Bütün Oyunları - Cilt 4

·
Okunma
·
Beğeni
·
376
Gösterim
Adı:
Bütün Oyunları - Cilt 4
Baskı tarihi:
1998
Sayfa sayısı:
416
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mitos - Boyut Yayınları
Baskılar:
Bütün Oyunları - 4
Bütün Oyunları - Cilt 4
Brecht, daha 1920'li yıllarda kapitalist ortamda gelişen borsa spekülasyonlarıyla ilgilenmişti. Amerikalı borsa simsarı Bouck White'ın kitap olarak basılmış biyografisinin etkisiyle, önce Dan Drew, sonra Chicagolu Joe Etkeser adlı oyunları yazdı. İkinci oyun, Piscator Sahnesi'nde 1927-1928 döneminde oynanmak üzere repertuvara alındıysa da sahnelenemedi. Brecht, işte bu iki oyundaki deneylerine dayanarak ve onların olay dizilerini izleyerek Mezbahaların Kutsal Johanna'sı oyununu yazmıştır. Brecht bu oyundaki Chicago mezbahaları çevresini, Upton Sinclair'in The Jungle (Vahşi Orman) romanından almıştır. Oyunda, ekonomik kriz dönemlerinde, yaşamsal önemdeki tahıl, et gibi yiyeceklerin fiyatlarında gerçekleştirilen yapay oynama ve yönlendirmelerle sömürünün çoğaltılması anlatılırken, dini kurumlar aracılığıyla yapılan sosyal yardım etkinliklerinin bu sömürü çarkını nasıl gizlemeye çalıştığı gösterilir. Brecht, dinci propogandanın, siyasal-kapitalist sömürünün gerçek nedenlerini örtbas etmek amacıyla kullanıldığına eskiden beri inanıyordu.

Kuraldışı ve Kural (Ç.: Ayşe Selen) Bu oyun bir öğreti oyunu'dur ve bir Çin oyununa dayanmaktadır. Oyunda Çang ailesinin öyküsü anlatılır. Brecht bu oyunun özellikle profesyonel olmayan topluluklar tarafından sahnelenmesini tavsiye etmiştir. Oyun şu şiirle açılıyor: "Biraz sonra size/Bir yolculuğun öyküsünü anlatacağız. Bu yolculuk/ Bir sömürücü ve bir sömürülen tarafından yapılacak./ Bu insanların davranışlarını iyi inceleyin:/ Bu davranışları yabancı bulmasanız da yadırgatıcı bulun./ Alışılmış bulsanız da açıklanamaz,/ Kuralına uygun bulsanız da anlaşılmaz bulun./ Düzenlenmiş bir düzensizliğin, planlı bir bencilliğin hüküm sürdüğü/ İnsanlıktan çıkmış insanların yasadışı bir dönemde/ Hiçbir şey doğal olamaz. /Ancak, o zaman her şeyin değiştirilebilir olduğu anlaşılacaktır.”

