Bütün Öyküleri

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.091
Gösterim
Adı:
Bütün Öyküleri
Baskı tarihi:
Ocak 2017
Sayfa sayısı:
124
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753637909
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Bütün Öyküleri
Bütün Öyküleri
"Yeni eşimle yanyana yüksekçe bir kayaya tünedik. Pek yorgun değildim; birkaç yerde, su kıyılarında dinlenmiştik. Kuzeydeki köyden sabahleyin gün doğarken çıkmıştık; sağlığım yerindeydi, sevinçliydim. Bir yaştan sonra duymadığım bir kıpırtı vardı içimde; yeni bir yaşam, bir serüven kıpırtısı: Dört günlük eşimle güneye gidiyordum. Yolda ona alıkça bir gösterişe bile kalktım. Öğle sonu yoğun havadan yukarlara, güneşe doğru, başım dönünceye dek yükseldim; o baş dönmesiyle yükseklerde uçtum bir süre; tüylerim bedenimden ayrılıyor gibiydi; sonra kanatlarımı, bacaklarımı koyverdim, kendi yelimin uğultusuyla iniyordum; bir nokta gibiydi eşim, yaklaştı, büyüdü, hızla geçtim önünden yeryüzüne doğru, toplanıp döndüm yanına geldim. "Ne güzel!" dedi. Yüreğim çarpıyordu."
144 syf.
·10 günde·9/10
Yusuf Atılgan benim için post modernizmin baş yazarlarından biri. Gerek Aylak Adam, gerek Anayurt Oteli haklarında ne kadar konuşulsa eksik kalacak, çokyönlü, uzantıları derin, uç kitaplardı. Onları bu "uç"a getiren neydi benim için? Elbette olayları. Günlük uzaklıklar. Yakının içindeki uzaklıklar, yaşarken dünyaya, dokunurken dokunduğuna, severken sevdiğine olan uzaklıklar. Bu bana kitaptan geçmedi. Kitabın bana aktardığı benle dönüşüme uğradı, ve Yusuf Atılgan'ın yazını öylesine özgün ki ben yaşadığım sürece zihnimin bi' kısmında yaşattığım o olaylar hep dönüşecek. Seviyorum!

Başlarken acayip heyecanlı olduğum bu kitabın ortalarında durmak istedim ısrarlıca çünkü bu öykülerin bitmesini hiç istemedim. Neredeyse her hikayeden sonra heceleyerek olağanüstü dedim. Öyleler! Hani, bazı hikayeler olur bi' parabol çizerler başlangıçları ve bitişleri alçakçadır fakat yükseldikleri bi'orta kısım vardır. Ya da bi' tür hikaye sonunda ağır bi' darbeyle noktalar olayı, sanki her şey sondaki vurgun içindir. Yusuf Atılgan çok deli dolu, rafting gibi! Onun hikayesinde asla beklendik bi' yön yok. Tarzsızca, kendi özgünlüğünü vurguluyor.

Bazı hikayeler o kadar "yok artık"tı ki benim için... Öykünün konusunun, diyaloglarının nasıl böylesine ahenkli bir arada, dalga dalga uydurulabileceğine aklım ermedi. Baş döndürücü doğru tanım olur. Hikayelerin akıcılığı, maceracı, o raftingli ruhu asla yazındaki özü görmemi engellemedi. Hikayeciliği farklı güzel Atılgan'ın. Yazar yer yer köy, yer yer şehir hayatını, yer yer hayvanların hayatını fablvari bi' şekilde ele almış öykülerinde. Bu üç ayrışımın aynı olduğu yön onların yalnızlıkları; köy ahalisine karşı deli, işsiz adama karşı akrabaları, tavuğa karşı kümes. Aşk, para, iş, korku... aslında konuya nokta koyamam çünkü Atılgan'ın noktası çok belirsiz. O hikayelerin ortasında çok güzel vurgular yapıyor ama sonlarda hiç belirli nokta göremedim ben. Bunu çok özgün buldum. O nokta konmayınca sanki hikaye hep tamamlanmaya, yorumlanmaya bi' kapı aralamış gibi hissettirdi bana.

Kısacası sevdim bu kitabı, hem de çok! Yalnızsever hallerini, içgörür diyaloglarını, göğe baktıran kurgularını sevdim. Öyküsever herkese bu özgün kalemi içtenlikle öneririm!
144 syf.
·Beğendi·9/10
Öykü okumayı sevmediğimi zannediyordum. Ta ki Yusuf Atılgan ile tanışana kadar.. Yapı Kredi Yayınları yazarın tüm öykülerini bir kitapta toplamış ve çok da güzel olmuş. İlk sayfayı okuduğum an anladım ne kadar güzel bi kitaba başladığımı. Hiç bitmesindi hiç... Dili o kadar güzel o kadar akıcı ki başladığınız öykünün nasıl bittiğini anlamıyorsunuz bile. Yaşadığı toplumu çok iyi gözlemleyerek uç noktalara değinmiş. Aslında hepimizin yaşadığı ya da yaşayabileceği durumları bir çırpıda okumuş oluyoruz. Her bir öyküde başka bir hayat gördüm başka bir hayat yaşadım. O hayatlara üzüldüm ya da sevindim. Okuduğum kitabın duygu silsilesi yaratması benim çok hoşuma giden bir durum. Hiç bir kelimeye takılmadan bir engelle karşılaşmadan film seyreder gibi derinliğini anlamaya çalıştım bunu yaparken de hiç yorulmadım. Cümlelerin her biri dolu dolu ve bu doluluk mütevazılık ile örülü. Kimi hikayede yalnızlık karşıladı beni. Gördüğüm bu yalnızlık çok onurlu ve kararlı ne istediğini bilen bi kadına aitti. Kimi hikayede bir adam tanıdım. Tanıdığım o adam sevdiği kadın uğruna kendi kurallarından vazgeçmişti.
Beni o kadar içine aldı ki kişilerden biri gibi oldum sanki her öyküyü bitirdiğimde. Kitabı bitirdiğimde sanki çok sevdiğim bi dostumu uzaklara uğurlar gibi hissettim...
144 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Sevdiğim yazarlara inceleme yazarken, ayrı bir mutlu olma hali kuşanıyorum. Yusuf Atılgan, Türk Edebiyatında, herkese hitap etmeyen duruşu ve kalemiyle beni her zaman çekti, okuttu ve sevdirdi. Edebi hayatına kattığı çok az sayıdaki eserleriyle, kendine has bir dünya kurmuştu ve öyle kalmayı tercih etti. Sanırım onu okuyan ve sevenlerinde bir nevi o dünyada kalmalarını, anlamalarını istedi. Aylak Adam ile başladığım Yusuf Atılgan arşivime Bütün Öyküleri'ni de eklediğim için hoşnutum.
Öykülerinde konular yine yazarın müptelası olduğu temaları içeriyordu. Yalnızlık, yabancılaşma, iç sorgulama, bağımsızlık (en çokta bunu seviyorum) çokça rastlayacağımız anlatılardı.
Kasabadan, Köyden, Kentten, Eylemci, Ekmek Elden Süt Memeden başlıklarıyla öyküler birbirinden ayrılmış.
Kasabadan bölümündeki "Evdeki", Köyden bölümündeki bir kümes hayvanının gözünden dünyanın nasıl görüldüğünü anlatan çok hoş bir hikaye olan "Kümesin Ötesi", Eylemci bölümünden, emekli bir öğretmenin komünistleri bombalamak istemesini anlatan yine aynı adlı "Eylemci" adlı öyküyü ve Ekmek Elden Süt Memeden adlı bölümdeki, bir çocukla bir köpeğin dostluğunu masalsı bir dille anlatan "Korkut'a Masal" masalını çok beğenerek okudum.
Kitabı, tüm Yusuf Atılgan sevenlere ve yazarı okumak isteyenlere tavsiye ediyorum. Hep böyle harika yazarlar ve onların güzel kitaplarıyla kalalım.
144 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Yine güzel bir kitap bitirdiğim için mutluyum hem de bir çırpıda okuyuverdim. İçsel dünya, dış dünyayı gözlem ve birbirinden güzel 14 öykü. Olaylara farklı bakabilmenin hazzı. 80'lerde 90'larda çocuk olmanın izleri... Ana tema kalabalık içinde yalnızlık... Kalabalık içinde yalnız kalanlar! Bu kitap tam size göre... Ayrıca hayvanlar üzerinden topluma mesajlar da az değil...
144 syf.
·9 günde·Beğendi·8/10
Yusuf Atılgan'ı okumaya öyküleriyle başladım ve bu kadarını beklemiyordum. Her bir öyküsü ayrı güzel olmasına karşın 'Tutku' öyküsü şaheserdir. İnsanı kör kuyulara atıp merdivensiz bırakır. Okuyunuz okutunuz seviniz efendim.

gözlerinde şimdiye dek görmediğim acıyan bir bakış vardı. ya anamınkiler? öylesi değildi onlar. bunlardaki acımaya bir başka, bir anlatamayacağım şey karışıktı; maviyle karışık acıma.
144 syf.
·4 günde
Edebiyatımızın en az eser veren yazarlarından biri Yusuf Atılgan. Gençlik yıllarında edebiyat dergilerinde yayınladığı kısa öyküleri 1960 yılında Bodur Minareden Öte kitabında toplamış. 1992 yılında dabirkaç ekleme yapıp Eylemci ismiyle yayınlamış. Son tahlilde çocuklar için yazdığı Ekmek Elden Süt Memeden kitaptaki öyküleri de eklenip Bütün Öyküleri isimli bu kitabı ortaya çıkmış. Olaylar yine çoğunlukla yazarın yıllardır yaşadığı Hacırahmanlı kasabasında geçiyor. Aylak Adam, Anayurt Oteli ve Canistan'dan sonra çok çekici gelmedi öyküleri açıkçası. Ve her Atılgan kitabından sonra bir keşke çekiyor insan birkaç roman daha yazabilseydi diye ya da en azından Canistan'ı bitirebilseydi.
124 syf.
Bir Yusuf Atılgan kitabı bitirdiğim için çok mutluyum. Yusuf Atılgan'ın üç romanını okuduktan sonra bu kitap sayesinde hikayelerini okumuş oldum. Bu kitaptan sonra anladım ki Atılgan'ın hikayeciliği de bir harika. Hikayeleri o kadar harika ki hiç bitmesin istedim. Ne yazık ki her kitap gibi o da bitti. Kitabın içeriğine geçersek, kitapta olan hikayeler 3 hikaye kitabının toplamında oluşuyor. Bu hikaye kitapları ise; Eylemci, Bodrum Minareden Öte, Ekmek Elden Süt Memeden. Hikayelerinde beni yine köy ve kasaba halkının içine soktu. İnsanın yalnızlığını çok güzel anlatıyor. Hikayelerinde Atılgan'ın hayal ve korkudan senaryolar oluşturma çokça var. Hikayelerin içinden en çok; Evdeki, Eylemci ve Saatlerin Tıkırtısını çok beğendim. Hepsi birbirinde güzel hikayeler okumak istiyorsanız Bütün Öyküleri mutlaka okuyun. Edebiyatla kalın.
144 syf.
·Puan vermedi
Yusuf Atılgan'ı bir de öykülerle tanımak güzel bir tat veriyor. Her bir öyküde yine kendimizden, ondan ve her şeyden bir şeyler bulabiliyoruz, tabiki Atılgan'ın gözünden.
124 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Çoğu insanlar gibi düşünmeden konuşsaydım kimse bir şey demeyecekti; ama ben düşündüğümü söylemeye kalktım. Yukarıya bildirildi; başöğretmen beni getirtip ağzıma acı biber sürdü. ‘Böyle gidersen beynine de biber sürülür’ dedi. (Ceren’e Masal)
Yukarıda alıntıladığım kitaptaki Ceren'e Masal adlı "Ekmek Elden Süt Memeden" adlı bölümden. Kitap Kasabadan, Köyden, Kentten, Eylemci ve Ekmek Elden Süt Memeden adlı 5 bölümden oluşuyor.
Evdeki, Tutku, Bodur Minareden Öte, Ağaç ve "Ekmek Elden Süt Memeden" adlı bölümdeki iki masal özellikle okunmalı. Öykülerde ortak tema yalnızlık, iletişimsizlik, iç sıkıntısı, bunaltı. Bu temalar çerçevesinde ele alınan öykülerde dil de oldukça başarılı. Yazarın Aylak Adam, Anayurt Oteli kitaplarını okuyanlar öykülerini de mutlak okumalı.
144 syf.
·20 günde·Beğendi·10/10
Kitap, sevgili Yusuf Atılgan'ın bir çok öyküsünü içeriyor ve her bir öyküyle birbirinden farklı şeyler düşünüyorsunuz. Çünkü Yusuf Atılgan; sütçü, evlenmemiş bir komşu kızı, kümesteki bir tavuk gibi bizi içinde barındıran herkesin öyküsünü anlatmış bu kitapta.
144 syf.
·3 günde·7/10
Kitap kısa öykülerden oluşuyor. Okurken içimizdeki bizi anlattığını far ettim. Ara ara hadi be bu kitap beni anlatıyor diyebilirsiniz. Tabi Yusuf ATIİGAN’ın postmodern romancılığına giriş de var bu eserde. Son bölümü de, Ekmek Elden Süt Memeden, gayet ilgi çekici hikayelerden oluşmakta.
144 syf.
·4/10
maalesef romanları kadar başarılı değildir öyküleri. hatta birçok kez kitabı yarıda bırakmak bile isteyebilirsiniz. ama sabırla sonuna kadar okursanız anlatacak bir şeyleriniz olur...
- Suçum neymiş benim? Ezilen sömürülen yoksul halka bir kurtuluş önlemi önermek suç mu?
- Değil ama senin önlemin komünistlik
- Sömürücülere gönüllü uşaklık eden, yüzünü göstermekten korkan yüreksiz faşistler vız gelir bana; elinden geleni ardına koyma...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bütün Öyküleri
Baskı tarihi:
Ocak 2017
Sayfa sayısı:
124
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753637909
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Bütün Öyküleri
Bütün Öyküleri
"Yeni eşimle yanyana yüksekçe bir kayaya tünedik. Pek yorgun değildim; birkaç yerde, su kıyılarında dinlenmiştik. Kuzeydeki köyden sabahleyin gün doğarken çıkmıştık; sağlığım yerindeydi, sevinçliydim. Bir yaştan sonra duymadığım bir kıpırtı vardı içimde; yeni bir yaşam, bir serüven kıpırtısı: Dört günlük eşimle güneye gidiyordum. Yolda ona alıkça bir gösterişe bile kalktım. Öğle sonu yoğun havadan yukarlara, güneşe doğru, başım dönünceye dek yükseldim; o baş dönmesiyle yükseklerde uçtum bir süre; tüylerim bedenimden ayrılıyor gibiydi; sonra kanatlarımı, bacaklarımı koyverdim, kendi yelimin uğultusuyla iniyordum; bir nokta gibiydi eşim, yaklaştı, büyüdü, hızla geçtim önünden yeryüzüne doğru, toplanıp döndüm yanına geldim. "Ne güzel!" dedi. Yüreğim çarpıyordu."

Kitabı okuyanlar 495 okur

  • Burak Akçora
  • Oğuzcan Ertürk
  • Betül
  • Dosto'nun Müridi
  • nur bahadır
  • Gül
  • Amores Perros
  • Yasemin
  • Eva
  • hakan

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%6 (10)
9
%4.8 (8)
8
%8.4 (14)
7
%1.8 (3)
6
%1.2 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0.6 (1)
1
%0