Çamurlu yollar, yabancıları sevmeyen köylüler, kaynayan bir kahvehane… Namus bekçileri, haset ve husumetler… Sırtından “zopası” eksik edilmeyen çocuklar, erkekler ve erkeklikler…
Karanlık evler, ışığı pır pır eden odalar. Muammalı bir ölüm ve çiçeği burnunda bir öğretmen..
Kitabın dili akıcıydı ama bazı yerlerde sıkıcı gelmeye başladı çözülmeyen olaylar, konuşmayan insanlar döngü hep böyle devam ediyor ve öğretmen kendine vazife olmayan şeylere karışmaya çalışıyor. Fazla geldi çünkü sen daha 10 günlük yeni atanmış bir öğretmensin.!
Olayların bir türlü çözülemeyişi herkesin kendi menfaati için gerçekleri saklaması aslında bunlar klasik bizim ülkede köylerde yaşanan şeyler.Şaşırtıcı değildi yani.
Ve hep çay sigara çay yine sigara çay…
Kitabın sonu çok havada kaldı, son sayfayı okurken inşallah olaylar sonuca kavuşur diyordum bu son sayfada. Ama olmadı tabiki de. ve ee?? diye kaldım sonunda..
Kitabı sevmedim açıkçası :/
#236447728
BozlakEmirhan Dağkan G. · İletişim Yayıncılık · 201851 okunma
"Yavrum benim kızım öldü.... Damadım öldü.... Torunum öldü..... Bakma sen iyi oldu böyle... Yanağını öpeceğim kimsem kalmamış ki. Bunca acıya dayanır mı insan? Dayanırsa kendinden utansın."
....
Bir insanın çaresizliğini saklamayaşının utancı çökmüştü üstüme. İstediğim tek şey yok olup gitmekti.
Köye yeni atanmış bir Öğretmen, köyde yaşayan insanların çaresizliği, faili belli olmayan bir cinayet, kimsesiz, savunmasız bir genç kıza yapılanlar, köyün muhtarı ve diğer sakinlerinin hiçbirini aklına adalet duygusunu yanlış değerlendirmeleri....
Polisiye roman havasında yazılmış ama gizem, heyecan unsurları tam oturmamış gibi geldi bana.
Kitabın sonu hiç olmamış belli bir sonu olmayan, bir yere bağlanmayan kitaplar havada kalıyor. Öğretmenimiz köye yeni atanmasına ve kimseyle fazla samimiyeti olmasa da üzerine vazife olmayan işlere fazla karıştı benim fikrimce. Olayı, cinayeti ve tecavüzün sorumlularını bulmak istedi ama köylülerin üstünü kapatma gayreti yüzünden bir çok soru cevapsız kaldı.
Daha iyi bir sonu olabilirdi. Ama yinede okunabilir.
Sehirden köye ögretmenlige gelen genç adam, daha köye varamadan köy yolunda köyle alakalı ilginc seyler ögrenir. Köyde dolasan söylentiler, masum bir genc kız, köy tarafından suclanan ve düsman görülen bir aile. Muhtar, Vacit, Hasan ve daha niceleri. Polisiye denilemez ama sonuna kadar kitabı elinizden bırakamayacagınıza garanti veriyorum. Sonlara dogru meraktan catlasam da kalbim sıkışsa da keyifle okudugum bir kitap oldu. Kitapta eksik diyemesem de deginilse daha iyi olurdu diyecegim noktalar vardı.Ama yine de belli bir olay etrafında yogunlasan kurgu sayesinde yazar ikinci romaninda birinci romanini solladi diyebilirim. Genc yazara bir sans verip onunla tanisin derim.
BozlakEmirhan Dağkan G. · İletişim Yayıncılık · 201851 okunma
Aslında gayet akıcı güzel bir kitap polisiye tarzı olarakta değerlendirebiliriz . Ama ben sonunu çok beğenmedim. Tam oturmamış gibi geldi. Daha güzel olabilirdi.
BozlakEmirhan Dağkan G. · İletişim Yayıncılık · 201851 okunma
1992 yılında Erzurum’da doğdu. Hâlen İstanbul Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nde eğitimine devam etmekte. Lise yıllarında başladığı karikatür çizimine İstanbul’da üç yıl boyunca amatör olarak devam etti ve karikatürü bıraktıktan sonra kısa bir dönem uluslararası bir site için illüstrasyonlar çizdi.