Ana (1933 ) ve (1938) (Ç.: Ayşe Selen) Oyunun çıkış noktasını, Gorki'nin ünlü Ana adlı romanı oluşturur. Oyun, 1904/05 yıllarında bir Rus kasabasında yaşayan işçilerin yaşamlarını ve ayakta kalmak için verdikleri kavgayı anlatır. Dünya ekonomik krizine bağlı olarak Almanya'daki işçi hareketlerinin etkisiyle Brecht, romandaki olayları, proletaryanın güncel kavgasını ve uluslararası sınıf kavgasının genel kurallarını gözler önüne sermek için kullanmıştır. Oyundaki Ana, başlangıçta yalnızca işinden olan oğlu için kavga etmektedir. Partiye oğluna iyi bir yemek koymak için girmiştir. Ama sonunda kavgası, bütün işçiler için verdiği, daha büyük ve zor bir kavgaya dönüşür. Tek bir bireye yardım etmek için, toplumdaki o birey gibi olan herkese yardım edilmesi gerektiği bilincine varır. Bu sınıfsal biliçlenme ile Ana, oğlu sonraları kavgada ölürse de yine kavgayı bırakmaz. Kavgada düşen bayrağı yerden alarak mücadelesini sürdürür. Oyundaki bu sahne, Ana'nın bilinçlenme sürecinin simgesel bir ifadesidir. Brecht bu oyun için:: "Öğreti oyunu türünde yazılmış olan, ama profesyonel oyuncular tarafından oynanması gereken Ana, antimetafizik, materyalist, Aristolelesçi olmayan özellikler taşıyan bir oyundur. Bu oyun, Aristotelesçi dramda olduğu gibi, izleyicinin hiç düşünmeden kendini oyuna kaptırmasını istemez; katarsis gibi etkilerden kaçınır. Kahramanlarının kaçınılmaz bir kadere mahkûm olmadıklarından yola çıkan oyun, izleyicinin de duygu yüklü bir tiyatro macerası yaşamasını istemez,” diyor.
576 syf.
·17 günde·6/10 puan
Brecht'in Bütün Oyunları serisinin bu 4. kitabında Brecht'in 1933 ile 1938 yılları arasında yazdığı oyunlar ele alınmış. En bilinen oyunlar Sivri Kafalılar ve Yuvarlak Kafalılar, Carrar Ana'nın Silahları ve Üçüncü Reich'ın Korku ve Sefaleti. Doğrusu ben bu ciltteki oyunları çok fazla tuttuğumu söyleyemem, tabii ki Brecht Külliyatı'nın tamamlanması açısından gerekli metinler bunlar. Ayrıca Üçüncü Reich'ın Korku ve Sefaleti oyununun bağımsız tablolar halinde tasarlanması dışında Brecht'in alameti farikası olan Epik Tiyatro'yu pek de uygulamadığı oyunlar bunlar.
"Asla!" deme hiç, yaşıyorsan.
Kesin olan, kesin değildir.
Olduğu gibi kalmaz hiçbir şey.
Ezenlerin sözü bitince
Söz ezilenlerde.
Kim "Asla" demeye cesaret edebilir?
Ezilmek sürüyorsa, kimin sayesinde sürüyor? Bizim.
Ezmek ezilecekse, kimin sayesinde ezilecek? Yine bizim.
Ey yıkılan, kalk ayağa!
Ey yitiren, sürdür kavgayı!
Kim durdurabilir, durumun bilincine varanı? Çünkü bugün yenilenler, yarın yenecek olanlardır.
Ve hiçbir zaman denilen şey değişti.
Artık yalnız, 'hemen bugün' var!
JOHANNA; Burada doğru dürüst çaba gösteren kimse yok mu?
İŞÇİLER: Var, Komünistler.
JOHANNA: Onlar, bozguncu değil mi?
İŞÇİLER: Yoo.
EV SAHİBESİ: Bayan Vlasova, insanın Tanrıya ihtiyacı vardır. İnsan kaderini değiştiremez.
PELAGEA VLASOVA: Biz şöyle diyoruz: İnsanın kaderi insandır.
Pelagea Vlasova: Baskı artınca insanlar umarsamazlığa kapılıyorlar, bataklığa ya da kötülüğe razı gelmeye başlıyorlar.
Yasaları ve kararnameleri var
Hapishaneleri, kaleleri var
(Islahevlerini katmıyoruz!)
Gardiyanları ve yargıçları var
Yaptıkları iş için çok para alıyorlar.
Peki ama neden?
Bunlarla bizleri alt edebileceklerini mi sanıyorlar?
Yok olmadan önce, hem de pek yakında,
Bütün bunların yararı olmadığını görecekler.

