Bunlar da mı İnsan (Auschwitz Üçlemesi 1)

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.997
Gösterim
Adı:
Bunlar da mı İnsan
Alt başlık:
Auschwitz Üçlemesi 1
Baskı tarihi:
Kasım 2018
Sayfa sayısı:
248
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755105253
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Se questo è un uomo (Auschwitz Trilogy #1)
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Bunlar da mı İnsan
Bunlar da mı İnsan
1919’da Torino’da doğan ve kimya öğrenimi gören Primo Levi, İkinci Dünya Savaşı sırasında Kuzey İtalya’da faşizme karşı direnen arkadaşlarına katıldı. İtalyan yahudisi kimliğini saklamayınca önce Fissolo’daki toplama kampına, orada geçirdiği iki ayın ardından da, 1944’de, beraberindeki altı yüz elli kişiyle birlikte Auschwitz Toplama Kampı’na gönderildi. 24 yaşındaydı. O altı yüz elli kişi içinden hayatta kalmaya başaran yirmi kişiden biri oldu. Hayatının geri kalanında en büyük önceliği, insanüstü denilebilecek bir azimle, tüm gördüklerini, yaşadıklarını aktarmak, Nazilerin ölüm saçan deliliğinin, unutuşun karanlığında yok olmasına engel olmak oldu.

Bunlar da mı İnsan, Nazi zulmünün, toplama ve ölüm kampları cehenneminin, insanın insana uyguladığı akıl almaz fiziksel ve manevi şiddetin olağanüstü bir nesnellikle dile getirildiği bir metin ve yitip giden milyonlarca canın çığlığıdır. Ölüm saçan muktedirlere karşı inanılmaz bir yaşamı olumlama direnciyle dolu, eşi bulunmaz bir tanıklığın kitabıdır.

İnsana dair gerçekle yüzleşmek vicdanı sızlatır, can yakar, evet, ama unutmamak, unutturmamak da onuruyla yaşamak isteyen insanın önceliğidir.
208 syf.
·Beğendi·10/10 puan
UYARI : İncelemelerimde spoiler yoktur .. Bu platformda okuduğunu anlamayan ve yazdıklarımı spoiler sanan bir takım "ÇOK AKILLI" insanlar vardır !!! Ben spoiler olduğunu düşünmüyorum ama sen olduğunu düşün ve ona göre oku ..

"İŞSİZLİĞİN BANA VERDİĞİ YETKİYE DAYANARAK"

Biraz uzun bir aradan sonra hepinize tekrar merhabalar MONÇİÇİLER ve iflah olmaz İŞSİZLER!!! Hemen kısa kesip doğrudan girizgah yapalım.. Evet yine sahaflardan alınan bir güzide kitapla daha karşınızdayız..İnsanlığı bitirmeye and içmiş bir nefret , yeryüzünde kurulan suni bir cehennem ve tesadüf eseri buraya savrulan bir adamdan bahsedeceğim sizlere.. Ama bunu yapabilmem , daha doğrusu sizin de okurken anlamlandırabilmeniz için bu akıl almaz nefreti, onu meşrulaştıran zihniyeti ve ona meşruiyet kazandıran halkı anlatmam lazım sizlere .. Olayların 2. dünya savaşı sırasında yaşandığı göz önüne alınırsa kısaca o günlere , o günün koşullarına uzanalım.. (bira - tuzlu fıstık , kah& - browni - çay - kurabiye losjistik desteğini alıp herkes elinin altına suni bir Batman ve Robin koalisyonu kursun .. hepinize afiyet olsun !! )

