Geri Bildirim

Bütün ŞiirleriSabahattin Ali

·
Okunma
·
Beğeni
·
6.262
Gösterim
Adı:
Bütün Şiirleri
Baskı tarihi:
Ocak 1999
Sayfa sayısı:
152
ISBN:
9789753639019
Kitabın türü:
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
"Aşkını candan duymuşumrnCanım yoluna koymuşumrnTam dokuz yaşındaymışımrnDünyaya geldiğin zaman.rnrnKimbilir nasıl güzeldin,rnGöklerden yere süzüldünrnBenim alnıma yazıldınrnDünyaya geldiğin zaman."rnrnDağlar ve Rüzgar, Kurbağanın Serenadı ve öteki şiirler...
Kaleminden hüzün akan acıların adamı Sabahattin Ali. Kamyonuna aldığı Ali Ertekin tarafından genç yaşında, diğer arkadaşlarının isimlerini vermediği için vahşice öldürüldüğü söylenen Sabahattin Ali.

Beraber gittikleri sırada dinlenmek için, mola verip bir yere oturmuşlar. Sabahattin kitap okumaya başlamış. O da kafasına vura vura öldürmüş.

Şiirler Faruk Nafiz Çamlıbel şiirleri gibi acıyla yoğurulmuş, özlemle pişirilmiş şiirler. Hüzün, isyan, çaresizlik hiç bir kitapta böyle güzel anlatılamadı belkide

Kitapta özellikle bir şiir dikkatimi çekti.

Hapishane Şarkısı 3

Burda çiçekler açmıyor
Kuşlar süzülüp içmiyor
Yıldızlar ışık saçmıyor
Geçmiyor günler geçmiyor.

Ezbere bilmeme şaşırdım. Nasıl olur dedim. Sabahattin Ali'nin bazı kitaplarını çok önceden okumuştum ancak şiir kitabı yoktu aralarında. Ezbere bilecek kadar ne olmuş olabilir. Araştırdığımda çocukluğumu beraber geçirdiğim dayımın hayran olduğu Ahmet Kaya, şarkı olarak seslendirmiş. Daha bir sürü bestelenen şiir var kitapta. Tekrar tekrar tekrar okunası
İlk olarak, bana bu kalbi kadar güzel kitabı hediye ettiği için, sevgili DUA 'ya çok teşekkür ederim. Yaptığım psikolojik baskılardan bahsetmek istemiyorum. :)

Sabahattin Ali ile ilgili yazılabilecek ne kaldı bilmiyorum ama kendi adıma birkaç şey söylemek istiyorum. Sabahattin Ali bende hep üvey evlat izlenimi uyandırmıştır. En başta kendi hayatının daha sonra da Türk Edebiyatının üvey evladı... Nitekim, bugüne dek kendisine hiçbir dönemde edebiyat derslerinde hakkını teslim eder nitelikte bir yer verildiğini görmedim, duymadım. Sabahattin Ali ile ilgili sıkça yazılan bir konu da; yazdığı bir şiirden dolayı Atatürk'e hakaret ettiği gerekçesiyle hüküm giymesi ki, bu gerekçeyle hüküm giymiş olsa da, kendisi o şiirin aslında Sivas'ta yaşanan bektaşi ayaklanması üzerine bir taşlama olduğunu hep savunmuştur.

Sabahattin Ali şiiri denilince akla ilk olarak halk edebiyatı gelir. Hece ölçüsünü ve kafiyeyi öyle ustaca kullanır ki, hemen her şiirinde muazzam bir ritm yakalar. Sanırım bu ritm de o dizelerin bestelenmesi noktasında ilham kaynağı olmuş ve birçok şiiri günümüzde dahi herkesin ezbere söylediği muhteşem eserlere dönüşmüştür. Bunların başında gelenler:
Hapishane Şarkısı 5 (Aldırma Gönül)
Hapishane Şarkısı 3 (Geçmiyor Günler)
Göklerde Kartal Gibiydim
Kara Yazı
Kızkaçıran
Benim Meskenim Dağlardır
ve bir de Leylim Ley var ki, kitapla ilgili eleştirilecek önemli bir nokta bana göre. Bu şiirin kitapta yer almamasının nedeni şiirin aslında Sabahattin Ali'nin "Ses" öyküsünün bir parçası olması gibi düşünülebilir ama yine de bu kitapta yer verilmesi gerekirdi diye düşünüyorum.

