Bozkurtların Ölümü

·
Okunma
·
Beğeni
·
5.596
Gösterim
Adı:
Bozkurtların Ölümü
Baskı tarihi:
1997
Sayfa sayısı:
436
Format:
Karton kapak
ISBN:
9753710542
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İrfan Yayınevi
Yağılar onun yiğit başını gövdesinden ayırıp Çin kağanına götürdüler. Çin kağanı bütün saray bütün Siganfu ondan tirtir titremişti. Bu titreyiş yalnız Kür Şad 'dan değil onu yetiştiren ırktan geliyordu. Kür Şad ölümüyle budunu kurtarmıştı.
Ertesi gün Siganfu 'da yargılar kuruldu. İhtilâlden haberi olmayan Urku güney vilayetlerinden birine sürüldü. Sarayın adamları Kür Şad 'ın ocağını söndürmek için bütün şehri adamları Kür Şad 'ın dört yaşındaki oğlunu bulsalar yok edeceklerdi. Konçuyu ve on üç yaşındaki kızı ihtilâlin çıkacağını biliyorlardı. Kızıyla kısa bir konuşma yaptıkları sonra konçuy oğlunu alarak bilinmedik bir yere doğru gitti.
(Kitap 'tan sf. 433)
Çok akıcı bir kitaptı. Hayatımda ilk kez bir kitabın bitmemesi için bu kadar uğraştım. Okumadım sakladım ama bir şekilde elim bu kitaba gitti. Yer yer beni güldüren Koca Sançar sonradan beni o kadar ağlat ki. Kitapta vurulan şehit düşen herkes icin tek tek ağladım. Ne şanlı tarihimiz var diye bir kez daha göğsüm kabardı. Kitap beni ilk bölümünden son bölümüne kadar hiç sıkmadı. Kürşad ne şanlı bir kahramansın. Sıkıcı anlaşılmaz bir kitap beklerken beni bilgilendiren bir kitap buldum. Bu yazarı ilk kez okumama rağmen çok beğendim. Kitapla kalın
Ne kadar güzel bir kitap daha okudum. Atsız çok büyük yazarmış. Her ne kadar çok geç tanısam da kendisini, yazarlığını çok beğendim. Yine anlatım müthiş, hikayesi çok ilgi çekici olup, kurgusu muazzam bir kitap okudum. Keşke bitmeseydi dediğim kitaplar arasına dahil oldu.

Kür Şad ve nice Bozkurtların dünyasında kendimi buldum. Kitabı okurken çok keyif aldım. Çinliler ile olan savaşlarımız, daha çok bozguna uğratmamız çok keyifliydi. Şöyle günümüze bakıp Çin seddini görüp ve bizden korktukları için yapmış olduklarını bilmek gurur verici. Doğuştan nasıl asker olunur. En iyi savaşçıların Türk olması, O zamanın şartlarında bile sürü gibi olan Çin'in Türklerden hep korkması... En iyi ata binenler, en iyi ok atarlar, çok iyi güreşirler ve tabii ki kılıçta da ustalar Bozkurtlar. Kadınları savaşçı ve güçlü...

Hatta Çinliler şaşırıyordu Türklerin neden bu kadar sağlam savaşçı olmalarına. Kitapta geçen alıntıya bakınız...

"Çinli, Bozkurta seslenir...
- “Bu küçük çocukları niçin güreştiriyorsunuz?” diye sordu.

- İyi güreşmeği öğrensinler diye.
- İyi güreşip nolacak?
- Sen alık mısın, nesin? Bu çocuklar kırk yıl böyle çocuk kalacak değiller ya. Elbet büyüyüp er olacaklar."


Evet Türk savaşçıları çocukken her şeyi öğreniyorlardı. savaşçı olarak dünyaya geliyorlar. Genel olarak Bozkurtlar, tek Tanrıya inanıyorlar. Puta falan tapmıyorlar. Ticaretten hiç anlamazlar. Çinliler tam dalavereci o zamandan günümüze hiç değişmemişler.

