Büyük Umutlar

·
Okunma
·
Beğeni
·
20.615
Gösterim
Adı:
Büyük Umutlar
Baskı tarihi:
Ekim 2015
Sayfa sayısı:
420
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059197465
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Great Expectations, 1861
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yason Yayıncılık
Charles John Huffam Dickens (7 Şubat 1812 – 9 Haziran 1870) İngiliz yazar ve toplumsal eleştirmen. En unutulmaz kurgusal karakterlerden bazılarını yaratmasının yanında Victoria devrinin en iyi romancısı olarak kabul edilir. Yaşadığı sürede eserleri benzeri görülmemiş bir üne sahip oldu ve yirminci yüzyılda edebi dehası eleştirmenler ve ilgili kişiler tarafından kabul gördü. Romanları ve kısa öyküleri dünya çapında tanınmaya devam ediyor.

İngiltere´nin Portsmouth şehrinde doğan Dickens babasının borçları yüzünden hapisaneye düşmesi sonrasında fabrikada çalışabilmek için okuldan ayrıldı. Düzgün bir eğitim almamış olsa da erkenden yoksullaşması ona başarıya giden yolda yardım etti. Kariyeri boyunca 20 yıllık bir süre içerisinde haftalık olarak çıkan bir gazeteyi yönetti, 15 roman, 5 uzun öykü, yüzlerce kısa öykü ve kurgu dışı makale yayınlayıp yorulmak nedir bilmeden çalıştı ve çocuk hakları, eğitim ve diğer toplumsal konularda yenilikler için mücadele verdi.

1836´da yayınlanan The Pickwick Papers romanı ile şöhrete kavuştu. Birkaç yıl içerisinde uluslararası tanınan bir edebiyatçı oldu, kişilik ve toplum üzerine mizahi, satirik ve keskin gözlemleri ile ünlü oldu. Romanlarının çoğunlukla haftalık ya da aylık yayınlar şeklinde çıkması Viktorya döneminde en yaygın basım şekli olan dizi yayınlara öncülük etti. Dizi olarak çıkan eserler Dickens´a okuyucuların tepkisini iyi değerlendirme fırsatı verdi ve o da sık sık konuları ve karakterlerin gelişimini aldığı yorumlara göre şekillendirdi. Örneğin eşinin pedikürcüsünün David Copperfield´taki Bayan Mowcher´ın kusurlarının fazla ön planda olduğu konusundaki ifadelerinden sonra karakterin iyi özelliklerini geliştirdi. Görünüşe göre Oliver Twist´teki Fagin için ünlü suçlu Ikey Solomon´dan esinlenmişti. Leigh Hunt´tan ilham alarak yarattığı Bleak House´´taki Bay Skimpole karakterinin kitabın bölümlerini takip eden arkadaşlarının tavsiyesiyle geliştirdi. Aynı romandaki Lawrence Boythorne ve kilise görevlisi Mooney için de gerçek hayattan kişilerden örnek almıştı. Boythorne için Walter Savage Landor´dan ve Mooney için de Salisbury Square´deki Looney isimli kilise görevlisinden esinlenmişti. Konularını özenle oluştururdu ve hikayelerine sıklıkla güncel olaylardan unsurları serpiştirirdi.

Dickens kendi çağının en önemli edebiyatçılardan biri olarak görülür. 1843 tarihli romanı A Christmas Carol yazılan en etkili eserlerden biridir. Her zaman popüler kalmıştır ve hala her sanat tarzında uyarlanmaya devam ediyor. Gerçekçiliği, mizahı, yazım şekli, benzersiz karakterleri ve toplumsal eleştirileri sayesinde yaratıcı dehası Leo Tolstoy´tan G. K. Chesterton ve George Orwell´a kadar pek çok yazar tarafından övülmüştür. Fakat Oscar Wilde, Henry James ve Virginia Woolf ise psikolojik derinlik eksikliği, gevşek yazım tarzı, duygusal mizacından şikayet etmişlerdir.
656 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Yazarın okuduğum üçüncü kitabı. Okumaktan büyük bir zevk aldığımı söyleyebilirim. Roman kahramanı "Pip" tesadüfen kaçak bir mahkuma rastlar ve yaşamı beklemediği bir şekilde değişir. "Pip" sonunda hayatta istenen şeyleri elde etmenin; başkalarına umut bağlayarak değil kendi azim, kararlılığı ve çalışkanlığıyla mümkün olabileceğini öğreniyor. Yazar bu kurgu üzerinden dönemin İngiliz toplumunun yaşantısını okuyucusuna etkileyici bir anlatımla aktarıyor. Kesinlikle tüm okurların kitaplığında bulunması gereken bir klasik olduğunu düşünüyorum.
656 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Bence Charles Dickens'in en iyi eseri. Yazarın şu ana kadar okuduğum kitapları içerisinde, gerek konu olarak, gerekse karakterler olarak en kapsamlı, en zengin , en uyumlu ve muhteşem denecek derecede özellikler yüklenmiş karakterlere sahip kitabı.

