Bozkurtların ÖlümüHüseyin Nihal Atsız

·
Okunma
·
Beğeni
·
4.849
Gösterim
Adı:
Bozkurtların Ölümü
Baskı tarihi:
1997
Sayfa sayısı:
436
ISBN:
9753710542
Kitabın türü:
Yayınevi:
İrfan Yayınevi
Yağılar onun yiğit başını gövdesinden ayırıp Çin kağanına götürdüler. Çin kağanı bütün saray bütün Siganfu ondan tirtir titremişti. Bu titreyiş yalnız Kür Şad 'dan değil onu yetiştiren ırktan geliyordu. Kür Şad ölümüyle budunu kurtarmıştı.
Ertesi gün Siganfu 'da yargılar kuruldu. İhtilâlden haberi olmayan Urku güney vilayetlerinden birine sürüldü. Sarayın adamları Kür Şad 'ın ocağını söndürmek için bütün şehri adamları Kür Şad 'ın dört yaşındaki oğlunu bulsalar yok edeceklerdi. Konçuyu ve on üç yaşındaki kızı ihtilâlin çıkacağını biliyorlardı. Kızıyla kısa bir konuşma yaptıkları sonra konçuy oğlunu alarak bilinmedik bir yere doğru gitti.
(Kitap 'tan sf. 433)
Çok akıcı bir kitaptı. Hayatımda ilk kez bir kitabın bitmemesi için bu kadar uğraştım. Okumadım sakladım ama bir şekilde elim bu kitaba gitti. Yer yer beni güldüren Koca Sançar sonradan beni o kadar ağlat ki. Kitapta vurulan şehit düşen herkes icin tek tek ağladım. Ne şanlı tarihimiz var diye bir kez daha göğsüm kabardı. Kitap beni ilk bölümünden son bölümüne kadar hiç sıkmadı. Kürşad ne şanlı bir kahramansın. Sıkıcı anlaşılmaz bir kitap beklerken beni bilgilendiren bir kitap buldum. Bu yazarı ilk kez okumama rağmen çok beğendim. Kitapla kalın
İnsanın hayatının dönüm noktası olur bazı kitaplar. Benimki "Bozkurtlar". Bu da onun iki bölümden oluşan halinin birinci bölümü. Eline alınca bırakmak istemiyor insan. Kürşad ve yiğitleri ile gülüyor, ağlıyor, heyecanlanıyor, paniğe kapılıyor; resmen kitabı yaşıyor insan. Çok şey anlatılır ama yine de yetersiz kalır. Abartı değil, gerçekten mükemmel. Okuyun.