Gazeteleri, basımevleri var
Bizimle savaşmak ve bizi susturmak için
(Devlet adamlarını katmıyoruz!)
Papazlar ve profesörler var
Yaptıkları iş için çok para alıyorlar.
Peki ama neden?
Gerçekten neden bu denli korkuyorlar?
Yok olmadan önce, hem de pek yakında.
Bütün bunların yararı olmadığını görecekler

Tankları ve topları var
Makinelileri, obüsleri var
(Coplarını katmıyoruz!)
Polisleri ve de askerleri var
Yaptıkları iş için çok para alıyorlar
Peki ama neden?
Düşmanları bu kadar güçlü mü?

Durumu sallantıda olanların tutunabilecekleri
Bir dayanak noktası olması gerektiğine inanıyorlar,
Yok olmadan önce, hem de pek yakında
Bütün bunların yararı olmadığını göreceler.
O gün geldiğinde istedikleri kadar bağırıp çağırsınlar,
Onları tankları ve topları kurtaramayacak!
Öğren, ey mülteci!
Öğren, ey hapisteki!
Öğren, ey ev kadını!
Öğren, altmış yaşındaki!
İktidarı sen alacaksın.
Okulunu ara, bul ey sokaktaki!
Bilgiyi bul, öğren soğuktan donarken!
Karnı aç olan, sarıl kitaba: Kitap bir silahtır.
İktidarı sen alacaksın

Onu ödeyecek olan sensin.
Hesabını sor her bir hesabın
Sor açıkça; Bu borç kimin?
İktidarı sen alacaksın.
Yırtılan Giysi Şarkısı

Giysimiz yırtıldığında hep.
Koşar gelir dersiniz gitmez bu böyle.
Bu giysi onarılmalı her ne pahasına!
Ve doğru gidersiniz baylara
Biz üşüyerek beklerken.
Dönersiniz büyük bir zaferle
Neymiş getirdiğiniz ganimet:

Bir küçücük yama.
Peki nerede
Bütün bir giysi?


Açlıktan bağırınca biz hep
Koşar gelirsiniz gitmez bu böyle
Bunun karnı doyurulmalı her pahasına!
Ve doğru gidersiniz baylara
Biz aç açına beklerken.
Dönersiniz büyük bir zaferle.
Neymiş getirdiğiniz ganimet:
Bir dilim ekmek.

Bu, bir dilim ekmek.
Peki nerede
Tam ekmek?

Yamayı ne yapalım biz
Bize bütün bir giysi gerekli.
Dilimi ne ne yapalım biz
Bize ekmek gerekli
Bize yalnızca iş değil
Bütün fabrika, kömür ve madenler ve
Devlette güç gerekli.
Bunlar gerekli bize
Ama siz
Ne veriyorsunuz bize?
İçecek çorban yoksa
Nasıl savaşacaksın?
O zaman tüm devleti
Baştan başa zorlamalısın
Çorbanı elde edene dek.
Ancak o zaman kendi kendinin efendisi olursun.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bütün Oyunları - Cilt 4
Baskı tarihi:
1998
Sayfa sayısı:
416
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mitos - Boyut Yayınları
Baskılar:
Bütün Oyunları - 4
Bütün Oyunları - Cilt 4
Brecht, daha 1920'li yıllarda kapitalist ortamda gelişen borsa spekülasyonlarıyla ilgilenmişti. Amerikalı borsa simsarı Bouck White'ın kitap olarak basılmış biyografisinin etkisiyle, önce Dan Drew, sonra Chicagolu Joe Etkeser adlı oyunları yazdı. İkinci oyun, Piscator Sahnesi'nde 1927-1928 döneminde oynanmak üzere repertuvara alındıysa da sahnelenemedi. Brecht, işte bu iki oyundaki deneylerine dayanarak ve onların olay dizilerini izleyerek Mezbahaların Kutsal Johanna'sı oyununu yazmıştır. Brecht bu oyundaki Chicago mezbahaları çevresini, Upton Sinclair'in The Jungle (Vahşi Orman) romanından almıştır. Oyunda, ekonomik kriz dönemlerinde, yaşamsal önemdeki tahıl, et gibi yiyeceklerin fiyatlarında gerçekleştirilen yapay oynama ve yönlendirmelerle sömürünün çoğaltılması anlatılırken, dini kurumlar aracılığıyla yapılan sosyal yardım etkinliklerinin bu sömürü çarkını nasıl gizlemeye çalıştığı gösterilir. Brecht, dinci propogandanın, siyasal-kapitalist sömürünün gerçek nedenlerini örtbas etmek amacıyla kullanıldığına eskiden beri inanıyordu.

