Bülbülün Kırk Şarkısı (Hz. Muhammed (Sav) İçin)

·
Okunma
·
Beğeni
·
39,7bin
Gösterim
Adı:
Bülbülün Kırk Şarkısı
Alt başlık:
Hz. Muhammed (Sav) İçin
Baskı tarihi:
29 Mayıs 2020
Sayfa sayısı:
590
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055147945
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Baskılar:
Bülbülün Kırk Şarkısı
Bülbülün Kırk Şarkısı
Bülbülün Kırk Şarkısı
Gönüllere şifa bir hayat hikayesi: Hazret-i Muhammed…
Selamlar ki, şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir, elbette onadır. Hasretler ki, âşıkların avazı kadar yanıktır, elbette onadır. Övgüler ki, özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun, ona, hep ona, hep onadır. O ki güldür, o ki sevgilidir, bütün mecburiyetler onadır. Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler, bir melek adını andı onun. Sözcükler henüz yetim, sev­giler hançer sokumlarına mahkûmdu. Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böcekleri­nin rüya aralığında cinayetler işleniyor; babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu. Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kele­bekler çarmıha geriliyordu, yalnızca masum oldukları için... Zaman öyle bir zaman, mekân öyle bir mekândı… Ebabiller kara yere kararken Ebrehe'nin fil­lerini, gonca ana rahminde yetim kalıverdi. Kâbe'nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa, çığlık çığlığa… Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı: "Yaklaşıyor yaklaş­makta olan!.. Yaklaşıyor yaklaşmakta olan!.. Yaklaşıyor yaklaş…"
Avizesi cevzâ, ışığı dolunay idi gecenin... Yaklaşmakta olan, bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne. Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti. Bir bülbül gülün aşkına yanmış, yanmaktan kana boyanmıştı. Anlatıyordu:Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalı Gülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi… İskender Pala'nın güçlü kaleminden…
(Tanıtım Bülteninden)
590 syf.
·13 günde·Beğendi·10/10 puan
Okumaya ilk başladığımda hayran kaldığım ve okudukça bitirmek istemediğim bir hazine gibi.sonuna yaklaştıkça gözlerimde yaşların arttığı aşık olduğum Kendimi bulduğum….kelimeler yetmiyor gülüme(sav)…
çok güzel yorumlamış herkesin kesinlikle kitaplığında bulundurması gereken ve okuması gereken bir hazine ah gülüm (sav) canımız sana feda olsun
590 syf.
·10/10 puan
Yazan güzel, yazılan güzel, yazdıran güzel. 99.999 kelimeden oluşan şahane bir siyer kitabı. Peygamber efendimizin hayatı ancak bu kadar güzel anlatılabilir. Kitabı olurken burnunuza hep gül kokusu gelecek.
590 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10 puan
Yazan güzel, yazılan güzel, yazdıran güzel. 99.999 kelimeden oluşan harika bir siyer kitabı. Daha önce birçok kitaptan siyer okumuştum ama İskender Pala'nın üslubuyla başka bir tat aldım. Peygamber efendimizin hayatı ancak bu kadar güzel anlatılabilir. Kitabı olurken burnunuza hep gül kokusu gelecek. Ayrıca kitabı bir bülbülün dilinden anlatması ve bülbülün peygamber efendimize her gülüm diye hitap etmesi beni benden aldı. Bu mübarek ayda kesinlikle okunması gereken bir kitap. İyi okumalar...
590 syf.
·24 günde·Beğendi·Puan vermedi
Daha önce birkaç siyer türü eser okumuştum. Bu eserler daha çok didaktik yönü ağır basan, bilindik tarzda eserlerdi. Ancak bülbülün kırk şarkısı tanıtım bülteninde de belirtildiği gibi roman tadında bir siyermiş. Bu yönüyle en beğendiğim siyer türü eser konumunda bulunuyor.
Peygamber efendimiz Hz. Muhammed(s.a.v.) 'in atalarından yaşamının sonuna kadar olan kısmı bu kadar güzel hikayeleştiren, ara ara sahabelerin hayatları üzerinde durarak kıssadan hisse çıkartmaya teşvik eden, İslam tarihi açısından önemli sayılabilecek pek çok tarihi anı öncesi sonrası ve içinde bulunulan anın duygu durumunu yansıtarak adeta o anı bire bir okura yaşatan bir eserden bahsediyoruz. Yazarın sadece hikayeyi bir bülbülün (sıradan bir bülbül değil tabi ki) gözünden anlatması bile çok ince, çok nahif ve orijinal değil mi? Sonuçta az veya çok hemen hepimiz bu konu hakkında bilgi sahibiyizdir. Bu konuda yazılacak eser çoğu zaman tekrar ve benzerlik ihtiva edeceği için bir nebze okuma zevkini düşürebilir. Ancak yazar okuru hikayeye çekme adına başarılı işler yapmış ve kitap sürükleyici ve okunması zevkli hale gelmiş.
Kitap içerisinde ayetler, hadisler, kıssalar dini anlamda bilgilerimi tazeleme, kendimi gözden geçirme ve yeni bilgiler öğrenme yolunda yardımcı oldular.
Hatalarımızdan ders almak, sahip olduğumuz nimetlere şükretmek ve yaşamımıza daha çok anlam katmak için tekrar tekrar siyer okuması yapılabilir. Daha doğrusu ben yapmaya çalışacağım.
İnceleme anlamında söyleyebileceklerim bunlar.
Çok şükür İskender Pala okuyup da pişman olmadım şu ana kadar. Keyifli okumalar
590 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10 puan
Roman tadında bir siyer. Ne güzel bir kitaptın sen! Güzelden çok daha fazlasıydın. Çünkü anlattığın güzeldi, anlatılan güzeldi...