Benzer kitaplar

Şu güzelliğe, şu işleyişe bakar mısınız ? Atsız Ata gene kalemini konuşturmuş. Okurken hiç sıkılmadığım gibi, sayfaların ve zamanın nasıl geçtiğini bile bilmiyorum. Olayın başlangıcı da çok güzel. Arkadaşlar toplanmış oturuyorlar, muhabbet ediyorlar ve oradan bu kitabın konusunun asıl başlangıç noktası ortaya çıkıyor.
Kürşat ve 40 Çerinin en asil şekilde anlatılacak öyküsü. Çin ve politikasıyla verilen mücadeleler, onların ajanlarına karşı bizim insanımızın yaptıkları, savaştan başka şeyi düşünemeyen bir millet, esir olmayı kendine yediremeyen, esir olacaksa ölmenin daha güzel olduğunu anlatan muazzam bir eser.
Böyle eserleri günümüze kazandırdıkları için bu tarz işte Nihal Atsız olsun, Ziya Gökalp olsun bu insanların kitaplarını oldukça yaymak ve uçuk, abartılı fiyatlar vermemek lazım. Çünkü okuyan fazla insan yok ve o az olan topluluk da ve hatta ufak kardeşlerimiz de daha şimdiden neslini, tarihini öğrenmeye başlamalı, benliğini unutmamalıdır. Sağlıcakla kalın, iyi okumalar..
Ben bu kitabı bitireli bir kaç ay oluyor. 'Okuyacağım' diye işaretlediğimi fark ettim ve değiştirmeliyim diye düşündüm. O kitabı okurken hissettiklerim ve küçük bir çocuk gibi ağladığım bölümleri hatırladım,hüzünlerimi hatırladım,ırkımla duyduğum gururu ve geçmişe duyduğum özlemi hatırladım.
Size garanti veriyorum bu kitabı bitirdiğiniz zaman hayatınızdan çok fazla şey kaybetmiş gibi hissedeceksiniz. ''Keşke okumasaydım da her zaman 0'dan başlama şansım olsaydı'' diye kaç kere ah çektiğimi ben biliyorum.
Atsız'ı sevmeseniz bile mutlaka kitaplığınızda bulunması gereken bir başyapıt.
Büyüksün Atsız.
Baştan sona muhteşem daha ilk sayfalarda bile kalp krizi geçirmekteydim. Kitabı bir daha okumak istiyorum fakat yüreğim bu sefer kaldırmaz gibime geliyor. Okudukça insanın tarihe olan ilgisi artmakta aynı zaman da Türklük şuuru iyice yerleşmektedir. Gerek aşk gerek arkadaşlık hatta arkadaşı, andası için aşkını saklayanlar, atasıyla gurur duyup bununla övünmek varken boyu için susanlar.. daha bir çokları.. Okuyanların da dediği gibi "Her Türkün okuması gereken bir eser."
En az üç neslin Türkçülükle, Türk Milleti'nin de Kür Şâd adı ile tanıştığı kitap. Kaç kere okuduğumun sayısını ben bile unuttum. İlk defa ortaokul son sınıfta okumuştum ve o gün damarımda kan kaynamaya başlamıştı... hâla kaynıyor..
Bir günde okumuştum. Hatta gece 3de sonunu getirmeden yatmamıştım. Film gibi gelmişti bana. Yıllar geçse de üzerinden halen keyifle alırım elime bu kitabı. Onlarca kişinin de Okunmasını sağlamışımdır.
Ne güzel söylemiş... ATSIZLIĞI NAM EDEN YİĞİTLERİM ATLANSIN, KOR TAŞIYAN AVUÇLAR PAS ÇÖZSÜN PUSATLANSIN , YIKILDIN ERGENOKON YURTLARIM AZATLANSIN, HAİNLERE KARGIŞLI KAHBE ACUN DAR OLSUN, VAKTİYLE BİR ATSIZ VARMIŞ VAR OLSUN...
Roman okumaya başladığım ve kitapseverliği yakaladığım ilk kitap olması belki beni bu kaliteli eserle başlamamı şanslı kılıyor. Akıcılığı ve anlatımlarıyla insan kendisini yüzyıllar öncesinde yaşıyormuş havası veriyor. Ikinci defa okuyuşumda kitabı bir günde bitirmiştim. Bunu okuduktan sonra devamı olan BOZKURTLAR DIRILIYOR kitabını da okumanız lazım. Iyi okumalar
İlkönce Bozkurtları okuyun ondan sonra bu kitabı okuyun böylece olay örgüsünü daha iyi kavrarsınız. Elinizden bırakamayacağınız iki kitap Göktürkler zamanını anlatan.
Lise yıllarımda okumuştum bu romanı. Şöyle bir başlayayım diye elime alıp gecesinde bitirmiştim. Çok da etkilenmiştim haliyle... Şimdi olsa o kadar etkilenir miyim bilmiyorum ama o dönemlerde mutlaka okunması gerektiği kanısındayım. Bir değil birkaç nesile damgasını vurmuş bir milli romandır bu. Kürşad'ın kaybedeceğini bile bile okumak ama onun açtığı kapının varlığını bilmek çok güzeldi...
Çok uzun zamandır okumak istediğim ama şimdiye kısmet olan çok kıymetli bir eser. Gerek tarihi, gerek edebi yönden mükemmeldi. Konusu Kür Şad'ın dönemini anlatıyor, fazlasıyla duygu yüklü ve insanda o çağlarda yaşama isteğini had safhaya çıkaran bir kitap. Fazla söze gerek yok, zaten kitap okuyan birisinin bu kitabın adını duymaması nadirdir söylemek istediğim tek şey adını sık sık duyduğunuz kadar belli de çok daha fazlasıydı.
''Delinse yer; çökse gök; yansa, kül olsa dört yan
Yüce dileğe doğru yine yürürüz yayan.
Yıldırımdan, tipiden, kasırgadan yılmayan;
Ölümle eğlenen tunç yürekli Türkleriz!...''
Almıla almıla gönül hırsızı
Doğu Türkistan'ın şafak yıldızı
Yiğit ışparanın en güzel kızı
Gece ay yüzüne vurduğu zaman
.. birbirlerinin gönüllerini gözlerinden okumak ister gibi göz göze gelmişler, bakışıyorlardı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bozkurtların Ölümü
Baskı tarihi:
1997
Sayfa sayısı:
436
ISBN:
9753710542
Kitabın türü:
Yayınevi:
İrfan Yayınevi
Yağılar onun yiğit başını gövdesinden ayırıp Çin kağanına götürdüler. Çin kağanı bütün saray bütün Siganfu ondan tirtir titremişti. Bu titreyiş yalnız Kür Şad 'dan değil onu yetiştiren ırktan geliyordu. Kür Şad ölümüyle budunu kurtarmıştı.
Ertesi gün Siganfu 'da yargılar kuruldu. İhtilâlden haberi olmayan Urku güney vilayetlerinden birine sürüldü. Sarayın adamları Kür Şad 'ın ocağını söndürmek için bütün şehri adamları Kür Şad 'ın dört yaşındaki oğlunu bulsalar yok edeceklerdi. Konçuyu ve on üç yaşındaki kızı ihtilâlin çıkacağını biliyorlardı. Kızıyla kısa bir konuşma yaptıkları sonra konçuy oğlunu alarak bilinmedik bir yere doğru gitti.
(Kitap 'tan sf. 433)

Kitabı okuyanlar 628 okur

  • Yavuz Şahin
  • Merve zorlu
  • Bay B.
  • Erkin Özet
  • Burak Kıyıcıoğlu
  • kazım durmuş
  • Ramazancan DEVECİ
  • Almila Nur YILDIRIM
  • Merve Ertürk
  • Yakup Bozyel

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.9
14-17 Yaş
%4.9
18-24 Yaş
%23.6
25-34 Yaş
%29.1
35-44 Yaş
%21.7
45-54 Yaş
%9.4
55-64 Yaş
%2.5
65+ Yaş
%2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%38.3
Erkek
%61.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%68.1 (147)
9
%11.6 (25)
8
%8.3 (18)
7
%3.7 (8)
6
%1.9 (4)
5
%0
4
%0
3
%0.5 (1)
2
%0.9 (2)
1
%5.1 (11)

Kitabın sıralamaları