Bozkırın Sırrı Türk Peygamber

8,5/10  (64 Oy) · 
145 okunma  · 
51 beğeni  · 
1.271 gösterim
Üç bin yıl önce Bozkırdaki yarı-göçerler henüz "Türk" adıyla bilinmezken doğdular... Erkek: 'Çadırı tutan ana direk' olması için "Öktem" diye çağrıldı. 'Yüz yirmi dört bin Peygamber'den biriydi o... İkizi; Müjdelenen 'Yoldaş'ın eşi ve 'sırrın anası'ydı. Tarihçiler onu "Aşena" diye andı... Ahmet Turgut'un kaleme aldığı "Bozkırın Sırrı, Türk Peygamber" kayıtsız kalınamayacak bir roman.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2012
  • Sayfa Sayısı:
    440
  • ISBN:
    9789759962494
  • Yayınevi:
    Profil Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Nurhan Işkın 
29 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bu kitabı okuyana kadar bir Türk peygamberin olduğunu bilmiyordum.Tarihi kurgusu,şamanlıkta ki beylik düzeni ve bilmediğim bir çok alışkanlığımızın atalarımızdan bu güne kadar geldigini öğrenmiştim...Yazarın okuduğum ilk kitabıydı...

Vedat Baysal 
12 Tem 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Zaman zaman anlatımların sıkıcı geldiği yerleri olsada bütünü itibariyle kitaptan hoşlandım. Özellikle ön-Türklere ilişkin bilgilerin bulunduğu bölümler epeyce ilgimi çekti.
"Gelmişmidir bozkırdaki Yafes'in torunlarına bir Öktem artık Allah bilir."

Ahmet Yüksel 
24 Ağu 12:43 · Kitabı okudu · 19 günde · Beğendi · 8/10 puan

Huylarimiz, ağzımizdaki dişlere benzer diyordu Öktem. Tanri'nin bahşettiği nimetleri öğütür, bedenlere gıda olmalarini sağlar. Ancak huylar bir kez bozulunca çürümüş dişler gibi cana eziyet eder. Kişi-evladinin varligina hastalik karar. Tipki gipta etmenin zindelik vermesi ama hasetligin güçsüz düşürmesi gibidir bu. Sabretmek direncini artirir, miskinlikse bitirir bedenini. Açıksözlü olursan güven uyandirirsin, patavatsizsan kimse istemez seni. Üstelik çürüyen disler, bir zaman sonra yanindakileride bozar. Onlari iyilestiremiyorsan cektirmen gerekir. Birak ki o çürük dişini, bu isi bilen biri ceksin. Acilarina da yanma sakin. Şukret çürüklerini cekene. Bil ki bunu yapan senin iyiliğin icin, seni cokca sevdigi icin acilarini gormezden geliyor. Yoksa kör degildir disini ceken. Sizi nedir, aci ne? O da bilir; en az senin bilip de tattigin kadar...

Tuncer TAMTÜRK 
 19 Nis 12:34 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Bir çok insan gibi Kurtlar Vadisi denen ömür törpüsünde görüp, merak edip aldığım kitap. İçeriği kurgudan ibaret olsa da, Türk töresi ve kültürü adına çok güzel anlatımlar yapan eser. Okurken bazen gerçekmişcesine bir kabullenme yaratabilir. Bu illaki bildiğiniz Türk adetlerinin geçmişle olan bağlantılarını görmenizden kaynaklıdır. Bir Türk peygamber olsa nasıl olurduyu anlatmaya çalışmış, İslami gömleği, asyalı Türklere giydirmiş bir eser. Fenada olmamış. Öktem'in davranış şekillerinin Hz. Muhammed (S.A.V)'i çağrıştırması kaçınılmaz. Tasvir olaraksa izleyenler için daha ziyade "Mongol(Cengizhan-Temuçin)" adlı Kazak - Rus yapımı filmi anımsatmakta. Aslında kitabın kendi rahatlıkla bir filme uyarlanabilir. Konu ve karakter bolluğu açısından çok rağbet görecektir. Bunların haricinde Türklerde peygamberlik meselesine meraklı olanlara Bilge Kağanı ve Kanturayı araştırmalarını tavsiye ederim.

