Adı:
Bütün Şiirleri
Baskı tarihi:
Ocak 2013
Sayfa sayısı:
247
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750805288
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Bütün Şiirleri
Bütün Şiirleri
Bütün Şiirleri
Orhan Veli: Türk şiirinin "zincirkıran"ı, "kasketgiydiren"i, "sivilleştiren"i, "açıkhavaozanı" ...

"Orhan Veli çok daha ileriye bir adım attı: Şiirin kendi öz bir dili, bir vezni olmadığı gibi kendine öz konuları da olmayacağını gösterdi, ahengin, musikinin de şiirden kaldırılabileceğini anlattı."
-Nurullah Ataç

"Orhan Veli'nin kavgası, edebiyatımızın en büyük kavgasıdır, buna inanıyorum. Irmağın yatağını daha doğal bir vadiye indirdi. Şiire kasket giydirdi, sivilleştirdi onu. Bugünkü şiir verimleri onun daha verimleridir biraz."
-Cemal Süreyya

"Her tümce bir yana, açık havanın ozanıdır Orhan Veli her anlamda. Caddeler genişledi, kitaplar inceldiyse Çalap'ın işi değildir bu. Geleceğe doğru süren bir şimdinin şiir etkisi! Yalnızca gam değişikliği de değil, hepten Atonal. Orhan Veli olayı da, olaylığını yitirmiştir artık. Şiiri ise kalmıştır görünüyor, geniş açıdan bir deyişle."
-Ece Ayhan

(Arka Kapak)
247 syf.
Orhan Veli’nin şiirleriyle de sonunda tanışabildim. Şiirlere olan ilgim her geçen gün artıyor. Bazen kapalı şiirlerde anlamlar çıkarmaya çalışırken, bazen anlamı oldukça açık şiirler okuyorum. Oysa eskiden, şiirdeki güzelliği bilmediğim zamanlarda çok saçma bulurdum. Zaman insanın, duygu ve düşüncelerini değiştiriyor. Bir kelimeden dahi etkilenen, düşüncelere dalan biri haline getirebiliyor.
Son zamanlarda bir çıra gibi yanmaya hazır bekliyorum. Sonra Orhan Veli'nin dizeleri sağ olsun. Bir kıvılcım ile beraber tutuşturdu. İyice alev aldım. Bu gidişle geriye küllerimden başka da bir şey kalmayacak.

Yine bir şiir kitabının kapağını açıyorum. Ama şiirden önce dikkatimi çeken beni etkileyen o sıcacık gelen, daha çok yalnızlara, yalnız hissedenlere hitap eden kısacık ‘Garip’ için yazdığı önsöz oldu. Yalnızlığı o kadar sevmiş ki zaman zaman arar hale gelmiş. Sonra 1941 yılında yazdığı önsöz var. Bu biraz uzun... Sanat ve Şiir üzerine olan düşüncelerini aktarıyor. Ve sonra 'Netice' deyip şiirlere geçiyor. Ama ne geçiş. Mısralar da sürükleniyorum. Bazen bir garip hissediyorum. Rüyalar da dolaşıyorum. İnsanlar hakkındaki iyi ve kötü düşüncelere, mısralara rastlıyorum. Sonra bir bakıyorum elleri nasırlı işçi olmuşum. Bazen de bir yalnızım, intiharın ucundayım. Tüm bu hislerin yanında içimde dolup taşan bir sevgi var. Bir aşk taşıyorum. Daha neler neler… İşte Orhan Veli’nin dizelerinde ben bu duygularla birlikteyim. Bazen bazı satırları tekrar tekrar okudum. Çünkü okutturuyor kendini… Dedim ya şiir bu. Bin bir türlü duyguya atlıyor insan bu satırlarda… Şiir okurken arka fonda çalan enstrümantal müziklerin bu duygu yoğunluğunu oldukça çok arttırdığını düşünüyorum.

