Bu Diyar Baştan BaşaYaşar Kemal

·
Okunma
·
Beğeni
·
498
Gösterim
Adı:
Bu Diyar Baştan Başa
Baskı tarihi:
1976
Sayfa sayısı:
640
ISBN:
---
Kitabın türü:
Yayınevi:
Cem Yayınevi
"İnsan birden irkiliveriyor. Atom bombası bu şehre düşmüş sanki. Yer yer taş yığınları, harabeler. Diyarbakır pas tutmuş. Diyarbakır, eski, çok eski bir demir kapı kadar paslı. (...) Bu şehir kılıf içinde."
-Yaşar Kemal-

"Türk umumi efkarından ve memleketten neler saklandığını görmek, hakikatin ne olduğunu anlamak için Yaşar Kemal'in sade bir kalemle, yalnız realiteyi ifade azmiyle yazdıklarını okumalı."
-Hüseyin Cahit Yalçın / Ulus, 6 Eylül 1953-
Gecikmeli bir inceleme-yorumlama

Bu kitabı okumam yaklaşık iki ayımı aldı. Neden derseniz, Yaşar Kemal okurken sayfaların bitmesini istemiyorum. Bitince bir yandan hafif bir burukluk yaşıyorum.
Bu kitapta da aynısı oldu. Olabildiğince uzattım ama derler ya her güzel şeyin de bir sonu vardır. Amenna. Şimdi kitap ile ilgili izlenimlerimi paylaşacağım.

Bir yazar düşünün ki; köylü ile birlikte haklarını aramak için kol kola yürümüş, düşünce suçlularının tahliyesi istemiş, haklarını savunmuş ve ara buluculuk yapmış (Hayata dönüş operasyonu ve öncesindeki açlık grevi), Anadoluyu gezerken denk geldiği orman yangınını engellemek için kürek sallamış...

Bu yazarın bir destanıdır bu kitap. Cumhuriyet gazetesine girdikten sonra Anadolu'yu gezmesi ve halk ile ropörtaj yapması için görevlendirilen gazeteci-yazar
Yaşar Kemal, kitabın adı gibi bu diyarı baştan başa dolaşmış. Neler görmemiş ki? Bunların bazılarını anlatıp geri kalanını sizlere bırakmak istiyorum.

Kitabın bazı bölümlerini okurken, özellikle kaçakçılar arasında geçen günlerini anlattığı kısımda, sanki "İnce Memed" okuyormuş gibi hissettim. Çünkü Yaşar Kemal, kaçakçıların arasına giriyor ve Adanalı Hasan olarak nam salıyor. Hem de ne nam! Ünü Antep Maraş yöresinde kendinden önce geliyor. Herkesin dilinde bir "Adanalı Hasan"!

Bu görevde mal kaçırıyor, çatışmada kalıyor ölüm tehlikesi atlatıyor. Sebebi ne peki? Kaçakçıları gözlemlemek ve sorunlarını öğrenmek. Neden kaçakçılık yapar diye düşünüyor. Sonra bakıyor ki bu coğrafyada başka geçim kaynağı neredeyse yok.
Memleketin doğusu batısı bir derler ya lafta, o öyle değilmiş işte. Sene 1953.

Karadeniz'deki iş göçü ve yolda yaşanan hadiseler ne yürek parçalar aman Allahım! Tıkış tıkış insanların günlerce bir göz kamarada, hangarda seyahat etmesi ne demektir?

Doğudaki kangren gibi yayılan cehalete ne demeli? Radyo yüzünden kafir ilan edilen bir kahvecinin sitemine tercüman olmuş Yaşar Kemal. Çocukları okula göndermeyen, gönderenleri din düşmanlığı ile isnat eden bir zihniyet!

Yaşar Kemal buradaki şeyhler ile tanışmak için kılıktan kılığa girmiş ağızlarından cımbızla laf almış. Yeri gelmiş hakarete uğramış yeri gelmiş kovulmuş ama asla pes etmemiş. Kılık değiştirip esans satıcısı bile olmuş.

Evi olmayan mağarada yaşayan, suyu olmayan insanlara misafir olmuş. Bir anısı ne yürek burkar;

Köyde su için sondaj açmışlar. Su çıkınca köylü bir hafta boyunca suyu izlemiş sevinçle. Bir ay sonra geldiğinde hala suyu izleyenleri görmüş Yaşar Kemal. Memleketin halini varın siz düşünün!

Ege ve Akdeniz bölgesinde talan edilen rant sağlanan ormanları anlatmış. Köylülerin çaresizlikten ormanda tarla açması ve toprağı yok etmesi! Okurken insanın içi cız ediyor resmen. Daha neler anlatayım efendim? Ne anlatsam kifayetsiz. Okuyup görmek lazım.

Velhasıl, Yaşar Kemal gezdiği her yerde insanların sorunlarını yazılarına taşımış, onların dertlerini kendine dert edinip çözüm aramıştır. Öneriler sunmuştur. Bu yazıları ile gazetede büyük ses getirmiştir. Daha sonrası ise malum. Devlet tarafından daha fazla baskı daha fazla sansür.

Yaşar Kemal'i anlamak için okunması gereken bir kitaptır bence. Onun edebi yönünden ziyade insani yönünü görmek isteyenler buyursun efendim. Keyifli okumalar.

Kitapta geçen bazı yörelerden parçalar ekledim :)

https://youtu.be/0l7QvuvSjVY
https://youtu.be/kGEyhPiXoDg
https://youtu.be/oGcfXurWWIQ
https://youtu.be/ijhnWobsTms
https://youtu.be/XmvtVTmynmA
"Anlat bakalım radyonun sana ne zararı dokundu? "diye sordular
Kahveci:
"Allah belalarını veresice şeyhler, hocalar var ya, köylülere demişler ki, o kahveye gidip, o pınarın suyundan içmek külliyen haramdır. Kafir olursunuz. Çünkü o pınarın suyuna radyo sesi sinmiştir. Radyo şeytanı lainin icadıdır. Radyo sesinin sindiği toprağa basmak bile kafirliktir. Radyo neredeyse cehennem oradadır. Ya işte beni böyle geçimimden etti radyo."
Yaşar Kemal
Sayfa 237 - Cem yayınevi 1973 2. Basım
Bu geriliğin önüne ne sen, ne ben, ne kanun ne korku; hiç bir güç geçemez. Tek güç okuldadır. İlle okul.
Yaşar Kemal
Sayfa 244 - Cem yayınevi 1973 2. Basım
- Burada bir meyhane vardı eskiden... Çok tatlı. Adı neydi biliyor musun? Adını duysan sarhoş olursun.
- Söyle adını da içmeden sarhoş olalım. Böylesi daha iyi.
- içmeye söz verirsen...
- Söyle. Verdik gitti.
- Deliler damı.
- Deliler damı mı? İyi...
Yaşar Kemal
Sayfa 505 - Cem yayınevi 1973 2. Basım
Köydeki kadınların cümlesinin ayağı yalın. Neden erkekler değil de kadınlar hep yalın? Anlayamadım bunu.
Yaşar Kemal
Sayfa 258 - Cem yayınevi 1973 2. Basım
Bir adam geçiyordu, sordum:
-Hep böyle çırılçıplak mı bu köyün çocukları?
-Yok begim, dedi. Heç olir çiplak, elbise de giyirler.
-Ne, ne? dedim.
-Analari gitmiştir göle. Yikemişdir çemeşir.
-Hep bir kat mı olur? dedim.
-Ya gaç tene olacek,dedi. Yetmir mi bir get?
Yaşar Kemal
Sayfa 54 - Cem yayınevi
Burada çok hazine tarlaları var. Hep ağaların elinde hazine tarlaları, onları bizlere bir verseler bu lanet mağaralardan çıkarız. Bu mağaralara Allah düşmanımı bile düşürmesin.
Yaşar Kemal
Sayfa 267 - Cem yayınevi 1973 2. Basım
İki saat içerisinde tam otuz yedi liralık esans sattım Licede. Mübarek bir satılıyor ki, sormayın.
Yaşar Kemal
Sayfa 238 - Cem yayınevi 1973 2. Basım

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bu Diyar Baştan Başa
Baskı tarihi:
1976
Sayfa sayısı:
640
ISBN:
---
Kitabın türü:
Yayınevi:
Cem Yayınevi
"İnsan birden irkiliveriyor. Atom bombası bu şehre düşmüş sanki. Yer yer taş yığınları, harabeler. Diyarbakır pas tutmuş. Diyarbakır, eski, çok eski bir demir kapı kadar paslı. (...) Bu şehir kılıf içinde."
-Yaşar Kemal-

"Türk umumi efkarından ve memleketten neler saklandığını görmek, hakikatin ne olduğunu anlamak için Yaşar Kemal'in sade bir kalemle, yalnız realiteyi ifade azmiyle yazdıklarını okumalı."
-Hüseyin Cahit Yalçın / Ulus, 6 Eylül 1953-

Kitabı okuyanlar 10 okur

  • Nurten Ulaba
  • Ahmet Kaya
  • SihirliFlut
  • Azam
  • Bülent Çakıcıoğlu
  • bahar yılmaz
  • Pelin
  • Loserr
  • Alidayi
  • Li-3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%80 (8)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%10 (1)
4
%10 (1)
3
%0
2
%0
1
%0