Esra Dalkılıç 
01 Oca 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Sürükleyici ve etkileyici bir roman....Bir kez daha okumayı istiyorum...

Mehmet Y. 
 06 Tem 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İsminden doalyı kitaba önyargı ile yaklaştığımı ifade etmeliyim. Acaba, dine uzak bir zihniyetle yeni bir din mi icat etmeye çalışıyordu? Ancak kitaba başlayınca hiç de öyle olmadığını bilakis eserin tamamen İslami gerçeklere sırtını dayadığını gördüm.

Konudan bağımsız oalrak şunu da söylemek lazım, eserin edebi değeri oldukça yüksek. Yani iyi bir roman. Propagandacı, basit bir roman değil.

Eski Türk kültürüne ait verdiği bilgiler ( çoğunu biliyor olsam dahi ) güzel ve önemliydi. Sonra Kuran ayetleriyle de desteklenen kutluluk/nebilik hallerinin yaşanması ve bunun romana iyi bir şekilde yedirilmesi de gayet iyiydi.

Karakterler iyi işlenmişti, yalnız sonunun pek de beklediğim gibi olmadığı düşüncesindeyim. Çok erken bir veda oldu her ne kadar dava devam etse dahi. Ayrıca sonrasındaki delillerin Türk tarih bütünlüğü içinde incelendiğinde oldukça geçerli olduğu kanısındayım. Özetle, güzel ve etkileyici bir romandı.

mustafa eren 
26 Nis 12:14 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Gerçeği söylemek gerekirse o yılların meşhur dizisinde Kurtlar Vadi’sinde ölümsüz kahraman Polat Alemdar’ın elinde görmüştüm kitabı.Yazar Ahmet Turgut zaten o zamanlar dizinin senaristlerinden biriydi. Kur’an da geçen 124 bin peygamberden birisi neden olmasın ÖKTEM. Hala tartışılır Konfüçyus’un,Sokrates’in peygamberliği.O halde Öktem’de bunlardan biriydi. Orta Asya konar-göçer hayatını çok güzel bir şekilde anlatıyor ve devamlı kitabı okuma ihtiyacı hissediyorsunuz. Kitabı okurken sanki Tanrı dağlarında veya Orta Asya steplerinde koşuyor gibi olduğumu belirtmek isterim. Özellikle kitabı okuduktan sonra dilimden düşmeyen isim ‘YAFES’. Hz. Nuh’un tufandan sonra Orta Asya’ya giden oğlunun ismi ve belki Türk milletinin ilk atası. Çok sürükleyici bir kitap ve mutlaka kütüphanenizde bulunmalı.

Şah Şkr 
03 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Orta Asya Türk Devlerini ve özelliklede bu devletlerin kültürel özelliklerini roman içine serpeleyerek anlatan tarihi bir roman. Bir çok yeni bilgi öğrendim, sıkılmadan zevkle çok kısa sürede okudum. Tarihi roman severler bu kitap tam size göre.

Tuncer KAHRAMAN 
29 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 5/10 puan

440 Sayfayı okuyup bitirdiğim de Türklere inen Peygamberin kitabın neresinde olduğunu ve ne alaka olduğunu anlamış değilim sadece kitap satsın diye Türk Peygamber demenin espirisini de anlamadım içeriği boş olmasa da gerçekten uzak zaman harcamaya değmez,,,,,,,,

Şükrü Aydın 
27 Nis 16:00 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Kurtlar vadisi'nde reklamı yapılmasıyla ilgimi çeken ve ciddi manada keyif alarak okuduğum bir Ahmet Turgut kitabı.