Tüm şiirlerini anladım, sevdim demeyeceğim. Anlam veremediğim şiirlerde vardı. Bu şiirleri yazarken amacı neydi? Ne düşünüyordu? Nasıl bir kafayla yazdı merak ediyorum. Genel olarak şiirleri açık bir anlatıma sahip. Her insanın anlayabileceği, duygusal yöne ağırlık veren insanların daha da çok anlayabileceği bir yazım tarzı var. Ama en iyi anlayan da elbette yalnızlar olacaktır.
Keyifli Okumalar dilerim…
247 syf.
·Beğendi·10/10
Ahmet Haşim 1921'de bir şiirinde "Göllerde bu dem bir kamış olsam," dedi diye "Şiirde nasıl 'kamış' lafını kullanırsın be adam?" denerek arkasından edilmeyen laf, hakaret, eleştiri kalmamıştır. Yıllar sonra Orhan Veli şiiri öyle bir yere getirir ki bir şiirinin sonunu Ahmet Haşim'in bu dizesine gönderme yaparak "Bir de rakı şişesinde balık olsam," diye bitirdiğinde kimse bu durumu yadırgamaz.

1942 yılında "Garip" kitabı basılır. Büyük tepki çeker kitap. O zamana kadar Türk şiiri kahramanlık hikâyelerini, destanları, aşkı, sevgiyi, güzellemeleri anlatır. Ama Orhan Veli Kitabe-i Seng-i Mezar (Mezar Taşındaki Yazıt) şiirinde tüm bu genellemelerin dışına çıkarak tek derdi ayağındaki nasır olan sıradan bir insanı, Süleyman Efendi'yi, sokar hayatlarımıza. İlk bölümü Garip kitabında yayınlanan üç bölümlük bu şiirden sonra Orhan Veli "şiire nasırı sokan adam" diye anılmaya başlar. Şiir o kadar çok beğenilir ve dilden dile dolaşır ki Orhan Veli'nin ününe ün katar. Öyle ki, yıllar sonra yazdığı otobiyografik şiirinin girişinde kendisini şöyle tarif eder şair:

Ben Orhan Veli
"Yazık oldu Süleyman Efendiye"
Mısra-i meşhurunun mübdii

Hayatı boyunca uyağa karşı savaşır, şiirin serbest ölçüde yazılması ve kalıplardan kurtulması için mücadele verir. Ne yazık ki genç sayılabilecek bir yaşta, 36 yaşında, belediyenin açtığı bir çukura düştükten sonra beyin kanaması geçirerek ölür. Hep alt etmeye çalıştığı uyak onu mezar taşında yakalar. Orhan Veli'nin Aşiyan Mezarlığı'ndaki mezar taşında sadece şu iki satır yazmaktadır:

Orhan Veli
1914-1950

Şiiri niçin mi okumalıyız? Bazen sadece şairinden dolayı...
247 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Yaşamını şiirine değil de şiirini yaşamına uydurmaya çalışan ve bunda başarılı da olan bir Garip Orhan Veli...
Şiirlerin derinliğiyle, görüneni değil de 'öz'de olanı yansıtmasıyla ilk defa üniversite yıllarımda tanıştım. Orhan Veli'yle ise daha bu sene tanıştım ve kendimce bir bağ kurdum aramızda. Orhan Veli hayatın zorluklarını, aksi yönlerini, insanları hatta kendini bile şiiriyle alaya alabiliyor. Kolay kolay kim yapabilir ki bunu? Açıkcası beni imrendiren bir özgüven...
Hocamız derdi ki; Orhan Veli "küçük bir çocuğun saf dünyasını" şiirinde yansıtmak ister. Doğallık, hazırcevaplılık, korkusuzluk ! Kim bilir Orhan Veli'nin şiirlerinde belki biz de saklı kalmış çocukluğumuzu tekrardan yaşatmak, derinden hissetmek imkanını bulabiliriz.
Orhan Veli'nin şiirlerini değeri kılan şey ise şiirlerinde söylediği birçok basit gibi görünen sözlerin aslında gerçeğin ta kendisi oluşudur. Şiirleri vasıtasıyla gerçeklerden, hayatın tekdüzeliğinden ve insanın doğallığından bazen mizahi bir dille bazen de oldukça yalın bir üslupla bahseder. Şiirleri ne kadar yalınsa o kadar da yoğun ve derindir.
Bir şiir kitabı okunup bitirilmez, devamlı okuyacağımız ve her yeni okuyuşta yeni anlamlar yükleyebileceğimiz şiir ve şiirin etkisi hiç biter mi? Bir de Orhan Veli'ye aitse bu şiirler... Keyifli okumalar.
247 syf.
·3 günde·9/10
Şiir kitabı hakkında ne yorum yaparım diye çok düşündüm ama pek de bulamadım. Necip Fazıl ile kıyaslayınca tamamen zıt oluşumda geldi bana. Necip Fazıl'ın kafiyeli ve anlamlı dizelerine Orhan Veli'nin sade ve serbest şiirleri sizi daha az yoracak bence. Üslubu çok sade ve doğal. Beğendim tabiki de. Aralarındaki bazı şiirlerin günümüz şarkıcıları tarafından bestelenmesi de ayrı güzel. Arada açıp okumak, rahatlamak için evinizde olması gereken bir eser. Sizlere de tavsiye ederim. İyi okumalar...
247 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
Bir şiir kitabı daha. Orhan Veli Kanık'ın şiirlerini okudum bu sefer. Pek söze gerek yok. Dil gayet sade. Anlatım çok net. Duygu ve anlatılmak isteneni ayan beyan görüyorsunuz ve alıyorsunuz. Benim daha çok sevdiğim bir tarz bu. Şairimizin pek çok meşhur şiiri mevcut. Konu çeşidi geniş. Her zaman dediğim gibi ruha dokunan mısralar mevcut. Okunması gereken bir şiir kitabı. İyi okumalar.
http://www.okunmuskutuphane.blogspot.com
247 syf.
Garipçilerden Veli, ve dizeleri.
Kişinin şiire zaafının olması ne kadar doğrudur ruh sağlığının yerindeliği için? Orhan Veli okurken.. Hem İstanbul'dayım, dinliyorum sokakları, hem Karadenizdeyim, deniz aşırmış tenimi, gülüşmelerime Şimal rüzgarları eşlik ediyormuş, büyük bir ümitmiş madenci olabilmek, yüzünü karartabilmek; ama kömür karasıyla.. şiir'den sonra farkına varıyorum bunların.
Orhan Veli okurken.. Anlıyorum Şeyler'in saçmalığını, saçmalığın içindeki ritimi, uyumu, ahengi, düzenin içinde bulmak değildir mühim olan diyorum, saçmalığın seni -en azından saçma olarak nitelendirdiğin (saçma'yı tanımlayamayacağım burda, gitsin onu da edebiyat tarihçisi bulsun)- düşünmeye sevk etmesi, ve ordan elinin boş dönmemesi mühim olan.
Orhan Veli okurken.. Garipçi akımının baş üyeleri gelmiyor değil aklıma, ne güzeldir şimdi Melih Cevdet'e okumak mısraları, Oktay Rifat'la anlamdırmaktan kaçınmak dizeleri -anlamlandırmakta ne oluyorsa artık.- Sonra Orhan Veli'yle yazmak yeniden yeniden Mavicileri çıldırtmak, martılar bağrışırken boğaz üstünde tan yeri ağarırken...
Orhan Veli okurken diyorum, ne güzel şey uzaklaşmak şimdi'den, gidebilmek faytonla eski İstanbullara, eski madenlere; işçilerin ölmediği, toplumsallıktan uzaklaşarak yakınlaşmak toplumsallığa Orhan Veli'yle, anlamak belki Garip akımını onun döktükleriyle?

''Benimde mi düşüncelerim olacaktı,
Ben de mi böyle uykusuz kalacaktım,
Sessiz sedasız mı olacaktım böyle?
Çok sevdiğim salatayı bile
Aramaz mı olacaktım?
Ben böyle mi olacaktım?''

Çok sevdiğim, alıntılarımı yazdığım siyah mürekkepli kalemimi aramaz yaptı Orhan Veli de beni, -her mısrasını yazarak çıkamazdım işin içinden- her mısrası yazılacakken, hakediyorken koca kitabın- onu uykusuz yapan sevda gibi...
247 syf.
·3 günde·Puan vermedi
"Bir şiir ihtilalcisi" sayılır Orhan Veli,
Gelenekselliği reddeder şiirlerinde,
Anlaşılır, realist, nüktelidir şiirleri.

Bir akımdır aslında Orhan Veli,
Düz yazıdan, şiir oluşturanların öncüsü,
Serbest uyak ölçüsü devriminin mimarı.

Ona göre hece, aruz gereksiz mi gereksiz,
İnsana işlenmeli evvela yaşama sevinci,
Özgür bırakmalı, kalıba sokmamalı şiiri.

"Şiirde anlam dolaysız olmalı!" der,
Şiiri klişelikten kurtarmaktır saiki,
Çünkü herkes anlayabilmelidir şiirleri.