Sabahattin Ali, şiirlerinde genel olarak yalnız ve fazlaca umutsuzdur. Öyle ki, yer yer intiharı bile düşündüğü görülür.
"Öyle günler gördüm ki, tabanca şakağımda
Tasarladım aydınlık dünyayı bırakmayı
...
Tabancanın namlusu ısındı yanağımda,
Parmağım istemedi tetiğini çekmeyi..." s.(61)

Fakat hapishane döneminde yazmış olduğu şiirler nispeten daha umutludur.
"Görecek günler var daha;
Aldırma gönül, aldırma..." s.(40)

"Gönül her derde katlanır
Gurbet hapishanesinde." s.(41)

Tüm bunlara rağmen Sabahattin Ali yine de "Böyle kepaze hayatı sürüklemekten yorulmuştur."


Döneminin edebiyat anlayışını özümsemesinin yanında, "Sanat, olan ve olmuş her şeyden faydalanır." diyen Sabahattin Ali'nin divan edebiyatı bilgisi de tesadüf değildir elbette. Okuması biraz zor da olsa, divan edebiyatına hakimiyetini kanıtlar nitelikteki Terkib-i Bend'inin okunmasını özellike tavsiye ederim.

İyi kitaplar...

Benzer kitaplar

“ÖKSÜZ KIZ” MASALI*

- Hocam Ali Canip Beğe-**

Ufuklarda yaralı bir göğüs kanıyor,
Ovalarda kızıl kumlar dalgalanıyor;
Rüzgârlara haykırırken yalçın kayalar;
Uğulduyor nihayetsiz, engin yaylalar...


Bu kış günü bir öksüz kız elde bakracı,
Merhametsiz rüzgârlarla dağılmış saçı
Su almağa gidiyordu...Sırtı çıplaktı;
Karanlıkta artan soğuk sırtını yaktı...


Şişirmişti karlar küçük ayaklarını,
Esen rüzgâr dondurmuştu kulaklarını.
Zavallının karnı açtı, gözü yaşlıydı.
Düşe kalka gidiyordu, çok telaşlıydı.
Bir kasırga koptu birden, kızı ağlattı,
Güzel, narin vücudunu yerlere attı...
Yukarıdaki saraydan gördü bunu ay,
Gözlerine zindin oldu birden bu saray...
—Soğuk kızın gül yüzünü kavuruyordu—
“Ay”,bir anne gibi tatlı sesiyle sordu:


Çıldırdın mı kız?
Niçin yapyalnız
Çıktın dışarı?


Görmedin mi sen?
Dışarda esen
Deli rüzgârı?

Öksüz kız bu tatlı sesle önce ürperdi
Lâkin sonra sakinleşti ve cevap verdi:


Ay, sorma benden,
Bilmiyorum ben
Bu nasıl şeydir...


Yalnız derdim çok,
Bir sevincim yok,
Anam üveydir...


Hıçkırıklar kesti kızın ince sesini,
Zaten “Ay” da anlamıştı neticesini,
Onun için ısrar edip sormadı fazla;
Ve titredi kalbi acı bir ihtizâzla,
Gözlerinden yere billûr yaşları indi...


Bir çalının içerisine girdi kız şimdi.
Lakin birden “Ay”ın sesi sarstı kumsalı:
“—Kucağında bir İnci var, ben ona, çalı!...”
“Hazırladım atlas çadır, ipekli sedir,”
“Hadi çalı, öksüz kızı al bana getir!...”