İyiyle kötünün, zenginlikle yoksulluğun, emekle beleşçiliğin, çalışmayla tembelliğin, fedakarlıkla vefasızlığın, haksızlıkla adaletin, sevgiyle nefretin, aşk ile duygusuzluğun, yardımseverlikle nankörlüğün, en önemlisi de toplumdaki statü farklılığının ve daha sayamadığım o kadar çelişkili durumların çatışmasını muhteşem bir şekilde anlatıyor yazar. Bütün bunları kitapta, o kadar güzel işliyor ki , size adeta bir edebiyat şöleni sunuyor.

Kitapta, anne ve babası olmayan dolayısıyla ablası ve eniştesi tarafından büyütülen Pip adlı çocuğun, çocukluk günleri ve sonrasındaki başına konan talih kuşuyla değişen hayatı anlatılmaktadır. Kitabın ilk üçte ikilik bölümü akıcı olmasına rağmen durağan bir şekilde seyretmektedir. Fakat buna rağmen keyifle ve garip bir duygusallık içerisinde okunmaktadır. Son iki yüz sayfalık kısımda ise kitap tamamen şekil değiştirmekte olup hem akıcılık ve sürükleyicilik müthiş derecede artmakta, hem de duygusallık daha da yoğunlaşmaktadır.

Bende çok büyük duygusal etki bırakan birkaç kitaptan biri olan bu eser, çok büyük keyif alarak okuduğum ve bitmesini hiç istemedeğim nadir kitaplardan biri olarak hafızamdaki yerini aldı.