İskender Pala edebiyatını gerçekten sevdiğim bir yazar, çok kitabını okudum. Ama en güzelini şu zamana bırakmışım ben de hissettirdiği duyguyu, hissi tarif edemem. Bunu yalnızca Peygamber efendimizi anlatıyor diye demiyorum anlatım tarzı, cümleleri sıralayışı, kalbe dokunan kısımları kitabı bütün olarak mükemmelleştiriyor. Okurken gözümün dolduğu yer çok oldu ama o son sayfaları... Yani tahmin edersiniz ki Veda hutbesi ve efendimizin son dakikaları... Ağlayarak okuduğum bu kitabı İskender Pala'nın da ağlayarak yazdığına eminim. Eğer müslümansanız eğer Muhammed Mustafa denildiğinde kalbinizde bir kıpırdanma oluşuyorsa benim hissettiğim gibi hissedeceksiniz okurken. Doğumundan ölümüne kadar örnek bir hayat var bu kitapta. Peygamber efendimizi tanımak ne kadar önemliyse onun gibi olmak ve yaşamak çok daha önemli. Allah onun sünnetine sarılan, ona benzemeye çalışan insanlardan eylesin bizi. Biz onu tanımadan nasıl sevdiysek onun da bizi öyle sevmesini nasip etsin. Ümmetinden övündüğü insanlardan olabilmeyi nasip etsin...

İskender Pala... Kalemine hayran olduğum insan. Ne güzel de yazmış. Ne güzel de hissetmiş. Bir bülbülün gözünden Peygamberimizi ne güzel de anlatmış.Tavsiye ediyorum okuyun demiyorum, lütfen okuyun. Hayatınıza yüzlerce kitap sıkıştırırken önceliğiniz bu kitaptan yana olsun. Çünkü kitap bunu hak ediyor. Şimdiden keyifli okumalar diliyorum umarım sizi de kendisine hayran bırakır. Sevgiyle kalın.
590 syf.
·10 günde·Beğendi·10/10 puan
ROMAN TADINDA BİR SİYER
Hz. Muhammed (sav) için Bülbülün Kırk Şarkısı

Merhabalar herkese
Çok uzun bir zamandır İskender Pala’nın kaleminden Petgamber Efendimizin hayatını okumak istiyordum ve bu Ramazan okumak nasip oldu.
Kelimelerle anlatılamayacak kadar güzel ve nur dolu bir hayat...
İskender Pala bir bülbülü ile başlayarak, bülbülün dilinden anlatmış tüm Peygamberimizin yaşamını.
Bülbül Hz. İbrahim’i ateşten kurtarmaya çalıştıktan sonra minicik kanatlarının ulvi çabasına, ona gül bahçeleri hediye edilir. Güllerinin güzelliğinden bahsedenve onlara şarkı söyleyen bülbüle Hz.İbrahim; kainatın en güzel gülünün henüz açmadığını ama kokusunu şimdiden duyduğunu söyler. Bülbül de kainatın en güzel gülünü görmek ister. Böylece Bülbül Peygamberimiizn doğumuna güzel yaşamına ve ölümüne şahit olur. Son sözleriyle bitrir.
Tekrar tekrar okunası kalbe nakledilesi bir kitap olmuş.
Sizlere de gönülden tavsiye eder
Keyifli okumalar dilerim.
590 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10 puan
“İçinde sevgi ve sevgili var iken zaman ne çabuk geçiyor,günler nasıl da akıyordu.”

Öylesine güzel siyer tadında bir roman okudum ki,her sayfasında gözlerim dolu dolu idi. Kalemin güzelliğine mi değinsem,kalemi tutuna mı yoksa tutturana mı bilmiyorum. Hepsi birbiri içinde enfes bir bağlantı kurmuş 99.999 kelimeden oluşan enfes bir siyer kitabı. Alemlere Resûl olan kainatın efendisi ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi,doğrusu .
Bir eser olsaydı mutlaka okunması gereken diye,o eser bu kitap derdim kesinlikle. Bu sebeptendir ki; Okuyun ve okutturun. Hiç pişman olmayacağınız,benim gibi gözleriniz dola dola sayfalarını çevireceğiniz harikulade bir serüvene ve su gibi akan bir dile tanıklık edeceksiniz.
Şimdiden burnunuzdan gülün kokusunun eksik olmadığı bir okuma serüveni diliyorum hepinize :)
590 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Bir tavsiye üzerine aldığım bir kitaptı. Söz konusu peygamber efendimizin hayatı olunca çokca da ilgimi çekmişti. Niyetim bayram tatilinde okumaktı ama İskender Pala öyle güzel, öyle akıcı, öyle sürükleyici anlatmış ki kitabı 2 günde bitirdim. Bugüne kadar okuduğum bütün siyerlerden çok farklıydı. Bambaşka bir dili vardı.
Bu kitabı bence herkes okumalı. Hatta okuyup hediye etmeli.
Öyle ki kütüphanenizin başına en başına koyun.
Okudukça kendinizi kaybedecek, okudukça kendinizi bulacaksınız..
Öyle ağlayacaksınız ki ömür dile gelecek ve size diyecek ki ; Bu gözler bu kadar kendini boğmadı suyun da.
590 syf.
·15 günde·Beğendi·9/10 puan
Allah'ın "Eğer sen olmasaydın, sen olmasaydın Ey Muhammed, kainatı yaratmazdım." dediği Hz. Muhammed (SAV) peygamberimizin hayatını anlatan roman tarzında bir kitap. Kendi adıma söyleyim bilmediğim ne çok şey varmış. Müslümanız elhamdüllilah ama İslam hakkında ne kadar az bilgilere sahibiz. İskender Pala'nın yazma dili çok akıcı ve çok emek harcanıp, iyi bir şekilde araştırıldıktan sonra yazılışmış bir kitap. Sayfa sayısı 590 olsada okuması kolay. Hiç sıkılmadan okudum. Peygamber efendimiz ve onun hayatı ve hayatındaki kişiler hakkında ve İslamın ne kadar zorlu şartlardan geçerek bugünlere kadar geldiği hakkında daha çok bilgi sahibi oldum. Kuran-ı Kerim'deki ayetlerin indiği olayları da anlatıyor. Kitabı okumanızı tavsiye ederim, iyi okumalar.
590 syf.
·24 günde·Beğendi·10/10 puan
Öcelikle bu kitaba başlayabilmeniz için az da olsa Siyeri nebi bilgisine sahip olmanız gerekiyor. Çünkü konuların detaylarından ziyade hissiyatı verilmiş. Mesela bir konunun ortasından giriş yapıyor, bilgisi olmayanın aklında noksan kalır o bölüm. Dediğim gibi detaydan ziyade maneviyat ve hissiyat ön planda tutulmuş. Her bölümde ayrı ayrı ağladım. Bülbül ashabı, ben hem bülbülü hem ashabı kıskandım. Kitap bitsin istemedim. Ki ben oturup siyer veya roman okuyabilecek biri değilim ama bu ikisinin bu kadar muhteşem toplanmış olması efsaneydi. Ramazan ayımız hissiyatlı geçsin, muhabbetimiz taze kalsın derseniz bu kitap tam sizlik. Çok beğendim tavsiye ederim.
* İmâm-ı enbiyâ olsan revâdır yâ Resûlallah
İşin erbâb-ı hâcâte Atâdır yâ Resûlallah

