerdüşt diğer insanların ufkunu açmaya çalışan, onları kendi öğretisine çekmeye çalışan bir kişi. Tabi söylediğim gibi soyut anlatım, kişileştirme, dolaylı yoldan anlatım oldukça fazla. O yüzden bir olay örgüsünü anlamak kadar kolay olmuyor ve bu idrak etmeyi de güçleştiriyor. Anlamayı zorlaştıranlardan biri de konudan konuya atlama durumları. Zaten soyut olan anlatım varken her paragrafta konu değişimleri işleri iyice zora sokuyor. Kitaba yapılan bazı yorumlarda kitabın ilk okuyuşta öyle kolayca anlaşılamayacağı, birkaç yıl sonra tekrar okununca daha iyi sindirileceği yönünde. Deneme, araştırma vs kitaplarını severim ama dili yüzünden (her iki çeviri için de geçerli) kitaptan pek keyif alamadım. Kitapta bazı yerleri net anlıyorsun bazı yerler hiç anlamayı burada bunları söyleyerek ne demek istedi diyorsun. Sonuç Kitabın bana kazandırdığı şu oldu: Kitabı bilmece gibi çözmeye çalışırken başka kitapları çok daha kolay, hızlı okumaya başladım. Dedim ya anlaması zor bir kitap. Bu kitaptan başka kitaba geçince ×1,5 ile dinlediğiniz podcasti ×1 ile dinliyormuş gibi oluyorsunuz.
Böyle Buyurdu Zerdüşt
OKUYACAKLARIMA EKLE
58
Elif Kimya S.
Böyle Söyledi Zerdüşt'ü inceledi.
308 syf.
15 Ekim 1844' te doğan, "Güç İstenci", "Üstinsan", "Bengidönüş" gibi özgün fikirlerle tanınan varoluşçu, Alman filozof ( Friedrich Nietzsche) Nietzsche' nin düşüncelerinin en yüksek düzeye ulaştığı hatta hakkında " En derin eser " dediği kitabıdır Böyle Buyurdu Zerdüşt. Bu eser kendi alanında, kendi felsefesine göre bir ana yapıt, prototiptir. Her ne kadar felsefi bir kitap olsa da diğer felsefe eserlerinin ve adamlarının aksine Nietzsche bu kitabında oldukça yalın, anlaşır ve akıcı bir dil kullanmıştır. Aslında Nietzsche için filozof demek bana her daim yetersiz gelmiştir. Çünkü Sigmund Freud ' in büyük çalışmalarla, kuramlarla çağımıza ulaşmasına sebep olduğu psikianalize büyük katkıları olan ve hatta "Bilinçaltı (id)" kavramını ilk kez ortaya atan kişidir Nietzsche. Kendisini "Filozoflar içindeki ilk psikolog" diye tanımlaması da bundan dolayı olsa gerek. Nietzsche bu kitabında kendine Zerdüşt ' ü sözcü olarak seçmiş, anlatacaklarını onun buyruklarıyla kaleme almıştır. Zerdüşt bundan yaklaşık 3.500 yıl önce kesin olmamakla birlikte İran' da ortaya çıkan ve kendini peygamber ilan eden Zerdüştlük inancının kurucusudur. Düz yazı ve şiirsel bir anlatımın hakim olduğu eserde, Nietzsche dil bilgisi kurallarını bir kenara itip aforizmalarla, iğneleyici bir üslup, felsefi mülahazalarla dolu bir anlatımı tercih etmiştir. Bazen en olumlu cümleyi ters köşe yaparak olumsuz bir şekilde sonlandırması, kullandığı imalı ve küçümseyici dil Nietzsche ' nin anlaşılmasını ve eserin hakkettiği değeri görmesini engellemiştir. Bu konuda Nietzsche bir öngörüde bulunmuş ve bu