Birdenbire bir silkindi, çalı at oldu,
Dikenleri ona İpek bir kanat oldu;
Yavaş yavaş yükseldi, gökler alçaldı,
“Ay”, bu kızı bakracıya yanına aldı...


İşte o günden beridir
“Ay”ın çehresi değişir,
Kızın değişen haliyle...
Ay bu kızın hayaliyle
Bazan parlar, bazan söner,
Âdeta şaşkına döner.


Kız bazen girer otağa;
Başlar halı dokumağa,
“Ay”ın yüzünü o zaman
Hasretle sarar bir duman,
Bir hilâl olur yeisle;
Gittikçe artan bir sesle
Beyaz çehresi kirlenir...


Bazan kızın keyfi çoşar:
Bakraçla göle koşar
Ve Ayın çektiği çile
Biter...Çoşkun bir sevinçle
Gülen yüzü bedirlenir....


Gökte büyük bir “Dev” vardır,
Her zaman “Ay”ı kıskanır:
Güzel kız ondadır diye;
Kavga eder bir düziye
Öksüz kızı kapmak için
Ve kendisi için için
Kızın aşkına taliptir.


Yirmi beş gün Ay galiptir,
Yüzü parlar süzgün süzgün
Lakin heyhat, ayda üç gün
Bu “Dev” galip gelir “Ay”a,
Ay da başlar ağlamaya
Hıçkırıklarla boğulur,
Yüzü yaşlarla sararır,
Sonra kararır, kararır,
Tam üç gün görünmez olur...


Derin anlamlar içeren en beğendiğim şiiri incelemeye yazmak istedim.

Keyifli okumalar yaşanmışlıklara saygı gösterilir ve yorum yapmak istemiyorum....
Bu bir inceleme değildir. Sadece, hep severek okuduğum yazarın, şiirleri içinde bestelenmiş olanları hatırlatmak. Birçoğumuzun neredeyse ezbere bildiği bazı şarkıların sözlerinin Sabahattin Ali'ye ait olduğunu belirtmek/hatırlatmak...

Sıralamayı beğenime göre yapıyorum. :)

HAPİSHANE ŞARKISI -1-
https://www.youtube.com/watch?v=VPhZRXUwMqQ

Göklerde kartal gibiydim.
Kanatlarımdan vuruldum;
Mor çiçekli dal gibiydim,
Bahar vaktinde kırıldım.

Yar olmadı bana devir,
Her günüm bir başka zehir;
Hapishanelerde demir
Parmaklıklara sarıldım.

Coşkundum pınarlar gibi,
Sarhoştum rüzgarlar gibi;
İhtiyar çınarlar gibi
Bir gün içinde devrildim.

Ekmeğim bahtımdan katı,
Bahtım düşmanımdan kötü;
Böyle kepaze hayatı
Sürüklemekten yoruldum.

Kimseye soramadığım,
Doyunca saramadığım,
Görmesem duramadığım
Nazlı yarimden ayrıldım.


KARA YAZI
https://www.youtube.com/watch?v=h3rL-9lBLuU

Geçmedi yare sözümüz
Yollarda kaldı gözümüz
Yere sürüldü yüzümüz
Böyleymiş kara yazımız

Çiçekler açılmaz oldu
Pınarlar içilmez oldu
Yar bize gülmez oldu
Böyleymiş kara yazımız

Yalnız ona yar demiştik
Onda birşey var demiştik
O bizi anlar demiştik
Böyleymiş kara yazımız

Hey gönül gene bu gece
Kederim geceden yüce
Gel susalım beraberce
Böyleymiş kara yazımız

''Bu bahtımızın işidir
Bu her işin başıdır
Yar başkasının eşidir
Böyleymiş kara yazımız''

KIZKAÇIRAN
https://www.youtube.com/watch?v=3USVXT_d32I

Dağlar dik, çeşmeler kuru,
Yarimin benzi çok sarı;
Ölüm var, dönülmez geri;
Yürü yağız atım, yürü...

