Büyük Yalan Büyük Düşman AB

6,0/10  (1 Oy) · 
1 okunma  · 
0 beğeni  · 
448 gösterim
Tayyip ile Abdullah Gül'ün, 29 Ekim 2004 tarihinde İtalya'nın başkenti Roma'da; Türk ve Müslüman düşmanı Papa 10. İnnocenizo'nun dev heykeli önünde AB Anayasasına attıkları imzalarla "egemenlik" bir kere daha devredildi.

Avrupa Birliği, Tayyip, Fetullahçılar ve 2. Cumhuriyetçiler ile işbirliği yaparak, ülkemizdeki düşman ve dost unsurlar değerlendirmesini tersine çevirdi. Hainler baş tacı yapıldı, kahramanlar cezaevlerine yollandı. Milliyetçilik adeta yasaklandı, ihanetler ödüllendirildi.

Başta Silivri olmak üzere zindanlar; PKK'ya dağları dar eden, APO'yu ülkeye getiren, sorgulayan kahramanlar ile dolduruldu. PKK ve Öcalan, AB'nin emri ile baş tacı edildi…

Kıbrıs sorununda Yunan ve Rum tezleri öne çıkarıldı. Adalar, başta Kardak olmak üzere sessizce Yunanlılara devredildi. Ermeniler ve Ermenistan, Abdullah Gül ve Tayyip ikilisinin en çok sevdikleri arasında yerlerini aldı. Ulu Önder Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti ve Yüce Türk Milleti'nin istikbali çok büyük tehlike içindedir. Tehlikeyi bertaraf edecek olan da yine bu halkın ta kendisidir.

Değil bir müebbet, müebbetlerinize müebbet ekleseniz yine de namerttir: Atatürk ilke ve devrimlerinden, laik, demokratik Cumhuriyete bağlılıktan ve Mustafa Kemal'in askeri olmaktan bir milim geri duran...
-Ergün Poyraz/Silivri-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2013
  • Sayfa Sayısı:
    216
  • ISBN:
    9786054740109
  • Yayınevi:
    Tanyeri Kitap
  • Kitabın Türü:
Tarihsel Maddeci 
 09 Mar 07:45 · Kitabı okudu · 18 günde · 6/10 puan

Ergun Poyraz, Türkiye'deki iktidarın belalısı olmuş bir isim. Kitaplarının çoğu cezaya uğratılmış, dolayısıyla hapis yatmış, tazminat ödemiş bir isim. Kitabında çok fazla bilgi var. Bilgiler sıralı değil, bir bakmışsınız 2001'desiniz, bir bakmışsınız 2008'de... Konudan kopma şansı yüksek oluyor böylece. Ayrıca sözlerin çoğuna kaynak verilmemiş. Alıntıya kaynak göstermek daha doğru olacaktı.Bir de kitabın başında konu ile alakasız bir biçimde komünist önder Marks'a sallaması ise hoş olmamış. Maalesef ulusalcı aydınlarımızın bir kısmını hala kaplayan anti-komünist önyargılar bu kitapta da mevcut. Örneğin Marks'a bu şekilde salladıktan sonra, Lenin'in anti-emperyalizm düşüncesine sık sık atıfta bulunuyor ve tutarsızlık oluşuyor.

Bunların dışında, Avrupa Birliği'nin Türkiye'nin düşmanlarından biri olduğu, kitapta aktarılarak, bu konuda ısrar eden örgütlerin halkı kandırdığı ortaya konuluyor. Bugün de AB'nin Türkiye'ye yönelik tavrı, kitabı teyit ediyor.