Burjuvaziyi günahı kadar sevmez,
Beş duyuya değil kafaya seslenir,
Bu ona göre toplum eleştirisidir.

İnsan, tabiat, aşk, savaş, barış, ümit, inanç temalarıdır,
Biraz da çocuksu bir söylemi vardır,
Şiir sanatının idealistidir Orhan Veli...

Saygılarımla,
247 syf.
·Puan vermedi
"İstanbul'da, Boğaziçi'ndeyim; 
Bir fakir Orhan Veli; 
Veli'nin oğlu; 
Tarifsiz kederler içindeyim."

diyordu Garip akımının öncülerinden Orhan Veli. Kalıpları yıkan, daha özgür bir şiir dünyası yaratmayı amaçlayan, aruza, ölçüye karşı savasan bir adamdı Orhan Veli. Ama bu sözden onun aruzu bilmediğini, anlamadığını cikaramayiz.

Hatta aruzu bildiğini şu örnekle anlayabiliriz; Birgün Orhan Veli, Balık Pazarı'nda otururken şair bir adam gelip eleştiri yapıyor. Ölçü bilmiyorsunuz, şiiri ayağa düşürdünüz vs. diyor ve aruzla şiir yazıp okuyor. Orhan Veli adama, iyi ama 4'üncü ve 7'inci dizelerde ölçü hatası yaptınız diyor, tek dinlemeyle aruzu bildiğini gösteriyor ve birlikte yazmaya başlıyorlar.

Garip akımının şairlerine genelde "Şiirselliği kolaya kaçmak için terkediyorlar." gibi eleştiriler gelse de onlar şiiri yalın bir dille yazmayı hedefleyen, kalıpları yıkmaya çalışan, şiirden oldukça iyi anlayan şairlerdir. Günlük konuşma dilini şiire uyarlamaya çalışmışlar ve sokaktaki insan duyarlılığına açılmışlardır. Türk şiirini yeni biçim ve söyleyiş olanaklarıyla zenginleştirmeyi hedef almışlardır.

Haydar Ergülen de şöyle demiştir onun şiirleri hakkinda;
"Yolluk ve meze. İnsan şiiri yolda okur ve şiir meze olarak bence güzel gider. Şiiri yüceltip mezeyi küçümsemek, heralde en çok Sait Faik'i üzerdi. Bir de kimi? Kimi olacak elbette Orhan Veli'yi. “ Tarifsiz kederler içindeki Veli'nin oğlu”nu yani...Şiiri küçülten ama küçümsemeyen şairi."

Neden okunmalı Orhan Veli? Onun verdiği yaşama sevincini almak için, mecaza, süse, yapayliğa karşı çıkmak için, siirlerinde bahsettiği insanları anlayabilmek için, bazen de sadece onu anlamak için. Gerçi
Orhan Veli siirlerinden, onun kişiliğini anlamak pek mümkün değil. Ancak onun şair kimliğini anlayabiliriz. Şiirlerinde çünkü kendi yarattığı kişileri konusturuyor. Onun şiirindeki duygular, genelde bahsettiği kişilerin duyguları oluyor. "Şoförün karısı", "Kitabe-i Seng-i Mezar", "Altın Dişlim", "Dalgacı Mahmut", "Sucunun Türküsü", "Sakal" gibi.

Anlamak değil ama sevmek mümkün. Sevgisini sevmek mümkün. Onun Sait Faik'le olan bir muhabbetini anlatayım;
Dostu Sait Faik'le Balık Pazarı'nda otururken bulmaca çözme yarışması yaptıklarında her seferinde kazandığı için Sait Faik hesabı ödemek zorunda kaliyormus. Sonunda Sait Faik "Tamam iyisin ama ben de iyiyim. Bu kadarı da olmaması lazım." dediğinde Orhan Veli; "Başka bulmacalar olsa sen kazanırsın ama bu bulmacada kazanamazsin. Çünkü bu bulmacalari ben hazırlıyorum." diye arkadaşının moralini düzeltmek icin masum bir yalan söylemiş. Onu bu yalanindan sevmek mumkun. Yalnizligindan, hüznünden sevmek mümkün. Bir çocuk edasindaki meraklı bakışlarını, aciksozlu tavırlarıni, saflığını sevmek mümkün. Ağacına yazdigi siirinden sevmek mümkün.

