Büyüsü Bozulmuş Dünyayı Büyülemek

·
Okunma
·
Beğeni
·
548
Gösterim
Adı:
Büyüsü Bozulmuş Dünyayı Büyülemek
Baskı tarihi:
Mayıs 2011
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9755393131
Orijinal adı:
Enchanting a Disenchanted World
Çeviri:
Şen Süer Kaya
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Baskılar:
Büyüsü Bozulmuş Dünyayı Büyülemek
Büyüsü Bozulmuş Dünyayı Büyülemek
Baba, işyerinde kredi kartı borçlarının faizlerini ödemek için çalışırken anne evde televizyon karşısına geçmiş alışveriş kanalını izlemektedir. Evin oğlu, arka odada, sanal üniversitede günün derslerini bitirmiş, sanal alışveriş sitelerinde sörf yapmaktadır. “Hafta sonu tatilimizi nerede geçireceğiz anne?” diye sesle-nir. “Şehir dışındaki büyük alışveriş merkezine gideriz. Sen spor mağazasında yapay kaya tırmanışı yaparken biz de babanla dükkânlara girip çıkar, akvaryum bölümünü gezeriz; sonra da yağmur ormanları konseptli restoranda buluşup bir şeyler atıştırırız” cevabıyla tatmin olarak, yeni çıkan CD'yi sanal alışveriş listesine ekler.
Hiper tüketim ve simülasyon çağında yaşıyoruz. Yalnızca eğlendirici olmak için birbiriyle yarışan devasa büyüklükteki alışveriş merkezleriyle çevrelenmek-le kalmadık; müzeler, parklar, üniversiteler, stadyumlar, havaalanları ve garlar da içlerindeki mağazalar, alışveriş standları, fast-food restoranlarıyla birer eğ-lence ve alışveriş merkezine dönüştü. Tüketim bizi canevimizden vurdu: Tica-ret bilgisayar, televizyon, internet ve telefon aracılığıyla yatak odalarımıza ka-dar girdi. Başta ABD olmak üzere dünyanın pek çok yerinde aynı ürünleri su-nan mağaza zincirlerinden alışveriş ediyor; New York ya da Moskova'dakiyle aynı lezzetteki hamburgerleri yiyor, hatta aynı yüz ifadesini takınan kasiyerler-den aynı sözleri işitiyoruz
Tüketim katedralleri gösteri toplumunun ayrılmaz bir parçası haline geldi. Her şeyin simüle edildiği sanal ortamlarda hem alışveriş ediyor, hem eğleniyor, hem de yemek yiyoruz. Baudrillard'ın dediği gibi, her şey iç içe geçti, sınırlar yok oldu; eğlence, alışveriş, spor, eğitim dev bir gösteriye dönüştü.
Ritzer, Toplumun McDonaldlaştırılması'nda modern akılcılaşma sürecinin yaşamlarımıza dayattığı tekdüzeliği gözler önüne seriyordu: McYemek, McYatak, McDoktorlar, McOto tamircileriyle montaj hattına benzeyen bir McToplum. Büyüsü Bozulmuş Dünyayı Büyülemek'te ise, tüketim araçlarını elinde bulunduranların, sonsuz bir tüketimi körükleyebilmek için, dünyayı “eğlenceli” kılarak nasıl yeniden büyülediklerini araştırıyor. Bunu yaparken Marx'tan üretim araçları; Weber'den akılcılaştırma, büyüleme ve büyünün bozulması; Baudril-lard'dan simülasyon kavramlarını eksen alıyor. Görünen o ki, tüketim çılgınlığı durulmak bilmeyecek; peki biz Amerikanlaşmaya dur deyip doğaya, zaman ve mekânın sıkıştırmadığı ilişkilere, sahiciliğe yüzümüzü dönebilecek miyiz?
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Önümüzde rengarenk çiçekler değil buz gibi bir karanlık ve sert kutup gecesi var.
Modern bireyler yalnızca ekonomik zorunluluğun 'demir kafes'ini değil, birbirine dönüşmeye çalışan bir romantik hayaller şatosu da barındırırlar içlerinde.
İsrailli bir genç elindeki McDonald's şapkasıyla ona doğru yürüdü Elçi Indyke şapkayla bir kalem uzatıp şöyle dedi: "Siz Elçi misiniz? İmzanızı alabilir miyim?" Süklüm püklüm bir edayla Elçi Indyk şöyle yanıt verdi: "Elbette. Daha önce kimse benden imza istememişti" Elçi ismini imzalamaya hazırlanırken, İsrailli genç ona şöyle dedi: ,Vay canına, McDonald's'ın elçisi olmak, dünyanın her yerindeki McDonald's restoranlarının açılışına gitmek nasıl bir duygu?" Elçi Indyk İsrailli gence baktı ve şöyle dedi: "Hayır, hayır. Ben Amerikan elçisiyim, McDonald's'ın elçisi değil!" Elçi Indyk ardından yaşananları şöyle tarif ediyordu: "Ona, bu benim imzamı istemediğin anlamına mı geliyor?' diye sordum. Çocuk da bana, "Hayır, imzanı istemiyorum" dedikten sonra arkasına dönüp uzaklaştı..