Aslında hakkında sayfalarca analiz yapılıp, övgü dolu sözler yazılmayı hak eden ve bir edebiyat şaheseri olan bu kitabı, mutlaka ama mutlaka okunması gereken klasiklerden biri olarak değerlendiriyorum. Ve okunmasını da kesinlikle tavsiye ediyorum.
  • Uğultulu Tepeler
    8.4/10 (1.183 Oy)1.206 beğeni3.989 okunma1.595 alıntı32.492 gösterim
  • Don Quijote
    8.6/10 (1.091 Oy)1.079 beğeni4.581 okunma1.773 alıntı23.323 gösterim
  • Goriot Baba
    8.1/10 (592 Oy)541 beğeni2.402 okunma1.085 alıntı14.423 gösterim
  • Ezilenler
    8.7/10 (776 Oy)872 beğeni2.717 okunma1.915 alıntı23.292 gösterim
  • Çanlar Kimin İçin Çalıyor?
    8.4/10 (732 Oy)795 beğeni2.834 okunma754 alıntı19.489 gösterim
  • Jane Eyre
    8.8/10 (737 Oy)715 beğeni2.578 okunma1.067 alıntı18.178 gösterim
  • Savaş ve Barış
    8.7/10 (1.030 Oy)1.218 beğeni4.320 okunma2.627 alıntı39.972 gösterim
  • Diriliş
    8.6/10 (902 Oy)964 beğeni3.200 okunma1.235 alıntı24.450 gösterim
  • Notre Dame'ın Kamburu
    8.8/10 (1.159 Oy)1.272 beğeni4.415 okunma1.604 alıntı91.064 gösterim
  • Faust
    8.1/10 (700 Oy)664 beğeni2.854 okunma2.441 alıntı27.913 gösterim
608 syf.
·Beğendi·8/10
Büyük Umutlar benim için Pip demek. Annesi ve babasının ölümünden sonra ablasının yanında kalan Küçük Pip'in hikayesi var bu kitap içerisinde. Ablasının olanca katılığının ve sevgisizliğinin ilacını eniştesinin şefkatinda bulan Pip. Küçük dünyasında kendisi ve kasabası gibi küçük hayaller kurar Pip, ta ki hayatını değiştirecek iki olay yaşayana kadar. İlki bir gezi sırasında karşılaştığı bir hapishane kaçkını olur ki bunu hemen unutur. İkincisi ise Bayan Havisham ve beraberinde Estella ile tanışması. Bundan sonra başlıyor Küçük Pip'in büyük umutları.
Dickens, hemen hemen bütün kitaplarında olduğu gibi hem dönemin İngiltere'sinin durumunu anlatıyor hem de karakterlerin özelliklerini, insanlık hallerini bizlere aktarıyor. Sanayi Devrimi'nin insanlar üzerindeki etkisini, halkın içinde oluşan sınıfsal grupları okurken sanki film izliyormuş gibi oldum. Köylü bir çoğun centilmen olma çalışmaları okurken yer üzüldüm yer yer sinir oldum. Pip'in pişmanlıkları, hataları hatta
vefasızlığına karşı eniştesi Joe'nin sonsuz sevgisi, sefkati okurken beni benden aldı. Kim istemez ki böyle sevilmeyi, sahiplenilmeyi. Bırakıp gittiğin eve yıllar sonra döndüğünde salt sevgiyle karsılanmak hem de bütün yaşananlara rağmen. Kitap boyunca en çok etkilendiğim karakterler Joe ile Bayan Havihsam oldu. Biri ne kadar iyi biriyse diğeri o kadar kötü, bencil ve duyarsız. Kitabın tamamı alıntı olarak paylasılmaya müsait. Dickens'ın sade, etkileyici dili ile kurduğu cümleler sayesinde kitap akıyor, birbiri ardına gelişen duyguların içine giriyorsunuz ve çıkamıyorsunuz kitabın son sayfasına gelene kadar.
Charles Dickens ile lise yıllarımda tanışmıştım. O günden bu güne zaman zaman döner eski tatların peşinde düşerim. Klasikleri bu yüzden seviyorum sanirim, eskimiyorlar sadece sarap gibi yıllanıyorlar durdukları yerde Kütüphanemde durdukça parmak izlerim dışında anılarım birikiyor onlarda.
İçinizde hala Dickens ile tanışmayan varsa geç kalmadan başlamalı ve bence Büyük Umutlar her kütüphanede boy göstermeli, tabi ki diğer Dickens eserleri ile birlikte.
544 syf.
·11 günde·Beğendi·10/10
Kitap 1800 lü yıllarda yazılmış. Günümüzden çok uzak denilebilecek bir tarih. Cep telefonu yok, televizyonu radyoyu bırakın elektrik bile yok. Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin insanlar şimdiki zamanın çok öncesinde yazılmış bir kitabı okuyarak mutlu olabilirler.
Benim öyle büyük umutlarim falan yok ama kitabı okurken bende çok mutlu oldu arkadaşlar. Kitapta en çok Joe karakterini sevdim. Öyle ki her sokakta bir Joe olsa dünyada kötülük namına bir şey kalmazdı. Büyük adamsın joe diyorum ve bu kitabı herkese kocaman tavsiye ediyorum.
656 syf.
·10 günde
Her şeyden önce çok severek çok beğenerek okudum.Anlatımı akıcı,sıkmıyor.Olaylar gelişirken sürprizlerle karşılaşıyorsunuz.Yaşadıkları toplumun son derece katı kuralları var.Kural var fakat merhamet yok,vicdan yok.Hani bu gün değerler eğitimi diyoruz ya sanırım bu çoğunlukla bizim toplumumuzda var.Ablasının yanında büyümeye çalışan Pip'in öyküsü.Ablasının tüm acımasızlığına karşın eniştesinin sevgisi ve dostluğu ile günlerini geçirmekteyken bir gün bataklıkta karşılaştığı kaçak bir mahkuma yardım eder.Olaylar böylece gelişmeye başlar.Duygusallığın ön plana çıktığı,harika bir kitap
Yaptığınız iyilikler bir gün mutlaka karşınıza çıkar.her zaman dürüstlük kazanır.
656 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Soluksuz okudugum ve çabuk bittiğine üzüldüğüm nadir kitaplardan biri,okurken büyük bir zevk aldığımı söyleyebilirim. Roman kahramanı "Pip" tesadüfen kaçak bir mahkuma rastlar ve yaşamı beklemediği bir şekilde değişir. "Pip" sonunda hayatta istenen şeyleri elde etmenin; başkalarına umut bağlayarak değil kendi azim, kararlılığı ve çalışkanlığıyla mümkün olabileceğini öğreniyor. Yazar bu kurgu üzerinden dönemin İngiliz toplumunun yaşantısını okuyucusuna etkileyici bir anlatımla aktarıyor. Kesinlikle tüm okurların kitaplığında bulunması gereken bir klasik olduğunu düşünüyorum.
656 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Bu incelemede birazcık keçileri kaçırmış olabilirim o yüzden ne diyoruz Aman DIKKAT diyoruz
Yapıcağım incelemenin bir başlığı da olsun dedim ve düşündüm taşındım buna karar verdim:⬇️

