Bugünü Yaşama Arzusu Schopenhauer Tedavisi

8,7/10  (87 Oy) · 
245 okunma  · 
87 beğeni  · 
3.841 gösterim
İki insanın anlam arayışının büyüleyici hikâyesi.

Julius eski hastası Philip Slate'i arayıp bulur. Philip için insanlarla ilişki kurmanın tek yolu sayısız kadınla yaşadığı cinsel ilişkilerdi ve Julius'un terapisi de bunu değiştirememişti. Philip kötümser ve insansevmez filozof Arthur Schopenhauer'i okuyarak kendisini iyileştirdiğini iddia etmektedir. İnsanları umursamayan, kendi içine gömülmüş Philip gerçekten de ustası Schopenhauer'i anımsatmaktadır.

Julius ve Philip en sonunda pazarlık yaparlar. Philip, Schopenhauer öğretecek, buna karşılık da Julius onu terapi grubuna alıp insanlarla ilişki kurma yeteneklerini geliştirmeye çalışacak. Arayış peşindeki bu iki insan acaba birbirlerinin hayatlarını nasıl etkileyecek?

Irvin Yalom bu son romanında Schopenhauer'in psikolojik hayatının gerçek hikâyesini zarif bir biçimde romanına dahil ederek felsefe ve hayatı sorguluyor.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2005
  • Sayfa Sayısı:
    432
  • ISBN:
    9789759970079
  • Orijinal Adı:
    The Schopenhauer Cure
  • Çeviri:
    Zeliha İyidoğan Babayiğit
  • Yayınevi:
    Kabalcı Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Eivør 
07 Kas 2017 · Kitabı okudu · 47 günde · Puan vermedi

Selam arkadaşlar. Hele şükür bitti kitap :) İçinizden "ayyyy ayıp şu kadar günde bitirmiş"diyebilmeniz gayet normal bir de bu kişi bensem pek tabi normal :) İçim sızlıyor şu an ana sayfamda 47 günde okudu yazısı canımı yakıyor. Ama açıklayabilirim. uzun zamandır girmiyordum. Ara ara girip ana sayfadaki
paylaşımlara bakmakla yetindim.Uzun bir süredir çok yoğun olduğumdan ötürü daha erken incelemesini yapamadım yoksa aslında kitabı daha önce okumuştum. Okudu yapmak için inceleme yapmayı bekledim. İnceleme yapmazdım normalde ama Hesna S. Ablacığım kitabın incelemesini yapmamı rica etmişti o istemişti doğal olarak yapmak zorunda hissettim. Burdan sevgilerimi sunuyorum sevgili ablacığım.Sıradaki inceleme Hesna ablama gelsin :)

Bu burda yaptığım ilk inceleme. Daha önce niye yapmadım ben de bilmiyorum sanırım yeterli düzeyde edebi üslubumun olmadığını düşündüğümden . Neyse bu incelemeyi sonuna kadar okuyanlara burdan şimdiden kalp emojisi atıyorum ardından öpücük emojisi.Sizi sıkmak istemiyorum içinizden aman be hiç okuyamam şimdi üşeniyorum dediğinizi duyar gibiyim ama okuyun ya ben sizinkileri okuyorum çünkü ayıp çünkü. Neyse çok konuştum tamam sakin.

Karşımızda Yalom'un muhteşem bir kitabı daha. İrvin Yalom kimdir ondan bahsetmek istiyorum önce. Kendisinin mesleki olarak tek sıfatı yok.Psikiyatrist, psikolog, bilim insanı, eğitmen ve roman yazarı. Rus asıllı Yahudi bir aileden gelen Yalom ailesi ile Amerika'ya göç etmiş ve binbir zorluğa rağmen yılmadan kendini eğitime,okumaya, araştırmaya adamış insan . Yazarın kendi alanı psikoloji iken Felsefe ile de ilgilenmiş ve romanlarında yer vermiş. Bu kitabında da dahi filozof Arthur Schopenhauer'i temel malzemesi olarak kullanmış bulunmakta.