* Nebilerin önderi olmak sana yaraşır ey Allah'ın elçisi;
çünkü sen hacet sahiplerini hacetlerine kavuşturacak olansın.
Ölüm hayatın zıddı değildi, bilakis hayatla başlıyordu ve hayatın ta kendisiydi. Ölüme ilerlemenin adı hayat olmuştu. Doğam herkes bu yolu yürüyor ve günü gelince de dünyayı terk ediyordu. Uzun emeller ve ihtiraslar gidişi geciktirmiyor, bilakis hayatı geciktiriyordu.
Her zerresinde hayran olunacak şu âlemin karşılıksız sunduğu mucizeleri içinde nefes alıp verenler, olurlara bakmayıp olmazı istiyorlardı. Olup bitmişlerin olmazlık ihtimalini akıl etseler mucizeyi anlayabileceklerdi.
* Gönül aşkınla zâr-ı müptelâdır yâ Resûlallah,
yolunda baş ile cânım fedâdır yâ Resûlallah.

* Gönüller senin aşkınla inleyen birer tutkundur eyAllah'ın elçisi;
o hâlde yolunda başım ve canım feda olsun!..
"Ona Muhammed adını verdim. Çünkü Arş'taki Allah'ın ve yerdeki insanların layık bir insan olmasını istiyorum."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bülbülün Kırk Şarkısı
Alt başlık:
Hz. Muhammed (Sav) İçin
Baskı tarihi:
29 Mayıs 2020
Sayfa sayısı:
590
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055147945
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Baskılar:
Bülbülün Kırk Şarkısı
Bülbülün Kırk Şarkısı
Bülbülün Kırk Şarkısı
Gönüllere şifa bir hayat hikayesi: Hazret-i Muhammed…
Selamlar ki, şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir, elbette onadır. Hasretler ki, âşıkların avazı kadar yanıktır, elbette onadır. Övgüler ki, özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun, ona, hep ona, hep onadır. O ki güldür, o ki sevgilidir, bütün mecburiyetler onadır. Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler, bir melek adını andı onun. Sözcükler henüz yetim, sev­giler hançer sokumlarına mahkûmdu. Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böcekleri­nin rüya aralığında cinayetler işleniyor; babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu. Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kele­bekler çarmıha geriliyordu, yalnızca masum oldukları için... Zaman öyle bir zaman, mekân öyle bir mekândı… Ebabiller kara yere kararken Ebrehe'nin fil­lerini, gonca ana rahminde yetim kalıverdi. Kâbe'nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa, çığlık çığlığa… Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı: "Yaklaşıyor yaklaş­makta olan!.. Yaklaşıyor yaklaşmakta olan!.. Yaklaşıyor yaklaş…"
Avizesi cevzâ, ışığı dolunay idi gecenin... Yaklaşmakta olan, bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne. Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti. Bir bülbül gülün aşkına yanmış, yanmaktan kana boyanmıştı. Anlatıyordu:Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalı Gülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi… İskender Pala'nın güçlü kaleminden…
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 5,8bin okur

  • White Pigeon
  • Merve
  • OSMAN SEDAT EROĞLU
  • Rabia Nesibe Ezberci
  • Ferit Can
  • güzeşte
  • A. S. T.
  • Zeynep yıldırım
  • Vefa...
  • Öğrt. Metin / متين

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%10.9
13-17 Yaş
%4.9
18-24 Yaş
%18.9
25-34 Yaş
%33.8
35-44 Yaş
%23.8
45-54 Yaş
%4.6
55-64 Yaş
%1.1
65+ Yaş
%2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%70.4
Erkek
%29.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%55.3 (1.072)
9
%14.9 (288)
8
%7.4 (144)
7
%2.7 (52)
6
%0.6 (12)
5
%0.5 (10)
4
%0.2 (3)
3
%0
2
%0.1 (2)
1
%0.1 (2)

Kitabın sıralamaları