- 2. Dünya savaşının fitilini ateşleyen antlaşma : "Versay" -

Alman hükümeti 1. Dünya savaşında bizim başımızı yaktığı gibi kendi başını da yakarak yenik çıkıp ağzının üzerine tokadı yiyip köşesine çekildiğinde, İtilaf devletleri hemen önüne Versay antlaşmasını dayadılar .. Şartlar çok ağırdı ..Daha önce elinde bulunan topraklar ve sömürgeleri elden gitmişti ..Antlaşmada tekrar savaşamaması ve etkisiz kalması adına sadece iç güvenlikten sorumlu olacak yüz bin askere izin verilmişti ordu hanesinin karşısında.O dönem için korkunç yüklü bir savaş tazminatı da dayatılan hükümler arasındaydı ..Bu tazminat ödenmez ise işgal devam edecekti..Kısacası ordusunu , ekonomisini ,kolunu bacağını budayıp biblo gibi müzelik etmişlerdi Almanya' yı (hemen ekleyelim : itilaf devletleri bu antlaşmayı Almanya' yı aşşağılamak adına eski bir tren vagonunda imzalatmışlardı .. Ama zamanı geldiğinde Hitler Fransa' ya Blitzkrieg'le (VER MEHTERİ!!) girecek, aynı vagonu hurdalıktan bulup çıkarttırıp Fransa' yı da içine sokmak suretiyle imzalatıp "HOROZU" döndürecek TAVUĞU ÖPTÜRECEKTİ) .. Yıllar yılları kovaladı ..Bozulan mali düzen , getirisi olan açlık ve sefalet yetmezmiş gibi 929- 939 arasında Büyük Buhran baş gösterdi ..Tabii Almanya kendi çapında önlemler almaya çalışmıştı..Bunlar arasında kısa vade ile akan kanı durduran ama sonrasında atardamara neşter vuran yanlışlar da yer almaktaydı.. Neydi bunlar ? Almanya yaşadığı buhranı aşmak için para basma yoluna gitmiş ama kısa süre sonra devasa boyutlara tırmanan HYPER ENFALSYONUN pençesine düşmüştü..Durum o kertede korkunç boyutlara vardı ki bir dönem fırına gidip bir (1) ekmek almak için 200 milyon mark ( HAYIR YANLIŞ OKUMADINIZ! ) ve BİR EL ARABASI gerekir oldu.. İtilaf devletleri ve kız evinde kına gecesinde (kına gecesi cidden cinnet bir olay yalnız YASAKLANSIN! =D ) çayda çıraya şahlanan Fransa herşeyi hesaba katmıştı ama Hitler' den ve önceleri sıkı bir marksist sonraları ise totoliter rejimin ağababası ve ilkin Hitlerin akıl hocası olacak Mussolini ' den haberleri yoktu o yıllarda .. Açlıkla cebelleşen Alman halkı çaresiz , DÜSELDORFLUYUZ KAZMA KÜREKTEN SORUMLUYUZ kıvamında dernekler kura dursun , yahudiler pek çok iş kolunda çeşme başını tutmuş atı almış Leipzig ' i geçmişlerdi..İşte bu ekonomik şartlar ve sosyolojik buhranlar ışığında Hitler galeyana gelmeye hazır halka kurtuluşu ve açlığın sebebi olarakta yahudileri gösterince küçük kıvılcım büyük orman yangınına dönüştü ve alevleri arkasına alan Hitler 64 milyon 999 bin 846 ( tam rakam vereyimde otoroite kabul edileyim =P ) kişinin öldüğü Dünya Turnesine start vermiş oldu ..Burda bir parantez açmak lazım .. Peki ama Yahudileri niçin özellikle seçmişlerdi ? Cevap gayet basit ; yahudiler yukarda belirttiğim gibi tüm iş kollarının başındalardı ve buna rağmen çalıştırdıkları ve sahip oldukları müesseselere yahudi harici yabancı unsurları almıyor , sermayenin de büyük yüzdesini ellerinde tutuyorlardı .. Velhasılkelam Çek Cumhuriyeti ve ardına Polonya işgalinden sonra , dev savaş sanayisinin çarklarını döndürmeye Alman halkının ekonomik gücü ve insan kaynakları yetmez oldu .. Almanya çok kısa sürede çok büyük savaş gücü elde etmek zorundaydı..Bunun sonucu olarak sıfır maliyetli bedava işgücü ile cehenneme tek yönlü bilet kesen toplama kampları devreye girdi .. Buraya kadar sanırım herşey alındı anlaşıldı TAMAM ?! Biramdan bir yudum alayım =)) Oh mis !! Kırt kurt iki de tuzlu fıstık ve devam ..