GAP'de kotlardan sonra en çok talep edilen mallar dükkânın arka tarafına konulur; böylece müşteriler bu ürünlere ulaşmak için bütün öteki malların yanından geçmek zorunda kalır.
Alışveriş merkezlerinde insanları merkezin içinde tutmak için çıkış sayısı çoğunlukla kasten sınırlı tutulur; asansörler koridorların sonuna konularak müşteriler tüm koridoru katetmeye zorlanır...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Büyüsü Bozulmuş Dünyayı Büyülemek
Baskı tarihi:
Mayıs 2011
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9755393131
Orijinal adı:
Enchanting a Disenchanted World
Çeviri:
Şen Süer Kaya
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Baskılar:
Büyüsü Bozulmuş Dünyayı Büyülemek
Büyüsü Bozulmuş Dünyayı Büyülemek
Baba, işyerinde kredi kartı borçlarının faizlerini ödemek için çalışırken anne evde televizyon karşısına geçmiş alışveriş kanalını izlemektedir. Evin oğlu, arka odada, sanal üniversitede günün derslerini bitirmiş, sanal alışveriş sitelerinde sörf yapmaktadır. “Hafta sonu tatilimizi nerede geçireceğiz anne?” diye sesle-nir. “Şehir dışındaki büyük alışveriş merkezine gideriz. Sen spor mağazasında yapay kaya tırmanışı yaparken biz de babanla dükkânlara girip çıkar, akvaryum bölümünü gezeriz; sonra da yağmur ormanları konseptli restoranda buluşup bir şeyler atıştırırız” cevabıyla tatmin olarak, yeni çıkan CD'yi sanal alışveriş listesine ekler.
Hiper tüketim ve simülasyon çağında yaşıyoruz. Yalnızca eğlendirici olmak için birbiriyle yarışan devasa büyüklükteki alışveriş merkezleriyle çevrelenmek-le kalmadık; müzeler, parklar, üniversiteler, stadyumlar, havaalanları ve garlar da içlerindeki mağazalar, alışveriş standları, fast-food restoranlarıyla birer eğ-lence ve alışveriş merkezine dönüştü. Tüketim bizi canevimizden vurdu: Tica-ret bilgisayar, televizyon, internet ve telefon aracılığıyla yatak odalarımıza ka-dar girdi. Başta ABD olmak üzere dünyanın pek çok yerinde aynı ürünleri su-nan mağaza zincirlerinden alışveriş ediyor; New York ya da Moskova'dakiyle aynı lezzetteki hamburgerleri yiyor, hatta aynı yüz ifadesini takınan kasiyerler-den aynı sözleri işitiyoruz
Tüketim katedralleri gösteri toplumunun ayrılmaz bir parçası haline geldi. Her şeyin simüle edildiği sanal ortamlarda hem alışveriş ediyor, hem eğleniyor, hem de yemek yiyoruz. Baudrillard'ın dediği gibi, her şey iç içe geçti, sınırlar yok oldu; eğlence, alışveriş, spor, eğitim dev bir gösteriye dönüştü.
Ritzer, Toplumun McDonaldlaştırılması'nda modern akılcılaşma sürecinin yaşamlarımıza dayattığı tekdüzeliği gözler önüne seriyordu: McYemek, McYatak, McDoktorlar, McOto tamircileriyle montaj hattına benzeyen bir McToplum. Büyüsü Bozulmuş Dünyayı Büyülemek'te ise, tüketim araçlarını elinde bulunduranların, sonsuz bir tüketimi körükleyebilmek için, dünyayı “eğlenceli” kılarak nasıl yeniden büyülediklerini araştırıyor. Bunu yaparken Marx'tan üretim araçları; Weber'den akılcılaştırma, büyüleme ve büyünün bozulması; Baudril-lard'dan simülasyon kavramlarını eksen alıyor. Görünen o ki, tüketim çılgınlığı durulmak bilmeyecek; peki biz Amerikanlaşmaya dur deyip doğaya, zaman ve mekânın sıkıştırmadığı ilişkilere, sahiciliğe yüzümüzü dönebilecek miyiz?

Kitabı okuyanlar 11 okur

  • İlkay Şal
  • tuğba
  • Ayşe Özçelik
  • Mustipusti
  • hümeyra sönmez
  • Erdi Tufan
  • Zordar İzol
  • Beyza Nur Kahraman
  • Meryem Sarıköse
  • Siddhartha

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (1)
9
%0
8
%33.3 (1)
7
%0
6
%33.3 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0