Dağlar geçilmiyor kardan;
Aman yok candarmalardan.
Ayrılamadım bu yardan;
Yürü yağız atım, yürü...

Yarim bu gece yoruldu,
Kaçırdığıma darıldı;
Bak, daha sıkı sarıldı;
Yürü yağız atım, yürü...

Nasıl titriyor korkudan:
Kaldırdım onu uykudan;
Sesler geliyor doğudan;
Yürü yağız atım, yürü...

Peşime düştü takipler,
Boynumu bekliyor ipler
Zeybekler seni ayıplar;
Yürü yağız atım, yürü...

BENİM MESKENİM DAĞLARDIR
https://www.youtube.com/watch?v=o7lS1e0663E

Başım dağ saçlarım kardır,
Deli rügarlarım vardır,
Ovalar bana çok dardır,
Benim meskenim dağlardır.

Şehirler bana bir tuzak,
İnsan sohbetleri yasak,
Uzak olun benden, uzak,
Benim meskenim dağlardır.

Kalbime benzer taşları,
Heybetli öter kuşları,
Göğe yakındır başları;
Benim meskenim dağlardır.

Yarimi ellere verin;
Sevdamı yellere verin;
Elleri bana gönderin:
Benim meskenim dağlardır.

Bir gün kadrim bilinirse,
İsmim ağza alınırsa,
Yerim soran bulunursa:
Benim meskenim dağlardır.

LEYLİM LEY
https://www.youtube.com/watch?v=SKzpmXzNmIM

Döndüm daldan düşen kuru yaprağa
Seher yeli dağıt beni kır beni
Götür tozlarımı buradan uzağa
Yarin çıplak ayağına sür beni

Aldım sazı çıkmış gurbet görmeye
Dönüp yare geldim yüzüm sürmeye
Ne lüzum var şuna buna sormaya
Senden ayrı ne hal oldum gör beni

Ayın şavkı vurur sazım üstüne
Söz söyleyen yoktur sözüm üztüne
Gel ey hilal kaşlım dizim üstüne
Ay bir yandan sen bir yandan sar beni

Yedi yıldır uğradım yurduma
Dert ortağı aramadım derdime
Geleceksen bir gün düşüp ardıma
Kula değil yüreğine sor beni

HAPİSHANE ŞARKISI -3-
https://www.youtube.com/watch?v=ibU4dhh_gBs

Burda çiçekler açmıyor,
Kuşlar süzülüp uçmuyor,
Yıldızlar ışık saçmıyor,
Geçmiyor günler, geçmiyor.

Avluda olta vururum;
Kah düşünür, otururum,
Türlü hayaller görürüm;
Geçmiyor günler, geçmiyor.

Gönülde eski sevdalar,
Gözümde dereler, bağlar,
Aynada hayalim ağlar,
Geçmiyor günler, geçmiyor.

Dışarda mevsim baharmış,
Gezip dolaşanlar varmış,
Günler su gibi akarmış...
Geçmiyor günler, geçmiyor.

Yanımda yatan yabancı,
Her sözü zehir gibi acı,
Bütün dertlerin en gücü;
Geçmiyor günler, geçmiyor.

HAPİSHANE ŞARKISI -5-
https://www.youtube.com/watch?v=o6PZsAitVCc

Başın öne eğilmesin
Aldırma gönül, aldırma
Ağladığın duyulmasın,
Aldırma gönül, aldırma

Dışarda deli dalgalar
Gelip duvarları yalar;
Seni bu sesler oyalar,
Aldırma gönül, aldırma

Görmesen bile denizi,
Yukarıya çevir gözü:
Deniz gibidir gökyüzü;
Aldırma gönül, aldırma

Dertlerin kalkınca şaha
Bir küfür yolla Allaha
Görecek günler var daha;
Aldırma gönül, aldırma

Kurşun ata ata biter
Yollar gide gide biter;
Ceza yata yata biter;
Aldırma gönül, aldırma

ESKİSİ GİBİ
https://www.youtube.com/watch?v=E0lI5169AYM

Seneler sürer her günüm,
Yalnız gitmekten yorgunum;
Zannetme sana dargınım,
Ben gene sana vurgunum.

