Buzdolabının Üstündeki Kız

7,2/10  (10 Oy) · 
19 okunma  · 
9 beğeni  · 
597 gösterim
Etgar Keret, ciddiye alınması gereken bir yazar.
-Yann Martel-

Kara mizahı seviyorsanız bundan iyisini bulamazsınız.
-Baltimore Sun-

Keret, müthiş bir yazar. Yeni kuşağın sesi.
-Salman Rushdie-

Etgar Keret'in şenlikli, sıra dışı ve sarsıcı dünyasına açılan benzersiz bir geçit: Buzdolabının Üstündeki Kız. Sevdiği kadın için duvarların içinden geçmeye hazır bir genç, hiçten yapılmış bir adamı seven bir genç kadın, rüyalarını öğüten canavarla kapışan bir adam, şapkasının içinden tavşan çıkarmak isterken kopmuş bir tavşan kafası çeken bir sihirbaz, kendini sorgulamaya yeltenen dünyanın en geri zekâlı gizli ajanı, makineli tüfek ile bahçesindeki meyve ağacına dadanan çocukları kovalayan bir babaanne ve dahası
Buzdolabının Üstündeki Kız, gerçekliğin varsayılan ayarlarıyla ince ince oynuyor, sıradan hayatların saçmalıklarına neşter atıyor. Yürümekten çok tökezleyenler, görkemli kaybedenler, neden sorusunu sormaktan çoktan vazgeçenler Keret'in yarattığı dünyadan buraya, bizlere hınzır hınzır göz kırpıyor.

Buzdolabının Üstündeki Kız inceliği, dehası ve sevecenliğiyle şahane bir kitap.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2013
  • Sayfa Sayısı:
    160
  • ISBN:
    9786055903329
  • Orijinal Adı:
    Girl On The Fridge
  • Çeviri:
    Avi Pardo
  • Yayınevi:
    Siren Yayınları
  • Kitabın Türü:

İyi ki epub veya pdf formatında kitaplar okumaya başlamışım dedirten bir kitap oldu, yoksa bu kitaba verdiğim paraya acırdım ve kendimi kandırılmış hissederdim kesin. Yitip giden zamanım da cabası. Tanıtım yazısındaki absürt karakterlerin ve birkaç övgü dolu sözün çekimine kapılıp değişik bir maceraya atılacağımı düşünürken, önce kitabın bir tek hikayeden oluşmadığını gördüm ve hafiften hayal kırıklığına uğradım. Yine de karakterler çok şey vadediyordu ve kısa kısa öyküler şeklinde de olsa güzel bir şeyler okuyacağıma dair ümidim vardı. Lakin birkaç öykü sonrasında onu da yitirdim. Kaldı ki öykü diye nitelemek durumunda kaldığım bu yazıların öykülük bir hali dahi yoktu bence. Yazar, aklına bir şey gelmiş de "bununla alakalı yazacağım" demiş gibi ya da kendini yazmak zorunda hissetmiş gibi. Ya da kendisine zoraki bir şeyler yazdırılmış gibi... Bazı bölümlerde kayda değer şeyler var ve yazarın hayal gücü yadsınamaz. Yine de bu yazılanların bir kitap olarak ortaya çıkarılması işi epey zorlama olmuş. Bazı yazılarda, kendinizi, güzel bir bilgisayar oyununun demosunu oynuyormuş gibi hissediyorsunuz. Tam oyunun içeriği anlaşılıyor, karaktere ısınıyorsunuz, oynanışı falan kavramışsınız ki... Tak! Oyun bitiveriyor ve elinizde joystick ile kalakalıyorsunuz. Bu durum, eğer demo oynadığınızı bilmiyorsanız, joystick'i ekrana fırlatma isteği de doğurabilir ve buna ben de hak verebilirim. Yine de yarım bıraktıklarım listesine koymamak için bitirdim bunu. Yazarın kitapları arasından yanlış bir seçim de yapmış olabilirim belki ama bu kitaptaki hayal kırıklığım, yazarın diğer kitaplarına biraz ön yargı ile bakmama sebep oldu diyebilirim.

Hanife Çatlı 
29 Tem 17:53 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Kısa öyküyü kara mizah şeklinde işleyen, postmodernizmle içiçe, zaman zaman çarpıcı ve imge dolu keyifli bir kitap. Farklı, soyut bakma şansı tanıyor ve bence bu hikayecilikte çok önemli.

ÜMİT YILMAZ 
12 Nis 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Etgar Keret'in öyküleri sizi farklı bir dünyaya,farklı bir gerçekliğe götüren öyküler.Bazen iki bazen dört sayfalık sizi son anda şaşırtan bazen de içinizi burkan öykü bunlar. Etgar Keret'in öyküleriyle ilgili Siren yayınlarında bir cümle görmüştüm.O tam olarak duygularımı ifade ettiği için paylaşmak istiyorum;
kaybedenlerin sefalet ve asaletini, her daim yedekte bekleyenleri ve hayatın tüm ufak mucizelerini benzersiz bir mizahla sayfalara döken ... Bu sözler onun öykülerini çok iyi anlatıyor.Öykü sevmeseniz bile edebiyat dünyasının bu parlayan yıldızının en az bir kitabını okumanızı öneririm.

Kitaptan 1 Alıntı