Her Bozkurt'un hikayesi var ama kitapta bağlantılı ilerliyor. Devamı olarak ilerliyor. Hem güldüm, hem hüzünlendim hem de göğsüm kabardı. Savaşlar, yaşanan kıtlıklar, tuzaklar ve nicesi müthişti. Çok akıcı bir kitap daha ve evet bitmesini hiç istemedim.

Çok beğendim, Atsız okumaya devam...
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.257 Oy)19.006 beğeni43.226 okunma2.977 alıntı182.289 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.679 Oy)13.373 beğeni34.421 okunma3.378 alıntı145.536 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.870 Oy)8.822 beğeni26.256 okunma2.647 alıntı114.228 gösterim
  • Bozkurtlar Diriliyor
    8.8/10 (205 Oy)191 beğeni645 okunma97 alıntı3.193 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.520 Oy)8.805 beğeni28.591 okunma844 alıntı139.124 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.425 Oy)7.999 beğeni22.695 okunma826 alıntı89.351 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.243 Oy)9.211 beğeni25.507 okunma1.780 alıntı118.185 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.542 Oy)9.050 beğeni25.256 okunma1.558 alıntı125.954 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.448 Oy)7.850 beğeni21.301 okunma3.975 alıntı128.779 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.0/10 (9.679 Oy)11.423 beğeni28.433 okunma1.558 alıntı149.059 gösterim
Şu güzelliğe, şu işleyişe bakar mısınız ? Atsız Ata gene kalemini konuşturmuş. Okurken hiç sıkılmadığım gibi, sayfaların ve zamanın nasıl geçtiğini bile bilmiyorum. Olayın başlangıcı da çok güzel. Arkadaşlar toplanmış oturuyorlar, muhabbet ediyorlar ve oradan bu kitabın konusunun asıl başlangıç noktası ortaya çıkıyor.
Kürşat ve 40 Çerinin en asil şekilde anlatılacak öyküsü. Çin ve politikasıyla verilen mücadeleler, onların ajanlarına karşı bizim insanımızın yaptıkları, savaştan başka şeyi düşünemeyen bir millet, esir olmayı kendine yediremeyen, esir olacaksa ölmenin daha güzel olduğunu anlatan muazzam bir eser.
Böyle eserleri günümüze kazandırdıkları için bu tarz işte Nihal Atsız olsun, Ziya Gökalp olsun bu insanların kitaplarını oldukça yaymak ve uçuk, abartılı fiyatlar vermemek lazım. Çünkü okuyan fazla insan yok ve o az olan topluluk da ve hatta ufak kardeşlerimiz de daha şimdiden neslini, tarihini öğrenmeye başlamalı, benliğini unutmamalıdır. Sağlıcakla kalın, iyi okumalar..
İnsanın hayatının dönüm noktası olur bazı kitaplar. Benimki "Bozkurtlar". Bu da onun iki bölümden oluşan halinin birinci bölümü. Eline alınca bırakmak istemiyor insan. Kürşad ve yiğitleri ile gülüyor, ağlıyor, heyecanlanıyor, paniğe kapılıyor; resmen kitabı yaşıyor insan. Çok şey anlatılır ama yine de yetersiz kalır. Abartı değil, gerçekten mükemmel. Okuyun.
Ben bu kitabı bitireli bir kaç ay oluyor. 'Okuyacağım' diye işaretlediğimi fark ettim ve değiştirmeliyim diye düşündüm. O kitabı okurken hissettiklerim ve küçük bir çocuk gibi ağladığım bölümleri hatırladım,hüzünlerimi hatırladım,ırkımla duyduğum gururu ve geçmişe duyduğum özlemi hatırladım.
Size garanti veriyorum bu kitabı bitirdiğiniz zaman hayatınızdan çok fazla şey kaybetmiş gibi hissedeceksiniz. ''Keşke okumasaydım da her zaman 0'dan başlama şansım olsaydı'' diye kaç kere ah çektiğimi ben biliyorum.
Atsız'ı sevmeseniz bile mutlaka kitaplığınızda bulunması gereken bir başyapıt.
Büyüksün Atsız.
Baştan sona muhteşem daha ilk sayfalarda bile kalp krizi geçirmekteydim. Kitabı bir daha okumak istiyorum fakat yüreğim bu sefer kaldırmaz gibime geliyor. Okudukça insanın tarihe olan ilgisi artmakta aynı zaman da Türklük şuuru iyice yerleşmektedir. Gerek aşk gerek arkadaşlık hatta arkadaşı, andası için aşkını saklayanlar, atasıyla gurur duyup bununla övünmek varken boyu için susanlar.. daha bir çokları.. Okuyanların da dediği gibi "Her Türkün okuması gereken bir eser."
En az üç neslin Türkçülükle, Türk Milleti'nin de Kür Şâd adı ile tanıştığı kitap. Kaç kere okuduğumun sayısını ben bile unuttum. İlk defa ortaokul son sınıfta okumuştum ve o gün damarımda kan kaynamaya başlamıştı... hâla kaynıyor..
Yurt ve ulus sevgisini, bu sevgi için yapılan fedakarlıkları okuyacağınız kitapta hissediceksiniz.

