Adı:
Bozkırda Sabah
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
544
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754377781
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
Kurtuluş savaşımızı içine alan bir roman yazmayı düşünmüştüm. Dostlarım, gezip dolaştığım yerlerde tanıdıklarım bana anılarını anlattı, bir kısmı da özel notlarını vermek nezaketini gösterdi. O günler böylece yaprak yaprak önüme döküldü... Köylüler vardı kanla, köpükle yoğrulmuş topraklar üzerinde; yaşları çok ilerlemişti. Kimisi susuyor, kimisi de, “Ya, işte böyle!..” diyordu sadece... Ben onları deşmeye çalışıyordum; karşımdakiler ise rüyasız geçen bir uykunun sonundaki insanlar gibi tüm gecenin nasıl olduğunu anlamak için hâlâ bakışlarını gezdiriyorlardı etraflarında. Çal köyü, Zafertepe, ilerde Dumlupınar susan köylülerin yanında, “Biz buradayız” dercesine geçmişi seriyordu ufuklarımıza. Çal'da Atatürk'ün haritasını üzerine koyup savaşı izlediği kağnıyı görünce ağlamıştık için için. Bitmiyordu ki savaşın yapıldığı yerler. İnönüler, Uşaklar, Afyonlar, Aydınlar... Hep dolaşıyorduk, binlerce kilometre... Geride ise Ankara vardı. Ankara bir bozkırdı. Orada, Kalaba'da bir adam Ayaş sırtlarından gelen tüfek seslerini dinleye dinleye yalnızlığın buruk acısını, iradenin çırpınışını tadıyordu."
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Gücüne inananlar diretir. Gücüne inanmayanlar ise saman alevi gibidir; yanar ve hemen söner. Mustafa Kemal gücüne inanmış kişiydi. Yılmak nedir bilmezdi o... Ayrıca yılmamayı, güçlülüğü, inancı aşılardı etrafına....
Evvela şımart, başının üstüne getir oturt, o da etsin tependen aşağıya, sonra feryadı bas; yüzüm gözüm kirlendi diye. Tepenize oturtmadan düşünsenize...
Bana o zaman da söylemişlerdi, Sivas 'ta yahut şurada burada vakit geçireceğime gidip cephelerin başına geçmeliymişim. Basit bir görüş bu!.. O cephelerin durumundan evvel, yapılacak çok daha önemli işlerimiz var bizim. Mustafa Kemal Paşa, Demirci Mehmet Efe değildir! Biliniz ki efendiler; Yunan ordusu ancak maddi bir güç karşısında durdurulup denize dökülür. O güç ise buradan sağlanır! Şunu da biliniz ki, Yunan cephesi Aydın veyahut Manisa livalarının cephesi demek değildir. Yunan cephesi bütün vatan ve bütün bir memlekettir. Ne zaman bütün bu topraklar, o cephelerin gerçek değerini anlarsa Yunanlılar o zaman çökertilir. İşte ben bu gerçeği milletime göstermenin peşindeyim.
- Evet!.. Ben savaşın nasıl olduğunu bilirim; kimlerin elinde nasıl savaşıldığını yakından gördüm. Yaşarsam daha da göreceğim. İnsanın savaşırken ardından emin olması gerekir! Çünkü günün birinde geri dönerse şayet, yenilmiş olsa bile, kendisini avutucak, yaralarını saracak birilerinin var olduğuna inanmalıdır o savaşçı! Nerede, söylesene bana, nerede o birileri? En ufak bir zafer hissesine bile hakkı olmayanlar paylaşırken insan, göğsünü seve seve düşmana açamaz!.. Hayalle kurtarılmaz bu topraklar; bunu kafana sok!
Bana izin verin paşa hazretleri, dedi. Öğretmen Okulu'na kadar gidip yeni gelen mebus arkadaşlarla konuşacağım. Allah sizi başımızdan eksik etmesin. Bu çökmüş, sürü haline gelmiş, cahil millet hiç bir iş beceremez. bana sorarsanız yakında açacağınız bu Meclis'ten de hayır gelmez. Allahıma şükür ki, siz varsınız!
-''Çocuk!... Ben mi varım? Hayır!... Türk Milleti var! Millet yapacak, millet başaracak! Türk'e inanmayanlar yakında onun gücünü görecek. Türk Milleti'ne güveneceksiniz. Türk Milleti kadirdir.''
Bekir Büyükarkın
Sayfa 289 - Ötüken Neşriyat

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bozkırda Sabah
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
544
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754377781
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
Kurtuluş savaşımızı içine alan bir roman yazmayı düşünmüştüm. Dostlarım, gezip dolaştığım yerlerde tanıdıklarım bana anılarını anlattı, bir kısmı da özel notlarını vermek nezaketini gösterdi. O günler böylece yaprak yaprak önüme döküldü... Köylüler vardı kanla, köpükle yoğrulmuş topraklar üzerinde; yaşları çok ilerlemişti. Kimisi susuyor, kimisi de, “Ya, işte böyle!..” diyordu sadece... Ben onları deşmeye çalışıyordum; karşımdakiler ise rüyasız geçen bir uykunun sonundaki insanlar gibi tüm gecenin nasıl olduğunu anlamak için hâlâ bakışlarını gezdiriyorlardı etraflarında. Çal köyü, Zafertepe, ilerde Dumlupınar susan köylülerin yanında, “Biz buradayız” dercesine geçmişi seriyordu ufuklarımıza. Çal'da Atatürk'ün haritasını üzerine koyup savaşı izlediği kağnıyı görünce ağlamıştık için için. Bitmiyordu ki savaşın yapıldığı yerler. İnönüler, Uşaklar, Afyonlar, Aydınlar... Hep dolaşıyorduk, binlerce kilometre... Geride ise Ankara vardı. Ankara bir bozkırdı. Orada, Kalaba'da bir adam Ayaş sırtlarından gelen tüfek seslerini dinleye dinleye yalnızlığın buruk acısını, iradenin çırpınışını tadıyordu."

Kitabı okuyanlar 13 okur

  • Selin gökçen
  • Zbalcı
  • Abdullah KÖSEOĞLU
  • Oğuzhan Karaca
  • Eylem çml
  • Batuhan Kızılkaya
  • Talha KUŞ
  • a.d.y
  • de Li
  • yılmaz albayrak

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (2)
9
%33.3 (2)
8
%16.7 (1)
7
%16.7 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0