eserin anlaşılabilmesi için, bir asır geçmesi gerektiğini söylemiştir. Gerçekten de 19.yy' da yayımlanan bu kitap ancak 20.yy' ın ortalarında ses getirmeye, bir popülarite kazanmaya başlamıştır. Kitabın kahramanı kendini insanlardan soyutlamış, dağda inzivaya çekilmiş olan Zerdüşt. Kendine insanlar yerine bir kartal ve yılanı dost edinmiştir. Çünkü insanoğlunun dostluğuna güvenmiyordur. Nietzsche bu kitabında tüm inançları yok sayıp, ilahi bir bakışla, evreni, tanrıyı, varlığı, dinleri,,, sorgulayıp, yargılamıştır. İnsanlığın savunduğu her küçük düşününceyi avam bulup reddeder, herkesle, her şeyle bu konuda kavga eder. Çünkü ona göre hayatın tek bir amacı, felsefesi vardır; " Üstinsan " olmak. Bu seviyeye, mertebeye ulaşmak için her türlü küçüklüğü, zayıflığı yıkmak, hiç etmek gerektiğini düşünür. Peki nedir üstinsan? Nietzsche ' nin felsefesine göre üstinsan; insan evriminin sonraki aşamasıdır. İnsanın aşılması gereken bir varlık olduğunu düşünür. İnsanın gözünde maymun neyse üstinsanın gözünde de insan odur. Yani bir bakıma evrim teorisini destekler, insanın maymundan evrildiği gibi insandan sonraki evrimin de üstinsan olduğuna inanır. Nietzsche ' ye göre güç her şeyin üstündedir ve bu güçle zayıf, sığ bulunan her düşüncenin, inancın yıkılması gerektiğini söyler. Üst insana giden yolun güç olduğunu, zayıfların bu evrimi geciktirdiğini söyler. İşte Nietzsche ' nin bu düşüncesi zamanla yanlış yorumlanmış hatta bilinçli bir şekilde saptırılmıştır. Bunun sebebi olarakta Nietzsche ' nin kızkardeşi gösterilmiştir. Çünkü Nietzsche ' nin eserlerini toplayıp düzenleyen odur. Bu saptırmalar sonucunda Nietzsche ' nin felsefesi asla savunmadığı hatta karşısında olduğu görüşlerce kullanılmasına yol açmıştır. Gençken bu eseri okuyup etkilendiğini söyleyen ve hatta askerlerine bu kitabı dağıtan Hitler yüzünden Nietzsche ' nin adı Nazizmle çok fazla iç içe geçmiştir. Oysa ki Nietzsche her zaman bir Alman karşıtı olmuştur. Defalarca okuduğum ve hayatımın her döneminde okuyabilecağim kitaplardan biridir Böyle Buyurdu Zerdüşt. Son olarak yayınevi farkından bahsetmek istiyorum. Bu kitabı İskele Yayınları, Mustafa Bahar çevirisi ve İş Bankası Kültür Yayınları, Mustafa Tüzel çevirisiyle iki farklı yayından okudum. Gerçekten çevirinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladım. Bu kitabı okumayı düşünen arkadaşlara her klasiği olduğu gibi bunu da kesinlikle İş Bankası Yayınları' ndan okumalarını tavsiye ederim... " Yalnız insan, bir derin göl gibidir. İçine bir taş atmak kolaydır; fakat taş dibine kadar çökerse, söyleyin, kim onu çıkarabilir? Yalnıza hakaret etmekten çekinin. Fakat bunu yaparsanız artık onu öldürün." (Sayfa: 62)
Böyle Söyledi Zerdüşt
OKUYACAKLARIMA EKLE
40
731
Samet Ö.
İşte Böyle Dedi Zerdüşt'ü inceledi.
320 syf.
