Adı:
Büyük Uyanış
Baskı tarihi:
Eylül 2010
Sayfa sayısı:
406
ISBN:
9786058868816
Yayınevi:
Bilim+Gönül
Amerika’da Bugünlerde Esen Hava
“Hot-Dog” Ulusçuluğu
“Küresel Kraliyet”in Gizli Örgütleri
Derin Oyunlar Arasındaki Bağlantı
Amerika’da Psikolojik (Ruhbilimsel) Savaş Okulu
Türkiye’yi Tasfiye Plânı
Türkiye’nin Sorunu Aşağılık Duygusundan Kaynaklanıyor
Ciddi Bir Uyanış
Beyin Hammaddesi İhraç Ediyoruz
Topraklar Gidiyor!
İngilizce-Türkçe Karşılaştırması
Türkçe, Türetebilen Güçlü Dil
Araştırma Yoksa Sanayi de Olmaz
Dış Siyasetimiz Sadece Yalvarmak
Profesör Oktay Sinanoğlu bu kitabında hayalindeki Türkiye ile şuan ki Türkiye'yi karşılaştırarak bize nasıl vahim bir durumda olduğumuzu anlatır.

Hayalindeki Türkiye'de düşünen bir insan topluluğu görür ancak asıl hayata baktığında ise bazı kimselerin buyruğu altında yaşadığımızı görür ve bu halden nasıl kurtalacağımızı da bizlere haber verir.

Ben bu kitabı Türkiye'nin kalkınmasını isteyen her vatandaşın okuması gereken bir kitap olarak görüyorum. Özellikle genç nesilin okumasını şiddetle tavsiye ederim.
Her Türk gencinin mutlaka okuması gereken bir eser. Ülkemizin,milletimizin,dilimizin kültürümüzün asimile olmaması için, sadece okumakla kalmayıp, çevremizde kim var ise okumasına teşvik etmemiz lazım. Bu nedenle yarınlarımız kaybolmasın. Dil; bir milletin omurğasidir. Nasıl ki; omurgasız hayvanlar sürünerek yasiyorsa, diline sahip çıkmayan millette sürünerek yaşar....

Benzer kitaplar

Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu'nun dilime önem vermemizi milli benliğimizi koruduğumuz zaman çok daha ilerleyebileceğimizi anlatıyor. ABD'de veya diğer ülkelere özenti içinde olmadan kendi kültürümüzü yansıtırsak, o ülkelerinde bize daha çok saygı duyacağını, hatta kültürümüzü öğrenmek isteyecekleri i özenti içinde olan ülkelere yukardan baktıklarını anlatıyor. Kültürel olarak dil yapısı olarak çok zengin olduğumuzu bunu en iyi şekilde geliştirmemiz gerektiğini irdeliyor.
Hazırlık sınıfı dediğimiz şeyin mantığı nedir? Bir ülkede gidilen okulun eğitim verdiği dili öğrenmektir. Yani anadili. Türkiye'de ne? Türkçe. Ama hazırlık sınıfında İngilizce öğretiliyor. Neden? Bu sorunun cevabı 1945-52 dönemindeki ABD ile ikili anlaşmalarda. Ben de dahil olmak üzere öğrenciler kendi vatanlarında yabancı öğrenci konumuna sokuluyor. Hazırlık sınıfını Türkiye'nin dışından gelen öğrenciler için, yani anadili Türkçe olmayan öğrenciler için koyacaksın. İşte o öğrenciler hazırlık sınıfında Türkçe öğrenecekler. "Tarzanca" değil.


Oktay Sinanoğlu her şeyi, ama her şeyi Türkçe'ye bağlıyor. Millete aşılanan aşağılık duygusunun, beynin her yerinde adeta bir pranga olduğunu düşünüyor. Ki haklı da. Yazdıklarını okuduğunuzda haklı olmadığını düşünecek hiçbir Türk vatandaşı tanımıyorum. Ya da onlar Türk değildir.

