Bozkır Sevdası

·
Okunma
·
Beğeni
·
457
Gösterim
Adı:
Bozkır Sevdası
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
650
Format:
Karton kapak
ISBN:
6053420309
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
AKÇAĞ YAYINLARı
"Onlar içerde uğraşa dursun, İlbey oğlunu otağdan çıkardı. Güneş henüz doğmak üzereydi, Tanrı Dağlarının tepesindeki kar kızıla bürünmüştü. Zirve her zaman ki gibi dumanlıydı. Hafif rüzgarla birlikte, bin bir çeşit çiçeğin kokusu geliyordu. Çocuğu gökyüzüne doğru kaldırdı Onbaşı İlbey. - Görklü Tanrım, Ulu Tanrım. Dualarımızı geri çevirmedin, bize Attan gönderdin. Ben de onu, askerin olarak sana geri veriyorum, diye bağırdı. Bu sesleniş, Tanrı Dağının yamaçlarında yankılanmış, eteklerine ve bozkıra doğru yayılarak kaybol-muştu. Görülmeye değer bir manzaraydı. Onbaşı İlbey bebeği kaldırdığında, Aitar'da yumruklarını sıkmıştı. Aynı anda uzaklardan bir Bozkurt uluması duyuldu."
650 syf.
·8/10
Kitaplardan bu kadar fazla haz aşabileceğimi düşünmezdim .Elime geçti ve okudum çok beğendim hala kütüphanye gitiğimde herhangi bir sayfasını açıp okurum ve çok etkilenirim .Ben bu kitabı okumadım yaşadım çok okunan bir kitap olmaması benim hoşuma gitti çünkü kitap biraz benleşti.
650 syf.
·11 günde·Beğendi·10/10
"Bozkır Sevdası" Sayın Neval KAVCAR Hanımefendi tarafından 2010 yılında basılan bir romandır.
Roman ilk başlarda kabullenilmesi zor gelse bile son derece akıcı olarak Başkarakterin Hayatının nasıl iki yönlü olarak sürdüğü ve büyük bir sır ile yaşaması Türklerin başarısı için mücadelesi, bileğinin hakkıyla rütbe alması ve Türklerin dürüstlüğe verdiği önemi anlatmaktadır ve bu dürüstlüğe bağlılık sebebiyle birisinin çok farklı bir hayat sürmesi ile o hayatta başarılı olması çok usta denilebilecek ve akıcı bir anlatım ile işlenmiştir.
Türklerin sosyal yapısı, evlatlarına verdikleri önem, devlete bağlılıkları, insanların ülkülerinden bahsetmektedir. Arkadaşlık,dostluk ve sevdayı en derinden işlenmiştir.
Türklerin savaşları hep anlatılır fakat savaşlara nasıl hazırlanıldığından pek bahsedilmez, çok önemli bir bölümü cenge hazırlık olarak işlenmiştir.
Türk Destanlarından kesitler olan ve Türk Hakanlığı ile Türk Erlerinin hayatını işleyen romanda en fazla değinilen ve vurgulanan dini inançtır. Başkarakterimizin Gök Tanrı'ya bağlı olması ve Gök Tanrı'nın yazdığı kaderi kabullenişi, sürekli olarak Gök Tanrı'ya yalvarışı, toy ve yuğ törenlerinde Gök Tanrı'ya olan yakarışlar en derinden işlenmiştir.
Türklerin töreye her ne olursa olsun bağlılıkları ile Türk Töresinin etkin uygulanışı anlatılmıştır.
Türklerin eski ve yeni acıları ile tarih yazıcılığına değinilmiştir. Romandaki karakterleri saygı ile anıyorum.
Tarihi olaylar ve Türk Tarihinin efsane ve destan dönemlerini kapsayan kısıtlı kaynak bulunan dönemleri Tarihi Romanlardan öğrenilebilir fakat mutlaka tarihi doğruluk olarak bakılmamalıdır.
Türk Edebiyatına #BozkırSevdası romanını kazandıran anlattığı dönemi daha iyi kavramamamızı sağlayan Sayın Neval Kavcar Hanımefendiye teşekkürlerimi sunar ve başarılı hayatlar dilerim. Umarım birgün kendisiyle tanışma fırsatı ve romanın değerlendirmesini kendisinden dinleme fırsatı bulurum.
Türk edebiyatının daha iyi yerlere ve Türk dili,tarihi ve kültürünü koruma amacıyla yazılan eserlerin kalite ile çoğalmasını dilerim.
Alik YILANKIRKAN
İnsanlar ölseler dahi, sevdiklerinden ayrılmazlar İlteriş... Bunu bilmiyor musun?
Nasıl?
Nasıl olacak?.. Sevenlerin kalplerini ölüm ayıramaz...
Ne ayırır peki?dedi İlteriş merak içinde.
Onları sadece unutulmak ayırır...
Neval Kavcar
Sayfa 548 - Günler Sonra
Geyik
Altunay... Canımı yaktın.. Geride iki yavrum kaldı. Bunun cezasını çekeceksin. Dilerim, Gök Tanrı'dan sana öyle bir sevda versin ki, ömrün boyunca yanasın.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bozkır Sevdası
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
650
Format:
Karton kapak
ISBN:
6053420309
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
AKÇAĞ YAYINLARı
"Onlar içerde uğraşa dursun, İlbey oğlunu otağdan çıkardı. Güneş henüz doğmak üzereydi, Tanrı Dağlarının tepesindeki kar kızıla bürünmüştü. Zirve her zaman ki gibi dumanlıydı. Hafif rüzgarla birlikte, bin bir çeşit çiçeğin kokusu geliyordu. Çocuğu gökyüzüne doğru kaldırdı Onbaşı İlbey. - Görklü Tanrım, Ulu Tanrım. Dualarımızı geri çevirmedin, bize Attan gönderdin. Ben de onu, askerin olarak sana geri veriyorum, diye bağırdı. Bu sesleniş, Tanrı Dağının yamaçlarında yankılanmış, eteklerine ve bozkıra doğru yayılarak kaybol-muştu. Görülmeye değer bir manzaraydı. Onbaşı İlbey bebeği kaldırdığında, Aitar'da yumruklarını sıkmıştı. Aynı anda uzaklardan bir Bozkurt uluması duyuldu."

Kitabı okuyanlar 15 okur

  • ℋa̸t̸i̸c̸e̸᯽
  • Veli USTA
  • kitap❤kahve
  • Ali Özhan
  • Güntülü Dergisi
  • Nur Mavi
  • Burak
  • Ayşegül KESLER
  • aydanur efşan
  • Erkan Kelebek

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%66.7 (4)
9
%0
8
%33.3 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0