Adı:
Buradayım
Baskı tarihi:
Eylül 2016
Sayfa sayısı:
260
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051880280
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Je suis là
Çeviri:
Dila Balça Öğün
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
GO Kitap
Başımı çevirmek ve gözlerimi açmak istiyorum

Elsa bir tırmanış esnasında geçirdiği kaza yüzünden beş aydır komadadır. Uyanacağına dair tüm ümitlerini yitiren ailesi ve doktorları yaşam destek ünitesinin fişini çekmenin zamanının geldiğini düşünür. Ama bilmedikleri bir şey vardır: Bilincini kısmen geri kazanan Elsa etrafındaki sesleri duyabilmektedir. Ne var ki onlara hâlâ orada olduğunu söylemesinin bir yolu yoktur.
Thibault da aynı hastaneye kardeşi için gelir. Alkollü araç kullanıp iki küçük kızın ölümüne sebep olan kardeşiyle konuşmayı reddeden Thibault bir gün Elsa'nın odasına sığınır. O günden sonra da Elsa'yı düzenli olarak ziyaret etmeye başlar. Onunla birlikte uyur. Onunla konuşur. Ve Elsa'nın, söylediği her şeyi duyduğunu hisseder.
Thibault'nun bu ziyaretleri Elsa için yeniden nefes almak gibidir. Nihayet biri onunla konuşur, onu güldürür, ona uğruna mücadele edeceği bir şey verir. Thibault artık Elsa'nın gökkuşağıdır. Elsa hiçbir şey için olmasa da onun için uyanmak ister. Ama zamanı gittikçe daralmaktadır. Acaba Thibault çok geç olmadan ona ulaşmayı başarabilecek midir?
260 syf.
·10/10
Cok cok okumak istedigim bir kitapti. Gercekten merak ettigime degdi ya. Tek kelime ile bayildim. Elsa bir tirmanis sirasinda gecrdigi kazadan dolayi komada. Ama herkesi duyabiliyor, tepki veremiyor. Thibault ise yani sanirim okudugum erkek karakterlerden en farklisi. Agliyor ya. O kadar hasin karakterlerden sonra cok degisk geliyor :)
Elsa'nin oldugu hastaneye kardesi yuzunden geliyor. Kardesinin sebep oldugu kaza yuzunden onunla yuzlesemeyip kacis olarak Elsa'nin odasina tesadufen giriyor. Ve annesini hep getirdigi icin de her gelmesinde Elsa'nin odasina kaciyor. Bu duzenli bi hal almaya basliyor ve Artik onunla konusmaya, uyumaya basliyor. Bu Elsa'ya da iyi geliyor.
Gercektn cok iyiydi. Istedigim sey umarim 2.kitabi olur ;)
260 syf.
·Beğendi·10/10
Çok akıcı ve sürükleyici. Gerçek hayatta olabilir mi diye düşünüyor insan. Saatin farkına bile varamadığım bir kitap oldu. Hep sonunu merak ettim ve kitap bittiğinde nefes nefese kalmıştım. Abartının olmadığı, kelimelerin bile kaliteli olduğu bir kitap. Çok uzun olmaması isabet olmuş. Hani kalp dayanmazdı artık. Kitabı bitirdikten sonra yaptığım ilk iş arkadaşıma mesaj atıp bunu hemen okumalısın demekti. O da bana cevap yazdı. Sabahın dördünde.!!
260 syf.
·2 günde·Beğendi·6/10
Ben bu tür konularda yazılan kitapları seviyorum.Çünkü gerçek hayatta yaşanması muhtemel şeyler.O yüzden ilgimi konusuyla çekti.Sonra da aldım.
Kitabı sevdim ama bayılmadım.Şöyle ki yazarımız bu konuyu güzel ele almış ve bunu basit cümlelerle yapmış.Bu,biraz daha derinleştirilebilirdi fakat çok da kötü değildi.Orta seviye diyelim.
Karakterler güzeldi.Derine inilmeden de yazarımız bizlere açıklayabilmiş karakterlerimizin içindeki dünyaları.Kimilerine sinir olsam da çoğunluğunu sevebildim.
Aslında bu bir pes etmeme öyküsü.Ne olursa olsun inancından vazgeçmeme öyküsü.Çabalayıp çabalayıp zafere oluşma öyküsü.Ara sıra böyle öyküleri okumak insanı cesaretlendiriyor,kötü olduğu zamanda umutlandırıyor.Her zaman umut vardır felsefesi ortaya çıkıyor.
Elsa'nın ve Thibault'un hikayelerini,maceralarını,gerçekte de yaşanabilecek durumları,pes etmemelerini ve daha nicelerini okumak beni biraz da olsun heyecanlandırdı,şevklendirdi.
Tavsiye ederim.Basit yazıldığı için hemencecik bitebilen bir kitap.Yazarımızın ilk kitabı olduğu halde ''cidden olmuş'' dediğim kitaplardan oldu.Sonu biraz beni tatmin etmese de çerezlik,kısacık,bir oturuşta biten kitaplardan.
260 syf.
·Beğendi·8/10
Neden bu kadar kısa? Tanrım gerçekten güzel bir kitaptı. Anlatımı olay akışı karakterler gayet güzeldi. Resmen umudunuzu kaybetmeyin diyen bir kitap. Ben hala burdayım diyor buradayım.... okuyun
260 syf.
·1 günde·8/10
Bir solukta okuyup bitirebileceginiz guzel kitap. Yazarın dili gayet sade ve akışkan. Konusuna gelince. Elsa dağ tırmanışı esnasında düşüp 5 aydır komadadir. Thibault ise kazaya sebep verip 2 gencin ölümüne sebep olan kardeşi için o hastanededir. Kardeşine kızgınlığı nedeniyle odaya girmek istemez ve böylece Elsa ile tanışır. Aslında herkes Elsa' nin Hic bisey hissetmediğini düşünürken o işitme duyusunu kazanmıştır. Peki ya sonra. Ikili arasında neler olacak. Elsa uyanicakmi.
260 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
En büyük tutkusu olan tırmanış sırasında kaza geçiren Elsa, 5 aydır komada ve doktorlar, ailesiyle fişini çekmelerinin daha doğru olduğu  fikrini paylaşarak onlara karar vermeleri için zaman tanıyorlar. Tabii bunlar olurken Elsa'nın birkaç haftadır tek bir duyusu çalışıyor; İşitme. Elsa etrafındaki her şeyi duyuyor.
Thibault ise kardeşinin kaza yapması sonucu hastaneye gelir. Öğrendiklerinden kaçmak için sessiz bir yer ararken kendini Elsa'nın odasında bulur. Annesini, kardeşini ziyarete  her getirişinde kendisi de Elsa'ya uğramadan edemez. Onunla konuşur, onunla uyur, her şeyini anlatır... Elsa'nın onu duyduğuna inanan tek kişidir.
Kitap hem Elsa hem de Thibault'ın ağzından yazılmış. İkisinin de duygularını okuyoruz kitapta. Kitap o kadar akıcı ki 260 sayfalık kitabı 1 günde bitirdim. Bu ikilinin arasındaki duygusal bağ beni çok etkiledi. O son sayfaları nasıl okuduğumu hiç bilmiyorum. Keşke kitap daha uzun olsaydı... Ben  çok sevdim
260 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
"Buradayım” dün gece başladım ve gece bitti.
Kitabın kurgusu, anlatımı, duyguları aktarımı çok iyiydi. Yazarın ilk kitabı ve umarım devamı gelir.

