Büyük Erdemler Risalesi

9,0/10  (3 Oy) · 
5 okunma  · 
3 beğeni  · 
654 gösterim
Daha önce İletişim Yayınları’ndan Kapitalizm Ahlaki midir? Adlı kitabı çıkan André Comte-Sponville Fransa’da çok satanlarrnlistesine giren bu kitabında erdem konusunu ele alıyor: “Erdem nedir? Harekete geçen ya da geçebilen bir güçtür. Örneğin, bir bitkinin ya da ilacın erdemi iyileştirmektir, bıçağınki kesmek, insanınki insanca istemek ya da davranmaktır. Çöplemenin erdemi baldıranınkinden farklıdır, bıçağınki çapanınkinden farklıdır, insanın erdemi kaplanın ya da yılanınkinden farklıdır. Bir varlığın erdemi onun değerini oluşturan şeydir, başka deyişle kendine özgü yetkinliğidir: İyi bıçak en iyi kesebilendir, iyi reçete tedavide çok başarılı olandır, iyi zehir öldürmede çok başarılı olandır... Erdemlerin, bu ilk ve en genel anlamda, nasıl kullanıldıklarından, hedefledikleri ya da hizmet ettikleri amaçlardan bağımsız oldukları görülecektir. Katilin elindeki bıçak aşçının elindekinden daha az erdemli olamaz, hayat kurtaran bitki zehirleyen bitkiden daha erdemli değildir. Bu, kuşkusuz, bu adamın hiçbir normatif (kural koyucu) boyutu olmadığı anlamına gelmez: Kimin elinde olursa olsun ve kullanılışlarının çoğunda, en iyi bıçak en iyi kesen bıçakrnolacaktır. Onun özgül gücü kendine özgü yetkinliğini de yönetir. Ama bu normatiflik nesnel kalır ya da ahlâki olarak duyarsız,rnilgisizdir. Bıçağın işini yapması yeterlidir, o bu işi yargılamaz, değerlendirmez ve bu nedenle de onun erdemi bizim erdemimizrndeğildir. Mükemmel bir bıçak, kötü bir adamın eline düştü diye mükemmelliğinden bir şey yitirmez. Erdem güçtür ve güç dernerdeme yeter. Ama insana yetmez. Ama ahlâka yetmez.”rnrn“Bir erdemler risalesi ne işe yarar? Belki şuna: Ne yapmamız ya da ne olmamız gerektiğini, ne yaşamamız gerektiğini anlamaya çalışmak ve bu çabadan yola çıkarak, yapmamız ya da olmamız gereken şeyden bizi ayıran yolu, en azından entelektüel olarak ölçebilmek. Mütevazı bir amaç, yetersiz bir amaç, ama gerekli bir amaç.”
  • Baskı Tarihi:
    2012
  • Sayfa Sayısı:
    400
  • ISBN:
    9789750510946
  • Orijinal Adı:
    Petit Traité Des Grandes Vertus
  • Çeviri:
    İşık Ergüden
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınları
  • Kitabın Türü:
Gökhan Aktaş 
 17 Eyl 16:42 · Kitabı okudu · 6 günde · 9/10 puan

Sponville bu eserinde; erdem, ahlak gibi temel insani konuları felsefi açıdan oldukça detaylı bir şekilde incelemiştir. Eser, henüz başlangıç safhasında, erdem'in kitaplardan ziyade örneklerden öğrenilebileceğini belirtmiştir ki bence ilginçtir. Kitap, erdemler üzerine yazarın kendi derin birikiminin yansıtıldığı bir kaynaktır. Üzerine sayısız eser yazılmış bu konuda, Yunan felsefecilerinden günümüze kadar değişik fikir insanlarının görüşleri kıyaslamalı veya paralel olarak ifade edilmiştir. Buna rağmen, genel olarak yazarın kişisel tezleri ağır basmaktadır. Erdemler izah edilirken, hangi ahlaki unsurların erdem olup olmayacağı da belirtilerek, yazar kendisini bazı diğer filozoflardan ayrı bir yerde tutmakta fakat bunu yaparken de objektif bakış açısını korumaktadır.

Genel olarak bahsi geçen erdemleri konu başlıklarına göre şu şekilde sıralayabiliriz: Nezaket, Sadakat, Basiret, Ilımlılık (itidal), Yiğitlik (cesaret), Adalet, Cömertlik, Merhamet, Bağışlama, Minnet, Alçakgönüllülük, Sadelik, Hoşgörü, Saflık, Yumuşak Huyluluk, İyi Niyet, Mizah, Aşk / Sevgi.

Konular arasında 12. kısımda oldukça başarılı ve özgün bir biçimde incelenmiş olan "sadelik" bölümünü oldukça beğendiğimi belirtmeliyim. Aslen benim de hayat felsefemle paralellik göstermesi bir yana, "ideal insan mizacı" olarak nitelendirdiğim sade insan yapısı, kanaatimce okuyucuya çok şeyler katacaktır. Hatta bu bölümün biraz daha hacimlendirilerek ayrı bir eser olarak neşredilmesi de bence gayet yerinde olacaktır. Oldukça kıymetli ve öğretici olan bu eseri, konuya ilgi duyan herkesin okumasını ümit ederim.

Kitaptan 4 Alıntı

Gökhan Aktaş 
 21 Eyl 23:14 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

İdeal insan, sade insandır.
Kendi basit yolunu izler; yüreği hafif, ruhu huzur içinde, hedefsiz, özlemsiz, sabırsızlıktan uzak. Dünya onun krallığıdır, bu da ona yeter. Şimdiki zaman onun ezeliyetidir; bu onu doldurur. Kanıtlayacağı hiçbir şey yoktur, çünkü kendini göstermek istediği bir şey, “gibi olmak” istediği bir şey yoktur. Arayacağı bir şey de yoktur, çünkü her şey buradadır zaten. Sadelikten daha sade ne olabilir? Daha hafif ne olabilir? Bilgelerin erdemidir bu ve ermişlerin bilgeliği.

Büyük Erdemler Risalesi, Andre Comte-Sponville (Sayfa 206)Büyük Erdemler Risalesi, Andre Comte-Sponville (Sayfa 206)
Gökhan Aktaş 
23 Eyl 13:20 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Kuşkusuz, ötekini, ancak kendimizi severek sevebiliriz ve belki de, kişi kendini, ancak öncelikle başkasından alınan ve iç­selleştirilen sevgiyle orantılı olarak sevebilir.

Büyük Erdemler Risalesi, Andre Comte-Sponville (Sayfa 57)Büyük Erdemler Risalesi, Andre Comte-Sponville (Sayfa 57)
Gökhan Aktaş 
21 Eyl 20:41 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

İdeal insan, sade insandır.
Kendini yargılamak, kendini ciddiye almaktır elbette. Sade kişi, kendi hakkında bunca soru sormaz. Kendini olduğu gibi kabul ettiği için mi? Bu bile çok şey söylemektir. Kendini ne kabul eder ne de reddeder. Kendini sorgulamaz, kendi üzerine düşünmez, kendini ele almaz. Kendini ne över ne küçümser.

Büyük Erdemler Risalesi, Andre Comte-Sponville (Sayfa 197)Büyük Erdemler Risalesi, Andre Comte-Sponville (Sayfa 197)
Gökhan Aktaş 
21 Eyl 16:16 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

İdeal insan, sade insandır.
Sadelik, kişinin kendini, gururunu ve korkusunu unutmasıdır: Sadelik, endişeye karşı rahatlıktır, kaygıya karşı sevinçtir, ciddiyete karşı hafifliktir, düşünmeye karşı kendiliğindenliktir, özsaygıya karşı sevgidir, kibre karşı hakikattir...

Büyük Erdemler Risalesi, Andre Comte-Sponville (Sayfa 205)Büyük Erdemler Risalesi, Andre Comte-Sponville (Sayfa 205)