"Mahallemizde
Senden başka ağaç olsaydı
Seni bu kadar sevmezdim.
Fakat eğer sen
Bizimle beraber
Kaydırak oynamasını bilseydin
Seni daha çok severdim.
Güzel ağacım!
Sen kuruduğun zaman
Biz de inşallah
Başka mahalleye taşınmış oluruz."

Onun gözlerinden denizi, gemiyi, yosunu, gökyüzünü, yolculuğu, yelkovan kuşlarını, nasırı, hayat mücadelesini sevmek mümkün. Başka pencere mümkün.
247 syf.
·48 günde·Beğendi·10/10
Orhan Veli’nin “Bütün Şiirleri”ni okumaya başlayınca aklıma Orhan Veli gibi genç yaşta hayatını kaybetmiş Sabahattin Ali, Cahit Sıtkı Tarancı, Oğuz Atay gibi Türkiye’nin en değerli şair ve yazarları geldi, içim kıyıldı. Bir düşünün, 75-80 yaşlarına kadar daha ne eserler yazarlardı. Hele Sabahattin Ali gibi bazılarının hazin sonunu okudukça içim kararıyor, çok hayıflanıyorum. Gerçi zaten bizde “Hiçbir başarı cezasız bırakılmaz.” dı.
Orhan Veli’nin popüler şiirlerini çok okumuştum ama “Bütün Şiirleri”ni baştan sona şöyle bir daha okumak bambaşka bir Orhan Veli portresi çizdi kafamda. Zaman zaman “Ne Kadar Güzel” şiirinde olduğu gibi coşkunun ve yaşama sevincinin (moda deyimle) “nirvanası”ndadır.

Çayın rengi ne kadar güzel,
Sabah sabah,
Açık havada!

Bazen de “Istanbul Türküsü” şiirinde olduğu gibi tarifsiz kederler içinde.

Istanbul’da, Boğaziçi’nde,
Bir fakir Orhan Veli’yim;
Veli’nin oğluyum,
Tarifsiz kederler içinde.

O’nun bu gelgitleri manik-depresif bir kişiliğin göstergeleri gibi geldi bana. Çoğu büyük sanatçı da zor zamanlarında en büyük eserlerini vermiştir. Zaten “her şey yolunda” nın da sanatı yapılmaz, yapılsa da çok sıkıcı olur.
Biliyorum siz de Orhan Veli’nin bir çok şiirini okumuşsunuz ama “Tüm Şiirleri”ni hala okumamışsanız okumanızı şiddetle tavsiye ederim.
247 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Garip akımın kurucularından diye öğrenmiştim lisedeyken edebiyat derslerinde Türk şiirinde gerçekten önemli eleştiriler yapmış şair , şiiri olağanın dışına sokak jargonuna taşıyabilmiş bazı şiirlerinde.. Kalıplaşmış ölçülerin dışına çıkıp sanki daha özgür olunabileceğini hatırlatıyor.. Bazı şiirlerini çok beğendim mesela; "Anlatamıyorum"
“Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.” gerçekten çok etkileyici... Ama bazı şiirlerine de gerçekten anlam veremedim nasıl bir ruh haliyle yazmış düşündürücü ( Şoförün Karısı şiiri gibi..) :) Sanırım duyguları da kendi zamanına göre anlamaya çalışmakta fayda var, tabi eserleri de.. Genel itibariyle sevdim.. Tavsiye edebilirim, mutlaka bir şiirde kendinizi bulacaksınız.. İyi okumalar...
247 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Kitabı alırken tane tane okuyacağım şiir kitabı sonuçta hissede hissede oku dedim kendime ama hakim olamadım okuyuverdim hepsini bazı şiirlere çok aşina olmuşuz artık ama okudukça başka başka anlamlar çıkıyor her şiir kitabı gibi okunmaya değer bir kitap.
247 syf.
·2 günde·Beğendi
Edebiyatımızın" şiir ihtilalcisi" Orhan Veli Kanık.

Geleneğin karşısında "garip" akımıyla direnişe geçmiş ve geleneksel biçim ögelerini dışlamıştır.

Şair,hayatı gibi az ve öz olarak,kendi dizeleriyle de sözcüklere dökülecek olursa;

Denize aşık adam, avare insan, bir “garip” şair…

 Şeytan diyor ki: "Aç pencereyi;
Bağır, bağır, bağır; sabaha kadar."

 
Bir yanı hep çocuk, bir yanı mahzun, tok gönüllü ve sitemli..