Ana karakterimiz Elsa dağcılık tutkunu. Bir gün tırmanış esnasına ipler kopar ve yamaçtan aşağı düşerek komaya girer.
Gözlerini açamıyor, hareket edemiyor, ellin ayağını hissedemiyor ancak her şeyi duyuyordur. Gelenler, gidenler, yanında konuşulanlar…

Diğer ana karakterimiz ise Thibault.
Kardeşi sarhoşken bir araba kazası sonucu iki küçük kıza çarpar ve ölümlerine neden olur. Bu olay sonrası kardeşinden nefret eder. Hastaneye Annesini getirip götürür ancak kardeşinin odasına asla girmez.
Bir gün yine Annesini beklerken biraz uyumak için bir odaya girer ve orada bir sürü makinelere bağlı genç kadını fark eder. Dosyasını okur ve komada olduğunu öğrenir.
Bundan sonra artık düzenli Elsa yı ziyaret etmeye başlar ve onunla konuşur, tabi Elsa nın bunları duyduğundan habersiz.
Elsa nın gözlerini açmak için verdiği mücadele, Thibault un hayatında ki çalkantılar, Doktorların Elsa’nın ailsine bildirdiği acı haber…

Çok güzel bir hikaye…
Umut etmekten vazgeçmemek gerektiğini çok güzel işlemiş Yazarımız…
Birbirimizin hayatlarına hiç fark etmeden dokunabileceğimizi ve iyileştirici etkiler olabileceğini anlıyorsunuz her bir satırda…
Kitabın finali ise harikaydı ve sanırım 2. Kitap da gelecek gibi görünüyor…
Herkese tavsiye ediyorum ben çok severek okudum…
260 syf.
·8/10
Hayattaki varlığımızı kanıtlayan nedir.Beden mi bizi dünyaya ait kılan.Yoksa ölümün aciz uykusu altındaki ruhumuzmudur bizi olduğumuz yere bağlayan.
Geçirdiği bir dağ tırmanışı kazasından sonra komaya giren Elsa hernekadar komada olsada çevresindeki insanları duyabilmektedir.Bunu hala bir yaşam damarı olarak görmüştür. Ama ailesi ve doktorlara bunu açıklayamaz.Ve ondan vazgeçmeleri için an meselesidir.Daha öncr hiç okumadığım bir türde aşk hikayesiydi Mükemmeldi.
260 syf.
·2 günde·10/10
Dagci bir kizin gecirdigi kaza sonrasi komadayken verdigi yasam mucadelesini hem onun hem de tamamen yabanci ziyaretcisinin agzindan anlatan muthis bir roman.okurken resmen hop oturup hop kalktim.kendime bir cok soru sordum,ozellikle yasam unitesine bagli olanlarla ilgili.cumleleri edebi veya sanatsal degildi belki ama damarlarima isledi konusu ve anlatimiyla.belki biraz da "senden once ben" kitabini hatirlatti bana.ama kesinlikle o kitaptansa bu kitaptan daha fazla tat aldim.ben cok begenerek ve konu uzerinde cok dusunerek okudum.umarim sizler de okur,hem almaniz gereken dersi alirsiniz hem de begenirsiniz.kitapla kalin.
260 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Kitap başından beri çok sürükleyiciydi. Elsa beni çok heyecanlandırdı :) Thibault (hatırlıyorsam böyle yazılıyordu) her gün Elsa'yı ziyaret ederek onun uyanacağına inanmaya başladı. Çok güzel yazılmış bir kitap. Çok heyecanlı bitti. Keşke devamı gelse bu kitabın. Keyifli okumalar dilerim..
260 syf.
·2 günde
"Fırtınalardan nefret etsem de şu küçük gökküşağı bana hâlâ umut veriyor.
Fırtınalar da bir işe yaramalı." Bu kitabın konusuna benzer "Ayni Yıldızın Altinda" yi okumus bu kitap kadar begenmemistim. Dun basladim ve gece yarisi bitirmeden uyumak istemedim ama hemen de bitmesin diye bugüne bıraktım yarısını. Evet karakterler derinlemesine anlatılmamış ancak koma halindeki kızın ve komadan cikmis ve iyileşmeye çalışan kardeşini affedemeyen bir adamın ruh halini ve yan karakterleri cok iyi anlatmış yazar. Yazar, bu ilk kitabıyla o kadar beğenilmiş ki tam zamanlı yazarlık hayatına gecmis bu kitaptan sonra. Yazsin bence de gerçekçi karakterlerle tanışmak guzel olabilir.
"Neredeyse hiç tanımadığın kıza aşık olmak üzeresin ve ortadaki tek problem ne yazık ki bu değil... Onun hiç uyanmama ihtimali de var."
"Nereden biliyorsun?"
"Bana ne anlattıysan onu biliyorum, Thibault. Durumu iyiye gidiyor gibi görünmüyor ve sen henüz bir hafta önce gördüğün birine karşı fazla ilgili görünüyorsun."
"Biliyorum... Yine de uyanmasını isterdim."
Thibault yeni duyguları beraberinde getirdi. Onu tek bir renkle tanımlayamıyorum, göz kamaştıracak kadar etkileyici. Ben de gökkuşağında karar kıldım. Oldukça şiirsel. Ve midemi bulandıran diğer herkesten çok daha güzel.
"Bir gökkuşağı ve bir kar tanesi. Bu ikisi hangi hava koşullarında bir araya gelir bilemem. Ama şuan da odamdalar."
Kar severim ya da sevmem diyemem.Onu abartmadan,olduğu haliyle kabul ediyorum.Benim için bu,dünyanın nefes almasından ibaret.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Buradayım
Baskı tarihi:
Eylül 2016
Sayfa sayısı:
260
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051880280
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Je suis là
Çeviri:
Dila Balça Öğün
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
GO Kitap
Başımı çevirmek ve gözlerimi açmak istiyorum

Elsa bir tırmanış esnasında geçirdiği kaza yüzünden beş aydır komadadır. Uyanacağına dair tüm ümitlerini yitiren ailesi ve doktorları yaşam destek ünitesinin fişini çekmenin zamanının geldiğini düşünür. Ama bilmedikleri bir şey vardır: Bilincini kısmen geri kazanan Elsa etrafındaki sesleri duyabilmektedir. Ne var ki onlara hâlâ orada olduğunu söylemesinin bir yolu yoktur.
Thibault da aynı hastaneye kardeşi için gelir. Alkollü araç kullanıp iki küçük kızın ölümüne sebep olan kardeşiyle konuşmayı reddeden Thibault bir gün Elsa'nın odasına sığınır. O günden sonra da Elsa'yı düzenli olarak ziyaret etmeye başlar. Onunla birlikte uyur. Onunla konuşur. Ve Elsa'nın, söylediği her şeyi duyduğunu hisseder.
Thibault'nun bu ziyaretleri Elsa için yeniden nefes almak gibidir. Nihayet biri onunla konuşur, onu güldürür, ona uğruna mücadele edeceği bir şey verir. Thibault artık Elsa'nın gökkuşağıdır. Elsa hiçbir şey için olmasa da onun için uyanmak ister. Ama zamanı gittikçe daralmaktadır. Acaba Thibault çok geç olmadan ona ulaşmayı başarabilecek midir?

Kitabı okuyanlar 56 okur

  • Rabia Hacıoğlu
  • Sabiha Karadeniz
  • llokumlukahve
  • Cansu Slny
  • Esra KELLECİ
  • Bhn CanKara
  • Şenay
  • Melike Sarıgül
  • Elif Nur Yeşil
  • rukiye özdemir

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%35.5 (11)
9
%19.4 (6)
8
%29 (9)
7
%6.5 (2)
6
%6.5 (2)
5
%3.2 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0