Önce kendimize sonra etrafımıza bir bakalım. Haberlerde, sokaklarda, dükkan isimlerinin olduğu tabelalarda. Her yerde İngilizce kelimeler. Neden? Çünkü seçkin (elit) bir mekan olduğu izlenimi vererek müşteriyi tavlayacak. Müşteri de kendini seçkin birisi sanacak. Asıl ezik olan onlar aslında.

Kaçımız -sayısız kelimenin İngilizce'de karşılığı bile olmayan- Türkçeyi gerçekten hakkını vererek kullanıyor? Araya İngilizce kelimeler sıkıştırmadan? "Türkçe'sini söylersem ezik damgası yerim" diye düşünüyorsunuz değil mi? Dert etmeyin. Bu kitabı okuduktan sonra Türk olduğunuz ve Türkçe konuştuğunuz için gurur duyacaksınız :)

"Tavus kuşu gibi süslenmek isteyen bir tavuk bize gülünç görünür ve deli duygusu verir. Fakat doğada böyle aptal tavuklar yoktur. Gariptir ki bu gibi haller sadece insanlarda gözlemlenmektedir. Bu gibi kişiler yabancı dillerden ne kadar çok sözcük kullanırlarsa kendilerini o kadar 'kibar ve aydın' sayarlar." - Ord. Prof. Gerhard Kessler.
Sinanoğlu, kendi düşünceleriyle ilgili Türk halkını uyandırmayı amaçlamış ve bunu tahayyül etmiştir.Başlangıçta bu konu hakkında rüyasını anlatmış.Sonraları ülke iç, dış siyaseti ;dünya siyasetleri, eğitim reformları, yabancı dilde eğitim vb konulara parmak basmıştır.Mülakatları, konferansları, konuşmaları ve gazetedeki yazıları derlenmiştir.Kitabın son bölümüne ise anlattıklarıyla ilgili yazılan iletiler konulmuştur.
Tenkitlere gelince öncelikle yazar bazı önemli yerlerde veya konuşmalarında kaynak gösterseydi çok daha ibret alabilirdik.Yer yer bu atıfları yapmıştır ama yapmadığı önemli yerler de vardır.İletiler bölümünde kendisi hakkında atılan iletilere yer verilmiş ancak cevaplandırılması yapılmamıştır.En azından belli başlı iletiler cevaplarıyla birlikte verilse bu can alıcı mesajlardan biz de faydalanabilirdik.Yazar, yabancı ülkelerde de türkçe eğitimin verilmesini savunuyor ama kendi ülkemizde kürtçe vs eğitimin olmaması gerektiğini telkin ediyor.Bu tarz bazı yazılarında da çelişki gördüm.Ayrıca öztürkçe ve eski türkçe kelimelerin eşzamanlı kullanılabilmesini savunuyor.Bazı örnekler için sıkıntı oluşturabiliyor bu da.Millet daha sonra ilim mi demeliyiz bilim mi ayrımına saplanabiliyor.
Genel olarak içerdiği bilgiler açısından fena değildi kitap.Allah rahmet eylesin hocamıza da.Fulbright anlaşmasından bahsetmesi hocanın bilgisini gözler önüne seriyor.Imf ve dünya bankalarının hedeflerini ve amaçlarını gözü kara bir şekilde anlatması da cesaretinin göstergesi.Kitabı tavsiye ederim...
Kafasıyla yoğun çalışanlar, fiziki işlerle uğraştıkları zaman dinlenirler, bu onlara zevk verir.
Türkiye'de hızla türkçe eğitim kalmıyor.Hazırlık sınıfı neye hazırlık?Hazırlık sınıfı yabancı ülkeye gelen öğrencilere olur.Türkiye'de hazırlık sınıfı olması kendi evlatlarının kendi ülkesine yabancı olması demektir.
Çıktım, biraz yürüdüm. Eski dükkânlar, yeni dükkânlar, ama hayret hepsinin üstünde gayet güzel Türkçe isimler. O, aşağılık duygusu alâmeti, sömürge ruhu belirtisi yabancı dilde adlardan, yazılardan eser yok "Fast Food" kepazeliği olmuş "Tez Yemek", "Cafe" -ki bana hep de "Cafer"i, o adı içeren ayıp tekerlemeyi hatırlatır-yerine "Çay Evi", ya da "Kahvehane".
Ankara'dayım; güzel bir tramvay geçti; üstünde "Uluğ Bey Teknik Evrenkenti" yazıyor, şaşırdım. Vay canına, yıllarca uğraşmıştım da, bir evrenkente böyle bir i-sim verdirememiştim. Birine sordum:
"Bu ne? Yeni bir evrenkent mi kuruldu?"
Adam soruma şaşırarak,"Yok" dedi, "Yıllar önce ABD telkiniyle kurulmuş bir evrenkent vardı ya, epey oldu, onun adı değiştirildi."
Hangisi olduğunu anladım;
"Eğitim dili İngilizce; değil mi?"
"Öyle şey olur mu yahu; burası artık çok şükür, sömürge değil!" dedi övünerek; "Burası Türkiye Cumhuriyeti. Biz de, Atatürk'ün ısrarla üzerinde durmuş olduğu gibi, eğitim dili her seviyede ve tümüyle Türkçe'dir".
"Yâni yabancı dil öğretilmiyor mu?" "Allah Allah, siz nerden geldiniz böyle? Elbette her çeşit yabancı diller, meslek dalına göre, yabancı dil öğretimi uzmanlarınca ayrıca öğretiliyor. En çok Çince'ye, Rusça'ya, İspanyolca, sonra Almanca'ya rağbet var."
"Hayret; İngilizce furyasına ne oldu?"
Adam gene yüzüme garip garip baktı: "Ooho, o eskidendi. O zamanlar kovboy Amerika görünüşte güçlüydü, kölelerine Tarzanca'yı dayatabiliyordu. Orada yuvalanmış "küresel kıraliyetçiler", sahte Avrupa Birliği, IMF gibi araçlarını kullanarak, ulus-devletleri parçalıyor, o da sökmezse bomba ıstoklarını tüketmek için saldırıyorlardı. O günler çoktan geçti evlât! Sonunda oyunlar ABD içinde de yoğunlaştı. ABD'yi 12 eyalet-devletçiğe böldüler.
İşte böyle Büyük Uyanış'ın Gençleri!! Türkçe için tehlike zilleri çoktan çalmaya başladı. Hatta ziller çoktan çan oldu bile. Peki "Çanlar kimler için çalıyor? "

