Adı:
Büyük Dörtler
Baskı tarihi:
Ekim 2004
Sayfa sayısı:
223
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752105065
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Big Four
Çeviri:
Gönül Suveren
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Poirot'nun yatak odasının kapısında toza toprağa bulanmış bir adam durmaktadır. Zavallı adam Poirot'ya boş boş bakıp yere yığılır.

Bir anda neye uğradığını anlayamadan yaşlı dedektif pekçok bilinmezin ortasında kalakalmıştır.

Bu adam kimdir? Şok mu geçirmektedir? Dahası, bir kağıt parçasına defalarca karalanmış 4 rakamının bir anlamı var mıdır?
(Arka Kapak'tan)
223 syf.
·2 günde
Basımı 1927, Türkçe'ye çevirim yılı 2004 olan Agatha Christie'nin en çok okunan kitaplarından biridir Büyük Dörtler. Christie'nin diğer kitaplarından biraz farklı, ama her zaman ki gibi son sayfasına kadar merakla ve heyecanla okuyabileceğiniz harika bir polisiye. Agatha Christie kitaplarını zaten çok severek okuyorum hele birde içinde Hercule Poirot olunca tadından geçilmiyor.
Roman, dahi dedektifimiz Hercule Poirot'un kapısına üstü başı toz içinde gelen bir adamın aniden bayılmasıyla başlar. O sırada evde Poirot'un yakın arkadaşı Hastings de bulunmaktadır. Kağıt parçasında defalarca karanlanmış dört rakamında ki gizem ve gelişen olaylar dahi dedektifimiz ve arkadaşını olayların içine dahil eder. Poirot dünyanın süper güçlerine karşı bir mücadeleye girer. Dünyayı ele geçirmeye çalışan alanında uzman dört kişi ve küçük gri hücrelerini çalıştıran Hercule Poirot....
Agatha Christie bu romanında okuycular ile tahmin yürütme oyunu oynamaktadır adeta. Romanında sık sık yer verdiği akıl oyunları sayesinde okuyucuyu her seferinde grup üyelerini tahmin etmeye yöneltmiştir. Agatha Christie'nin çok kaliteli bir polisiye yazarı olduğunun kanıtı olan bu eseri kesinlikle tavsiye ederim.
Keyifli okumalar...
223 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Belçikalı dedektif Hercule Poirot'un, dünyanın yönetimini ele geçirmek isteyen dört kişiden oluşan uluslararası bir suç örgütüne karşı verdiği amansız mücadele. Biraz vasat bulduğum, okunabilir bir kitap.
223 syf.
·6/10
Bu eserde de diğer tüm eserlerde olduğu gibi zeki ve bir o kadar da kibirli dedektifimiz Hercule Poirot, dünyayı kasıp kavuran bir grubun kıskacı altındadır. Öyle bir grup ki bu dünyada yollarına çıkan herkes sebebi açıklanamayan ve katili bulunamayan cinayetlere kurban gitmiştir. Bu cinayetlerin peşine düşen Poirot’a bunları aydınlatmasında eski arkadaşı Hastings yardımcı olmak üzere onunla işbirliği yapma kararı almıştır. Aynı zamanda Hastings kitabın anlatıcısı konumundadır. İyi taraftakiler ne kadar iyi oynarsa oynasın, kötüler her zaman bir adım öndedir kitapta. Sonunda kimin mat olacağı ise merak konusudur. Hercule Poirot, Büyük Dörtler’in zekice kurgulanmış her planını kendi dehası ile alt üst etse bile, çetenin kirli çamaşırlarını bir türlü ortaya çıkaramadığı gibi hayatı her geçen gün risk altına girmektedir. Sadece kendi hayatı değil en yakınında ona yardım eden Hastings ve diğer sevdikleri de risk altındadır. Bu durumda Poirot’un yapabileceği iki şey vardır: Ya çok dahice bir planla, sevdiklerini de riske atmadan onları çökertmenin bir yolunu bulmalı yahut gözünün önünde gerçekleşen cinayetlere, tehditlere ve maceradan ve gizemli olaylardan uzak kalamayan meraklı kişiliğine rağmen olaylardan el çekmeli ve Büyük Dörtler’in yolundan çekilmelidir. Ama dünyayı nükleer güçler ve paranın gücü başta olmak üzere çeşitli güçler ile avuçları içine alıp istedikleri gibi diktatör bir rejim kurmak isteyen bu büyük isimleri gerçekten durduracak bir ‘kahraman’a ihtiyaç vardır. Kibirli ama bir o kadar da şöhretinin hakkını veren Poirot, o kahraman kendisi olmak istemektedir.

Kitabı genel olarak beğendim. Oldukça akıcı ve merak uyandıran bir kitaptı. Bazı olayların ve cinayetlerin kurgulanış tarzı gerçekten özgündü. Ancak kitapta zayıf gördüğüm noktalarda oldu. Kitap normal polisiyelerden farklı olarak oldukça kısa ve öz hale getirilmişti. Uzun mekan ve kişi tasvirleri, ruh hali tahlilleri, uzun uzadıya olayı çözmek için çabalamak, parçaları birleştirmek için sayfalarca beklemek gibi detaya girmiyordu. Bir olay oluyor ardından da o olayın nasıl olduğu anında karakterler tarafından çözümlenerek sonuca ulaşılıyordu. Kitapta olayların hazırlık aşamaları veya kişilerin özel hayatları hiç irdelenmeksizin sadece olayın kendisi ve sonrasında yaşanan akıl yürütmeler zinciri yer alıyordu. Bu aslında bir zayıflık olmaktan ziyade Agatha’yı diğer polisiye yazarlardan ayıran bir imza gibi oldu diyebiliriz. Kitapta olumsuz bulduğum bir nokta, Poirot’un kusursuz dehasıydı. Kitabın amacı kısa ve öz olmak olsa ve Hercule cidden zeki bir insan olsa bile bazen olayları bir dakika bile düşünmeden kanıt toplamadan anında çözmesi ve hepsinin de ‘bingo!’ doğru çıkması biraz sıkıcı bir hal almaya başlıyordu. Üstelik kitabın sonunda sorunlar o kadar saçma ve oldubitti çözüldü ki neredeyse o tüm sayfalarca sorunun çözümü son yarım sayfaya sığdırılmıştı.

Eğer uzun, detaylı ve klişe bir polisiye okumak yerine daha Sherlockvari, kısa ve maceralı bir polisiye okumak isterseniz Agatha Christie okuyun derim. Bu eseri de okuyabileceğiniz hoş bir eseridir Bay Poirot’un maceraları arasında. Herkese bol kitaplı günler dilerim. :)
223 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Yazarin en begendigim kitabiydi,arkadasim vermisti keske ben parayla alip okusaydim o zaman bana ait olurdu kitap...okuyup begendigim kitaplari bitirince "sana bu kitabi arkadasin verdi şimdi geri vereceksin" diye dusunmek hosuma gitmiyor,okudugum kitaplar kitapligimda olmali ki aldigim kupalarima gururla bakabileyim...
223 syf.
·Beğendi·8/10
Daha önce Agatha Christie okumamış biri olarak büyük hata etmişim diye düşündüren son derece sürükleyici bir kitap. Polisiye roman sevmediğim halde yazarın bir sonraki kitabını almak için heyecanlanıyorum şu an. Tavsiyemdir okuyun okutun
223 syf.
·5/10
İyi değildi. Kurguyu çok karıştırmış. Poirot bile kurtaramamış kitabı. Açıkçası hayal kırıklığına uğrattı. Çok daha basit çözüme ulaşılabilirdi. Büyük dörtler çok abartılmıştı. Ve sonunda bir anda her şey çözülüverdi. Olmamış. Agatha'ya yakışmamış.
223 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Gizli Teşkilatlara değinmesiyle yazarın en farklı kitabı. Kesinlikle çok başarılı
223 syf.
·3 günde·6/10
Alışılmış Agatha Christie romanlarının biraz dışında bir tarzı var bu kitabın. Alırken sayfalarını hızlıca karıştırmış ve Belçikalı kibar dedektifimiz Hercule Poirot ismini görünce hemen almıştım. Nedense Agatha'nın bu yumurta kafalı kibar karakterine baylıyorum. Belki bunda kendisini sinemada canlandıran aktör Peter Ustinov'un da etkisi vardır. Tam bilemiyorum ama isminin varlığı benim için yeterli bir referanstır.

Bu kitapta Poirot, uluslararası faaliyet gösteren gizli bir suç şebekesine karşı mücadele veriyor. Vasata yakın bir kurgusu olduğunu ancak yine de okumaya değeceğini düşünüyorum. Neleri okumuyoruz ki?
223 syf.
·Beğendi·9/10
Güzel bir Hercule Poirot romanı.
Yardımcısı ve dostu mon ami Arthur Hastings de var.
Evine giren bir adamın can havli ile söylediklerinden yola çıkarak dünyanın en tehlikeli örgütü ile mücadeleye başlayan Poirot, keskin zekası ile okuyucunun göremediği bazı şeyleri görür.
Bu arada kardeşi Achilles Poirot ile de tanışılan kitaptır.
Her ne kadar diğer kitapları kadar güzel olmasa da mutlaka okunması gereken polisiyelerden biri
223 syf.
·Beğendi
Agatha Christie'nin bütün kitaplarını okumuş biri olarak bu biraz farklı gelmiştir bana. Kitabı, Hercule Poirot'un her zaman ki dikkati, titizliği ve kurnazlığı okunmaya değer kılıyor.
Fotoğraf makinesi yalan söylemez. Bir resmi büyütür ve böylece fark edemeyeceğin önemli ayrıntıları da görürsün. Binlerce ayrıntı vardır. Mesela kulakların biçimi. Bunu hiç kimse sözlerle anlatamaz.
Ama geçmiş bir olayı düşünmek daima tehlikelidir. İnsan olmayan bir şeye kendi kendisini inandırır. Psikoloji böyledir değil mi?
Size şunu söyleyeyim; halkın gözünde değer kazanmış insanlar aslında çok değersiz kişilerdir. Bunlar, yönetici bir elin çektiği iplere göre dans eden kuklalardır.
İki tip oyuncu vardır. Bunlardan birincisi kişiliğini oynadığı rolde eritir. İkincisi ise kişiliğini rolüne yansıtır. Usta aktörler ikinci gruptan çıkar. Birinci grubun tek yeteneği, farklı müzikhollerde aynı kişiyi oynamak ya da benzer oyunlarda takma sakalla yaşlı kılığına girmektir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Büyük Dörtler
Baskı tarihi:
Ekim 2004
Sayfa sayısı:
223
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752105065
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Big Four
Çeviri:
Gönül Suveren
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Poirot'nun yatak odasının kapısında toza toprağa bulanmış bir adam durmaktadır. Zavallı adam Poirot'ya boş boş bakıp yere yığılır.

Bir anda neye uğradığını anlayamadan yaşlı dedektif pekçok bilinmezin ortasında kalakalmıştır.

Bu adam kimdir? Şok mu geçirmektedir? Dahası, bir kağıt parçasına defalarca karalanmış 4 rakamının bir anlamı var mıdır?
(Arka Kapak'tan)

Kitabı okuyanlar 269 okur

  • özge
  • Ajumma
  • İlkim Pınar Saral
  • liberté
  • Serkan Baysan
  • Batuhan Çelik
  • Romi SİNGH
  • old toby
  • Ceren Tomris
  • Leman Beshirli

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.3
14-17 Yaş
%4.6
18-24 Yaş
%23
25-34 Yaş
%29.9
35-44 Yaş
%25.3
45-54 Yaş
%9.2
55-64 Yaş
%3.4
65+ Yaş
%2.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%70.9
Erkek
%29.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%24.4 (19)
9
%24.4 (19)
8
%32.1 (25)
7
%10.3 (8)
6
%6.4 (5)
5
%1.3 (1)
4
%1.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%0