Balina OLDUM DEMEYİN civciv OLACAĞIM DEYİN

Bir civcivken balina olan balina olunca da civcive dönen bir kül civcivin masalıydı bu. Civcivi balina yapan keloğanmış. Balina yapıp balo ya göndermiş.  Saat 12 yi geçmiş bizim civciv daha eve gelmemiş. sonra civciv o sırada kırmızı başlıklı kurttan kaçmaya çalışıyormuş. kaçarken ayakkabısı  düşmüş. Kurbağa ya dönen prens ayakkabının sahibini arıyormuş. Bulmuş bizim civcivi ayakkabıyı giydirmiş. Ayakkabı olmuş muydu civcivin ayağına. (Olmamış yedi cüceler zor giydirmiş.)

Neyse Charles Dickens amcanın kemiklerini daha fazla sızlatmayalım. Ve asıl konuya gelelim kırmızı başlıklı kurt civcivi yutmuş. Kurbağa prens olacakken prenses olmuş. Keloğlanın saçı çıkmış. evet masalın sonu bu. Aman tanrım dediğinizi duyar gibiyim. Ve YALANLARIN sonu gelmez doğrusu ne demedikçe. O yüzden ne diyoruz DOĞRUSU NE?

Doğrusu şu ki sevgili okurlarım, Büyük Umutlar kitabı boş yere Dünya klasikleri listesine girmemiş çünkü gerçekten bir şaheser (mübalağa yaptım şaheser tabiki de kürk mantolu madonna. Ve şahyazar Sabahattin Ali ). Charles Dickens amca bu kitabında büyük mesajlar vermiş mesela bir bölümünde Pip(kitabın baş karakteri) zindandan kaçan mahkuma yemek ve ayaklarındaki zinciri kesecek eye getirince ileride bu adam sayesinde zengin oluyor. Evet mesaj çok açık zindandan kaçan mahkumlara yardım edin mutlaka 🤓.

Akıcı bir kitap olmasının yanında Charles'ın kalem yeteneği sayesinde  ufkunuzu açan bir kitap(sende çok açmış keçileri kaçırmışsın) demeyin sakın cidden ufku açıyor. 

Sağlıcakla kalın Altını çize çize okuyun. Bol bol okuyun okuyun okuyun 🤓
Ve delirin. deli insanlar iyidir.
656 syf.
Pip adında küçük bir çocuk yetim ve öksüz bir şekide ablası ve eniştesinin yanında madenci bir köyde sefalet içinde yaşarken birgün mezarlıkta bir kaçak mahkumla karsılasıyor ona bir parça ekmek evden çalıp getirıyor bu sayede hayatı değişiyor ve umut ettiği yaşama ulaşıyor soluksuz okuyacak bir roman.
420 syf.
·8 günde·7/10
Yine bir Dickens kitabı, yine dağılan konular ve kitabın sonunda her şeyin çözülmesi... Umudunu yitirilmesi hüsrandır ama büyük umutların yıkılması felakettir. Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olan bir baş karakter var :)

Demirci çırağı bir işçi çocuğunun üst sınıfa geçmesiyle değişen hayatını anlatıyor kitap. Ama elbette bu kadar basit değil.

Kitabın ana kahramanı Pip sanki Fransız Devrimi'nde mücadele veren işçilerin aksine o dönem sessizlik içindeki İngiliz işçilerin izdüşümü gibi. Kaderini kendi belirleyemeyen, açmazda, pasif bir karakter. Hep üst sınıflara özenen ama birisi onun hakkında karar almadan asla hareket edemeyen mini Oblomov gibi.

Kendisiyle sınıfsal statüsüne bakarak alay edenlere mücadele ederek cevap vermek yerine kolaya kaçarak ve geçmişine yüz çevirerek cevap vermeye çalışan Pip, kolaycılığa o kadar alışmış ki hayallarini bile kendisi kurmak yerine başkalarının inisiyatifine bırakıyor.

