Bugün Hayattayız YaEmmanuelle Pirotte

·
Okunma
·
Beğeni
·
152
Gösterim
Adı:
Bugün Hayattayız Ya
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051920191
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Today we live, 2015
Çeviri:
Bahadırhan Bozkurt
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Hep Kitap
1944 yılının Aralık ayı… Bozguna uğramış Alman ordusu Belçika'nın Ardennes bölgesinden çekilirken geride Müttefikleri bozguna uğratmak için özel olarak eğitilmiş seçkin bir ekip bırakır.Bu askerlerden Mathias gözünü kırpmadan insan öldürebilen, acımasız biridir. Yedi yaşındaki kimsesiz küçük bir Yahudi kızla yolları kesiştiğinde, onu da öldürmeye hazırdır. Sonra kendisine de açıklayamadığı bir şey olur ve küçük kızın yerine bir Alman askerini öldürür.

Belçikalı senarist Emmanuelle Pirotte, bu ilk romanıyla en iyi tarihi roman dalında 2016 Historia Ödülü'ne layık görüldü.
(Tanıtım Bülteninden)
#kitapyorum

İkinci Dünya Savaşı'nın son yılları olan Avrupa tarihinde yaşanan sıkıntılı dönem hakkında güzel bir roman, Nazi ordusunun çöküşü ve teslim olmayı imzalamadan önce SS tarafından gerçekleştirilen son gereksiz çıkarma. Bir Alman askeri ile Yahudi bir kız arasında güzel bir hikaye. Güçlü fakat anlaşılmaz bir ilişki: savaş karanlığında bir umut dokunuşu. Önereceğim güzel bir kitap.
Bir arkadaşımın önerisi ile okudum. Beklediğim gibi değildi, ama okuduğuma da pişman değilim.
Yer yer heyecan düzeyi artsa da, genel olarak durağan bir kitap. Yazarın hem aksiyon hemde duygusal yönden öyküyü geliştirme olanağı olduğu halde geliştirmemiş, belki de bunu okuyucuya bırakmış. Kitabın bitişi de beklenmedik şekilde oldu.
Yazar sanki birileri alsın bunun üzerine bir senaryo yazıp filme çeksin yazmış kitabı.
Okumadığın da bir şey kaybetmeyeceğiniz ama okunursa da zaman kaybı olmayan bir kitap.
Jules, üç askerle kâğıt oynuyordu. Çiftçi, sesinin tonunu ölçülü tutmakta bir hayli zorlanıyor, karısı onu susması konusunda uyarmak zorunda kalıyordu. Sidonie, Macbeth ile derin bir sohbete dalmış görünüyordu, adam ona ailesinin fotoğraflarını gösteriyor, Sidonie ise her fotoğrafta hayranlıkla hafif çığlıklar atıp beylik lafları sıralıyordu: “Aman ne tatlı şey bu böyle!" Kat kat giysiler içindeki İhtiyar Marcelle ileri geri sallanarak kendi kendine homurdanıyordu. Berthe, elini şefkatle kadının omzuna koydu.
“İyi misin nine?" diye sordu.
“İyi falan değilim, nasıl iyi olayım, midem bomboş!”
“Çorba ve yulaf ekmeği için akşamı beklemen gerek" diye cevapladı Berthe kararlılıkla.
“O verdiklerinizle nasıl doyayım!” diye çıkıştı ihtiyar kadın, öfkelendiği açıkça görülüyordu. “O kadar açım ki yaşlı bir insanı yerim."
Bunu öyle yüksek sesle söylemişti ki, herkes yaptığı şeyi bırakıp ona doğru döndü. Louise ile tekerlemeli bir oyun oynayan Renée, bir an için elleri havada, öylece donup kaldı, sonra da kahkahayı bastı, hemen arkasından da Louise makaraları koyuverdi. Kızların neşesine ilk katılan, Jules oldu; şaşkın oyun arkadaşlarının baldırlarına ve omuzlarına şaplaklar indiriyordu. Mathias, neşe içindeki sivillere bakıyordu. O da hiçbir şey anlamıyordu. Valoncayı biraz biraz anlamaya başlamıştı ama yaşlı kadın çok hızlı konuşmuş, Mathias onun sözcüklerinden bir anlam çıkaramamıştı. Renee son derece neşeliydi ve bu, Mathias’ı çok şaşırtıyordu. Çocuğun bu yönü ona tamamen yabancıydı. Renée’nin her zaman ve her durumda yararlanmayı bildiği olağanüstü içgüdüleri gibi.
