Bu Dünyanın Krallığı

8,0/10  (1 Oy) · 
4 okunma  · 
1 beğeni  · 
357 gösterim
Kübanın ve dünyanın büyük yazarlarından Alejo Carpentier (1904-1980), ülkemizde pek tanınmayan, ama kesinlikle tanınması gereken bir yazar. Bu Dünyanın Krallığı, onun olgunluk döneminde yazdığı romanlardan biri. Bu romanda hareket noktası olarak alınan tarihsel olaylar, bizi gerçek yolumuzdan saptırmamalı. Yer yer yoğun, anlaşılması güç gibi gelen yalanlarıyla bu roman, bir tarihsel olaylar romanıdır. Bu olayları Vodunun uğursuz havası sarmıştır. Tek kollu büyücü Mackandal, adadaki tüm hayvanları büyüler, öldürür. Aynı yıkıma toprak sahipleri de uğrar. Büyü, kaba güldürüye dönüşür, güldürü de kanla sonuçlanır. Bu yangın ve kırım görüntülerinin üzerinde güzelim bedenini zenci Solimana ovduran güzel Pauline Bonaparte imgesi belirir.
  • Baskı Tarihi:
    1990
  • Sayfa Sayısı:
    136
  • ISBN:
    9789755102429
  • Çeviri:
    Nazım Aslan
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
sadık hida 
21 Kas 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Kralların taçlarının yerlerde yuvarlandığı, büyücülerin silaha sarıldığı, apoletlerin şamataya verildiği, kölelerin zehir damıttığı karşılaştırmalı bir tarihsel süreklilik içinde olayların iç burkan acıklı gelişiminin, kişiliklerin düşsel görünümlerinin, mekânların biteviye dönüşümünün Yılan Tanrı Damballah'a yaraşır tarzla, yılankavi bir dille anlatımı.

Kitaptan 6 Alıntı

tabula rasa 
18 Ara 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ova’da, her yerde aynı cenaze duası, korkunun büyük ezgisi duyuluyordu. Çünkü korku insanların yüzlerini inceltiyor, gırtlaklarını sıkıyordu. Yollarda gidip gelen gümüş haçın gölgesinde yeşil zehir, sarı zehir ya da suya renk vermeyen zehir, tıpkı gövdesine gölge bulmaya çalışan arsız bir sarmaşık gibi mutfakların pencerelerinden iniyor, kapalı kapıların çatlaklarından içeri sızıyordu. Miserere ve De Profundis makamlarını sürekli olarak ilahicilerin uğursuz nakaratı izliyordu.

Bu Dünyanın Krallığı, Alejo CarpentierBu Dünyanın Krallığı, Alejo Carpentier
tabula rasa 
20 Ara 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Hep bu boş hayallerden korktum,
ama bunları hayranlıkla seyrettim
seyredeli korkum daha da arttı.

Calderon

Bu Dünyanın Krallığı, Alejo CarpentierBu Dünyanın Krallığı, Alejo Carpentier
Kokeshi 
05 Şub 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

“ŞEYTAN
Ey yüce mahkeme,
İlksiz ve sonsuz esirgeyici!
Nereye gönderiyorsun Colombus’u
Kötülüklerimi yinelesin diye?
Bilmiyor musun ki uzun süredir
Hüküm süren benim buralarda?
Lope de Vega”

Bu Dünyanın Krallığı, Alejo CarpentierBu Dünyanın Krallığı, Alejo Carpentier
Kokeshi 
05 Şub 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

“insanoğlu dünyayı iyileştirip güzelleştirmek istemesiyle, kendisini görevlere adamasıyla büyüktür. Tanrıların krallığında kazanılacak büyüklük yoktur. Çünkü orada her şey aşamalı bir düzendedir: Sınırsız bir varoluş, özveri, dinleme, zevk ve neşe vardır, işte bu nedenle, acı çekmekten ve çalışıp çabalamaktan bunalıp ezilmiş, felâketler ortasında bile sevebilen insanoğlu, yüceliğini ve yüksek değerini ancak bu dünyanın krallığında bulabilir.”

Bu Dünyanın Krallığı, Alejo CarpentierBu Dünyanın Krallığı, Alejo Carpentier
tabula rasa 
18 Ara 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İnşaat bir karınca yuvası gibiydi. Bu tuğlalar, her mevsim ve her yıl hiç ara vermeden kaleye taşınıyordu. Bir süre sonra ”Ti Noel", bu çalışmanın on iki yıldan fazla bir zamandır sürdüğünü, tüm Kuzey Ovası halkının bu işte çalışması için zor kullanılarak seferber edildiğini öğrendi. Buna karşı girişilen her türlü gösteri kanlı biçimde bastırılmıştı. Hiç duraklamadan bir aşağı bir yukarı yürüyen zenci, Sans-Souci’nin oda orkestralarının, üniformalardaki görkemin ve bahçelerde budanmış şimşirler arasında süslü püslü kaideleri üzerinde güneşte ısınan çıplak beyaz heykellerinin, Bay Lenormand de Mézy’nin konutunda sürdürdüğü kölelikten daha iğrenç bir kölelik sonucu ortaya çıktığını düşünmeye başladı. Hatta buradaki durum daha da beterdi. Çünkü kendisi gibi siyah, kıvırcık ve yassı burunlu, kendisi gibi damgalı bir zenciden dayak yemenin derin ezikliği içindeydi. Bu durum, bir evdeki çocukların anne ve babalarını, torunların büyükanne ve büyükbabalarını, gelinlerin kayınvalidelerini dövmelerine benziyordu. Eskiden, büyük çiftlik sahipleri kölelerini bir sakarlık yapmadıkça öldürmemeye özen gösterirlerdi. Çünkü ölenin yerine başkasını almak pahalıya mal olurdu. Oysa burada, bir zencinin ölümü devlet hâzinesi için bir değer taşımıyordu: Çocuk doğuracak zenci kadınlar oldukça - ki vardı ve her zaman da olacaktır- Bonnet de l’Évéque Dağının tepesine tuğla taşıyacak işçiler hiç eksik olmayacaktı.

Bu Dünyanın Krallığı, Alejo CarpentierBu Dünyanın Krallığı, Alejo Carpentier
tabula rasa 
20 Ara 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Mademki yaratıklar insan biçimindeyken bunca felakate neden oluyorlar, öyleyse bu biçimden bir süre sıyrılıp Ova’da olup bitenleri yaygara koparmadan sakin sakin izlemek daha iyi olacaktı. İnsanoğlu bu kararı alır almaz, gerekli güce kavuştuğu zaman kolayca hayvan biçimine girebilirdi: "Ti Noel” bunu kanıtlamak için bir ağaca tırmandı, kuş olmak istedi ve hemen kuş oldu. Bir meyveye gagasını batırıp bir dalın ucundan yerölçümcüleri seyretti. Ertesi gün aygır olmak istedi ve aygır oldu. Ama, bir ekmek bıçağıyla kendisini iğdiş etmek için kement atıp yakalamaya çalışan bir zenci melezden kaçıp kurtulmak zorunda kaldı.

Bu Dünyanın Krallığı, Alejo CarpentierBu Dünyanın Krallığı, Alejo Carpentier