Adı:
Bozkurt Destanı
Baskı tarihi:
Aralık 2015
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059127493
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Panama Yayıncılık
Bu bir Türk destanıdır. Yazdık, çünkü biz destansız yapamayız. Yazdık, çünkü kutlu geçmişimizden izler taşımaktadır. Bilmeli, anlamalıyız.
Destanları, en iyi, destanların asıl sahibi, asıl egemeni olan ulusların kişileri anlar.
Bu kutlu destanı da en iyi biz Türkler anlarız.
Destanları hissetmek, ancak belli bir gücün yüklemesinde olur. O güç, ulusal güçtür. Destanların ne anlattığını, ne anlatmak istediğini, hangi çağın içinde, hangi Türk budunun özünde doğduğunu, nasıl şekillendiğini, nasıl bezendiğini, renklendiğini ancak Türk ulusunun gerçek kişileri fark eder.
Destanlar, dilden dile anlatılarak gelmiştir bugünlere.
İlk doğumları, ilk oluşları unutulmadan... İçinde yerleşmiş bulunan gerçekliklerin yanı sıra, betimlemelere yüklenen abartılarla değerlenmişlerdir. Özünde koca bir geçmiş, yaşananların imleri gizlidir. Destanlar, yaşandıkları için kalıcı olmuşlardır. Destanlara inanmak gerek! Güvenmek gerek! Destanları bilmek, anlamak gerek!

Bir şeyler olmuştur.
Bu bir şeyler gerçektir, yaşanmıştır.
Olmayanlar değildir anlatılanlar, olanlardır.
Hiç yoktan ortaya konulmamıştır, dayanağı vardır.
Olan bir yapının üzerine kurgulanmıştır ne olmuşsa.