- Buradan Ancak "BACADAN" Çıkabilirsin ... -

"İŞTE TÜM DÜNYANIN GÖZLERİNİ DİKTİĞİ BU ÖLÜM GRUBU" olan (dünya kupası çekilişlerinde duyardım hep.. hususi bu tanımı kullanmak için günlerdir fırsat kolluyordum bugüne nasip oldu <3 ) - Dachau, Bergen-Belsen, Buchenwald, Sachsenhausen, Auschwitz ' den ayrı olarak 1944 senesinde Monowitz toplama kampına İtalya' da faşistlere karşı ayaklanarak dağa çıkan ve Hitlerin kankisi ex marksist yeni faşist Mussolini' nin direktifleri dogrultusunda yakalanarak gönderilen yahudi bir kimyacı misafir oldu ..Yazarımız Primo Levi ..
Kitap yazarın Monowitz toplama kampı ve bünyesinde yeralan Buna sentetik plastik fabrikasında geçirdiği 1 yılı anlatıyor .. 1 yıl dediğimde kısa gelebilir kimine ama vücutları şişmesin ,daha fazla çalışabilsinler diye suyu dahi neredeyse kapakla verdikleri ,istihkaklarında yemek yerine bulamaç , yatak yerine saman yığını yeralan bu insanların başından geçenler kimi yerde yok artık daha neler dedirtti bana ..Bunun yanı sıra hayatta kalmak adına insanlıktan çıkan yahudilerin hem kendi aralarında teker teker, hem de milliyetlere göre bölünüp birbirlerinin kuyusunu kazmaları akıl alır gibi değil .. Önünüze gelen yemeği yemek için kasıtlı olarak kaşık verilmemesi ve karaborsada son derece kısıtlı 1 veya 2 öğününüze karşılık alabildiğiniz , hasta olduğunuzda hastaneye yatırılırken dahi yanınızda götüremediğiniz veya tuvalete giderken yatağınızın altına sakladığınız bu kaşığın (herhangi bir eşyanızın) kafanızı çevirdiğiniz anda çalındığı göz önüne alınırsa ve bu yokluğa ardı arkası gelmez Nazi zulmü eklenirse sanırım ne demek istediğim daha iyi anlaşılır..Bu öyle bir zulüm ve kampta geçirdiği günler artık o denli sonsuz ve anlamsızlaşmış , umudunu o derece yitirmiş ki an gelmiş yazar şu satırları kaleme alma gereği duymuş..

"Bizim için kamp bir ceza değil; bizim için bir süre konmuş değil, kamp bizim için Alman sosyal dokusu içinde bizler için düşünülmüş SÜRESİZ BİR VAROLUŞ TÜRÜ."

Bunun yanı sıra ,yazarın İtalya ' da yahudi kültüründen kopuk olarak yaşamasından , Yidiş denilen yahudi ortak dilini konuşamıyor olmasından dolayı da yahudiler arasında da bir ötekileştirilmesi ve yalnızlaştırılması söz konusu ..Kitabın adı bu bağlamda hem naziler hem de yahudiler düşünüldüğünde gayet manidar.. Spoiler vermiyorum bildiğiniz üzere ama olaylar , bu insanların başından geçenler cidden çok karanlık..Hele Rusların Polonya' ya kış vakti girişleri ve kaçan Almanların ardından kampta bir avuç insanın aman vermeyen soğukta verdikleri akıl almaz hayatta kalma mücadeleleri ... İşbu sebeplerleden ötürü İŞSİZLİĞİN BANA VERDİĞİ YETKİYE DAYANARAK 2. Dünya Savaşı seven herkese şiddetle öneriyorum ..Esen kalınız ey işsizler ..

Bu da benden bonus olsun size :

https://www.youtube.com/watch?v=CPhMx0xnrY8

Yararlandığım kaynaklar :
4 lü Kırmızı Tuborg
1 adet Peyman kavrulmuş FIRINLANMIŞ tuzlu fıstık
1 adet Peyman Badem
Bol miktarda sigara
Arkaya İbrahim Tatlıses - Mega Aşk albümü ... van tu tıri FORRROOOO!!!
245 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10 puan
#spoiler#

Sadece "Auschwitz" yazsam..
Ya da sadece "1944 Ağustosun'da tek bir günde 24.000 ölüyle" rekor Auschwitz de dir desem ....
Sanırım az biraz merakınızı cezbetmis ya da az da olsa dikkatinizi çekmiş olurum ..

Efendim "Primo Levi"...
kendisi bir yazar değil...
..o sadece bir kimyager ..hiç sahip olmak istemediği anılarını, içini dökmüş. .

Barışla kalın.
...soğuk bir günde,çorbanızı kaşıklarken bu kitabı okuyun
..insanlık adına ....
248 syf.
·8 günde·8/10 puan
Yenə Auschwitz, yenə təsirli bir əsər.