Ço önceki zmanlarda okumuş olmama rağmen çok beğendiğimi net bir şekilde hatırlıyorum.

3 /

Kitaptan 33 Alıntı

saadet 
24 Mar 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Akıl" dedi, üzerine bastıra bastıra; "şehrin bekcilerine benzer. Aşk ise her dem parlayan güneşe...Şimdi sen söyle bana! Güneş şehre uğradığında ve her yan ışıl ışıl aydınlandığında gece bekçilerine ihtiyaç kalır mı? "

Bozkırın Sırrı  Türk Peygamber, Ahmet TurgutBozkırın Sırrı Türk Peygamber, Ahmet Turgut

Nitekim İbrahim olmadan ateşe atlayanların kül olmaları kaçınılmazdı.

Bozkırın Sırrı  Türk Peygamber, Ahmet Turgut (Sayfa 192 - Profil Yayınları 21.Baskı)Bozkırın Sırrı Türk Peygamber, Ahmet Turgut (Sayfa 192 - Profil Yayınları 21.Baskı)
Nagihan 
05 Ağu 21:38 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

"Gölgenin uzadığını görüyorsan güneşin batacağını bilirsin."

Bozkırın Sırrı  Türk Peygamber, Ahmet TurgutBozkırın Sırrı Türk Peygamber, Ahmet Turgut
Mehmet Çağlar 
05 Mar 21:09 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

"Hata görmek istersen, seninde hatanı görürler. Derman olmak istersen, dermanın olurlar"

Bozkırın Sırrı  Türk Peygamber, Ahmet Turgut (Sayfa 257)Bozkırın Sırrı Türk Peygamber, Ahmet Turgut (Sayfa 257)

Kazı bilirsiniz yaş demez , kuru demez ; sıcak soğuk dinlemeden ne bulsa yer. Daha kursağındakileri çiğnemeden yarın ne yerim derdine düşer. Yiyemediklerini de toprağa gömer ki başkaları kapıp götürmesin. Gözünün açlığıyla , yarının tasasıyla yer de yer. Tavus güzelliğiyle mağrurdur. Kuyruğunu bir yaydı mı , alem bana hayran olsun , herkes beni övsün ister. Sesinin betliğine , ayaklarının çirkinliğine aldırmadan övünür durur. Karga üç adam ömrünce yaşar , yine de aman ölmeyeyim , diyerek av derdine bile düşmez. Çöpleri karıştırmaya bile razıdır o. Horoz şehvetinin derdindedir sürekli. Çalımla dolaşsın, gelene gidene sataşsın da herifliğini göstersin ister. Bu kuşlar sadece dışarıda değil bizzat içimizde yaşar.
Çünkü tanrı onları bizimle yarattı ve kişi-evladının benliğine yerleştirdi hepsini. Bu yüzde ölümden korkarız ama yarına hazırlanmak yerine kaçarız ölümden. Bencilce dünyanın tüm nimetlerine sarılır , başkalarıyla bunları paylaşmaktan çekiniriz. Şehvet seslendi mi, esiri oluruz bir anda. Dedemiz İbrahim peygamber bu dört benlik kuşunu Tanrı’nın adı ve onun erkanıyla kesti birer birer. Kesen el teslimiyetin eliydi. Ancak Tanrı kişi-evladının benliksiz yaşatmayı murad etmediği için , benliklerimizle bir arada yaşamayı öğrenebilmemiz için o kuşları yeniden dirirltti. Ve her birini sahibinin boynuna doladı ( isra suresi 13.ayete atfen). Ama bu kez benliği onu kesin emrine sunmuştu. Yani dedemiz İbrahim’le birlikte yaratılan benliği , Kutlu ruhuna secde etmişti o an. Bunu yapabilen herkes dünyayı ve benliğini aşmıştır.

Bozkırın Sırrı  Türk Peygamber, Ahmet TurgutBozkırın Sırrı Türk Peygamber, Ahmet Turgut
4 /