Tarihi romanlar genel olarak belirli bilgi birikimi ve kurgu biraraya getirilerek oluşturulur.Ancak çok azı sizi o zamana götürür, yaşatır ve roman karakterlerinin duygularını yüreğinize yansıtır. Bozkurtların Ölümü yalnız bir tarihi roman değil aynı zamanda geçmişi gösteren bir ayna , Türk ulusuna gelecek için bir utkudur.

Kürşad'ın ve Türk çerilerinin tinini her zaman yüreğinizde hissetmeniz dileğiyle...
Eserin anlatımı, kurgusu üzerinden değerlendirilecek olursa kesinlikle bir başyapıttır.

Öylesine duru ve aynı zamanda edebi olabilen bir öztürkçe anlatım ve karakterlerle bütünleşmenizi sağlayan, sürükleyici kelimesinin tarif etmekte yetersiz kalacağı bir kurgu...Bunun yanısıra serinin devam kitabı Bozkurtların Dirilişi de anlatım konusunda aynı şekilde iyi olsa da, ilk kitap kadar tatmin edici değildir.

Nihal Atsız'ın siyasi kimliği bi yana bırakılarak okunması gereken bir kitaptır..
Kitabi okurken içim parçalandı. Atsız, yine mucizeyi başarmış. O yiğit erleri hiç bir zaman unutmayacağım. Kur Şad, sen nasıl bir ersin hakkin olandan vazgeçen, koca çin kağanını başın gövdenden ayrıyken bile titremeyi başarabilen yiğit bir ersin . Ah !Kara kağan, hatalarının bedelini budunun ödedi. Daha be diyebilirim ki kelimeler kifayetsiz. Her TÜRK genci mutlaka okumalı ve öğrenmeli atalarının budunun geleceği için nelerini feda ettiklerini öğrenmeli.
Bozkurtların Ölümü
Bozkurt özgürlüğüne düşkünlüğüyle tanınan bir hayvan hatta öylesine ki diğer bütün canlılar arasında kafese kapatıldığında ölen bu tutsaklığa dayanamayan bir canlı onun için olsa gerek tarih boyunca Türk ulusunun, Türk ırkının sembolü olmuştur.Bu kitapta Kutluk devletinin yıkılışı, Çinlilerin yaptığı entrikalarla, Kıtlığın getirdiği olumsuz şartlar yüzünden zayıflayan Bozkurtların kafese kapatılmasını anlatıyor yine o kafesten çıkmak için canını veren Kür şad ve kırk çerisinin bağımsızlık için göz kırpmadan ölüme gidişlerini, yani bağımsızlık uğruna ölen bozkurtları konu alıyor...Ama okurken benim düşündüğüm onların değil millet olarak bizim öldüğümüz gerçeği... Bugün biz kendi köklerimizden olan birçok şeyi kaybetmişiz.. Bundan binlerce yıl önce dahi kadının rızası olmadan hiçbir erkek ona yaklaşmaya cürret edemezken, etmezken... Kadının rızasını almak isteyen bir erkek 3 gece onun çadırına gider onu ikna etmeye çalışır,3. günün sonunda kadın istemezse erkek bir daha onun adını dahi anmazken... Şimdi düşünüyorum da bugün 21.yüzyılda bir erkekle kadın sokakta yan yana yürüse olmadık laf söyleniyor... Ahlaksız damgasını yapıştıyorlar. Çünkü artık ne toplumumuz o toplum, ne erkeğimiz o erkek ne de kadınımız o kadın kişi kendinden