Həyat hekayəsi olduqca maraqlı və gizəmli şəxs - Primo Levi.
Gənclik illərində olarkən faşizmə qarşı mübarizə aparan və həbs olunaraq Auschwitz'ə göndərilən və oradan sağ çıxan tək-tük insandan biri olan Levi bu əsərdə öz hekayəsini təsirli bir dildə qələmə alıb. Nə Levi, nə də tutularaq Avropadakı müxtəlif düşərgələrə aparılan insanlar öz istəkləri ilə ora getməmişdilər. Hamısı zorla və vəhşicəsinə evlərindən və ailələrindən qoparılıb və sözün əsl mənasında yaşamaq üçün mübarizə aparmaq məcburiyyətində qaldıqları bir yerdə idilər. Aclıq, susuzluq, ayrıseçkilik, zülm, fiziki və psixoloji işgəncə, qeyri-insani və barbar davranışla keçmiş mənliklərinin kölgəsi olana qədər mübarizə apardılar. Əsərdə insanların qətlə yetirilməsindən daha çox, insanlığın məhv edilməsi ön plana çəkilir. Əslində Levi özünü bu kitabın baş qəhrəmanı hesab etmir və düşünür ki, ordan sağ çıxmaq heç də "uğur" sayılmamalıdı. Levi bunları yazarkən heç bir nifrət duymadan, ola bildiyincə ədalətli və dürüst olmağa, duyğusallıqdan uzaq qalmağa çalışır.
248 syf.
·8 günde·Beğendi·Puan vermedi
Primo Levi henüz 24 yaşındayken, altı yüz elli kişiyle birlikte Auschwitz Toplama Kampı’na gönderilir.O altı yüz elli kişiden sadece yirmi kişi kurtulur.Bunlardan biri de Primo Levi’dir.Hayatı boyunca tanık olduğu vahşeti, soykırımı anlatmaya adar kendini.1987 yılında hayatına son verir.

Kitabın sonundaki ek, kitap kadar etkiledi beni.
Almanları bağışlayıp, bağışlamadığı sorulmuş Primo Levi’ye.Almanların toplama kampları hakkında ne bilip, ne bilmediği hakkındaki düşüncelerine yer verilmiş.Kamplarda neden kitlesel isyanların gerçekleşmediğini sormuşlar yine Levi’ye.

Çok beğendim kitabı.
208 syf.
·Puan vermedi
Bu kitabı 6 Mayıs günü okumaya başlamıştım, aslında gerileceğimi bile bile arasına bir ayraç koyarak üstüne iki kitap okudum.
An itibariyle nihayet bitti de kurtuldum diyorum. Gerçek hikayeler hep beni cezbetmiştir. Kurtuldum diyorum ama yine okumaya devam ederim ben. Bunun gibi Elie WIESEL "Gece", ve Victor E. FRANKIL " İnsanın Anlam Arayışı" adlı kitapları da okuyup beğendim. Bu kitaplarda yazarların kendi hikayelerini anlattıkları eserler.
Ve yaşanan hayatların konusu aynı. Naziler, toplama kampları, işkenceler ve şans eseri kurtuluş.
Özellikle son soru ve yanıtlar kısmını çok beğendim, tarzı olanlara tavsiyemdir.
208 syf.
·Puan vermedi
"Kitabı ön plana çıkaran aslında yazarın özyaşamöyküsü, dolayısıyla öncelikle yazarın bir Yahudi cemaati mensubu olduğunu belirtmek gerekiyor. Nazi döneminin toplama kamplarında yaşam mücadelesi verdikten sonra özgürlüğüne kavuştuğu zaman kaleme alıyor bu kitabı. "