Başkalarına gülsem de,
Senden uzakta kalsam da,
Sevmediğini bilsem de
Ben gene sanavurgunum.

Dağları aşınca başım,
Geri kaldı her yoldaşım,
Gerl sevgilim, gel kardaşım,
Ben gene sana vurgunum.

Gönlüm seninkine yardı,
Aynı şeyleri duyardı;
Ayaklarımız uyardı...
Ben gene sana vurgunum.

MELANKOLİ
https://www.youtube.com/watch?v=qKj8EOuvRcI

Beni en güzel günümde
Sebepsiz bir keder alır.
Bütün ömrümün beynimde
Acı bir tortusu kalır.

Anlıyamam kederimi,
Bir ateş yakar derimi,
İçim dar bulur yerimi,
Gönlüm dağlarda bunalır.

Ne kış, ne yazı isterim,
Ne bir dost yüzü isterim,
Hafif bir sızı isterim,
Ağrılar, sancılar gelir.

Yanıma düşer kollarım,
Görünmez olur yollarım,
En sevgili emellerim
Önüme ölü serilir...

Ne bir dost, ne bir sevgili,
Dünyadan uzak bir deli...
Beni sarar melankoli:
Kafamın içersi ölür.

ÇOCUKLAR GİBİ
https://www.youtube.com/watch?v=OZ-W9sKJKHg

Bende hiç tükenmez bir hayat vardı
Kırlara yayılan ilkbahar gibi
Kalbim hiç durmadan hızla çarpardı
Göğsümün içinde ateş var gibi

Bazı nur içinde, bazı sisteyim
Bazı beni seven bir göğüsteyim
Kah el üstündeydim, kah hapisteydim
Her yere sokulan bir rüzgar gibi

Aşkım iki günlük iptilalardı
Hayatım tükenmez maceralardı
İçimde binlerce istekler vardı
Bir şair, yahut bir hükümdar gibi

Hissedince sana vurulduğumu
Anladım ne kadar yorulduğumu
Sakinleştiğimi, durulduğumu
Denize dökülen bir pınar gibi

Şimdi şiir bence senin yüzündür
Şimdi benim tahtım senin dizindir
Sevgilim, saadet ikimizindir
Göklerden gelen bir yadigar gibi

Sözün şiirlerin mükemmelidir
Senden başkasını seven delidir
Yüzün çiçeklerin en güzelidir
Gözlerin bilinmez bir diyar gibi

Başını göğsüme sakla sevgilim
Güzel saçlarında dolaşsın elim
Bir gün ağlayalım, bir gün gülelim
Sevişen yaramaz çocuklar gibi
Sabahattin Ali şiirlerinde; yalnızlık, umutsuzluk, insanlardan kaçış, aşk ve doğa temalarını sıklıkla dizeleri ile buluşturmuş.

Yazarlığının yanında dizeleri de çok etkileyici olan Sabahattin Ali insanların ortak dertlerini, ortak duygularına da hitap etmeyi başarmış. Yalnızlığını doğa ile paylaşmayı seçerek, bir çok şiirinde dağlar ve rüzgarı çok sık kullanmış ve dizelerinde sitemlerini, özlemlerini dile getirmiş...

Şarkı olarak dinlediğimiz bir çok şiiri ise okurken, eğer sizin geçmişinizde anısı varsa bu şarkıların daha bir hüzün ile okuyacaksınız...

Eser Atilla Özkırımlı'nın sunu yazısıyla başlayıp, Asım Bezirci, Nur Gürani Arslan'ın yazar hakkında ki görüşleri ile devam ediyor...