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Büyük Uyanış
Baskı tarihi:
Eylül 2010
Sayfa sayısı:
406
ISBN:
9786058868816
Yayınevi:
Bilim+Gönül
Amerika’da Bugünlerde Esen Hava
“Hot-Dog” Ulusçuluğu
“Küresel Kraliyet”in Gizli Örgütleri
Derin Oyunlar Arasındaki Bağlantı
Amerika’da Psikolojik (Ruhbilimsel) Savaş Okulu
Türkiye’yi Tasfiye Plânı
Türkiye’nin Sorunu Aşağılık Duygusundan Kaynaklanıyor
Ciddi Bir Uyanış
Beyin Hammaddesi İhraç Ediyoruz
Topraklar Gidiyor!
İngilizce-Türkçe Karşılaştırması
Türkçe, Türetebilen Güçlü Dil
Araştırma Yoksa Sanayi de Olmaz
Dış Siyasetimiz Sadece Yalvarmak

Kitabı okuyanlar 105 okur

  • Kutlu Şengül
  • Kürşad Ulusoy
  • Murat Şancı
  • İldem
  • Proleterik Burjuva
  • Osman C
  • Amisos
  • Özgür Coşkun
  • Berkant Oğuz
  • Mahir O.

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.8
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%3.8
25-34 Yaş
%35.8
35-44 Yaş
%41.5
45-54 Yaş
%13.2
55-64 Yaş
%1.9
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%29.2
Erkek
%70.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%45.7 (16)
9
%22.9 (8)
8
%14.3 (5)
7
%8.6 (3)
6
%2.9 (1)
5
%2.9 (1)
4
%0
3
%0
2
%2.9 (1)
1
%0