Kitapla ilgili yazımız : http://1cay1kitap.com/bunlar-da-mi-insan/
248 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Alman Nazi iktidarının uygulamış olduğu yanlış politikaları anlatan bir kitap.
İnsanın zulüm ve nefretle birlikte ne kadar değersizleştigi, insan onurunun hiçe sayıldığı ve faşizmin ağır sonuçları gözler önüne serilmiş.
Yazar Primo Levi kitabın baş kahramanı.
Kendi yaşamış olduğu anıları, toplama kampına götürülmesi ve orada yaşadığı zor günleri kamptan kurtulduktan sonra yazarak bizlere sunmuş.
Kamplara sürülen insanların yalnızca yüzde beşinin geri dönebildigini dönenlerin ise birçoğunun ailesini, arkadaşlarını, mallarını, sağlığını, dengesini, gençliğini yitirdiğini de belirten okumaya değer ara ara duygunladıran bir kitap.
248 syf.
·2 günde·10/10 puan
Levi yaşadığı cehennemi romanlaştırmamış, tarihi bir eser bırakmış arkasında.
O nedenle çok önemli ve de edebi açıdan çok değerli bir eser.
En kısa zamanda okuyun, okutun. :)
208 syf.
Nazi faşizmi ile ilgili yüzlerce film ve belgesel çekildi.Binlerce kitap yayınlandı.Ben de bu konu ile ilgili çok farklı yazarların eserlerini okudum.Fakat bu eser çok başka çünkü Kitabın baş kahramanı yazar Primo Levi.
Levi bizzat toplama kampına götürülmüş ve orada yaşadıklarını kaleme almış.İşte bu yüzden bu kitap diğer kitaplara göre çok daha değerli.Eğer Alman faşizmini iyice anlamak istiyorsanız ilk ağızdan duymanızda fayda var.Yazar,yaşanılanları kendine özgü doğal yorumuyla çok samimi bir şekilde anlatmış.Kitabın sonunda kendisine yòneltilen sorulara cevap verdiği bir kısım var.Okuyucuyu aydınlatmak adına çok güzel düşünülmüşHerzamanki gibi bu insanlık dramını çok üzülerek okudum.
Nekadar süre kalacağımızın belli olmadığı şu fâni dünyada,insanca yaşamak bukadar zor olmamalıydı...
248 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Yahudi kökenli İtalyan yazarın Nazi kamplarında yaşadığı gerçek hayat hikayesinden bir kesit. Daha doğrusu Nazi faşizminin bir bölümünü anlattığı tarihsel bir not.
İnsanın, iyi ve kötü arasında gidip gelen bir varlık olmasının faşizmle beraber kötünün en dip noktasına varmasını anlattığı bir kitap.
Sistematik kötülüğün, zamanla normalleşmesinin insan ruhunda açtığı tahribat ve hayatta kalabilmek için en küçük umut kırıntılarına bağlanarak, en küçük ekmek kırıntıları ile ayakta kalmaya çalışan insanlar.
Okuyup, sorgulayıp düşünebilen her insanın kendi türünün neler yapabildiğini anlatan çarpıcı bir kitap.
Faşizmin yaptıklarını öğrenmek, hümanizmanın da önemini öğrenmektir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bunlar da mı İnsan
Alt başlık:
Auschwitz Üçlemesi 1
Baskı tarihi:
Kasım 2018
Sayfa sayısı:
248
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755105253
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Se questo è un uomo (Auschwitz Trilogy #1)
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Bunlar da mı İnsan
Bunlar da mı İnsan
1919’da Torino’da doğan ve kimya öğrenimi gören Primo Levi, İkinci Dünya Savaşı sırasında Kuzey İtalya’da faşizme karşı direnen arkadaşlarına katıldı. İtalyan yahudisi kimliğini saklamayınca önce Fissolo’daki toplama kampına, orada geçirdiği iki ayın ardından da, 1944’de, beraberindeki altı yüz elli kişiyle birlikte Auschwitz Toplama Kampı’na gönderildi. 24 yaşındaydı. O altı yüz elli kişi içinden hayatta kalmaya başaran yirmi kişiden biri oldu. Hayatının geri kalanında en büyük önceliği, insanüstü denilebilecek bir azimle, tüm gördüklerini, yaşadıklarını aktarmak, Nazilerin ölüm saçan deliliğinin, unutuşun karanlığında yok olmasına engel olmak oldu.

Bunlar da mı İnsan, Nazi zulmünün, toplama ve ölüm kampları cehenneminin, insanın insana uyguladığı akıl almaz fiziksel ve manevi şiddetin olağanüstü bir nesnellikle dile getirildiği bir metin ve yitip giden milyonlarca canın çığlığıdır. Ölüm saçan muktedirlere karşı inanılmaz bir yaşamı olumlama direnciyle dolu, eşi bulunmaz bir tanıklığın kitabıdır.

İnsana dair gerçekle yüzleşmek vicdanı sızlatır, can yakar, evet, ama unutmamak, unutturmamak da onuruyla yaşamak isteyen insanın önceliğidir.

Kitabı okuyanlar 304 okur

  • Onur Koç
  • Rênas Roz
  • Ilgım Doğan
  • Ece Ateşok
  • Serap Yavuz
  • Ömer aydemir
  • Ruken
  • Nüket Yıldırım
  • Betül
  • Elif Kaya

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%2.4
13-17 Yaş
%2.4
18-24 Yaş
%31.7
25-34 Yaş
%19.5
35-44 Yaş
%26.8
45-54 Yaş
%17.1
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%69.6
Erkek
%30.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%24 (30)
9
%25.6 (32)
8
%27.2 (34)
7
%19.2 (24)
6
%3.2 (4)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0