Buraları Rüzgar Buraları Yağmur

7,0/10  (1 Oy) · 
9 okunma  · 
3 beğeni  · 
561 gösterim
“Doksanıncı yaş günümde karım bana acı bir sürpriz yaptı; öldü!” Yaşına göre dinç, kendini sevdirmeye çalışmayan, kitap tutkunu gizemli bir anlatıcının bu cümlesiyle başlıyor roman. Yabancı kentler, sıra dışı sohbetler ve çarpıcı tasvirlerle çağdaş bir yazım. Serüvenli ve sürprizli bir hikâye, ucu açık, sarsıcı bir son. Tekrar okumak isteyeceğiniz yeni bir Selçuk Altun kitabı. Sol Omzuna Güneş’i Asmadan Gelme’nin devamı… “Yeryüzü insanın kâğıdı, hayatsa kalemidir. Yazabildiğimiz kadar yaşar, kâğıdımız tükendiğinde bitmez, acı içinde şekil değiştiririz. Bir harf oluruz gotik. Ve Buraları Rüzgâr Buraları Yağmur’da da olduğu gibi bir mektuba eklenir, kendi yazarımızı aramak için postaya veriliriz. Ölmeden önce de yazarını bulabilir insan; bunun koşulu iyi bir okur olup kuvvetli bir yazara gönderilmektir. Selçuk Altun bu göreve yıllardır talip. Hem mektup olmaya hem de gelen mektupları okumaya.” küçük İskender
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2015
  • Sayfa Sayısı:
    112
  • ISBN:
    9786053325710
  • Yayınevi:
    Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Sinan Tütüncüler 
 08 Tem 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 7/10 puan

Selçuk Altun'un son kitabı "Buraları Rüzgar Buraları Yağmur", 66 yaşında 6600 kitap okuma hedefini tutturmuş bir bibliyofilin serüvenini anlatıyor. Fotoğrafik bir hafıza ile kazandığı kumar parası ile kendisine bir kütüphane kuran kitabın kahramanı Suner Aykan, eşinin ölümü ile başlayan hikayede geçmişini ve geleceğini aynı platformda bize aktarıyor.

Roman oldukça hızlı akan bir senaryoya sahip, 100 sayfada neredeyse 100 yıllık bir ömür, olabildiğince tüm detayları ile anlatılıyor. Okunan kitaplardan aforizmalar, ve alıntılar, roman boyunca bize eşlik ediyor.

Yazarımız, Yaşar Kemal'in kitabın kahramanına söylediği gibi varsılların yaşamını oldukça iyi kaleme alıyor. Kitabın kahramanı olan bibliyofil, yazar Suner Aykan, Yaşar Kemal ve Leyla Erbil'le yakın arkadaş, Genco Erkal ve Ayfer Tunç'la sohbeti var. Şair Oktay Rifat ise kitabın isminden itibaren, romanın tamamında varlığını hissettiriyor. Anlaşılacağı üzere roman gerçek yaşama fazlası ile temas ediyor.

Senaryonun hızı, beklenmedik yerlerde dirsek yapıp, çok farklı güzergahlara yol alması ile bana Murat Menteş ve Alper Canıgüz romanlarını anımsattı. Elbette bu benzettiğim yazarların eserlerindeki fantastik öğelere sahip bir roman yok karşımızda. Ama beklenmedik anlarda, beklenmedik süreçlerin geliştiği ve aslında aynen hayatın kendisi olan, dallı budaklı bir senaryo eşlik ediyor bizlere. Bol aldatmacalı, cinayetlerin ve katliamların eksik olmadığı, eşten saklanan servetler, intihar eden babalar, üvey kızlar, yüzyıllık sırlarla dolu, heyecanlı ve temposu düşmeyen bir eser var karşımızda.

Kitabın güçlü bir edebi dile sahip olduğunu söyleyemesek de, akıcı, ifade yeteneği fazla, hayal gücü taşkın bir eser olduğunu söyleyebiliriz.

Varsıl bir bibliyofille, tercihleri, tarzı ve beğenileri ile tanışmak için Selçuk Altun ve romanı son derece iyi bir tercih.