Adı:
Büyük Petro
Baskı tarihi:
Haziran 2019
Sayfa sayısı:
1084
Format:
Ciltli
ISBN:
9786052958049
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Peter the Great his Life and Times
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Uçsuz bucaksız, geri kalmış bir kara devleti olan Rusya’yı gelişmiş bir ülke haline getirmek için çarlığı boyunca yorulmak bilmeden çalışan Petro Alekseyeviç Romanov (1672-1725), modernleşme programına, tebaasını Batılılar gibi giyinmeye ve onlar gibi davranmaya teşvik ederek başladı. Halkının geleneksel Rus-Ortodoks sakalını kesmesini ferman eylemesi ve eline aldığı usturayla bu fermanını sokaklarda bizzat uygulaması, iki metreyi aşan boyuyla bu dev çarın izleyeceği siyasetin ilk göstergelerindendi.

Ancak Petro sadece insanların dış görünüşüyle uğraşmakla kalmayıp ülkesinin kalıcı bir dönüşümden geçmesini sağlayacak yeni kurumlar oluşturdu, yeni uygulamalar başlattı. Örneğin sıfırdan yarattığı donanma, Kuzey Buz Denizi kıyısındaki Arhangelsk dışında bir ticaret limanı bile olmayan ülkesini Avrupa’nın önemli deniz güçlerinden biri haline getirdi. Yine Osmanlı’nın Yeniçerilerine benzer Streletsleri, II. Mahmut gibi, ama ondan yüz küsur yıl önce imha edip yerine çağın gereklerine uygun bir ordu kurdu. İşte dönemin en güçlü devletlerinden İsveç’i Poltava’da perişan edip kralı XII. Karl’ın, “Demirbaş Şarl” adını alacak kadar uzun süre Osmanlı’ya sığınmasına neden olan, bu ordudur. Prut’ta Osmanlılar tarafından yok edilmekten Baltacı Mehmet Paşa sayesinde kurtulan aynı ordu, kısa süre içinde Osmanlı’ya meydan okuyacak kuvvete ulaşacaktı.

Bilimler Akademisi, devlette aristokrasiyi etkisiz kılan liyakat sistemi, kilisede patriklik yerine Kutsal Sinod makamı gibi birçok kurumdan sıcak denizlere inme politikasına kadar, 1917’de imparatorluk yıkılana dek geçerli kalacak çok sayıda yeniliğe imza attı. Baltık Denizi kıyısındaki bataklık arazide sıfırdan kurduğu St. Petersburg şehri, belki de onun en kalıcı eseri olarak günümüzde de hayranlık uyandırmaktadır.

İktidara geldiğinde önemsiz bir devlet olan Rusya’yı, sonraki asırlarda Osmanlı’nın yıkılmasının asli faillerinden olacak bir Avrupa gücü haline getiren Petro, kimi Osmanlı tarihçileri tarafından “Deli Petro” olarak anılsa da tarihin onun hakkındaki nihai yargısı farklıdır ve elinizdeki kitabın başlığını süslemektedir.

(Tanıtım Bülteninden)
1084 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Avrupalilarin aşağıladiği, Osmanlilarin ise pek de kaale almadiği Rusya'yi Modern ve güçlü bir devlete dönüştüren Deli(Bence Dahi) Petro'nun hikayesi. Zamanın gerisinde kalmış bir toplumun, zamanin çok ilerisinde yaşayan bir lider onderliginde neler yapabileceğine şahit oluyorsunuz. Petro'nun sadece Rus toplumunun degil onların ezeli rakibi olan Osmanlılarin da kaderine yön verdiğini düşünüyorum. İktidara yürümesini bilecek kadar cesur, Avrupanin tekniğini ülkesine taşıyabilecek kadar komplekssiz, Güçlü dusmanini yenebilmek icin diğer düşmanları ile ittifak kurabilecek kadar akıllı, kurdugu sistemin yaşaması için oglunu dahi feda edebilecek kadar acımasız, tarihi başkent Moskova dururken oradan çok uzaklarda yeni bir başkent kurabilecek kadar ufku geniş, vesayet sistemini değiştirip kendisinden sonra eşinin çariçe olmasını saglayabilecek kadar radikal olan Petro'ya dusman bile olsa ancak saygi duyurabilir.
1084 syf.
Uçsuz bucaksız, geri kalmış bir kara devleti olan Rusya’yı gelişmiş bir ülke haline getirmek için çarlığı boyunca yorulmak bilmeden çalışan Petro Alekseyeviç Romanov (1672-1725), modernleşme programına, tebaasını Batılılar gibi giyinmeye ve onlar gibi davranmaya teşvik ederek başladı. Halkının geleneksel Rus-Ortodoks sakalını kesmesini ferman eylemesi ve eline aldığı usturayla bu fermanını sokaklarda bizzat uygulaması, iki metreyi aşan boyuyla bu dev çarın izleyeceği siyasetin ilk göstergelerindendi.