bilir işi misali konuşan iki kişiyi görünce kendi kalbindeki kiri, pisliği onlarda görüyor...yaşanan onca kadın cinayeti, küçük yaştaki çocuklara yönelik cinsel istismarları yaşadığımız bu dönemde ne oldu bize demeden edemedim açıkcası... Kıtlıkta kendisi açken elindeki son yemeği komşunun çoçukları aç diye ona götüren bir millet ne oldu da çevresindeki hiçkimseyi umursamayan bir millet haline geldi diye düşünmemizi sağlıyor kitap... Ve Cemil Meriç 'in dediği gibi Toprak kaybetmek önemli değil biz millet olarak ruhumuzu kaybettik sözünü hatırlatıyor bize... Son olarak Kür Şad ve kırk çerisi bozkurtça yaşayıp öyle de öldüler... içinde hala bozkurt taşıyan onu hatırlamak isteyen okurların kesinlikle okuması gereken bir eser.... İyi okumalar...
Bir günde okumuştum. Hatta gece 3de sonunu getirmeden yatmamıştım. Film gibi gelmişti bana. Yıllar geçse de üzerinden halen keyifle alırım elime bu kitabı. Onlarca kişinin de Okunmasını sağlamışımdır.
''Delinse yer; çökse gök; yansa, kül olsa dört yan
Yüce dileğe doğru yine yürürüz yayan.
Yıldırımdan, tipiden, kasırgadan yılmayan;
Ölümle eğlenen tunç yürekli Türkleriz!...''

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bozkurtların Ölümü
Baskı tarihi:
1997
Sayfa sayısı:
436
Format:
Karton kapak
ISBN:
9753710542
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İrfan Yayınevi
Yağılar onun yiğit başını gövdesinden ayırıp Çin kağanına götürdüler. Çin kağanı bütün saray bütün Siganfu ondan tirtir titremişti. Bu titreyiş yalnız Kür Şad 'dan değil onu yetiştiren ırktan geliyordu. Kür Şad ölümüyle budunu kurtarmıştı.
Ertesi gün Siganfu 'da yargılar kuruldu. İhtilâlden haberi olmayan Urku güney vilayetlerinden birine sürüldü. Sarayın adamları Kür Şad 'ın ocağını söndürmek için bütün şehri adamları Kür Şad 'ın dört yaşındaki oğlunu bulsalar yok edeceklerdi. Konçuyu ve on üç yaşındaki kızı ihtilâlin çıkacağını biliyorlardı. Kızıyla kısa bir konuşma yaptıkları sonra konçuy oğlunu alarak bilinmedik bir yere doğru gitti.
(Kitap 'tan sf. 433)

Kitabı okuyanlar 734 okur

  • BuRRaKırk2
  • who is joseph
  • Merve Sakin
  • Melike Yıldırım
  • Roland Deschain
  • Cemile Timurkaynak
  • sefa akbulut
  • serhat bilir
  • Ayşegül Gül
  • Ali Kemal EMRE

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.9
14-17 Yaş
%4.9
18-24 Yaş
%23.6
25-34 Yaş
%29.1
35-44 Yaş
%21.7
45-54 Yaş
%9.4
55-64 Yaş
%2.5
65+ Yaş
%2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%38.3
Erkek
%61.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%65.5 (167)
9
%12.2 (31)
8
%8.2 (21)
7
%3.5 (9)
6
%2.4 (6)
5
%0
4
%0
3
%0.4 (1)
2
%0.8 (2)
1
%7.1 (18)

Kitabın sıralamaları