Türk’ü anlamak için Bozkurt Destanı’nı bilmek gerekmektedir.
Türk’ü anlamak için Bozkurt Destanı’nın vermek istediği imleri iyi değerlendirmek gerekmektedir.
272 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Ahmet Haldun terzioğlu nun bir solukta okuduğum kitaplardan birisi yine...
Bir destan gerçekliğe bu kadar yaklaştırılabilinir mi? Destan denilince akla ne gelir? Çok eski zamanlarda gerçekleşmiş önemli bir olayın günümüze kadar abartılarak değişip hikayeleşmiş halidir. Ama Ahmet bey romanda destanı öyle bir şekilde anlatmış ki etkilenmemek mümkün değil. İlgisini çeken herkesin okumasını tavsiye ediyorum.
272 syf.
·Beğendi·7/10
Kitabın sonunda diyor ki destancı,bu kitapla inanılmazlarla inanılır öğeler pekiştirilmek istenmiştir.Sonunu bilsem de inanılmaz gibi olsa da gerçkten de yaşayan yaşamış öğelerde anlatılarak hafızalara kazınmak istenmiş bir Türk destanının kitabıdır.Destanlar ulus olma bilincini arttırır.
272 syf.
·26 günde·Beğendi·10/10
Bozkurt Destanındaki anlatılanlara göre Göktürkler bir sa­vaşta mağlup olurlar. Herkes ölür ve geriye yaralanmış bir Türk kalır. Bu genç Türk dişi kurt tarafından sahiplenilerek beslenip yetiştirilir. Sonraki zamanlarda Göktürkler bu boz kurttan tekrar türerler. (Bu nedenle Uygur Türklerinin Türeyiş Destanıyla karıştırılmamalıdır.) Bozkurt Destanıyla ilgili tüm detaylar Çinlilerin yazılı kaynaklarından edindiğimiz bilgilerdir.
Milattan sonra 6. asırdan 8. asır ortalarına dek egemenlik sürmüş Göktürklerin soy ağacı ve var olabilme öyküsüdür bir bakıma. Türk milletinin yeni bir dal biçiminde yeniden türemesi olarak da adlandırabileceğimiz Bozkurt Destanı, Bilge Kağan’ın Kök Türk Kitabelerindeki hitabetinin ilk tümcesi olan: “Ben Tengri gibi, Tengriden olmuş Türk Bilge Kağan, Tengri istediği için, hakanlık tahtına geçtim” tümcesi ile beraber ele alınacak olursa Türk ulusunun nasıl bir biçimde
kutsallaştırılmak istenildiğini de dile getirilmektedir. Bozkurt Destanı Çinlilerin kaynaklarında bulunmaktadır. Farklı varyantları olsa da ana hatlarıyla aynı ancak adların Çince yazılması nedeniyle oluşan farklılıklar nedeniye ayrı görünen üç varyant biçiminde yazılmıştır.
Bozkurt Destanı’nda da ifade edildiği gibi, Göktürkler, Göktengri’nin gönderdiği bir dişi boz kurt ile bir Türk’ün neslinden geldiklerini düşünüyorlardı.
Bozkurt simgesinin bütün Türklerin milli simgesi olmasının bir sebebi de kurtların sürekli özgür olması ve özgürlüğü için canını bile feda etmeyi göze almasıdır. Türkler de kendi özgürlüğüne çok fazla ehemmiyet gösterdiklerin için kendi milletlerini kurtlarla özleştirmişler ve kurtu kendi simgeleri haline getirmişlerdir.
Türklerin geçmişte Bozkurt’a önem vermekten ziyade her zaman kutsal kabul ettiklerini görmekteyiz. Özellikler Göktürklerin devletin resmi bayrağının gök mavisi renginin (mavi, Göktengri’yi ifade etmektedir) üstünde boz kurt başıydı. Bunun dışında, günümüzdeki Türk cumhuriyetlerindeki bazı özerk cumhuriyetler de devletin resmi bayraklarında boz kurtu birer sembol olarak kullanmaktadır.
Boz kurt, günümüzde Türk milliyetçiliğinin de vaz geçilmez simgesidir. Bozkurt Destanı ve Ergenekon Destanı, Büyük Türk Destanı’nın birer parçasıdır ve Göktürkler dönemini ele alır. Ergenekon Destanı, Bozkurt Destanı’nın ana çizgileri üzerine kurulmuş olup, bu destanın serbestçe genişletilmiş biçimidir diyebiliriz. Daha doğrusu Bozkurt Destanı ile kaynağını belirleyen Türk soyu, Ergenekon Destanı ile de gelişip güçlenmesini, yayılış ve büyüyüş dönemlerini anlatmıştır. Çin tarihlerinin de yazmış olduğu Bozkurt Destanı’nın bittiği yerde, Ergenekon Destanı başlar. Bozkurt Destanı’nın devamı, Ergenekon Destanı’dır.
272 syf.
Kahraman Akıncılara ithaf edilen müthiş bir roman. Türkler'in yok olmasına izin vermeyen Tanrı'nın Türkleri yeniden diriltmesiyle ilgili bir hikaye, destan. Destan bir milletin varlığıdır. Özellikle küçük çocuklarımıza bunu anlatmamız gerekmektedir. Okumanızı tavsiye ederim. Güzel bir kurguya sahip.
272 syf.
·10/10·
Ahmet Haldun Terzioğlu'nun ilk okuduğum ve beni bu yazara bağlayan ilk kitaptı. Gerçekten çok akıcı ve anlaşılır bir dilde yazılmış. Kitabı okumanızı mutlaka öneriyorum. Şimdiden iyi okumalar...