Kendisine iyi davranana nankörlük eden ama kendisine kötü davrananlara hayran olan insanlar demek ki sadece bu dönemde yokmuş. O dönemde de bunun emareleri var. Özellikle Pip, kendisine en çok değer veren Joe'ye karşı içten içe hatta bazen alenen yaşadığı küçümseme duygusunu kendisinden nefret eden Estella söz konusu olunca hayranlığa dönüştürüyor.

Dickens'ın neden realist akımda yer aldığına dair lisedeki bilgilerim şimdi yerine daha iyi oturuyor. Karakterler ne hep iyi ne de hep kötü. Çevresel faktörlerle sürekli değişen duygular, pişmanlıklar, iyilikler ve kötülükler var. Bu açıdan bir sayfada nefret ettiğimiz bir karakter, sonraki sayfalarda yerini acıma duygusunun aldığı bir karaktere bırakıyor.

Okuduğum en iyi klasik değil ama kendi hayatınızın rotasını kendiniz çizmezseniz neler olacağını göstermesi açısından takdire şayan. Okuması kolay. İyi okumalar.
332 syf.
·8 günde
Klasikler boşuna klasik olmamışlar. Fazlasıyla hakediyorlar her çağda yaşamayı.
Kurgu mükemmel, anlatım içten samimi ve akıcı. Daha ne istenirki bir kitaptan. Büyük umutlar, büyük yıkımlar. Keyifli okumalar.
656 syf.
·Puan vermedi
Üniversiteye başladığım yıllarda bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine okumuştum. Aradan üç yıl geçmesine rağmen romanın konusu hala belleğimde yer alıyor. Akıcı bir dili var bu da romanı sürükleyici kılıyor. Tavsiye ederim.
608 syf.
·19 günde·10/10
Yazarın 'İki Şehrin Hikayesi' kitabını okudugumda da aynı yoğun duyguları hissetmiştim. Kitabın çoğu yerinde durup bu kitabın ismi gurur ve önyargı olmalıydı diye düşündüm. Baş karakter Pip hiç beklemediği olaylar içine giriyor. Olayları olduğundan çok farklı yorumluyor ve sonunda afallamış bir halde olup biteni anlamaya çalışıyor. Kitabın son 200 sayfasını ertelemeden okudum çünkü kitap peşimi bırakmadı. Okurken üzüldüm pişmanlık duydum minnet duyguları ile ne yapacağımı bilemedim. Durup durup sukrettim elimdekiler için. Kapattigimda Pip ve sevdiği yüreği taştan kadın Estella ile birlesmediklerini okudum. Ve son bir üzüntüyle kitabı kaldırdım. Kitabın konusu ise iyi bir beyefendi olmak isteyen Pip'in başına gelenler anlatılıyor. Biri yüklü bir miktarda para aktarıyor. Yetişmesi için ona para veriyor ama yardım edenin kim olduğu belli değil. Ve Pip düşündüğü kişinin yardım eden olmadığını öğrenince tüm düşünceleri değişiyor. Fikirleri alt üst oluyor. Pip'le birlikte insan doğasını yakından göreceğiz ki çok doğru buldugum tespitlerde bulunmuş çok değerli yazarımız. Pip'le birlikte mahkumları ve davaları daha sonra vicdanımızı sorgulayacağız. Gerçekten okumaya değer bir kitap. Şimdiden başlayanlara keyifli okumalar diliyorum.
"Onu sev!"
dedi. "Sev, sev onu! Yüzüne gülüyorsa sev. Seni üzüyorsa sev. Yüreğini
param parça ediyorsa yine sev onu, sev, sev!"
Bir odanın kapısını kapatıp yalnız kalmak, her zaman hayatımın en güzel şeylerinden biri olmuştur.
Ömrünüzdeki sayılı günlerden bir tekini yaşanmamış sayalım... Kaderinizin akışı kim bilir ne kadar farklı olurdu? Bu satırları okurken bir an durun, yaşamanızı saran o uzun zinciri düşünün...
"Pip'çiğim, iki
gözüm, hayat dediğin nedir ki! Birçok ayrılışların birbirine
kaynaklanmasından örülmüş bir zincirdir"
"Bir insanı geceleri düşünmek, o insan üzerinde hak iddia etmek için bir neden değildir."
Charles Dickens
Sayfa 86 - Nilüfer Yayıncılık
Çocuklar
kendi yaşadıkları dünyanın içinde en çabuk olarak haksızlığı sezerler, en
derin olarak haksızlığı duyarlar. Çocuğun uğradığı haksızlık bize küçücük
bir şeymiş gibi gelebilir, ama çocuk da küçük olduğu için kendi dünyasının
bütün ölçüleri kendi boyuna göredir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Büyük Umutlar
Baskı tarihi:
Ekim 2015
Sayfa sayısı:
420
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059197465
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Great Expectations, 1861
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yason Yayıncılık
Charles John Huffam Dickens (7 Şubat 1812 – 9 Haziran 1870) İngiliz yazar ve toplumsal eleştirmen. En unutulmaz kurgusal karakterlerden bazılarını yaratmasının yanında Victoria devrinin en iyi romancısı olarak kabul edilir. Yaşadığı sürede eserleri benzeri görülmemiş bir üne sahip oldu ve yirminci yüzyılda edebi dehası eleştirmenler ve ilgili kişiler tarafından kabul gördü. Romanları ve kısa öyküleri dünya çapında tanınmaya devam ediyor.