Ancak Petro sadece insanların dış görünüşüyle uğraşmakla kalmayıp ülkesinin kalıcı bir dönüşümden geçmesini sağlayacak yeni kurumlar oluşturdu, yeni uygulamalar başlattı. Örneğin sıfırdan yarattığı donanma, Kuzey Buz Denizi kıyısındaki Arhangelsk dışında bir ticaret limanı bile olmayan ülkesini Avrupa’nın önemli deniz güçlerinden biri haline getirdi. Yine Osmanlı’nın Yeniçerilerine benzer Streletsleri, II. Mahmut gibi, ama ondan yüz küsur yıl önce imha edip yerine çağın gereklerine uygun bir ordu kurdu. İşte dönemin en güçlü devletlerinden İsveç’i Poltava’da perişan edip kralı XII. Karl’ın, “Demirbaş Şarl” adını alacak kadar uzun süre Osmanlı’ya sığınmasına neden olan, bu ordudur. Prut’ta Osmanlılar tarafından yok edilmekten Baltacı Mehmet Paşa sayesinde kurtulan aynı ordu, kısa süre içinde Osmanlı’ya meydan okuyacak kuvvete ulaşacaktı.

Bilimler Akademisi, devlette aristokrasiyi etkisiz kılan liyakat sistemi, kilisede patriklik yerine Kutsal Sinod makamı gibi birçok kurumdan sıcak denizlere inme politikasına kadar, 1917’de imparatorluk yıkılana dek geçerli kalacak çok sayıda yeniliğe imza attı. Baltık Denizi kıyısındaki bataklık arazide sıfırdan kurduğu St. Petersburg şehri, belki de onun en kalıcı eseri olarak günümüzde de hayranlık uyandırmaktadır.

İktidara geldiğinde önemsiz bir devlet olan Rusya’yı, sonraki asırlarda Osmanlı’nın yıkılmasının asli faillerinden olacak bir Avrupa gücü haline getiren Petro, kimi Osmanlı tarihçileri tarafından “Deli Petro” olarak anılsa da tarihin onun hakkındaki nihai yargısı farklıdır ve elinizdeki kitabın başlığını süslemektedir.
Kilisede ortak yönetimden, tek bir ruhani liderin yönetimine nazaran ülkeye çok daha az fesatlık ve nizamsızlık tehlikesi gelir. Zira sıradan insanlar ruhani lider ile hükümdar arasındaki farkı anlamazlar. Aksine en yüksek mertebedeki din adamının haşmet ve ihtişamından gözleri kamaşarak otokrata eşit hatta daha da azametli ikinci bir hükümdar ve ruhani gücün başka ve daha iyi bir devlet idaresi olduğunu düşünürler. Patrik ile çar arasında bir ihtilaf baş gösterirse, Tanrı’nın davasınin yanında yer aldıkları inancıyla patriğin yanında yer alırlar.
Robert K. Massie
Sayfa 942 - İş Bankası Kültür Yayınları
“Sıradan insanlar yaşamın zaten sırtlarında bir yük olduğunu söylemekteler. Bir Lutherci papaz bir seferinde, bazı sade Rus köylülerini inançları hakkında sorgulayıp ebedi selameti elde etmek için ne yapmaları gerektiğini bilip bilmediklerini sorduğunu anlattı. Cevap olarak cennete gitmeleri gerektiğinin bile çok belirsiz olduğunu, çünkü ebedi mutluluğun Çar ve büyük boyarları için saklı tutulduğuna inandıklarını söylemişler.”
Şehir onun için her tuğla ve taşıyla hayatındaki en önemli şeyi temsil eder hale geldi: Moskova’nın karanlık entrikalarından, dar pencerelerinden ve tonozlu odalarından kaçış; Batı Avrupa’nın teknoloji ve kültürüne açılış.
Sofya hükümdarlık ederken Petro Moskova'dan ayrıldı ve şehrin dışında taşrada büyüdü. Bu hamlesi Moskova 'nın statüsünü düşürecek ve baltık kıyılarında kurduğu yeni şehir St.Petersburg başkent konumuna gelecekti. Hak ettiği Kraliyet hakkını Sofya' dan geri alacaktı.
Çar Aleksey ;
Ordu'dan firarın ölümle cezalandırılması gereken bir suç haline getirilmesini tavsiye eden bir yabancıya şöyle cevap vermiştir: "Bu çetin bir meseledir Zira Tanrı herkese aynı cesareti vermemiştir..."
Bir başka özdeyiş olan “Hükümdar babadır , yeryüzü anadır” ise Rusların çar için hissettiklerini topraklarına dair hisleriyle ilişkilendirilirdi. Toprak , yeryüzü , anavatan yani “rodina” kelimeleri Rus dilinde dişil edat alır. Bu el değmemiş , bakire bir dişilik değil , ebedi, olgun kadının, doğurgan ananın dişiliğiliydi.
Rus kadınları yüzyıllardır teremin karanlık odalarında gizlenen ev eşyalarına indirgenmişlerdi.Sofya gün ışığına çıkmış ve devletin denetimini ele geçirmiştir.Sahip olduğu iktidarı ne kadar iyi kullanıp kullanmadığına bakılmaksızın, sırf o çağda iktidarı ele geçirebilmiş olması bile onu tarihi bir şahsiyet yapmak için yeterlidir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Büyük Petro
Baskı tarihi:
Haziran 2019
Sayfa sayısı:
1084
Format:
Ciltli
ISBN:
9786052958049
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Peter the Great his Life and Times
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Uçsuz bucaksız, geri kalmış bir kara devleti olan Rusya’yı gelişmiş bir ülke haline getirmek için çarlığı boyunca yorulmak bilmeden çalışan Petro Alekseyeviç Romanov (1672-1725), modernleşme programına, tebaasını Batılılar gibi giyinmeye ve onlar gibi davranmaya teşvik ederek başladı. Halkının geleneksel Rus-Ortodoks sakalını kesmesini ferman eylemesi ve eline aldığı usturayla bu fermanını sokaklarda bizzat uygulaması, iki metreyi aşan boyuyla bu dev çarın izleyeceği siyasetin ilk göstergelerindendi.