 "Yoksa biz...
Biz bu dünyadan değil miydik?

“Yazık Oldu Süleyman Efendi’ye” mısraı meşhur olmuştur. Halk tarafından atasözü olarak kullanılması,halk tarafından benimsenip,sevilmesinin de bir kanıtı.

Nahit Hanım,en büyük sevdası.Bu sevdadan geriye 62 mektup kalmış.

Lise 1 de edebiyat hocası Ahmet Hamdi Tanpınardı.
Ondan gördüğü destekle yazmaya devam etmiş .

Samimi arkadaşları Melih Cevdet ve Oktay Rifat ile birlikte yenilikçi Garip akımının kurucusu olan Orhan Veli, 36 yıllık kısacık yaşamına şiirlerinin yanı sıra hikâye, deneme, makale ve çeviri alanında birçok eser sığdırmış. 

Kitapta şiirleri, eski ve yeni biçimli olarak iki bölümden müteşekkil.
Ben eski biçimlileri büyük bir haz ve coşkuyla okudum.
Yeni biçimlilerde aynı tadı bulamasam da,bir çok ünlü şiiri bu bölümde.

"Bir sahile varacak günlerimiz..
Günler ki namütenahi ıstırap."

"Seziyorum senelerce susan
Ruhumda taptaze bir geriniş,
Sonuna vardığım çölden geniş
Ayaklarıma açılan umman."
Bilmezler yalnız yaşamayanlar,
Nasıl korku verir sessizlik insana;
İnsan nasıl konuşur kendisiyle;
Nasıl koşar aynalara,
Bir cana hasret,
Bilmezler.

(Meydan, 15.5.1948)
Ağlasam sesimi duyarmısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?

Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.

Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epiyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.
Orhan Veli Kanık
Sayfa 71 - Bilgi yayınevi
O gece gördüm, onun gözlerinde gördüm;
Gün ne güzel doğarmış meğer açık denizde!
Orhan Veli Kanık
Sayfa 141 - Deniz Kızı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bütün Şiirleri
Baskı tarihi:
Ocak 2013
Sayfa sayısı:
247
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750805288
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Bütün Şiirleri
Bütün Şiirleri
Bütün Şiirleri
Orhan Veli: Türk şiirinin "zincirkıran"ı, "kasketgiydiren"i, "sivilleştiren"i, "açıkhavaozanı" ...

"Orhan Veli çok daha ileriye bir adım attı: Şiirin kendi öz bir dili, bir vezni olmadığı gibi kendine öz konuları da olmayacağını gösterdi, ahengin, musikinin de şiirden kaldırılabileceğini anlattı."
-Nurullah Ataç

"Orhan Veli'nin kavgası, edebiyatımızın en büyük kavgasıdır, buna inanıyorum. Irmağın yatağını daha doğal bir vadiye indirdi. Şiire kasket giydirdi, sivilleştirdi onu. Bugünkü şiir verimleri onun daha verimleridir biraz."
-Cemal Süreyya

"Her tümce bir yana, açık havanın ozanıdır Orhan Veli her anlamda. Caddeler genişledi, kitaplar inceldiyse Çalap'ın işi değildir bu. Geleceğe doğru süren bir şimdinin şiir etkisi! Yalnızca gam değişikliği de değil, hepten Atonal. Orhan Veli olayı da, olaylığını yitirmiştir artık. Şiiri ise kalmıştır görünüyor, geniş açıdan bir deyişle."
-Ece Ayhan

(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 3.229 okur

  • özkan altınışık
  • Hakan kafdağlı
  • Rumeysa Karakaş
  • Mehmed Emin Yıldırım
  • Hayriye Solmaz
  • Zell
  • Ycl
  • Hacer Batar
  • Gecenin Kızı
  • Rıdvan Biçen

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.1
14-17 Yaş
%6.8
18-24 Yaş
%21.2
25-34 Yaş
%31
35-44 Yaş
%25.3
45-54 Yaş
%8.4
55-64 Yaş
%0.9
65+ Yaş
%2.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%62.6
Erkek
%37.4

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%41.3 (351)
9
%21.7 (184)
8
%17.8 (151)
7
%9.3 (79)
6
%4.1 (35)
5
%2.5 (21)
4
%0.7 (6)
3
%0.2 (2)
2
%0.4 (3)
1
%0.2 (2)

Kitabın sıralamaları