Bütün Fikrin Gerekliliği (İktidar - Siyaset- Hareket)

·
Okunma
·
Beğeni
·
345
Gösterim
Adı:
Bütün Fikrin Gerekliliği
Alt başlık:
İktidar - Siyaset- Hareket
Baskı tarihi:
Aralık 1990
Sayfa sayısı:
190
Format:
Karton kapak
ISBN:
Yok
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İBDA Yayınları
"Mücerret fikir istidadı tamam!"
1979 Necip Fazıl Kısakürek

Mutlak fikrin gerekliliği; "bütün fikrin gerekliliği"... Fikir, usul ve metod cihetiyle, el atılan her meselede onun özelliğine nazaran görünen "bütün fikrin gerekliliği" davası, bütün İbda külliyatına şamil mânâsıyla ve İslâm’ın vasıflandırılışını göstermesine nazaran, özelleştirilmiş ve tekele alınmış bir oluş prensibi ve esasına yükselmiştir: Bütün Fikrin Gerekliliği!..
190 syf.
·Beğendi·10/10
Kumandan Mirzabeyoğlu'nun ibda yayınlarından çıkan ilk fikir kitabı: Bütün Fikrin Gerekliliği -İktidar. siyaset. hareket.- Eser 2 bölümden, 4 ana başlık ve 91 ara başlıktan müteşekkil.
Mirzabeyoğlu kitapta önsöz mahiyetinde, "Birkaç söz" başlığı altında, eseri kaleme alış, sebeb, gaye ve muradını şu sözlerle açıklıyor:
-" Mutlak fikrin gerekliliği; "bütün fikrin gerekliliği"... Fikir, usûl ve metod cihetiyle, el atılan her meselede onun özelliğine nazaran görünen "bütün fikrin gerekliliği" davası, bütün İbda külliyatına şamil mânâsıyla ve İslâm'ın vasıflandırılışını göstermesine nazaran, özelleştirilmiş ve tekele alınmış bir oluş prensibi ve esasına yükselmiştir: Bütün fikrin Gerekliliği!...
Dikkat: "Bütün Fikrin Gerekliliği", insan ve toplum meselelerine İslâmı tatbik edebilmenin, yani "İslâm'a Muhatap Anlayış"ın tüttürülmesi söz konusu olan her yerde, temel bir oluş prensibi ve temel bir esastır"

Keyifli okumalar...
- İnsan idrakinin hedeflediği veya idrake kendini empoze eden her meselenin malzemesi, neticede idrak keyfiyetinin topladığıdır; ve muruf mânâsıyla ilim de, bu malzemenin sistematize edilmiş şeklidir... Umumiyetle bilinmeyen husus ise, ilmin gayesinin o mevzuda idrak geliştirmek için olduğu!..
- Neyi niçin bildiğini veya neyi niçin bilmek zorunda olduğunu bilmeyenlerin "Mutlak fikir" adına "Mutlak Fikir"in hakimiyetini engellediklerinden de haberleri yoktur kuşkusuz. Atı alanın Üsküdar'ı geçmek üzere olduğu bir ortamda, hâlâ rahatlık ve pişkinliği elde bırakmayanların durumlarını buna bağlamak gerek.
Mutlak güzel, mutlak doğru ve mutlak iyinin ifâdesi olan"mutlak fikir"in, tarihte güzel, doğru ve iyilikten pay almamışların elinde, çirkinliğin, yanlışlığın ve kötülüğün ifâdesi olarak sergilenmesi ve bunun verdiği dersler yetmiyormuş gibi, "Mutlak Fikri" hayata tatbik yolunda her türlü faaliyetimizi rehberliğinde yürütmemiz gereken BÜYÜK DOĞU "tatbik-vasıta" sistemi karşısında bönlük devam ediyor... Ve tabiî başıboşluk da...
- İster mümin olsun ister kâfir; el atılan her meselede, kesiksiz bir tecrit tavrıyla yürüyen her fetih ehli, büyüdükçe kendini yiyen ve ruhun önünde dize gelen aklın son takatiyle haykıracaktır: "Mutlak fikir gerekli!"... Bu vasıflandırmanın karşılığı olan iman, fikir ve sistem mihrakının ne olduğu, ona nasıl yanaşılacağının usûl ve adabı meselesi, sonraki iş!..
- Mücerret mânâda "ilim" "bilme" demektir... "Bilme"nin hakikati de, feraset ve anlayış, basiret ve kavrayışta... Bunun uç noktasında da, şiir idraki var... Ve insanın bilgilenme süreciyle eşdeğer olan hürriyetin sonsuzluğunca sonsuz hayret!...
İnsan iradesinin toplum şartlarından bağımsız olamayacağını düşünmek mümkün değildir; "irade" ve bu doğrultudaki
"hareket" eğer sadece dış tesirlere bağlı ise, kişiden davranışlarıyla ilgili sorumluluk hiç bir ölçü ile beklenemez. Çünkü o içinde bulunduğu şartların etki etme kabiliyetinden yoksun bir kuklasıdır. İradenin rolünü reddeden teoriler, insan faaliyetini maddeye veya tecrübe üstü bir faktöre bağlarken, her iki şekil ile de bir çeşit kadercidirler... İrade ve hareketlerin şartlardan mutlak olarak bağımsızlığını kabul etmek ise, neticede, kontrolümüze bağlı olmayan organik hareketlerin bile akıl yürütme özelliğimiz içinde olduğunu kabulü gerektirir. Aynı zamanda, insana tabiat ve toplumdan gelen tesirleri kabul etmemek, "bilgi" ve bilgi edinebilmenin izahsızlığını getirir. Kısacası, irademiz ve bu doğrultudaki hareketler, bulunduğumuz şartlardan bağımsız olarak düşünülemez
- Bir ilimde sadece malûmattar olmakla kalınan nokta Abdülhakîm Arvasî Hazretleri'nin "ilim insanın cehlini alır, ahmaklığını almaz!" buyurduğu hikmetin içine girer; ve faydasız ilimden Allah'a sığınmak şuuru, iman ölçüsüdür!...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bütün Fikrin Gerekliliği
Alt başlık:
İktidar - Siyaset- Hareket
Baskı tarihi:
Aralık 1990
Sayfa sayısı:
190
Format:
Karton kapak
ISBN:
Yok
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İBDA Yayınları
"Mücerret fikir istidadı tamam!"
1979 Necip Fazıl Kısakürek

Mutlak fikrin gerekliliği; "bütün fikrin gerekliliği"... Fikir, usul ve metod cihetiyle, el atılan her meselede onun özelliğine nazaran görünen "bütün fikrin gerekliliği" davası, bütün İbda külliyatına şamil mânâsıyla ve İslâm’ın vasıflandırılışını göstermesine nazaran, özelleştirilmiş ve tekele alınmış bir oluş prensibi ve esasına yükselmiştir: Bütün Fikrin Gerekliliği!..

Kitabı okuyanlar 14 okur

  • Mehmed Bozkurt
  • Abdulhalim Tütüneken
  • Zülfikar Görür
  • vakur oğlu
  • Küheylan
  • M҉îz҉g҉în҉e҉_İs҉l҉âm҉
  • vaqqas vakur
  • Mustafa Usta
  • Harun Derin
  • Yavuz Bey

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (6)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0