·
Beğendi
"Bu kitap herkes ve hiç kimse içindir." Masadan en son kalkanlar için. Bu kitap senin için yazıldı kardeşim, üstinsana köprü olacak potansiyeli taşıyan, hakikati damla damla içmeye yeltenen birkaçı için! Zerdüşt bir sabah tanla kalktı, güneşin karşısına geçerek seslendi: "Ey ulu yıldız! Aydınlattıkların olmasaydı, nerede kalırdı senin mutluluğun!" Bu güneşin doğuşu, onun batışıydı. Öncelikle bu zamana kadar okuma/derinine inme fırsatı bulduğum başka hiçbir filozofun beni Nietzsche kadar çarpmadığını belirtmem gerek. Beni kendime getiren, uyandıran hakiki bir tokat. Nietzsche'yi iki parçaya ayırırsak daha rahat anlayabiliriz. İlkin Nietzsche denen pos bıyıklı; yürekli, zeki, umursamaz, kendinden çokça emin biriydi. Nietzsche'deki 'Öteki' ise öfkeyle dolu, kendi kabına hiç mi hiç sığmayan, hiddetli, anlaşılmaz, öveyim derken hışmına uğrayabileceğiniz biridir. Öteki, sıklıkla kitaplarında gördüğümüz yüzüdür. Şöyle ki; Nietzsche'nin kitapları vaaz verir, sopalar, hatırlatır, bazense haykırır. Çünkü duymayı unutmuş kulaklarımıza ancak bir yıldırımın sıçratan coşkusuyla seslenilebilir. Bu yüzden bu kitap herkes içindir! Bu Nietzsche ve Öteki ikiliği, zannımca felsefesini yorumlama niyetinde olan eleştirmenleri yanıltan bazen de onlara malzeme çıkaran en önemli nokta olmuştur. Nietzsche'den hoşlanmayanlar Öteki'yi koz olarak kullanmış, onu öncü alan güruh ise diğer özellikleri örnek göstererek işin içinden sıyrılmaya çalışmıştır. Bir insanın tam zıttının yine kendisi olması bu yüzden çok gariptir. Her insan işte bu ikiliğin ağır basan tarafıyla diğerinin kaotik savaşımını içinde taşır. Nietzsche'nin, yıllar boyu sentezleyip ortaya koyduğu felsefesinin temel taşını "üstinsan" oluşturur. Tarihteki temel taşlarının tamamı gibi Üstinsan da, öznel yorumlanmaktan kaçamamış bilhassa çağının kurbanı olmuştur. Bunda her ne kadar Nietzsche'nin açık bir tanım yapmamasının suçu olsa da asıl pay Nietzsche'nin kızkardeşi Elizabeth'indir. Elizabeth Forster Nietzsche; bir anti-semitist, bir Nazi sempatizanıdır ve Nietzsche öldükten sonra onun çeşitli eserlerinden Nazi propagandası yapılabilecek olan kısımları derleyip(bazı felsefe tarihçileri kendinin bolca ekleme yaptığını söyler) "Güç istenci" adıyla kitaplaştırır. Dünya savaşına yol açacak çok çeşitli etkenler dizisi yanında bu propagandaların da çığırından çıkmış bir halk üzerindeki etkisi çok büyük olmuştur. Hitler bunun gibi bir ton kitabı ve mecmuayı referans göstererek sözde üstün bir Alman ırkı yaratmak için 6 milyonu Yahudi olmak üzere 17 milyonu aşkın insanı canice yöntemlerle öldürmüş/öldürtmüştür. Wilhelm Reich'ın ifadesiyle: "Küçük adam! Nietzsche'nin 'üstün insan'ı olmak için tepelere tırmanmakla, Hitler'in "aşağı insan"ı olmak için aşağılarda bulunmak arasında bir seçim yapma hakkın vardı. Sen ise 'Heil'(yaşasın) diye bağırdın ve aşağı insanı seçtin!" Nietzsche'nin kendisi ise, hem Alman milliyetçiliğinin hem de Yahudi-karşıtlığının sıkı bir eleştiricisiydi. Bu karşıtlık yüzünden de Nietzsche, tarih boyunca en fazla yanlış anlaşılan çoğu zamansa pek de anlaşılmayan filozofların başında gelir. Onu yüzeysel okuyan birinin, üstinsanın kavgacı ve salt şiddet yanlısı olduğu gibi bir izlenime kapılması olasıdır. Bu yüzden bu kitap hiç kimse içindir! Neden Zerdüşt? Nietzsche her şeyden önce bir filoloji