Büyük Oyundan Dersler 2 - Stratejiler Komplolar

·
Okunma
·
Beğeni
·
16
Gösterim
Adı:
Büyük Oyundan Dersler 2 - Stratejiler Komplolar
Baskı tarihi:
21 Ekim 2015
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055350840
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ark Kitapları
Biz onu Amerika'dan ayırmak için var gücümüzle itelediğimizde o tek başına bizimle nasıl baş edeceği korkusuyla daha fazla Amerika'ya sarılıyordu. Biz onu Amerika'nın dayatmaları karşısında dik durabilsin diye dövüyorduk fakat vurduğumuz her yumruk, onu Amerika karşısında daha fazla eğik ve ezik bir şekle sokuyordu. Pakistan'ı Amerika'nın dayatmaları karşısında eskisinden daha az mukavemetli kılan şey bizim yumruklarımızın şiddetiydi. Kaos ve istikrarsızlaştırma stratejimiz, Pakistan'ın tutunacak dallarını kırıyor, onu Amerika'nın eline daha fazla bakar hale getiriyordu. Kötü yoldan çıkması için dövdüğümüz, evine barkına zarar verdiğimiz yosma, bizden kurtulmak için zorba müşterisine daha fazla yanaşıyor, daha fazla yosmalık yapıyordu. Zayıflamış, korkmuş, eğik ve ezik, dalları kırık Pakistan, ABD stratejisi için mükemmel bir partnerdi. ABD'ye stratejik üstünlük getiren bilfiil bizim stratejimizdi. ABD, teşekkürlerini üzerimize gönderilecek yeni Pakistan birliklerinin lojistiğini temin ederek ve yeni akıllı bombaları kafamıza atarak iletiyordu.
336 syf.
·3 günde·9/10
Kitap Pakistan - Pakistan Talibanı savaşında tarafların stratejilerini konu ediniyor.
ISI'nın (Pakistan İstihbaratı) Amerikan yayılımcılığına karşı bir müttefik olarak gördüğü Afgan Talibanına saldırması için ABD tarafından yapılan baskı ve dayatmaları etkisiz kılmak adına bir düşman (Pakistan Talibanı) yaratma ve bu düşmanı kendi planları doğrultusunda engaje etme ve edememe savaşından tut Kaidenin bu savaşta ki stratejilerine kadar bir çok şey anlatılıyor.
Yazarın o dönemde o topraklarda bizzat yaşaması, her şeyi eleştirme hatta eleştirisini de eleştirmesi kitabın değerini arttırıyor, insanı sürekli düşünmeye sevk ediyor.

Afgan Talibanı ve Kaide arasında ki zahiren ast üst hiyerarşisi, batınen söz dinlememe-laf anlatamama ilişkisine yaptığı "Selefilik" yorumunu yersiz buldum. Zira Selefilik Ahmed b. Hanbelden gelen gelenek üzerine küfür olmadıkça Ulül Emre itaat üzerine kurulmuştur. Yazarın parmak bastığı problemin sebebini Kaidenin Mısır ayağında aramak daha makul gözüküyor.
Ne kitleler kazanılmış ne iktidar. Ne kitleler üzerinden iktidar, ne iktidar üzerinden kitleler. Bir sınıf hareketi olmamak için yola çıkmışken, kötü bir orta sınıf hareketi nasıl olunur, cevabı İslamcılıktan alabilirsin.
Peştu, Batılının koluna bakarak şöyle der:
"Sizin saatleriniz var, bizim de vaktimiz..."
Peştular böyledir. Onlarla kimse ama kimse baş edemez, of demeden sonsuza kadar cenk edebilirler.
Devlet, senin mütecaviz bir güç pozisyonunda kalman için işi ağırdan aldığında, endişen olmasın ki, kendi tecavüzünün parke taşlarını yine sana döşettiriyordur.
Demem o ki, iyi hesaplanmamış bir şiddet üzerine hareketlerini bina eden kardeşlerin yanlışları, iyi hesaplanmış bir şiddet dışılık üzerine bina edilmiş hareketlerin umut kırıcı başarısızlıklarından kaynaklanır.
Dini siyasete alet etmekte kimse laiklerin eline su dökemez. İktidarlar, iktidarlarının payandası olarak dini kullanmayı bir siyaset sanatı olarak talim etmişlerdir.
Delilleri ve ceset yığınlarını ortadan kaldırdıktan sonra. Beyaz fosfor bombaları -Yahudilerin Gazzelileri diri diri yakmak için kullandıkları, bir gramın onda birinin bir insanı öldürmek için yettiği bombalar, "tarihte ilk kez bir ordu tarafından kendi halkına karşı kullanılıyordu”- ve zehirli sinir gazlarıyla ölenlerin, gazeteciler muharebe meydanına alınmadan evvel ortadan kaldırılmaları gerekiyordu.

Kuşatmanın önceki safhalarında sağ kurtulanlar, ordu birliklerinin kız talebelerin üzerine hedef gözeterek ateş açtığını, meramlarının Lâl'i ele geçirmekten ziyade katliam yapmak olduğunu söylemişlerdi. Lâl idarecileri, teslim olanların dışında ablukada 1700 kişinin kaldığını ve bunların cesetlerinin bulunamadığını söylüyorlardı. Devlet güçleri, baskından sonra bu insanları toplu mezarlara gizlice gömmüş olabilirdi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Büyük Oyundan Dersler 2 - Stratejiler Komplolar
Baskı tarihi:
21 Ekim 2015
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055350840
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ark Kitapları
Biz onu Amerika'dan ayırmak için var gücümüzle itelediğimizde o tek başına bizimle nasıl baş edeceği korkusuyla daha fazla Amerika'ya sarılıyordu. Biz onu Amerika'nın dayatmaları karşısında dik durabilsin diye dövüyorduk fakat vurduğumuz her yumruk, onu Amerika karşısında daha fazla eğik ve ezik bir şekle sokuyordu. Pakistan'ı Amerika'nın dayatmaları karşısında eskisinden daha az mukavemetli kılan şey bizim yumruklarımızın şiddetiydi. Kaos ve istikrarsızlaştırma stratejimiz, Pakistan'ın tutunacak dallarını kırıyor, onu Amerika'nın eline daha fazla bakar hale getiriyordu. Kötü yoldan çıkması için dövdüğümüz, evine barkına zarar verdiğimiz yosma, bizden kurtulmak için zorba müşterisine daha fazla yanaşıyor, daha fazla yosmalık yapıyordu. Zayıflamış, korkmuş, eğik ve ezik, dalları kırık Pakistan, ABD stratejisi için mükemmel bir partnerdi. ABD'ye stratejik üstünlük getiren bilfiil bizim stratejimizdi. ABD, teşekkürlerini üzerimize gönderilecek yeni Pakistan birliklerinin lojistiğini temin ederek ve yeni akıllı bombaları kafamıza atarak iletiyordu.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Muhammed

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%100 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0