Kitaba gelecek olursak; kitabın temel muhtevasını grup terapisi oluşturuyor. Ve Temel konu "Ölüm korkusu nasıl yenilir?" olarak kendini gösteriyor. Yakın zamanda öleceğinizi bilseniz napardınız? Ölümden niye korkuyoruz? Ölüm ne tür bir olaydır? Varolmanın mucizesi nedir? Hayatın temel anlamı nedir? Nasıl mutlu olunur? Vs. Tarzındaki sorular Arthur'un felsefesiyle cevaplanıp açıklanmış.

Kitap grup terapisini anlattığı için her karakter basat durumda fakat ortak konu "Arthur Schopenhauer ve tedavisi". Arthur'u öğretmen olarak edinen onun sayesinde iyileştiğini söyleyen karakter Philip'in gizemli arkadaşı.

Ve adamımız Arthur Schopenhauer...İnsansevmez,pesimist, hayatı acı çekmek, ölümü kurtuluş olarak gören ilginç bir dahi.Arthur, Freud 19.yy'ın ortasında​bir çocukken psikianalilitiğin önemli noktalarına çoktan değinmişti.Birçok pasajında bilinçaltı,ilkel süreç, id, bastırma, kendini aldatma vs. gibi psikolojinin mihenk taşlarını ele almış.O hayata aynı zamanda psikolog gözüyle bakıyordu. Hayata dair tespitleri, insan ilişkileri hakkındaki korkusuz yorumları, ahlâkî adlandırmadaki dürüstlüğü onu farklı kılan etkenler. Freud'u rüya kuramı, bilinçaltı ve bastırma mekanizması konusunda etkilemiş olması psikolojinin temelini atmış olduğu gerçeğini yansıtıyor.(bkz.Bryan Mogee, Philosophy of Schopenhauer). Schopenhauer olmasaydı Freud olmazdı bir de burdan yak saygılarımla.

Arthur bütün hayatı boyunca gerçek bir insan aradığındam ama sert, sefil, bedbaht, sınırlı zekalılar, kötü kalpliler ve kötü huylular dışında kimseyi bulamadığını söylüyor.(Goethe hariç). Schopenhauer hakkında ilgimi çeken okadar çok şey oldu ki hepsini buraya yazmam absürt olur zaten çok uzun olur siz de okumazsınız :). Yalnız öğrendiğim bazı özellikleri onun kitaplarını bir an önce okumamaya feci istek uyandırdı.
-Beslediği kanişi Atman'a yaramazlık yaptığı zaman seni insan diye azarlaması.
-Kadınlar hakkında onlara çok düskündüm beni Bir kabul etselerdi diye atıfta bulunması.
-Yemeğini yalnız yiyebilmek için restoranda iki kişilik yer ücreti ödemesi.
-Ölürken bile cesedinin 5 gün morgda kalıp sonra gömülmesini vasiyet etmesi. Bu liste uzar ama neyse .

Kitabın karakterlerine gelecek olursak Başat karakter Julius 60'larında ve San Francisco'nun en iyi terapisti. Kansere yakalanıp ömrünün az kaldığını öğrenince geçmişteki başarısızlığı olan hastası Philip'i hatırlar. Onu tekrar bulur ve terapi grubuna kataf. Olaylar zinciri Philip'in gruba katılması ile başlıyor.

Yalom ilk grup terapisi özelliği taşıyan bu romanında kişiler arası ilişkiyi,varoluşçuluğu Felsefenin derinliklerini, psikolojik öğeleri okadar iyi açıklıyor ki üslubuna hayran olmamak elde değil ben kendi şahsıma ona kefilim okuyup beğenmeyen gelsin çıkışta görüşürüz. :). Evet bazıları gibi kitap beni ışınladı yok öldürdü diriltti yok Dağları delmeme sebep oldu (heee bizim köyün altından da okyanus geçiyordu) demem ama beni cidden çok etkiledi hatta birçok yerini not ettim ders aldım bir yerinde ağladım desem kendimi ifşa etmiş olabilirim :) Ama süpersin Yalom'cum insan ilişkileri ancak bu kadar güzel anlatılabilir reverans ediyor önünde şapkamı çıkarıyorum.

Arthur Schopenhauer için üzüldüm çok.Keske yalnız olmasaymış ne bileyim hep sevgiden mahrum kalmış. Ama başkalarını da mahrum da bırakmış. Onun adına üzüldüğümü beyan ederken " insanları tanıdığımdan beri hayvanları severim"sözüne yürekten katılıyorum. Seni seviyorum Arthur sen​ kimseyi sevmesen de...
Elim yoruldu, papatya çayım soğudu. Umarım okuduktan sonra kitabı okuma isteği uyandırabilmişimdir.Ama cidden​ bir okuyun valla bak ben çok sevdim çünkü :). Sozlerime son verirken Arthur'cuğumun beni etkileyen bir pasajına yer vermek istiyorum​.

"Hayat bir parça nakış işlemesine benzetilebilir.Hayatın yarısında işlemenin ön tarafını görürüz, ikinci yarısında ise tersini.İkincisi okadar güzeldir ama daha öğreticidir. Çünkü iplerin birbirine nasıl bağlandığını görmemizi sağlar."(Sizce de muhteşem bir tespit degil mı)


İyi okumalar, hepinizi seviyorum.. :))

fatma 
09 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Ölmek üzere olan bir psikolog. Kendi danışma tekniğini oluşturmus bir danısan adayı. Bir birine zit iki danışma tekniği ve bir grup danismasi ornegi. Bir insanın düşüncelerinin danışma seanslariyla değişmesinin öyküsü.

Sercan ATİK 
28 Nis 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Birçoğumuz Yalom"dan bir Nietchzse Ağladığında kıvamında birşeyler arzu ediyoruz sanırırım, kitap kurgusal anlamda o tadı barındırmasada verdiği çapraz eşleştirmeli örnekler sebebiyle ben kafa yorarım , şu aralar zihnim buna müsait diyebilenler için ideal ölçüdedir.

Sercan KUŞCU 
07 Şub 00:46 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Muhteşem bir eser. Hem danışan hem danışman gözünden.. Kitap biterken bitmesin diye üzüldüğünüz bir kitap. 'Kendimi bir böcek gibi hissediyorum' derken değişen fikirleriniz.. Kesinlikle okuyun

Greenalmond 
14 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Bu kitapla birlikte Shopenhauer'a olan ön yargılarımdan arındım.Adeta hem felsefenin içindeydim hem de ölümle yüzleşen bir adamı okurken hayatın içinde...

Felsefe ve psikolojinin biraraya getirilip nasıl da insan hayatının gerçekleri üzerine inşa edildiğini resmettiğini ve karşılaştığımız günlük bir çok kavramı romanlaştırarak bizlere sunmuş Yalom bu kitabında...

Kitapta, Yalom'un aynı zamanda bizlere, Nietzsche, Schopenhauer vb. düşünürlerin de hayatın içinden insanlar oldukları izlenimini vermeye çalıştığı da görülüyor aslında...

Kitabın asıl kahramanlarından birinin kendini Schopenhauer okuyarak tedavi etmiş olması olgusu ön plana alınarak, aslında sanki Schopenhauer  günümüzde yaşıyormuş gibi kurgulanarak hem onun yaşam öyküsü verilmiş hem de roman kahramanı ile bir özdeşleştirme gerçekleştirilmiş.
Öyle ki Schopenhauer'in yaşam öyküsünde baskın olan sevgisizlik, depresyon durumları, şefkate açlık ve yalnızlık temaları roman karakterine giydirilmiş, grup terapisi yöntemiyle bu sorunlarla nasıl başa çıkılırın yolları aranmış.

Schopenhauer'in felsefesine giriş sayılabilecek nitelikte, Yalom'un yazımı dolayısıyla akıcı, fikir veren, düşündüren, araştırmaya teşvik edici bir kitap.

Bugünü Yaşama Arzusu, Irvin Yalom'un okuduğum ilk eseri oldu. Eserin kısaca özetini yapmak gerekirse, ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenen psikoterapist Julius, eski hastalarından Philip ile iletişime geçer. Fakat Julius, Philip üzerinde çalışırken başarısız olmuştur. Philip ise hastalığına şifasını 19. yüzyılın en büyük dahilerinden olan Arthur Schopenhauer'ın felsefesinde bulmuştur. Daha sonra Julius belirli nedenlerle Philip'i terapi grubuna davet eder. Philip gruptaki diğer üyelere katılır. Bu sırada hikayeye eklenen diğer karakterler ve bu karakter arasındaki ilişkiler ile hikaye iyice akıcı hale gelir.

Bir felsefe öğrencisi olarak bu kitabı çok beğendim. Epiktetos, Arthur Schopenhauer, Nietzsche, Heidegger, Spinoza, Platon, Immanuel Kant, Buddha gibi önemli düşünürlerin ve fikir önderlerin düşünceleri hikayeye çok başarılı bir şekilde yedirilmiş. Ayrıca hikayenin akışına ek olarak, bazı kısa bölümlerde hikayeye mola verilerek dahi Arthur Schopenhauer'ın hayatı hakkında kısa özetler verilmiş.

paraklitos 
05 Oca 18:44 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Nietzsche ağladığında adlı eserinde yaptığı gibi Yalom, bu defa başka bir düşünür olan Schopenhauerin fikirlerini bir kurguyla bize aktarmakta. Onun insan, yaşam, anlam ve sosyal ilişkilere ilişkin algılayışına dair fikirleri kaçınılmaz olarak psikolojik eksende ele alınarak hikayenin içine yedirilmiştir. Konuyla ilgisi olmayanlar için bu defa sıkıcı gelebilecek bir eserdir.

Ümit G. 
09 Oca 01:01 · Kitabı okudu · 344 günde · 9/10 puan

Ana karakterimiz psikiyatrist Julius un birbirinden farklı karakterlere sahip bir terapi grubu vardır. bir gün kansere yakalandığını ve bir senelik ömrünün kaldığını öğrenir.Bunun üzerine geçmişini sorgulamaya vicdani bir muhasebeye başlar ve başarısız olduğu vakıaları düşünür ve en başarısız olduğunu düşündüğü vakıa olan Philiple tekrar iletişime geçmek onun neler yaptığını hala aynı tür sıkıntıları yaşayıp yaşamadığını merak eder ve Philipe ulaşır.Fakat Philipte Kendisi gibi bir terapist olduğunu söylemezmi...:) kitap bu şekilde başlıyor ve artık philipinde bulunduğu terapi grubunda yaşanan olaylara tanıklık ediyoruz. her bir karakter özenle seçilmiş iç dünyaları hayata bakışları yaşantıları düşünceleriyle romana renk katıyorlar.. Peki kitabın ikinci başlığı olan Schopenhauer nerede derseniz kitabın neredeyse yarısı schopenhauer a ayrılmış. terapi grubunda yaşananlara paralel olarak kronolojik sıralamayla schopenhauer un hayatınıda okuyoruz kitapta..
Ben biraz Schopenhauer okumuş biri olarak kitabın ikinci başlığı olan schopenhauer tedavisi kısmını merak ettiğimden almıştım ve memnunda kaldım. Schopenhauer için yapılan karamsar, melankolik filozof kavramlarının bence haksız olduğu doğruluk payı varsa bile kitaptaki hayat hikayesine bakarak kendisine hak vereceğiniz durumlar olduğu açık...
Son olarak kitap kesinlikle bir Nietzsche Ağladığında değil...

Umut parıltı 
23 May 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Nietsche ağladığın da, okuyup günlerce etkisinde kaldığım kitap. Bu kitaba da o beklentilerle başlayınca az bi hayal kırıklığı olmadı diyemem. Lakin yine de zevkle okuyup bitirdiğimi eklemeliyim.
Belirli bir kışkırtma yokken bile, olmayan tehlikeleri aradığım huzursuz bir endişe hâli içerisindeyim,bu durum benim için en ufak dertleri sınırsız derecede büyütüyor ve insanlarla ilişkiyi çok zor hale getiriyor.
Irvın yalom

2 /

Kitaptan 145 Alıntı

Ne zaman insanların arasına çıksam daha az insan olarak geri dönüyorum.

Bugünü Yaşama Arzusu, Irvin D. Yalom (Sayfa 218 - Kabalcı Yayınevi)Bugünü Yaşama Arzusu, Irvin D. Yalom (Sayfa 218 - Kabalcı Yayınevi)
Eivør 
24 Eyl 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Kesinlikle
"Büyük acılar daha önemsizlerin hissedilmesini engeller ve tersine , büyük acıların yokluğunda en küçük dertler ve sıkıntılar bile bize büyük acı verir."

Bugünü Yaşama Arzusu, Irvin D. Yalom (Sayfa 155 - Arthur schopenhauer)Bugünü Yaşama Arzusu, Irvin D. Yalom (Sayfa 155 - Arthur schopenhauer)

Büyük acılar daha önemsizlerinin hissedilmesini engeller, büyük acıların yokluğunda en küçük dertler ve sıkıntılar bile bize büyük acı verir.

Bugünü Yaşama Arzusu, Irvin D. Yalom (Sayfa 159 - Kabalcı Yayınevi)Bugünü Yaşama Arzusu, Irvin D. Yalom (Sayfa 159 - Kabalcı Yayınevi)
Eivør 
24 Eyl 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Arthur Schopenhauer
"Evliliği gençlikte alınan ve yaşlılıkta ödenen bir borç olarak görüyorum."

Bugünü Yaşama Arzusu, Irvin D. Yalom (Sayfa 153)Bugünü Yaşama Arzusu, Irvin D. Yalom (Sayfa 153)
Eivør 
18 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Sıklıkla insan mantığının kendisine uzak durmasını söylediği kişiyi arzular, ama mantığın gücü cinsel tutkunun gücü karşısında etkisizdir.

Bugünü Yaşama Arzusu, Irvin D. Yalom (Sayfa 232)Bugünü Yaşama Arzusu, Irvin D. Yalom (Sayfa 232)

Hayat tarafından yaşamak yerine hayatını yaşamak zorundaydı. Bir başka değişle kaderini sevmeliydi.

Bugünü Yaşama Arzusu, Irvin D. Yalom (Sayfa 20 - Kabalcı Yayınevi)Bugünü Yaşama Arzusu, Irvin D. Yalom (Sayfa 20 - Kabalcı Yayınevi)
Ceylan.k 
22 Şub 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Aldığımız her nefes bizi sürekli etkisi altında olduğumuz ölüme doğru çeker...Nihai olarak zafer ölümün olacaktır,çünkü doğumla birlikte ölüm zaten bizim kaderimiz olmuştur ve avını yutmadan önce onunla yalnızca kısa bir süre için oynar. Bununla birlikte, hayatımıza olabildiğince uzun bir süre için büyük bir ilgi ve özenle devam ederiz, tıpkı sonunda patlayacağından emin olsak da ,olabildiğince uzun ve büyük bir sabun köpüğü üflememiz gibi.

Bugünü Yaşama Arzusu, Irvin D. Yalom (Sayfa 7)Bugünü Yaşama Arzusu, Irvin D. Yalom (Sayfa 7)
Eivør 
26 Eyl 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Kabul edilebilir :)
Üstün , nadir zekâya sahip olan insanlar yalnızca yararlı olan bir işe girmeye zorlandıklarında en güzel resimlerle süslenip sonra da mutfak kabı olarak kullanılan değerli bir vazoya benzer.

Bugünü Yaşama Arzusu, Irvin D. Yalom (Sayfa 130 - Arthur Schopenhauer)Bugünü Yaşama Arzusu, Irvin D. Yalom (Sayfa 130 - Arthur Schopenhauer)