profesörüydü(24 yaşında Basel üniversitesine profesör olarak atanmıştı.) Bu yüzden Antik Yunan başta olmak üzere Fars medeniyetine kadar geniş bir kültürel yelpazeyi tanımış, incelemişti. Zerdüşt'ü, tarihte benzeri görülmemiş şekilde bir anti-peygamber olarak baştan yaratır. Pos bıyıkların ardından çıkan kendi sözlerine kulak verelim; "Bu şerefi ben bir farsa vermeye mecbur oldum: Çünkü tarihi, en önce, bütün ve büyük olarak düşünen Farslardır." Tanrı ölebilir miydi? Zerdüşt, insanlara Tanrı'nın öldüğünü haber veren bir elçi gibi tasvir edilir. İlk defa La Gaya Scienza(Şen Bilim)'de müjdelenen bir ölüm haberidir bu. Öğle aydınlığında el feneriyle Tanrıyı arayan kaçık bir adam seslenir bize. "Onu biz öldürdük, sizlerle ben. Onun katiliyiz hepimiz! Peki ama bunu nasıl yaptık. Denizi kim içebilir?" Tanrı'nın ölümü apaçık bir felakettir, ama bilirsiniz, her felaket bir fırsatı beraberinde getirir. Pekala Tanrı öldüyse o zaman sonunda iyi-kötü kavramlarının ötesine geçebiliriz. Çökmüş ahlak sistemleri öneren dinleri, en dindar olanı en ahlaksız olan din adamlarını bir kenara atabilir, kendi gerçek ahlaki kavramlarımızı yaratabiliriz. Tanrı'nın ölüşü gerçek erdemlerin yükselişidir artık. Üstad Heidegger, Nietzsche'nin Tanrı öldü sözünün, Batı felsefesi ve metafiziğinin bütün kavramlarının yıkılıp baştan yazılmasına sebep olduğunu ve bir kırılma noktası yarattığını bu yüzden öne sürer. Ayrıca değinmek gerekir ki Varoluşçuluk(Existensializm) felsefesi savaş dışında iki büyük kaynaktan beslenmiştir, bunların biri Hegel(Kirkegaard nedense çok içerlemiştir bu zata) diğeri Nietzsche'dir. Çünkü Stirner baklayı ağzından çıkaran ilk filozofsa(W.Adorno), Nietzsche bütün Avrupa'ya 'bakla ithal eden' bir filozoftur. Hakikatin değeri ve ne'liği üzerine yaptığı sorgulama ayrıca Post-modernist ve Post-yapısal anlayışın/felsefenin ortaya çıkışına ön ayak olmuştur. Buna etkilediği bir ton önemli ismi de ekleyebiliriz. İlk aklımıza gelenler; Cioran, Bataille, Camus, Sartre, Foucault, Zweig, Hitler, Palahniuk, Musil, Adler, Jung, Hesse gibi dehalar. Düşüncelerinden beslendiği kişilerse tabii ki Schopenhauer (Bkz. İstenç ve tasarım üzerine) başta olmak üzere Sokrates, Platon, Spinoza, Dostoyevski(Yeraltından notları coşkuyla okuduğu söylenir), Hegel, Kant, Stendhal, Montaigne, R.Waldo Emerson ve hatırlamadığım diğerleri. Toplumun her kesimi kendi kabiliyeti ölçüsünde felsefe okuyabilir, anlayabilir. Felsefi doktrinlerin asıl hedef kitlesiyse sürünün cehalete yönelimi karşısında tek aydınlatıcı olan entelektüel-aktivist kitledir. La Mettrie der ki; "Felsefenin nüfuz edebileceği kişiler sadece halihazırda aydınlanmış ve korkacak hiçbir şeyi olmayanlardır." Zerdüşt de pazaryerinden vazgeçer bu yüzden. O kulakların duyacağı ağız olmadığını fark eder. Masadan en son kalkanlara, hakikati damla damla içmeye çalışan ve toplumun, dinin dayattığı bütün ahlaki ilkeleri darmadağın edip kendi erdemlerini yaratanlara seslenmeye başlar. Tanrı yoksa korkuya da gerek yoktur, korkunun olmadığı yerde de ahlak ve aydınlanma bir çiçek gibi açmaya, yayılmaya başlar. Böyle homurdandı Samet Ö. ve kendi mağarasının yolunu tekrardan adımlamaya döndü. "Karanlık dağlardan doğan bir sabah güneşi gibi parlak ve güçlü." Çeviri önerisi için;#50033962
İşte Böyle Dedi Zerdüşt
OKUYACAKLARIMA EKLE
44
358