Şiirleri üç ana başlık adı altında hazırlanmış olup son bölümünde ise eski Türkçe ile yazılmış dizelere yer verilmiş, anlamasam da okurken ahenginden keyif aldım...
Daha önce dinlediğim birçok eserin, Sabahattin Ali tarafından yazılıp, başkaları tarafından okunduğunu hiç fark etmemiştim. Daha sonra söz yazarının Sabahattin Ali olduğunu görünce bu eserlerin, şaşkınlığım, saygınlığım ve hayranlığım bir kat daha arttı kendisine ve hemen şiir kitabını okumam gerektiğini düşündüm. Gerçekten beni etkileyen ve çok hoş şiirler vardı kitapta. Çok genç yaşta katledildi ve aramızdan ayrıldı. Keşke yaşayasaydı dediğim nadir sanatçılardan birisidir kendisi. Tekrar kendisini rahmet ve minnetle anıyorum ve en sevdiğim şiiri ile bitiriyorum.

Bende hiç tükenmez bir hayat vardı
Kırlara yayılan ilkbahar gibi
Kalbim hiç durmadan hızla çarpardı
Göğsümün içinde ateş var gibi

Bazı nur içinde, bazı sisteyim
Bazı beni seven bir göğüsteyim
Kah el üstündeydim, kah hapisteydim
Her yere sokulan bir rüzgar gibi

Aşkım iki günlük iptilalardı
Hayatım tükenmez maceralardı
İçimde binlerce istekler vardı
Bir şair, yahut bir hükümdar gibi

Hissedince sana vurulduğumu
Anladım ne kadar yorulduğumu
Sakinleştiğimi, durulduğumu
Denize dökülen bir pınar gibi

Şimdi şiir bence senin yüzündür
Şimdi benim tahtım senin dizindir
Sevgilim, saadet ikimizindir
Göklerden gelen bir yadigar gibi

Sözün şiirlerin mükemmelidir
Senden başkasını seven delidir
Yüzün çiçeklerin en güzelidir
Gözlerin bilinmez bir diyar gibi

Başını göğsüme sakla sevgilim
Güzel saçlarında dolaşsın elim
Bir gün ağlayalım, bir gün gülelim
Sevişen yaramaz çocuklar gibi
Sabahattin Ali'nin romanlarını okuduktan sonra şiirlerini okumak için ayrı bir istek duydum içimde. Bir şiir kitabı hakkında pek bir şey söylenemez gibi geliyor bana. Her şiir illa ki sizden bir parça olacak ya da kalbinizin belki de en derinlerinde kalmış duyguları dağlayacaktır. Bu hangi şiir veya şair olursa olsun aynıdır. Nasıl romanlarda karakterlerde biraz da olsa kendimizi buluyorsak şiir de böyledir işte. Şiirin güzelliği bana göre okunduğu anda duraksatmasıdır insanı. İşte bu duraksama, dedim ya duyguların dağlanması anıdır. Sabahattin Ali romanlarında da şiir gibi yazan bir yazar ve şair. Fakat romanda daha başarılı. Belki de bunun sebebi şiirlerinde sürekli hece ölçüsü kullanmasından kaynaklıdır. Bu arada Sabahattin Ali'nin şiirlerinin bestelendiğini ve çokça duyduğumuz şarkılar olduğunu da belirtelim. Okumanızı tavsiye ederim. İyi okumalar..

