Bütün Şiirleri

8,7/10  (352 Oy) · 
1.399 okunma  · 
308 beğeni  · 
6.470 gösterim
Orhan Veli: Türk şiirinin "zincirkıran"ı, "kasketgiydiren"i, "sivilleştiren"i, "açıkhavaozanı" ...

"Orhan Veli çok daha ileriye bir adım attı: Şiirin kendi öz bir dili, bir vezni olmadığı gibi kendine öz konuları da olmayacağını gösterdi, ahengin, musikinin de şiirden kaldırılabileceğini anlattı."
-Nurullah Ataç

"Orhan Veli'nin kavgası, edebiyatımızın en büyük kavgasıdır, buna inanıyorum. Irmağın yatağını daha doğal bir vadiye indirdi. Şiire kasket giydirdi, sivilleştirdi onu. Bugünkü şiir verimleri onun daha verimleridir biraz."
-Cemal Süreyya

"Her tümce bir yana, açık havanın ozanıdır Orhan Veli her anlamda. Caddeler genişledi, kitaplar inceldiyse Çalap'ın işi değildir bu. Geleceğe doğru süren bir şimdinin şiir etkisi! Yalnızca gam değişikliği de değil, hepten Atonal. Orhan Veli olayı da, olaylığını yitirmiştir artık. Şiiri ise kalmıştır görünüyor, geniş açıdan bir deyişle."
-Ece Ayhan

(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2013
  • Sayfa Sayısı:
    247
  • ISBN:
    9789750805288
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Münzevi Okur 
 08 Şub 12:57 · Kitabı okudu · 11 günde

Orhan Veli’nin şiirleriyle de sonunda tanışabildim. Şiirlere olan ilgim her geçen gün artıyor. Bazen kapalı şiirlerde anlamlar çıkarmaya çalışırken, bazen anlamı oldukça açık şiirler okuyorum. Oysa eskiden, şiirdeki güzelliği bilmediğim zamanlarda çok saçma bulurdum. Zaman insanın, duygu ve düşüncelerini değiştiriyor. Bir kelimeden dahi etkilenen, düşüncelere dalan biri haline getirebiliyor.
Son zamanlarda bir çıra gibi yanmaya hazır bekliyorum. Sonra Orhan Veli'nin dizeleri sağ olsun. Bir kıvılcım ile beraber tutuşturdu. İyice alev aldım. Bu gidişle geriye küllerimden başka da bir şey kalmayacak.

Yine bir şiir kitabının kapağını açıyorum. Ama şiirden önce dikkatimi çeken beni etkileyen o sıcacık gelen, daha çok yalnızlara, yalnız hissedenlere hitap eden kısacık ‘Garip’ için yazdığı önsöz oldu. Yalnızlığı o kadar sevmiş ki zaman zaman arar hale gelmiş. Sonra 1941 yılında yazdığı önsöz var. Bu biraz uzun... Sanat ve Şiir üzerine olan düşüncelerini aktarıyor. Ve sonra 'Netice' deyip şiirlere geçiyor. Ama ne geçiş. Mısralar da sürükleniyorum. Bazen bir garip hissediyorum. Rüyalar da dolaşıyorum. İnsanlar hakkındaki iyi ve kötü düşüncelere, mısralara rastlıyorum. Sonra bir bakıyorum elleri nasırlı işçi olmuşum. Bazen de bir yalnızım, intiharın ucundayım. Tüm bu hislerin yanında içimde dolup taşan bir sevgi var. Bir aşk taşıyorum. Daha neler neler… İşte Orhan Veli’nin dizelerinde ben bu duygularla birlikteyim. Bazen bazı satırları tekrar tekrar okudum. Çünkü okutturuyor kendini… Dedim ya şiir bu. Bin bir türlü duyguya atlıyor insan bu satırlarda… Şiir okurken arka fonda çalan enstrümantal müziklerin bu duygu yoğunluğunu oldukça çok arttırdığını düşünüyorum.

Tüm şiirlerini anladım, sevdim demeyeceğim. Anlam veremediğim şiirlerde vardı. Bu şiirleri yazarken amacı neydi? Ne düşünüyordu? Nasıl bir kafayla yazdı merak ediyorum. Genel olarak şiirleri açık bir anlatıma sahip. Her insanın anlayabileceği, duygusal yöne ağırlık veren insanların daha da çok anlayabileceği bir yazım tarzı var. Ama en iyi anlayan da elbette yalnızlar olacaktır.
Keyifli Okumalar dilerim…

Cansu Koçak 
 12 Şub 22:49 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Yaşamını şiirine değil de şiirini yaşamına uydurmaya çalışan ve bunda başarılı da olan bir Garip Orhan Veli...
Şiirlerin derinliğiyle, görüneni değil de 'öz'de olanı yansıtmasıyla ilk defa üniversite yıllarımda tanıştım. Orhan Veli'yle ise daha bu sene tanıştım ve kendimce bir bağ kurdum aramızda. Orhan Veli hayatın zorluklarını, aksi yönlerini, insanları hatta kendini bile şiiriyle alaya alabiliyor. Kolay kolay kim yapabilir ki bunu? Açıkcası beni imrendiren bir özgüven...
Hocamız derdi ki; Orhan Veli "küçük bir çocuğun saf dünyasını" şiirinde yansıtmak ister. Doğallık, hazırcevaplılık, korkusuzluk ! Kim bilir Orhan Veli'nin şiirlerinde belki biz de saklı kalmış çocukluğumuzu tekrardan yaşatmak, derinden hissetmek imkanını bulabiliriz.
Orhan Veli'nin şiirlerini değeri kılan şey ise şiirlerinde söylediği birçok basit gibi görünen sözlerin aslında gerçeğin ta kendisi oluşudur. Şiirleri vasıtasıyla gerçeklerden, hayatın tekdüzeliğinden ve insanın doğallığından bazen mizahi bir dille bazen de oldukça yalın bir üslupla bahseder. Şiirleri ne kadar yalınsa o kadar da yoğun ve derindir.
Bir şiir kitabı okunup bitirilmez, devamlı okuyacağımız ve her yeni okuyuşta yeni anlamlar yükleyebileceğimiz şiir ve şiirin etkisi hiç biter mi? Bir de Orhan Veli'ye aitse bu şiirler... Keyifli okumalar.

Şahin Kürekci 
17 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Ahmet Haşim 1921'de bir şiirinde "Göllerde bu dem bir kamış olsam," dedi diye "Şiirde nasıl 'kamış' lafını kullanırsın be adam?" denerek arkasından edilmeyen laf, hakaret, eleştiri kalmamıştır. Yıllar sonra Orhan Veli şiiri öyle bir yere getirir ki bir şiirinin sonunu Ahmet Haşim'in bu dizesine gönderme yaparak "Bir de rakı şişesinde balık olsam," diye bitirdiğinde kimse bu durumu yadırgamaz.

1942 yılında "Garip" kitabı basılır. Büyük tepki çeker kitap. O zamana kadar Türk şiiri kahramanlık hikâyelerini, destanları, aşkı, sevgiyi, güzellemeleri anlatır. Ama Orhan Veli Kitabe-i Seng-i Mezar (Mezar Taşındaki Yazıt) şiirinde tüm bu genellemelerin dışına çıkarak tek derdi ayağındaki nasır olan sıradan bir insanı, Süleyman Efendi'yi, sokar hayatlarımıza. İlk bölümü Garip kitabında yayınlanan üç bölümlük bu şiirden sonra Orhan Veli "şiire nasırı sokan adam" diye anılmaya başlar. Şiir o kadar çok beğenilir ve dilden dile dolaşır ki Orhan Veli'nin ününe ün katar. Öyle ki, yıllar sonra yazdığı otobiyografik şiirinin girişinde kendisini şöyle tarif eder şair:

Ben Orhan Veli
"Yazık oldu Süleyman Efendiye"
Mısra-i meşhurunun mübdii

Hayatı boyunca uyağa karşı savaşır, şiirin serbest ölçüde yazılması ve kalıplardan kurtulması için mücadele verir. Ne yazık ki genç sayılabilecek bir yaşta, 36 yaşında, belediyenin açtığı bir çukura düştükten sonra beyin kanaması geçirerek ölür. Hep alt etmeye çalıştığı uyak onu mezar taşında yakalar. Orhan Veli'nin Aşiyan Mezarlığı'ndaki mezar taşında sadece şu iki satır yazmaktadır:

Orhan Veli
1914-1950

Şiiri niçin mi okumalıyız? Bazen sadece şairinden dolayı...

insan_okur 
10 Oca 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 9/10 puan

Şiir kitabı hakkında ne yorum yaparım diye çok düşündüm ama pek de bulamadım. Necip Fazıl ile kıyaslayınca tamamen zıt oluşumda geldi bana. Necip Fazıl'ın kafiyeli ve anlamlı dizelerine Orhan Veli'nin sade ve serbest şiirleri sizi daha az yoracak bence. Üslubu çok sade ve doğal. Beğendim tabiki de. Aralarındaki bazı şiirlerin günümüz şarkıcıları tarafından bestelenmesi de ayrı güzel. Arada açıp okumak, rahatlamak için evinizde olması gereken bir eser. Sizlere de tavsiye ederim. İyi okumalar...

Ilayda Caner 
03 Şub 23:56 · Beğendi · Puan vermedi

Garipçilerden Veli, ve dizeleri.
Kişinin şiire zaafının olması ne kadar doğrudur ruh sağlığının yerindeliği için? Orhan Veli okurken.. Hem İstanbul'dayım, dinliyorum sokakları, hem Karadenizdeyim, deniz aşırmış tenimi, gülüşmelerime Şimal rüzgarları eşlik ediyormuş, büyük bir ümitmiş madenci olabilmek, yüzünü karartabilmek; ama kömür karasıyla.. şiir'den sonra farkına varıyorum bunların.
Orhan Veli okurken.. Anlıyorum Şeyler'in saçmalığını, saçmalığın içindeki ritimi, uyumu, ahengi, düzenin içinde bulmak değildir mühim olan diyorum, saçmalığın seni -en azından saçma olarak nitelendirdiğin (saçma'yı tanımlayamayacağım burda, gitsin onu da edebiyat tarihçisi bulsun)- düşünmeye sevk etmesi, ve ordan elinin boş dönmemesi mühim olan.
Orhan Veli okurken.. Garipçi akımının baş üyeleri gelmiyor değil aklıma, ne güzeldir şimdi Melih Cevdet'e okumak mısraları, Oktay Rifat'la anlamdırmaktan kaçınmak dizeleri -anlamlandırmakta ne oluyorsa artık.- Sonra Orhan Veli'yle yazmak yeniden yeniden Mavicileri çıldırtmak, martılar bağrışırken boğaz üstünde tan yeri ağarırken...
Orhan Veli okurken diyorum, ne güzel şey uzaklaşmak şimdi'den, gidebilmek faytonla eski İstanbullara, eski madenlere; işçilerin ölmediği, toplumsallıktan uzaklaşarak yakınlaşmak toplumsallığa Orhan Veli'yle, anlamak belki Garip akımını onun döktükleriyle?

''Benimde mi düşüncelerim olacaktı,
Ben de mi böyle uykusuz kalacaktım,
Sessiz sedasız mı olacaktım böyle?
Çok sevdiğim salatayı bile
Aramaz mı olacaktım?
Ben böyle mi olacaktım?''

Çok sevdiğim, alıntılarımı yazdığım siyah mürekkepli kalemimi aramaz yaptı Orhan Veli de beni, -her mısrasını yazarak çıkamazdım işin içinden- her mısrası yazılacakken, hakediyorken koca kitabın- onu uykusuz yapan sevda gibi...

"Zeliha" 
02 Nis 20:13 · Kitabı okumadı · Puan vermedi

Kesinlikle okunmali.Türk Edebiyatinda büyük eserler birakan Orhan Veli'nin tüm siirlerinin toplandigi kitap.Siirler belli konu basliklarimda toplanmis gayet guzel bir kitap.

Zeynep Şentürk 
 25 Şub 20:01 · Beğendi

Dün Adapazarı'nda bugün İzmit'te okudum bu güzel şiirleri. Yol Türküleri şiirinde bahsettiği yerlerden ikisinde bu kitabı okumak çok keyifliydi. Sayısız anı hapsettim sanki dizelere. Bir garip Orhan Veli'nin şiir hayatını iki kısma ayırırlar. Eski biçimli ve yeni biçimli şiir olmak üzere. Yeni biçimliler daha keyifli daha bizden sanki.

İçkiye benzer bir şey var bu havalarda,
Sarhoş ediyor insanı, sarhoş

mısralarında fazlaca hissettim bunu.

Özgür Şafak 
17 Ağu 19:35 · Kitabı okudu · 48 günde · Beğendi · 10/10 puan

Orhan Veli’nin “Bütün Şiirleri”ni okumaya başlayınca aklıma Orhan Veli gibi genç yaşta hayatını kaybetmiş Sabahattin Ali, Cahit Sıtkı Tarancı, Oğuz Atay gibi Türkiye’nin en değerli şair ve yazarları geldi, içim kıyıldı. Bir düşünün, 75-80 yaşlarına kadar daha ne eserler yazarlardı. Hele Sabahattin Ali gibi bazılarının hazin sonunu okudukça içim kararıyor, çok hayıflanıyorum. Gerçi zaten bizde “Hiçbir başarı cezasız bırakılmaz.” dı.
Orhan Veli’nin popüler şiirlerini çok okumuştum ama “Bütün Şiirleri”ni baştan sona şöyle bir daha okumak bambaşka bir Orhan Veli portresi çizdi kafamda. Zaman zaman “Ne Kadar Güzel” şiirinde olduğu gibi coşkunun ve yaşama sevincinin (moda deyimle) “nirvanası”ndadır.

Çayın rengi ne kadar güzel,
Sabah sabah,
Açık havada!

Bazen de “Istanbul Türküsü” şiirinde olduğu gibi tarifsiz kederler içinde.

Istanbul’da, Boğaziçi’nde,
Bir fakir Orhan Veli’yim;
Veli’nin oğluyum,
Tarifsiz kederler içinde.

O’nun bu gelgitleri manik-depresif bir kişiliğin göstergeleri gibi geldi bana. Çoğu büyük sanatçı da zor zamanlarında en büyük eserlerini vermiştir. Zaten “her şey yolunda” nın da sanatı yapılmaz, yapılsa da çok sıkıcı olur.
Biliyorum siz de Orhan Veli’nin bir çok şiirini okumuşsunuz ama “Tüm Şiirleri”ni hala okumamışsanız okumanızı şiddetle tavsiye ederim.

Ceren~ 
10 Eyl 23:33 · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

Kitabı alırken tane tane okuyacağım şiir kitabı sonuçta hissede hissede oku dedim kendime ama hakim olamadım okuyuverdim hepsini bazı şiirlere çok aşina olmuşuz artık ama okudukça başka başka anlamlar çıkıyor her şiir kitabı gibi okunmaya değer bir kitap.

Enes Sezer İslamoğlu 
10 Kas 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Şiirlerinde farklılarla karşılaşmanız oldukça mümkündür. Bazen anlam vermediğiniz bile olabilir ama farklı bir ruh hali ister Orhan Veli bence. Yani onu anlamak için onunla yaşamanız gerekebilir. Fakat o ruhu yakaladığınız da işte tadından geçilmeyecek eser.

Orhan Veli'nin doğduğu evin bulunduğu semtten, Beykoz'dan...

Kitaptan 224 Alıntı

Hakan TEKİN 
24 Kas 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Hatırlayacaksın beni gözlerin yaşla dolu,
Güzelliğin yalnız mısralarımda kaldığı gün.

Bütün Şiirleri, Orhan Veli KanıkBütün Şiirleri, Orhan Veli Kanık
Emre Ö. 
 17 Haz 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bilmezler yalnız yaşamayanlar,
Nasıl korku verir sessizlik insana;
İnsan nasıl konuşur kendisiyle;
Nasıl koşar aynalara,
Bir cana hasret,
Bilmezler.

(Meydan, 15.5.1948)

Bütün Şiirleri, Orhan Veli KanıkBütün Şiirleri, Orhan Veli Kanık
Yunus Emre Dilsizmen 
 01 Ağu 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Ağlasam sesimi duyarmısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?

Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.

Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epiyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.

Bütün Şiirleri, Orhan Veli Kanık (Sayfa 71 - Bilgi yayınevi)Bütün Şiirleri, Orhan Veli Kanık (Sayfa 71 - Bilgi yayınevi)
insan_okur 
28 Ara 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Sevdaya mı tutuldum ?
Benim de mi düşüncelerim olacaktı,
Ben de mi böyle uykusuz kalacaktım,
Sessiz, sedasız mı olacaktım böyle?
Çok sevdiğim salatayı bile
Aramaz mı olacaktım?
Ben böyle mi olacaktım?

Bütün Şiirleri, Orhan Veli Kanık (Sayfa 55 - Yapı Kredi Yayınları)Bütün Şiirleri, Orhan Veli Kanık (Sayfa 55 - Yapı Kredi Yayınları)
Yunus Emre Dilsizmen 
21 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

İntihar
Kimse duymadan ölmeliyim
Ağzımın kenarında bir parça kan bulunmalı
Beni tanımayanlar
Mutlak birini seviyordu demeliler.
Tanıyanlarsa, zavallı, demeli
Çok sefalet çekti...
Fakat hakiki sebep bunlardan hiçbirisi olmamalı.

Bütün Şiirleri, Orhan Veli Kanık (Sayfa 235 - Bilgi yayınevi)Bütün Şiirleri, Orhan Veli Kanık (Sayfa 235 - Bilgi yayınevi)
Yunus Emre Dilsizmen 
27 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Çok Şükür
Bir insan daha var, çok şükür, evde;
Nefes var,
Ayak sesi var;
Çok şükür, çok şükür.

Bütün Şiirleri, Orhan Veli Kanık (Sayfa 267 - Bilgi yayınevi)Bütün Şiirleri, Orhan Veli Kanık (Sayfa 267 - Bilgi yayınevi)

O gece gördüm, onun gözlerinde gördüm;
Gün ne güzel doğarmış meğer açık denizde!

Bütün Şiirleri, Orhan Veli Kanık (Sayfa 141 - Deniz Kızı)Bütün Şiirleri, Orhan Veli Kanık (Sayfa 141 - Deniz Kızı)

Ben ki her nisan bir yaş daha genç,
Her bahar biraz daha âşığım;
Korkar mıyım?
Ah, dostum, derdim başka...

Bütün Şiirleri, Orhan Veli Kanık (Sayfa 48 - Derdim Başka)Bütün Şiirleri, Orhan Veli Kanık (Sayfa 48 - Derdim Başka)

Kitapla ilgili 1 Haber

Orhan Veli 66 Yıldır Yazmıyor ama hep Okunuyor
Orhan Veli 66 Yıldır Yazmıyor ama hep Okunuyor Garip akımının kurucusu olan Orhan Veli Kanık, Türk şiirindeki eski yapıyı temelinden değiştirmeyi amaçlayarak sokaktaki adamın söyleyişini şiir diline taşıdı. Şair otuz altı yıllık yaşamına şiirlerinin yanı sıra hikâye, deneme, makale ve çeviri alanında birçok eser sığdırdı. Kanık, ölümünün 66. yılında unutulmadı.