Kuraldışı ve Kural (Ç.: Ayşe Selen) Bu oyun bir öğreti oyunu'dur ve bir Çin oyununa dayanmaktadır. Oyunda Çang ailesinin öyküsü anlatılır. Brecht bu oyunun özellikle profesyonel olmayan topluluklar tarafından sahnelenmesini tavsiye etmiştir. Oyun şu şiirle açılıyor: "Biraz sonra size/Bir yolculuğun öyküsünü anlatacağız. Bu yolculuk/ Bir sömürücü ve bir sömürülen tarafından yapılacak./ Bu insanların davranışlarını iyi inceleyin:/ Bu davranışları yabancı bulmasanız da yadırgatıcı bulun./ Alışılmış bulsanız da açıklanamaz,/ Kuralına uygun bulsanız da anlaşılmaz bulun./ Düzenlenmiş bir düzensizliğin, planlı bir bencilliğin hüküm sürdüğü/ İnsanlıktan çıkmış insanların yasadışı bir dönemde/ Hiçbir şey doğal olamaz. /Ancak, o zaman her şeyin değiştirilebilir olduğu anlaşılacaktır.”

Ana (1933 ) ve (1938) (Ç.: Ayşe Selen) Oyunun çıkış noktasını, Gorki'nin ünlü Ana adlı romanı oluşturur. Oyun, 1904/05 yıllarında bir Rus kasabasında yaşayan işçilerin yaşamlarını ve ayakta kalmak için verdikleri kavgayı anlatır. Dünya ekonomik krizine bağlı olarak Almanya'daki işçi hareketlerinin etkisiyle Brecht, romandaki olayları, proletaryanın güncel kavgasını ve uluslararası sınıf kavgasının genel kurallarını gözler önüne sermek için kullanmıştır. Oyundaki Ana, başlangıçta yalnızca işinden olan oğlu için kavga etmektedir. Partiye oğluna iyi bir yemek koymak için girmiştir. Ama sonunda kavgası, bütün işçiler için verdiği, daha büyük ve zor bir kavgaya dönüşür. Tek bir bireye yardım etmek için, toplumdaki o birey gibi olan herkese yardım edilmesi gerektiği bilincine varır. Bu sınıfsal biliçlenme ile Ana, oğlu sonraları kavgada ölürse de yine kavgayı bırakmaz. Kavgada düşen bayrağı yerden alarak mücadelesini sürdürür. Oyundaki bu sahne, Ana'nın bilinçlenme sürecinin simgesel bir ifadesidir. Brecht bu oyun için:: "Öğreti oyunu türünde yazılmış olan, ama profesyonel oyuncular tarafından oynanması gereken Ana, antimetafizik, materyalist, Aristolelesçi olmayan özellikler taşıyan bir oyundur. Bu oyun, Aristotelesçi dramda olduğu gibi, izleyicinin hiç düşünmeden kendini oyuna kaptırmasını istemez; katarsis gibi etkilerden kaçınır. Kahramanlarının kaçınılmaz bir kadere mahkûm olmadıklarından yola çıkan oyun, izleyicinin de duygu yüklü bir tiyatro macerası yaşamasını istemez,” diyor.

Kitabı okuyanlar 8 okur

  • Mehmet Emre Tığlı
  • Adem Yüce

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%25 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0