Bütün Kaleler Zaptedilmedi

·
Okunma
·
Beğeni
·
876
Gösterim
Adı:
Bütün Kaleler Zaptedilmedi
Baskı tarihi:
Kasım 2008
Sayfa sayısı:
188
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756613344
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ceviz Kabuğu Yayınları
Türkiye'de büyük bir kitle magazin, televizyon dizileri ve politikacı yalanları ile uyutulmaya razı biçimde yaşıyor.

Bu bir çeşit "toplu rüya"ya dalmak!.. Kitleleri uyandırmak için, toplum önderleri, gerçek yurtsever aydınlar yıllar öncesinden çok uyarıda bulundu.

Toplumcu yazar ve düşünür Atilla İlhan da bunlardan biriydi:
- "Türkiye'nin bir hain kontenjanı var, bu nüfusun yüzde 10'udur",
- "Türk aydını dediğimiz kişi, Batı'nın manevi ajanıdır",
- "Eğitim, savunma ve ekonomi milli olmalıdır, olmazsa Sevr gelir",
- "Türkiye'de basın Türk değildir"

Atilla İlhan'ın ülke çapında büyük heyecan yaratan ve dalgalanmalara neden olan bu açıklamaları halen bir "ders" ve "belge" niteliğinde.
(Arka Kapak)
188 syf.
·7/10
Bir program düşünün, tekrar yayınlanması için izleyicilerden yoğun talep görüyor. Programa devlet bakanları, Sadi Somuncuoğlu gibi politikacılar, Oktay Sinanoğlu, Yaşar Nuri Öztürk gibi profesörler canlı bağlanıyorlar.
Hulki Cevizoğlu gibi dengine az rastlanır bir gazetecinin yerinde soruları ve sohbetiyle Attila İlhan'ın röportajı çok daha kaliteli bir hal alıyor.

Attila İlhan'ın sadece "aşk şairi" ya da solcu sosyalist bir yazar değil koyu bir Türk milliyetçisi yönüyle de karşılaşacak, tespitlerinin günümüzde de geçerliliğini koruduğunu göreceksiniz.
Türkiye'nin önemli meselelerinin konuşulduğu, daha sonra kitaplaştırılmış bu programı youtube'dan da izleyebilirsiniz. (240p ve 15er dakikalık 12 part halinde)
https://youtu.be/hB_u-QVMUsU
Keyifli okumalar.
188 syf.
·Beğendi·9/10
Sağcısı solcusu, dindarı laik olanı kısaca her türk insanının okuması gerekli bence. Program yıllar önce kaydedilip sonrasında da kitaplaştırılmıştır. Ancak anlatılanlar hic güncelliğini kaybetmedi.
188 syf.
·30 günde·Puan vermedi
Attila İlhan ile röportaj niteliğindeki bu kitabı okumak okura umut aşıladığı gibi, onun şiirleri dışındaki ufkunu görmek açısından da fayda sağlıyor.Hulki Cevizoğlu'nun başarılı gazeteciliği ile gerçekleştirdiği güzel bir röportaj.
188 syf.
·28 günde·Beğendi·8/10
Hulki Cevizoğlu'nun, gazetecilik, TV programcılığı ve yazarlık hayatı boyunca yaptığı en başarılı hareketlerden biri Attila İlhan'ın katıldığı bu programın altına imzasını atmış ve akabinde programdaki diyalogları kitaplaştırmış olmasıdır.

Aysbergin üstünde okunan "Ben sana mecburum, bilemezsin" mısrasının altında ne derece engin bir birikim, ne derece net bir aydın hafızası ve ne derece kıvrak bir zeka barındığını anlamak için malesef ki bir çok insan bu programın yapılmasını beklemiş gibi görünüyor. O zamanlardan hatırlıyorum televizyonda defalarca tekrarı yayınlanmış, televizyon budalası,ekranlara baka baka uyuşmuş güruhta bile Attila İlhan'a karşı derin bir merakın uyanmasına neden olmuştu.

Toplumun, Attila İlhan'ın derin tarih bilgisi ve kültür hafızasından, aydın dikkatinden ve milli reflekslerindeki yerindelikten yeterince nasiplenememiş olması gerçekten de çok üzüntü verici bir durum bence ki Attila İlhan siyasi akımları etkilemiş, sosyal bilimcileri şaşırtan sosyal tespitlerde bulunmuş, duayen iktisatçılara taş çıkarmış, Gazi Mustafa Kemal'in hayatı ve düşünceleri konusunda neredeyse bir otorite haline gelmiş, ulusalcılık, solculuk, ülkücülük,batıcılık, avrasyacılık gibi kavramlarla en akıl baliğ ve en gerçekçi ülke denklemleri kurmuş bir fikir adamıdır.

Türkiye'nin geleceği adına cesaret verici bir duruş arayışında üstünde durulması ve literatüre  adının altın harflerle kazınması gereken tam anlamıyla bir Türk aydınıdır "Kaptan".

Türk Edebiyatı ve şiirindeki pozisyonundan bahsetmiyorum bile.
"Oysa, hangi istiklâl vardır ki, yabancıların nasihatleriyle, yabancıların planlarıyla yükselebilsin. Tarih böyle bir olay kaydetmemiştir"
Attilâ İlhan- Ülkücüler aslında geniş bir konu, fakat kısaca şöyle söyleyeyim.
Onlar Türkçüler'dir, onların asıl adı Türkçüdür; Türk tarihinde de Türkçü olarak görünmüşlerdir ve evvela da bizde değil Rusya'da görünmüşlerdir. Rusya'da ilk defa ortaya çıktılar ve hareketleri yenileşmeci, antiemperyalist bir hareketti; çünkü Rusya'ya karşı, Ruslar'a karşı bir hareketti. Böyle bir hareket Türkiye'de bilahare 194O'lı yıllarda birleşik bir hale gelecek yerde bölündü. Bölünmesinin gerisinde de ne yatıyordu? Almanlar ve Naziler'in parası yatıyordu.
Naziler Türkiye'de bir faşist hareket örgütlemeye karar verdiler ve bunun için içlerinden birkaç tanesini ele geçirdiler ve o yüzden Türkiye'de o zaman ırkçı, Turancı diye bir hareket çıktı. Bu hareketin içinde gelişmiş, yetişmiş olan kişilerden bazıları sonraki Ülkücüler'in mayasını teşkil ettiler.

Ülkücülükle ırkçı Turancılığın gerçek Türkçülükle bir ilgisi yok bence. Çünkü bunlardan bir tanesi Alman emperyalizminin, ikincisi de Amerikan emperyalizminin etkisi altındaydı. Ama salt Türkçüler, yani memleketini, insanlarını seven kişiler, bağımsızlığı seven ve emperyalizme karşı olan kişilerle ne gibi bir meselemiz olabilir ki? Onlarla ancak memleketin bağımsızlığı, memleketin geleceği için aynı safta oluruz. Öyle de olmamız lâzımdır, aynen Mustafa Kemal Paşa'nın vaktiyle yaptığı gibi. Nasıl Mustafa Kemal Paşa, bir tarafında komünistler vardı, bir tarafında Ülkücüler, yani Türkçüler vardı, bir tarafında Müslümanlar vardı, o vardı ve hepsi beraber oldular. Bu devleti öyle kurdu. Şimdi eğer tehlikedeyse öyle savunmak zorundayız, başka yolumuz yok.
Hulki Cevizoğlu- Peki, Batı'yı çok konuştuk, Batı diye bir şey yok diyorsunuz.
Attilâ İlhan- Yok.
Hulki Cevizoğlu- "Fransa Fransa'dır, İngiltere İngiltere'dir, Almanya Almanya'dır, Batı diye bir kavram yok, biz bunu kafamızda icat ettik" diyorsunuz.
Attilâ İlhan- Doğru. Doğrudan doğruya biz bunu kafamızda icat etmişiz...
Hulki Cevizoğlu- Hayalî bir kavram mı Batı?
Attilâ İlhan- Biz Türkler Batı diye, âdeta cennet gibi bir ülke, herkesin haklı ve herkesin temiz, herkesin iyi olduğu bir ülke düşünüyoruz. Orada insanlar birbirleriyle geçiniyorlar, her şey de müşterek. Hiç öyle bir şey yok. Birbirlerine hakaret eder dururlar. Fransızlar için Belçikalı ahmaktır, ata sözleri var. Gene bize iyi davranmışlar, "Türk gibi kuvvetli" diyorlar, "Belçikalı gibi ahmak" diye sözleri var. "Polonyalı gibi cigara içiyor" derler, böyle hakaret dolu...
Hulki Cevizoğlu- Yani birleşmiş, kaynaşmış bir Batı diye kavram yok.
Attilâ İlhan-Böyle bir şey...
Hulki Cevizoğlu- Ama Türkiye'de varmış gibi gösteriliyor.
Attila İlhan : Konuştuklarım hiçbir şekilde bir bilim adamının sözleri değildir. Ben bir bilim adamı değilim. Ben ne tarihçiyim, ne iktisatçıyım. Ben aslında toplumcu bir yazarım, edebiyatçıyım. Ve bunları aslında edebi eserlerimi sağlam zeminlere oturtabilmek için çalışırken öğrendim. Ama bazen öyle susuyorlar ki âlimlerimiz biz konuşmak zorunda kalıyoruz.
Attilâ İlhan- Öğrenciler hareketi gerçekleştiremez, harekete katılır; hareketi işçiler gerçekleştirir. Dünyanın her yerinde böyledir. Türkiye'de bu olamıyor. Niye olamıyor? Çünkü Türkiye'de işçileri hadım ettiler, Türkiye'de demokrasi hiç olmadı ki.

Bakın, Batı Avrupa'da demokrasi nasıl olmuştur? Fransız İhtilaliyle olmuştur. Fransız İhtilâli nedir? Fransız İhtilâli, palazlanmış olan burjuvazinin soylulara karşı hareketidir. Niye? Çünkü soylular zamanında toprak, zenginliğin işaretiydi; halbuki burjuvazi, merkantilizmden sonra parayı birim olarak ortaya çıkardı.

Halbuki hukuk toprağa göre düzenlidir, yani soylular hâkimdir bunlarda para olduğu hâlde. Bunu önlemek için devrim yapıldı. Devrimi yaparken burjuvaziye işçiler de katıldılar; çünkü onlar da eziliyordu; köylüler de katıldılar, onlar da eziliyordu. İktidara kim geçti? Genel olarak burjuvazi geçti. Muhalefet kimin oldu? Muhalefet işçilerin oldu. Batı Avrupa demokrasilerinin hepsine bakınız, eğer iktidar işçi sınıfındaysa ana muhalefet burjuvazidir, eğer iktidar burjuvazi değilse ana muhalefet işçi sınıfıdır. Türkiye'de bu hiç olmadı.
Hulki Cevizoğlu- Onu da bir kenara koyduk.
Attilâ İlhan- Haa, bundan sonra öyle olmaması lâzım; çünkü işçiler de durumu anladılar Türkiye'de. Çünkü Türkiye'de işçilerin hiçbir fonksiyonu yok.

Hulki Cevizoğlu- E, "hadım edildiler" diyorsunuz.

ATTİLÂ İLHAN: "DİP DALGASI GİTTİKÇE YÜKSELİYOR"
Attilâ İlhan- Edildiler, ama yavaş yavaş onlar da gözlerini açıyorlar.
Şimdi meselâ şu gerçek: Şu aldığımız mesajlar bile Türkiye'deki dip dalgasının    gittikçe yükseldiğini gösteriyor. Çünkü
Türkiye'de bir dip dalgası var, bu kendini hissettirmeye başladı. Başlangıçta böyle bir şey yoktu ve o yüzden sanıyorlardı ki Türkiye'yi istedikleri gibi yönlendirebilecekler. Hayır yönlendiremiyorlar, olmuyor. Bütün partileri kendilerinin yaptılar. Böyle bir durum her yerde yapıyorlar. Yugoslavya'da da bunu yapmışlardı. Yani, siz kendiniz bir solcu parti seçtiğinizi sanıyorsunuz, o parti de onların hizmetinde; falan sağcı partiyi seçtim sanıyorsunuz, o da onların hizmetinde.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bütün Kaleler Zaptedilmedi
Baskı tarihi:
Kasım 2008
Sayfa sayısı:
188
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756613344
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ceviz Kabuğu Yayınları
Türkiye'de büyük bir kitle magazin, televizyon dizileri ve politikacı yalanları ile uyutulmaya razı biçimde yaşıyor.

Bu bir çeşit "toplu rüya"ya dalmak!.. Kitleleri uyandırmak için, toplum önderleri, gerçek yurtsever aydınlar yıllar öncesinden çok uyarıda bulundu.

Toplumcu yazar ve düşünür Atilla İlhan da bunlardan biriydi:
- "Türkiye'nin bir hain kontenjanı var, bu nüfusun yüzde 10'udur",
- "Türk aydını dediğimiz kişi, Batı'nın manevi ajanıdır",
- "Eğitim, savunma ve ekonomi milli olmalıdır, olmazsa Sevr gelir",
- "Türkiye'de basın Türk değildir"

Atilla İlhan'ın ülke çapında büyük heyecan yaratan ve dalgalanmalara neden olan bu açıklamaları halen bir "ders" ve "belge" niteliğinde.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 49 okur

  • Umut
  • Akay Sultanov
  • Quis
  • Tauman
  • FestinaLente
  • Evren
  • Serkan Ergün
  • Emrah Alagöz
  • Zafer Sakacı
  • Köksal Ayaz

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.7
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%13.3
25-34 Yaş
%6.7
35-44 Yaş
%40
45-54 Yaş
%33.3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%29.6
Erkek
%70.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (4)
9
%18.8 (3)
8
%37.5 (6)
7
%18.8 (3)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0