“Bir tane buldum nine” dedi Jules, sağında oturan ufak tefek askerin dizine dostça bir şaplak daha indirmekten kendini alamayarak.
Renée, Mathias’a, Marcelle’in söylediklerini tercüme etti: “Yaşlı bir insanı yerim.” Mathias, bu sözlerin son derece saçma, gülünç ve tıpkı buradaki insanlar gibi gerçeklerden kopuk olduğunu düşündü.
Naziler hiçbir zaman dünyanın efendisi olamayacaklardı, bunun sebebi de mizah duygusundan tamamen yoksun oluşlarıydı. Dolayısıyla, kendi kendileriyle dalga geçemiyorlardı. Führer ne düşünürse düşünsün, Yahudi toplumu akla gelebilecek, olası tüm kusurlara sahip olsa bile kesinlikle Alman ırkından üstündü. Canlarına okuyan şiddetli kasırganın ortasında, en korkunç durumlarda bile kara mizahı elden bırakmıyorlardı. Mathias, doğudaki gettolarda ve hatta kamplarda anlatılan fıkralar duymuştu. Soykırımı, insanın tüylerini ürperten bir alaycılıkla gözler önüne seren fıkralar.
Yahudileri özellikle takdir etmese de, Mathias'ın onlarla bir alıp veremediği yoktu. Onları çok az tanıyordu ve sadece bizzat tecrübe ettiği şeylere güvendiğinden, bu konuda kesin bir fikre ya da kanıya sahip değildi. Ayrıca ne olursa olsun, Yahudilerin kaderini çizmek onun işi değildi. Sonuçta kesin olan tek şey, Hitler’in onları dünya üzerinden silmeye vaktinin yetmeyeceğiydi. Bundan elli yıl sonra da, dünyaya espriler armağan etmek için hemen hemen her yerde boy gösteren Yahudiler var olacaktı. Buna karşılık, insanların en çok güldüğü yerin Almanya olmayacağı kesindi, çünkü Bıyıklı en azından orada amacına ulaşmıştı.
Emmanuelle Pirotte
Sayfa 77 - Çevirmen: Bahadırhan Bozkurt, Hep Kitap

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bugün Hayattayız Ya
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051920191
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Today we live, 2015
Çeviri:
Bahadırhan Bozkurt
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Hep Kitap
1944 yılının Aralık ayı… Bozguna uğramış Alman ordusu Belçika'nın Ardennes bölgesinden çekilirken geride Müttefikleri bozguna uğratmak için özel olarak eğitilmiş seçkin bir ekip bırakır.Bu askerlerden Mathias gözünü kırpmadan insan öldürebilen, acımasız biridir. Yedi yaşındaki kimsesiz küçük bir Yahudi kızla yolları kesiştiğinde, onu da öldürmeye hazırdır. Sonra kendisine de açıklayamadığı bir şey olur ve küçük kızın yerine bir Alman askerini öldürür.

Belçikalı senarist Emmanuelle Pirotte, bu ilk romanıyla en iyi tarihi roman dalında 2016 Historia Ödülü'ne layık görüldü.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • CaNSeL  1⃣ 9⃣ 0⃣ 7⃣ KIRAÇ
  • Bekir Çevrim
  • İlay Yüksel

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%66.7 (2)
6
%0
5
%33.3 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0