Ancak Petro sadece insanların dış görünüşüyle uğraşmakla kalmayıp ülkesinin kalıcı bir dönüşümden geçmesini sağlayacak yeni kurumlar oluşturdu, yeni uygulamalar başlattı. Örneğin sıfırdan yarattığı donanma, Kuzey Buz Denizi kıyısındaki Arhangelsk dışında bir ticaret limanı bile olmayan ülkesini Avrupa’nın önemli deniz güçlerinden biri haline getirdi. Yine Osmanlı’nın Yeniçerilerine benzer Streletsleri, II. Mahmut gibi, ama ondan yüz küsur yıl önce imha edip yerine çağın gereklerine uygun bir ordu kurdu. İşte dönemin en güçlü devletlerinden İsveç’i Poltava’da perişan edip kralı XII. Karl’ın, “Demirbaş Şarl” adını alacak kadar uzun süre Osmanlı’ya sığınmasına neden olan, bu ordudur. Prut’ta Osmanlılar tarafından yok edilmekten Baltacı Mehmet Paşa sayesinde kurtulan aynı ordu, kısa süre içinde Osmanlı’ya meydan okuyacak kuvvete ulaşacaktı.

Bilimler Akademisi, devlette aristokrasiyi etkisiz kılan liyakat sistemi, kilisede patriklik yerine Kutsal Sinod makamı gibi birçok kurumdan sıcak denizlere inme politikasına kadar, 1917’de imparatorluk yıkılana dek geçerli kalacak çok sayıda yeniliğe imza attı. Baltık Denizi kıyısındaki bataklık arazide sıfırdan kurduğu St. Petersburg şehri, belki de onun en kalıcı eseri olarak günümüzde de hayranlık uyandırmaktadır.

İktidara geldiğinde önemsiz bir devlet olan Rusya’yı, sonraki asırlarda Osmanlı’nın yıkılmasının asli faillerinden olacak bir Avrupa gücü haline getiren Petro, kimi Osmanlı tarihçileri tarafından “Deli Petro” olarak anılsa da tarihin onun hakkındaki nihai yargısı farklıdır ve elinizdeki kitabın başlığını süslemektedir.

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 12 okur

  • EROL UĞUR
  • Halil Yaşar
  • Celâl
  • Ezgi Erdem
  • Yavuz
  • Okur Sohbetleri
  • Osman Tekin
  • izmirlitarihci
  • kevok
  • Cengizhan Şimşek

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%71.4 (5)
9
%28.6 (2)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0