272 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Ey Türk! Geçmişini bilmeden ;atanı,töreni, kültürünü,ırkını tanımadan;sembolün Bozkurtun anlamını bilmeden;şu yaşadığım günlere nasıl geldim diye düşünmeden geleceğe varamassın. Oku,tanı,öğren ki ileriyi görebilesin. Yazar öyle güzel anlatmış ki varoluşumuzu okurken o anı yeniden yaşadım o anda bulundum.BOZKURTLAR ULUSUN TANRI TÜRK'Ü KORUSUN!
"Artık geri çekilmeyeceğiz!" dedi Türk kağanı,"Savaşarak öleceğiz! Türklerin nasıl savaştığını bunlara bir kez daha göstereceğiz."
272 syf.
·5 günde·8/10
Okuduğum ilk destan kitaplarından , büyük bir heyecan ile okudum ve keşke bitmesin dediğim kitaplardandı.Spoiler vermeyeceğim ama kitabı okurken kaç kere tüylerim diken diken oldu hatırlamıyorum.Yazarın dili de eski Türkçe ile zenginleştirilmiş bir dil ve çok hoşuma gitti , yazarın okuduğum ilk kitabı ama son olmayacak.
272 syf.
·5/10
Herkesin bildiği bir destandır. Bu destan roman olarak okumak çok güzeldi. Börü'nün yaşadıkları bir çocuk için çok fazla. Kollarının, bacaklarının kesilmesi ve sırt üstü ormanın içinde bırakılması çok üzücü, ağlatıcıydı. Bozkurt'un yaptıkları ise tartışılmaz. Börü'ye su içirmesi, yemek vermesi, koruması... Neden kurtları sevdiğimi şimdi daha iyi anladım. Börü'nün çocuklarını yetiştirmesi, Türk olmayı öğretmesi, töreyi anlatması çok güzeldi. Bazı yerlere inanamayabilirsiniz. Bu hayatta böyle durumların olmayacağını biliyorum herkes gibi ama 'destan' ne demek herkes bilir. Ben bu destana inanmayı seçiyorum, inanmayabilirdim. Siz ister inanın ister inamayın bu konuyu siz bilirsiniz ama mutlaka okuyun. Hem eski tarihimizi bilirsiniz, hem edebiyat dersinde karşınıza çıktığında boş boş bakmazsınız, hem de kendinizi geliştirmiş olursunuz. Lütfen okuyun..
Kitap yorumlarınızı bekliyorum.
272 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Bana tarihi sevdiren,ögreten adam Ahmet Haldun abinin kürşad kitabından sonraki ikinci kitabıydı Bozkurt Destanı.tarihi anlamıyorsan oku anlarsın,sevmiyorsan oku seversin.özünü bilmiyorsan oku,bilirsin.ayrıca hiç bir fikri olmadan eliyle 2-3 parmağıyla bozkurt işareti yapıyorum.ben milliyetçiyim (siyasi parti veya parlementer olarak degil) diye ortalıkta gezinenler.önce o yaptıgı isaretin nerden geldigini ne ifade ettigini ogrenmek zorundadırlar diye düşünüyorum.bunu ögrenmek için de bu destanı,bu yazardan,bu kitapla okusun.düşünmesin.hemen temin edip okusun.bu kitabın son sayfasını kapattım,ara vermeden yine aynı yazarın 'Teoman han' kitabına başlıyorum.teşekkürler Ahmet Haldun abi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bozkurt Destanı
Baskı tarihi:
Aralık 2015
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059127493
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Panama Yayıncılık
Bu bir Türk destanıdır. Yazdık, çünkü biz destansız yapamayız. Yazdık, çünkü kutlu geçmişimizden izler taşımaktadır. Bilmeli, anlamalıyız.
Destanları, en iyi, destanların asıl sahibi, asıl egemeni olan ulusların kişileri anlar.
Bu kutlu destanı da en iyi biz Türkler anlarız.
Destanları hissetmek, ancak belli bir gücün yüklemesinde olur. O güç, ulusal güçtür. Destanların ne anlattığını, ne anlatmak istediğini, hangi çağın içinde, hangi Türk budunun özünde doğduğunu, nasıl şekillendiğini, nasıl bezendiğini, renklendiğini ancak Türk ulusunun gerçek kişileri fark eder.
Destanlar, dilden dile anlatılarak gelmiştir bugünlere.
İlk doğumları, ilk oluşları unutulmadan... İçinde yerleşmiş bulunan gerçekliklerin yanı sıra, betimlemelere yüklenen abartılarla değerlenmişlerdir. Özünde koca bir geçmiş, yaşananların imleri gizlidir. Destanlar, yaşandıkları için kalıcı olmuşlardır. Destanlara inanmak gerek! Güvenmek gerek! Destanları bilmek, anlamak gerek!

Bir şeyler olmuştur.
Bu bir şeyler gerçektir, yaşanmıştır.
Olmayanlar değildir anlatılanlar, olanlardır.
Hiç yoktan ortaya konulmamıştır, dayanağı vardır.
Olan bir yapının üzerine kurgulanmıştır ne olmuşsa.

Türk’ü anlamak için Bozkurt Destanı’nı bilmek gerekmektedir.
Türk’ü anlamak için Bozkurt Destanı’nın vermek istediği imleri iyi değerlendirmek gerekmektedir.

Kitabı okuyanlar 123 okur

  • Abdulsamet alıç
  • Oğuzhan Uzun
  • Senaa
  • Ramazan Küçük
  • Setenay Biyçe
  • BADE GÜLÜMMM
  • Güzeller Şehri
  • nursemaabstnc
  • İsa sarıca
  • Mehmet sarı

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%45.5
Erkek
%54.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%61.1 (33)
9
%18.5 (10)
8
%5.6 (3)
7
%7.4 (4)
6
%0
5
%3.7 (2)
4
%0
3
%1.9 (1)
2
%0
1
%1.9 (1)