İngiltere´nin Portsmouth şehrinde doğan Dickens babasının borçları yüzünden hapisaneye düşmesi sonrasında fabrikada çalışabilmek için okuldan ayrıldı. Düzgün bir eğitim almamış olsa da erkenden yoksullaşması ona başarıya giden yolda yardım etti. Kariyeri boyunca 20 yıllık bir süre içerisinde haftalık olarak çıkan bir gazeteyi yönetti, 15 roman, 5 uzun öykü, yüzlerce kısa öykü ve kurgu dışı makale yayınlayıp yorulmak nedir bilmeden çalıştı ve çocuk hakları, eğitim ve diğer toplumsal konularda yenilikler için mücadele verdi.

1836´da yayınlanan The Pickwick Papers romanı ile şöhrete kavuştu. Birkaç yıl içerisinde uluslararası tanınan bir edebiyatçı oldu, kişilik ve toplum üzerine mizahi, satirik ve keskin gözlemleri ile ünlü oldu. Romanlarının çoğunlukla haftalık ya da aylık yayınlar şeklinde çıkması Viktorya döneminde en yaygın basım şekli olan dizi yayınlara öncülük etti. Dizi olarak çıkan eserler Dickens´a okuyucuların tepkisini iyi değerlendirme fırsatı verdi ve o da sık sık konuları ve karakterlerin gelişimini aldığı yorumlara göre şekillendirdi. Örneğin eşinin pedikürcüsünün David Copperfield´taki Bayan Mowcher´ın kusurlarının fazla ön planda olduğu konusundaki ifadelerinden sonra karakterin iyi özelliklerini geliştirdi. Görünüşe göre Oliver Twist´teki Fagin için ünlü suçlu Ikey Solomon´dan esinlenmişti. Leigh Hunt´tan ilham alarak yarattığı Bleak House´´taki Bay Skimpole karakterinin kitabın bölümlerini takip eden arkadaşlarının tavsiyesiyle geliştirdi. Aynı romandaki Lawrence Boythorne ve kilise görevlisi Mooney için de gerçek hayattan kişilerden örnek almıştı. Boythorne için Walter Savage Landor´dan ve Mooney için de Salisbury Square´deki Looney isimli kilise görevlisinden esinlenmişti. Konularını özenle oluştururdu ve hikayelerine sıklıkla güncel olaylardan unsurları serpiştirirdi.

Dickens kendi çağının en önemli edebiyatçılardan biri olarak görülür. 1843 tarihli romanı A Christmas Carol yazılan en etkili eserlerden biridir. Her zaman popüler kalmıştır ve hala her sanat tarzında uyarlanmaya devam ediyor. Gerçekçiliği, mizahı, yazım şekli, benzersiz karakterleri ve toplumsal eleştirileri sayesinde yaratıcı dehası Leo Tolstoy´tan G. K. Chesterton ve George Orwell´a kadar pek çok yazar tarafından övülmüştür. Fakat Oscar Wilde, Henry James ve Virginia Woolf ise psikolojik derinlik eksikliği, gevşek yazım tarzı, duygusal mizacından şikayet etmişlerdir.

Kitabı okuyanlar 2.309 okur

  • freddiemercuryninmikrofonu
  • Theone andonly
  • Esmanur
  • Gülşen Özcan
  • Afşin

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0.2 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları