Büyücünün Kızı (Zebraların Hikayecisi 2)

·
Okunma
·
Beğeni
·
177
Gösterim
Adı:
Büyücünün Kızı
Alt başlık:
Zebraların Hikayecisi 2
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059203616
Kitabın türü:
Çeviri:
İrem Uzunhasanoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dedalus Yayınları
Büyüleneceksiniz!

Zebraların Hikâyecisi projemizin Kedilerin Dili’nden sonraki ikinci cildini, Büyücünün Kızı’nı elinizde tutuyorsunuz. Bu kitap, ilkinden biraz ayrılarak büyülerle, mucize ve kehanetlerle örülü. Dünya barışının Noel annelerince sağlandığı, hayallerin suçtan sayılmadığı, galibiyetin yenilerek alındığı hayli enteresan bir dünya.

Holst’un öykülerinde, okuyan zihin, hayal gücünün kıvrık dönemeçlerinde takla atıyor, kurgusal klişeler tepetaklak oluyor. İşte tam bu vaziyetteyken İskoç viskisinin, ayna ve gerçek itirafların anlatılmamış hikâyelerini, gangsterlerle yaşamaya başlayan küçük kızın başına neler geldiğini, yazarın dedesi hakkında bilinmeyen hakikati ve Hans Christian Andersen’in başrolü kaptığı masalı dinleyeceksiniz.

“Ne türden bir hikâye olursa olsun… Kaçınılmaz son…

Hikâyenin sadece bir sonu olabilir, sadece bir.”

Mizah ve kurduğu ölüm sahnesi anlayışı, edebiyatın öncü kolunun bilge mizahçısı olarak özel bir konum kazandırıyor Holst’a.
- The New York Times-
(Tanıtım Bülteninden)
208 syf.
Dr. George Byron Spencer
Viyana Universitesi Tıp Fakültesi Mezunu, 1860
Doğum: 1839, Dublin; Ölüm: 1907, Weston, Ohio.

Âşıklar Yolu’nun yanında yer alan mezarlıktaki gölete koymak üzere ta Viyana’dan iki adet siyah kuğu getirtmişti. Kim bilir kaç tane Ohio aşığı bu siyah çiftin gizemi üzerine kafa yordu, ki şu an ben bile, onları düşündüğümde, büyük dedemin bunu neden yaptığını merak ediyorum.
Kafasını çimene gömmüştü.
Güçlükle yürürken üzerinde bir çimen parçasını sallandırdığı küreği de elinde dengede durmaya çalışıyordu, kamburu çıkmış yaşlı adam ay ışığının aydınlattığı mezarlıktan geçiyordu.
Ağaç labirentinin içinden bir ışık huzmesi yükseldi, iki siyah kuğunun yüzdüğü göletten sayısız iribaş parıldayarak etrafa saçıldı.
“Çok iyi olmaz mıydı,” diye düşündü, “eğer burada taştan bir parmaklık olsaydı ve ulu akçaağacın etrafından dönen bir 132 yol...” (Akçaağaç ise dikenleri ve zehirli sarmaşıklarıyla bir kördüğüme dönüşmüştü...) Zihninde mezarlığın birçok haritası mevcuttu, onu gün ışığında birçok kez görmüştü, ilk gördüğünde bataklığa benzer bir şeyle çevriliydi, o muhteşem kurtçukları şimdi bile hatırlıyordu, hatta sıtma taşıyan sivrisineğin adını ve kendini ilk kez keşfettiği günü de... Bir zamanlar hayalini kurduğu mezar taşlarının şimdi nasıl da düzgünce ve dikine konulmuş olduğunu, araziyi nasıl temizlediğini, kavak ağaçlarını nasıl diktiğini, bataklığı nasıl kuruttuğunu, Âşıklar Yolu’nun yanına küçük bir gölet yaptığını, halkın korkulu rüyası olan bir yerin nasıl keyifli bir yere dönüştüğünü şimdi bir çırpıda hatırladı; o bir doktordu.
Bir Ortabatı şehrinde doktor olmak, hududun bu tarafındaki nesle ait olmak ve sınırı barbarlarla paylaşmak... Hangi gemi, hangi at, hangi yürek bu adamı Avrupa’dan çıkarıp buraya kadar getirebilir ki?
İşte bu yürek.
S.131-132
“Hayır, mutsuzluk başka bir şeydir, mutsuzluk insanın cesaretinin olmamasıdır.”
Spencer Holst
Sayfa 24 - Dedalus, 2017

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Büyücünün Kızı
Alt başlık:
Zebraların Hikayecisi 2
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059203616
Kitabın türü:
Çeviri:
İrem Uzunhasanoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dedalus Yayınları
Büyüleneceksiniz!

Zebraların Hikâyecisi projemizin Kedilerin Dili’nden sonraki ikinci cildini, Büyücünün Kızı’nı elinizde tutuyorsunuz. Bu kitap, ilkinden biraz ayrılarak büyülerle, mucize ve kehanetlerle örülü. Dünya barışının Noel annelerince sağlandığı, hayallerin suçtan sayılmadığı, galibiyetin yenilerek alındığı hayli enteresan bir dünya.

Holst’un öykülerinde, okuyan zihin, hayal gücünün kıvrık dönemeçlerinde takla atıyor, kurgusal klişeler tepetaklak oluyor. İşte tam bu vaziyetteyken İskoç viskisinin, ayna ve gerçek itirafların anlatılmamış hikâyelerini, gangsterlerle yaşamaya başlayan küçük kızın başına neler geldiğini, yazarın dedesi hakkında bilinmeyen hakikati ve Hans Christian Andersen’in başrolü kaptığı masalı dinleyeceksiniz.

“Ne türden bir hikâye olursa olsun… Kaçınılmaz son…

Hikâyenin sadece bir sonu olabilir, sadece bir.”

Mizah ve kurduğu ölüm sahnesi anlayışı, edebiyatın öncü kolunun bilge mizahçısı olarak özel bir konum kazandırıyor Holst’a.
- The New York Times-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 15 okur

  • Rukiye Ekinci
  • Gülden
  • birokurgunlugu
  • Merve
  • Betül kaderli
  • Ertan Hot
  • Hayriye aydın
  • Ramazan Ayazoğlu
  • Gökhan yaşar
  • Meryem

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (1)
9
%0
8
%0
7
%50 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0