http://www.okunmuskutuphane.blogspot.com
Birçok eseri bulunan Sabahattin Ali'nin Bütün Şiirleri...Hem yazar demeliyim hemde şair bu kitabında yer alan bütün şiirlerinde farklı temalara yer vermiş.Sürgüne mahkum edildiği hapishanelerde yattığı için herkesin aslında bildiği ama ona ait olduğunun pek bilinmediği Aldırma Gönül diye bilinen Hapishane Şarkısı şiiri,aşkını dile getirdiği Kıyamadığım,Unutamadığım,Kalbimde Aşkınız şiirleri;öteki şiirler adı altında yer alan dili daha ağır olan şiirleri...Kısacası Sabahattin Ali'nin okunması gereken eserleri arasında gördüğüm bir kitap.Şimdiden iyi okumalar dilerim :)
Sabahattin Ali Okumak bir zevktir. Sanata bakış açısını 1936 yılında Varlık dergisinde kendisiyle yapılan bir söyleşide, “Ben hiçbir zaman sanatın maksatsız olduğuna kani olmadım. Sanatın bir tek ve sarih bir maksadı vardır: İnsanları daha iyiye, daha doğruya, daha güzele yükseltmek; insanlarda bu yükselme arzusunu uyandırmak” diyerek sanat görüşünü açıkça ortaya koyar: Sanatın mutlaka bir amacı olmalıdır. Sanatını şiirlerini yazarkende ustalıkla kullanmıştır.Aruz ölçüsüyle yazdığı divan şiirini ve halk şiirini çok iyi bildiğini göreceksiniz şiirlerinde.


Şiirlerinde Aşk, Yalnızlık,umutsuzluk, karamsarlık,konularını işlemiştir. Duygularını şiirle ifade etmiştir. Şiirlerinde toplumu, iç dünyasını ve düşüncelerini yansıtmıştır.

Bakın bu dizelerinde hayatı ne güzel anlatmıştır;


Hayat ki akıp gider bulanık bir su gibi,
Korkulu rüyalarla geçen bir uyku gibi...
Çabalama... Kabul et bunu olduğu gibi!
Hayattan fazla bir şey bekleyenler delidir..


Bir çok şiirde şarkı olmuştur.Kitapta gecenler;

1-Göklerde Kartal Gibiydim (Hapishane Şarkısı 1) – Seslendiren: Volkan Konak


2-Çocuklar Gibi – Seslendiren: Sezen Aksu


3-Dağlar – Seslendiren: Sezen Aksu


4-Aldırma Gönül (Hapishane Şarkısı 5) – Seslendiren: Edip Akbayram


5-Geçmiyor Günler (Hapishane Şarkısı 3) – Seslendiren: Ahmet Kaya


6-Melankoli – Seslendiren: Nükhet Duru


7-Kara Yazı – Ahmet Kaya  

Kitapta geçen bunlardı. Hepsini dinledim.


Şiirlerinden çok etkilendim.Herkese tavsiyemdir.
İyi bir okur ve müzik dinleyicisi olduğumu düşünürken bu kitap boş biri olduğunu anlattı bana. O kadar severek dinlediğimiz şarkıların guftecilerini hiç bilmeyip şarkıcıyla özdeşleşmesi büyük bir haksızlık. Bilinçli bir okur olmaya ilk adım olsun artık. Kitaptaki bir çok şiirin bestelenmiş olduğunu görünce çok şaşıracaksınız. İlk yazdığı şiirlerle son yazdığı şiirler arasında büyük farklar var. Olgunlaşmış, hayata bakışı değişmiş olarak karşımıza çıkıyor. Herkes bir şekilde bu şiir yolculuğunu okumali.
~ Çocuklar Gibi ~
Bende hiç tükenmez bir hayat vardı,
Kırlara yayılan ilkbahar gibi.
Kalbim her dakika hızla çarpardı,
Göğsümün içinde ateş var gibi.

Bazı nur içinde, bazı sisteydim,
Bazı beni seven bir göğüsteydim,
Kâh el üstündeydim, kâh hapisteydim,
Her yere sokulan bir rüzgâr gibi.

Aşkım iki günlük iptilâlardı,
Hayatım tükenmez maceralardı,
İçimde binlerce istekler vardı,
Bir şair, yahut bir hükümdar gibi.

Hissedince sana vurulduğumu,
Anladım ne kadar yorulduğumu,
Sâkinleştiğimi, durulduğumu
Denize dökülen bir pınar gibi.

Şimdi şiir bence senin yüzündür,
Şimdi benim tahtım senin dizindir,
Sevgilim, saadet ikimizindir,
Göklerden gelen bir yadigâr gibi.

Sözün şiirlerin mükemmelidir,
Senden başkasını seven delidir,
Yüzün çiçeklerin en güzelidir.
Gözlerin bilinmez bir diyar gibi.

Başını göğsüme sakla sevgilim,
Güzel saçlarında dolaşsın elim.
Bir gün ağlayalım, bir gün gülelim,
Sevişen yaramaz çocuklar gibi.
LEYLİM LEY
Döndüm daldan kopan kuru yaprağa
Seher yeli dağıt beni, kır beni
Götür tozlarımı burdan uzağa
Yarın çıplak ayağına sür beni

Ayın şavkı vurur sazım üstüne
Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne
Gel ey hilal kaşlım dizim üstüne
Ay bir yandan sen bir yandan sar beni

Yedi yıldır uğramadım yurduma
Dert ortağı aramadım derdime
Geleceksen bir gün düşüp ardıma
Kula değil, yüreğine sor beni
KIYAMADIĞIM
Hey bir zaman bakıp bakıp
Seyrine doyamadığım!
Şimdi gurbette bırakıp
Sesini duyamadığım!

Evde kapanıp kaldın mı?
Seyrana çıkıp güldün mü?
Başkalarının oldun mu?
'Benimsin!' diyemediğim!

Akıtıp gözüm yaşını
Hatırlarım gülüşünü;
Kıvırcık saçlı başını
Göğsüme koyamadiğım!

Dik yamaçların selisin,
Sen benden daha delisin,
Şimdi kimlerin kulusun?
Başını eğemediğim!

Nasıl vurgunum bilirdin,
Niçin benden yüz çevirdin?
Kimlerin koynuna girdin?
Öpmeye kıyamadığım!
UZAKTA
Her gün seni arıyorum,
Niçin benden uzaktasın?
Dağa taşa soruyorum:
Niçin benden uzaktasın?

Yanık bir bülbül ötüyor,
Sesini hatırlatıyor;
Yüzün gözümde tütüyor,
Niçin benden uzaktasın?..

Çimenler sararıp yanmış,
Çiçekler yere kapanmış,
Yeryüzü çöllere dönmüş,
Niçin benden uzaktasın?..

Şu köşede otururdun,
Şurada ayakta dururdun,
Şurada salınır yürürdün;
Niçin benden uzaktasın?..

Yüzüm gülmeye üşenir,
Gözümden yaşlar boşanır,
Sen yokken nasıl yaşanır?
Niçin benden uzaktasın?..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bütün Şiirleri
Baskı tarihi:
Ocak 1999
Sayfa sayısı:
152
ISBN:
9789753639019
Kitabın türü:
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
"Aşkını candan duymuşumrnCanım yoluna koymuşumrnTam dokuz yaşındaymışımrnDünyaya geldiğin zaman.rnrnKimbilir nasıl güzeldin,rnGöklerden yere süzüldünrnBenim alnıma yazıldınrnDünyaya geldiğin zaman."rnrnDağlar ve Rüzgar, Kurbağanın Serenadı ve öteki şiirler...

Kitabı okuyanlar 915 okur

  • Emre Bozgeyik
  • Salih Acar
  • Gülfem Rana Öztokatlı
  • Şükran Doğan
  • Elif Şanverdi
  • Yaman Güney
  • Lütfi Tokuçoğlu
  • Nur
  • Güneş Duygu
  • Murat karakuzu

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.1
14-17 Yaş
%5.6
18-24 Yaş
%25.9
25-34 Yaş
%36.1
35-44 Yaş
%18.5
45-54 Yaş
%5.1
55-64 Yaş
%1
65+ Yaş
%2.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%56.4
Erkek
%43.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%34.2 (95)
9
%28.1 (78)
8
%22.7 (63)
7
%9.4 (26)
6
%2.9 (8)
5
%1.1 (3)
4
%1.1 (3)
3
%0.7 (2)
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları