Adı:
Bu Çağa Rapor
Baskı tarihi:
Ekim 2016
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055271480
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tahlil Yayınları
On dört asırdan beri insanlık bu ümmetin önderliğinde insanlığın hazzını yaşarken içinde bulunduğumuz bu yüzyılda ne yazık ki derinlik açısı büyüyen olaylar karşısında mümin insanların kalp dünyalarında oluşan yaraların kanaması git gide artarak devam etmektedir.Gelen her gün yeni bir sorun yumağı ile gelmektedir. Dinimizin umudumuz olması gerekirken sorun nedenimiz olabileceği evhamı insanları kuşatmıştır. Bu da insanların iman ettikleri Kur'an ve sünnetin etrafında bilinçli-bilinçsiz tereddütler oluşturmasına sebep olmaktadır.Bütün zamanlar ve mekânlar Allah'ındır. Onun otoritesinin cari olmadığı bir zaman ve mekândan söz edilemez. Bu zamanı ve bu zamandaki gelişmeleri yaratan Allah'tır. Dini olan İslam'ı ve o dinin kitabı Kur'an'ı bu zamana ve zamanın nesline yetecek şekilde gönderen de odur.Sorunlar ve sıkıntılar ne olursa olsun bu zamanda dinimizi ve dinimizin kaynaklarını bize yeter görmemiz mümin olmamızın zorunlu şartıdır. Her ne kadar insanlar bunun aksi bir iddiada bulunmuyorlarsa da zihin dünyamızdaki bulanıklıklar iyi okunduğunda böyle bir durum işlenebilmektedir.Zamanı ve şartları okuyabilmeyi, mümince yorumlayabilmeyi, abdest ve namaz gibi öğretmeyi 'din eğitimi' olarak görmemiz gerekmektedir. Dinimizi bütün zamanların ve bütün mekânların dini olarak bilmemizin sonucudur bu.
Ufka bakıyorum.. Müslüman topraklarından, adını sanını bilmediğim başka müslüman topraklarına. Öyle ya din olarak bütün olduğum, dinimin “ kardeşin “diye belirttiği insanları bana tanıttırdıkları ölçüde tanıyorum. Aslolan kendimi.. Ve onlarla bu tanışmam öyle samimiyet üzerine kurulu değil. Çünkü ben kendime karşı samimi değilim. Kimliğimde doğduğumdan itibaren benimle olan ve her kapıyı açan – kimlik olarak – bir küçük ibare var, olmazsa olmaz.. Şöyle yazıyor orada:

Müslüman.

Samimiyete dayalı bir tanışma, bir karşılaşma değil bu kendimle..
Aynaya bakmak gibi ama aynayı geçememek.. Aynanın sadece suretimi yansıtması ve o vazgeçemediğim güzelliği.
Aynalar kırılsa ayaklarımın dibine.. Kendimi o kırık akisten, korkarak, bir korkudan ve asırlık bir uykudan uyanarak görebilir miyim?

...

Bir çığlık kopuyor.. Çığlığın nereden geldiğini bilmiyorum.
Pencereye koşuyorum,
Herkes penceresini kapatıp, perdesini örtüyor..
Perdenin o son karesine tanık oluyorum..

Bir çığlık kopuyor Müslüman mahallesinde,
Nasılsa çığlığı duyan, ona görevli kişiler ve kurumlar var..
Çığlık ses geçirmez camlarımızdan, tescilli, ses geçirmiyor..
Ya vicdan? Maddeyle kenarda kalsın.



Başörtüme bakıyorum o an sandığın hemen üstünde, kına rengi.. kenarları püsküllü, işlemeli..
Bir çığlık daha kopuyor aynı yerden, birtek ben duyuyorum sanki ve ne tuhaf ben de sabitim..
Gözlerini dikiyor başörtüme sokaktaki kadın,
Başörtümü onca mesafeye rağmen, sadece ellerimi hafifçe uzatarak veriyorum ve çığlık diniyor..
...

Etraf aydınlanıyor..
Kapalı perdeler sıyrılıp, ardından pencereler açılıyor..
İçeriye yaşamın, hürriyetin rüzgarı esiyor..
Hoşgörünün...
İnsanlar mutlu, insanlar güleç Müslüman mahallesinde ve sanki biraz önceki o çığlık hiç duyulmamış..

...

Kadını görüyorum... Uzaklaşıyor, başında başörtüm kına renginde..

O an karşı apartmandaki bir kadınla göz göze geliyorum.. Sokaktaki kadına bakıyormuş o da, belli..
Evi havasız saatlerdir, ama ardına kadar kapatıyor perdelerini gözlerimi görüp, görüyorum…



Biraz televizyon izlemeli diyorum..
Kitaplarım yok..
Eşyalarım eksik..
Ben bir şey arıyorum..
Nefes alan bir odadayım ve üşüyorum…


Kumandayı elime alıyorum, dört karesinde bana hayatı sunuyor.
Düşmanımı! Dostumu! İyiyi! Kötüyü! Ve Müslümanı..
Kanepeye geçip, hafifçe uykulu.. nedense uykulu..
Olanları izliyorum..

Suudi Prenslerin yönettiği topraklarla, Afrika insanlarının açlığını konu edinen kanalda tutukluk yapıyor ekran, düzeltemiyorum..
Ne prens yemeğini yiyebiliyor, ne açlık bir çığlık daha atabiliyor…
...


Saate bakıyorum, vakit gelmiş..
Akşam ezanı.

Ezan okunuyor..
Ve tüm cümle Müslümanlar açıyor perdelerini tekrar,
Sokaklar bayram yerine dönüyor..
Her renkten insan.. Ve kıyafetten bir insan anlaşılırmış gibi dalgın, uykulu ve kötü gözlerle birbirlerine bakıyor yan yana geçen iki insan.. Daha doğrusu birisi daha çok diğerini inceliyor, değerlendiriyor.. Nasılsa, sadece birisi Müslüman.

Oysa tatlı bir uslup, yönlendirme ya da herşeyden öte dua asıl yol değil miydi bu uğurda?

Gözler ve akıl geçip giden, yetersiz Müslümanda.. Ki müslüman olduğuda şüpheli ya!

Gözler yere değmediği için uzun bunca yollar...


Ezan bitiyor.. Sessizleşiyor ve karanlık daha çok hüküm sürüyor...
Sanki gece de uykuda..
Tüm yıldızları ve ışığıyla...

...

Bir kitap buluyorum, yokluğun arasında.. Sayfaları kelimesiz... Sayfalarına dokunuyorum kelimelere gebe her bir sayfa. Daha çizilmemiş kaderleri.. Onlarda uykuda..

Bu odadan çıkmalı diyorum, kitabı yanıma alıp..
Başka hiçbir şeyim yok..
Yalınayak.

Ayaklarım biliyorum kanayacak..
Oysa yürünmeden aşılmaz karanlıklar ve dünya dört köşe değil..


Fikirlerim.. Fikirlerim bu rüzgar gibi nefes almalı Dünya'da..



Ardıma bakıyorum son defa,
Ay ışığı tüm karanlıkları aşmış..
Yol gösteren, bir Dost gibi.


Perdede kararsız bir kıpırtı var hâlâ..
Rüzgarın işi değil..
Rüzgar özellikle esmeyi bırakmış..
Rüzgar, ceplerimde.

...

Herşeyi yeniden yazmalı diyorum..
Kapının kilidini çeviriyorum..
Kelimeler karşımda,İnsan olarak..

Kendimi yaşayamazsam, onları yaşatabilir miyim?

Düşünmeli,
Düşünmeli,
Sorgulamalı..
" İyi, düşman, kötü, dost" kabuğunu kırıp...

Rüzgar olarak.

***



#28614687 etkinliğiyle, belki hiç okumamam gereken bir zamanda okuduğum düşünülen bu eser, kitabın kitap kutsiyetinden ötürü de inanıyorum ki bana birçok şey kattı..
Rüzgarıma..

Kabul ettiğim, sessizce dinlediğim konular olduğu kadar Nureddin Yıldız ile anlaşamadığımız noktalarda oldu. Ama anlamaya çalışmak, bir adımdır inanıyorum ki.. Ve onun eserlerini ilk defa okuyan biri olarak bu tek ve sağlam bir adımıda kapsar.. Anlamaya çalışmanın getirdiği.

...


" Bu Çağa Rapor " bu kelime sizde ne ifade ediyor? Sadece kabuğuyla..
Bu eser, o kabuğun İslam fikri ve çerçevesiyle işlenmiş ve onun derdine düşülmüş bir fikir. Çağımıza en az o sokaktaki kadının çığlığı gibi yansıdığı; duyulmadığı, görülmediği, anlaşılmaya çalışılmadığı bir eser.

Dinlenilmediği...



... Karanlığı nasıl öğrendik?
Onu nasıl kavradık?
Işığın yokluğunda.

Peki Işık nasıl Işık olmuştu?
Karanlıklarla..



Işık İçin ve Daima O Işık Adına ...
Okunmalı.


***


Unutmadan;

Etkinlik arkadaşlarıma katılımlarından dolayı teşekkür etmenin yanında,
Sorularıma büyük bir özveriyle cevap veren Sevgili Ahizer 'e teşekkürü ayrıca borç bilirim. :)




Varlığınız, vaktiniz için teşekkür ederim.
Bilginin ışığıyla parlayın daima...
Saygılarımla.
Nureddin hocamızın okuyabildiğim bi kaç kitabı gibi bu kitabıda çok kıymetli ve faydalı bu yüzden okunmalı, okunması için tavsiye edilmeli.Kitap hakkında fikrin oluşması için "Dünya nasıl dönüyor?" sohbet serisinin ilk 6 videosu izlenebilir.
Peygamberimiz bu dini sadece Araplara özgü kılsaydı.Diğer insanlara farklı bir muamelede bulunsaydı.İslam insanlığı kucaklayamazdı.Kısır kalırdı,eksilirdi.Bugün mezhep, tarikat vb.ayrımı yapan insanlar asla okyanusa ulaşamazlar,belki deniz olabilirler ama okyanus onların haddini aşar.İslam evrenseldir, bütün insanları kucaklar.Okyanustur İslâm ve yok olmayacaktır inşallah.
"Niye cennet herkesin oluyor da cennetin sebebi olan Islam'a hizmet etmek sadece hocaların, vakıf görevlilerinin ve kendini bu işe feda etmiş insanların oluyor? Niye hepimiz becerebildiğimiz kadar -dinimize hizmet etme açısından- onu sahiplenme ihtiyacı hissetmiyoruz?"
Nureddin Yıldız
Sayfa 19 - Tahlil Yayınları
Eğer kâfir şımarıyorsa, sen zayıf olduğun için şımarıyordur. Kâfir şımarmasın istiyorsan senin güçlü olman lazım. Senin zafiyetin onun güçlenme nedenidir. Onun zulmü senin mazlum tıynetli olmandan kaynaklanır.
Nureddin Yıldız
Sayfa 93 - Tahlil Yayınları
"Bizim sorunumuz Kuran-ı Kerim'i bulup okuyamama sorunu değil; bulduğumuz, okuduğumuz Kur'an'a karşı sıddıkiyet sıkıntısı yaşayan beyin sahibi oluşumuzdur.'Acaba'ları reddetmiş beyinlerle Kur'an dinlemek zorundayız."
Kur'an iman kitabıdır.Hiçbir ayeti, hiçbir kelimesi tarihi bir bilgi aktarmak için Müslüman'a ulaştırılmış değildir.Kur'an-ı Kerim, Müslüman'a kıyamet gününe kadar iman edip ne yapması gerektiğini anlatmak için vardır.
Nureddin Yıldız
Sayfa 85 - Tahlil Yayınları
İman ediyorum; din Allah'ındır, kullar olarak hepimiz Allah'a aitiz, kararı verecek olan da odur ve o kararını vermiştir : İslam'a ölüm yoktur !
Gencecik, yirmi yaşını yeni bitirmiş kızlarımız, emsalleri çeyiz dizerken Kütüb-i Sitte diziyorlar; vallahi bu dünya çökmez!

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bu Çağa Rapor
Baskı tarihi:
Ekim 2016
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055271480
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tahlil Yayınları
On dört asırdan beri insanlık bu ümmetin önderliğinde insanlığın hazzını yaşarken içinde bulunduğumuz bu yüzyılda ne yazık ki derinlik açısı büyüyen olaylar karşısında mümin insanların kalp dünyalarında oluşan yaraların kanaması git gide artarak devam etmektedir.Gelen her gün yeni bir sorun yumağı ile gelmektedir. Dinimizin umudumuz olması gerekirken sorun nedenimiz olabileceği evhamı insanları kuşatmıştır. Bu da insanların iman ettikleri Kur'an ve sünnetin etrafında bilinçli-bilinçsiz tereddütler oluşturmasına sebep olmaktadır.Bütün zamanlar ve mekânlar Allah'ındır. Onun otoritesinin cari olmadığı bir zaman ve mekândan söz edilemez. Bu zamanı ve bu zamandaki gelişmeleri yaratan Allah'tır. Dini olan İslam'ı ve o dinin kitabı Kur'an'ı bu zamana ve zamanın nesline yetecek şekilde gönderen de odur.Sorunlar ve sıkıntılar ne olursa olsun bu zamanda dinimizi ve dinimizin kaynaklarını bize yeter görmemiz mümin olmamızın zorunlu şartıdır. Her ne kadar insanlar bunun aksi bir iddiada bulunmuyorlarsa da zihin dünyamızdaki bulanıklıklar iyi okunduğunda böyle bir durum işlenebilmektedir.Zamanı ve şartları okuyabilmeyi, mümince yorumlayabilmeyi, abdest ve namaz gibi öğretmeyi 'din eğitimi' olarak görmemiz gerekmektedir. Dinimizi bütün zamanların ve bütün mekânların dini olarak bilmemizin sonucudur bu.

Kitabı okuyanlar 65 okur

  • Meryem Sancak
  • Beyza
  • siyahiasiye
  • Huri Sultan
  • Haci Ziya Şeker
  • Gulsah Szk
  • Özlem Ay
  • FNS
  • Zencefil
  • Nazlı Soyalp

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%70 (14)
9
%10 (2)
8
%15 (3)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%5 (1)
3
%0
2
%0
1
%0