Çağdaş Uygarlığın Sorunları ve İslam

·
Okunma
·
Beğeni
·
237
Gösterim
Adı:
Çağdaş Uygarlığın Sorunları ve İslam
Baskı tarihi:
Şubat 2014
Sayfa sayısı:
220
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054997060
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beka Yayınları
İnsanın, ancak kendisiyle insan olabileceği, kendisiyle yeryüzünün efendiliğini yapabileceği ve yeryüzündeki halifelik görevini yürütebileceği insani özellikleri yerle bir edilip çirkince yok ediliyor. Fakat insan farkına bile varmıyor. Yok edilen değerleri konusunda kendisini uyaran düşünürlerin. Sesine de kulak vermiyor, duymuyor. Bu uyarıları duysa bile uçuruma sürüklenişini önleyecek gücü kendisinde bulamıyor. Ortada tek bir yol var. Fazla değil, tek bir yol! Bu yol kurtuluş yoludur. İnsanlığı uçuruma sürüklemekten alıkoyahcak tek yol, işte budur.
jurnal
jurnal Çağdaş Uygarlığın Sorunları ve İslam'ı inceledi.
220 syf.
·18 günde·Beğendi·Puan vermedi
Seyyid Kutub'un okuduğum ilk kitabı ve diğerlerini de okumam için beni motive edecek düzeyde dolu dolu bir kitap. Kitapta öncelikle Alexis Carrel isimli bilim adamının insanın fıtratıyla ilgili bir yazısından alıntı yapılmış ve Seyyid Kutub bu alıntıların ışığında özellikle batı medeniyetinin insanın fıtrî temayülleri ve istidatları, kadın ve her iki cins arasındaki münasebetler ve iktisadî meselelerde ilahi nizamdan nasıl uzaklaştığını, bunun sonucunda insanın fıtrî yapısının bozulduğunu ve bu medeniyetin insana has özellikleri yok ettiğini delilleriyle birlikte çok güzel açıklamış. Kitabın sonunda da kurtuluş yolundan; yani ilahi nizamdan ve islâm'ın prensiplerine yeniden dönmemiz gerektiğinden bahsetmiş. İnsanlık medeniyeti için en güzel sistemin Allah'ın koyduğu kanunlar olduğunu ayetlerle açıklamış. Okunmasını tavsiye ederim.
220 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Uzun bir aradan sonra elime Seyyid Kutup'un bu eserini alıp, okumaya başladım. Gerçi ben buna salt bir okuma demeyim çünkü okumaktan baska şey bu; üstadın dizi dibinde tedris etmek gibi bir şey, hissetmek tüm yazılanları;kalbine, zihnine ve ruhuna ayni anda hitap etmesi demek tüm yazılanların. Onunla konuşmak, sohbet etmek ve dertleşmek gibi bir şey... Onun her esrinde ayni duyguları yaşıyorum hiç-bir yazarin eserinde bu kadar yoğun duyguları bir arada yaşamadim diyebilirim. Kendisinin de dediği gibi, "Kalem sahibi kimseler, birçok işleri yapabilirler ancak; fikirlerin yaşaması pahasına kendilerini feda etmek şartıyla." Işte Seyyid Kutup budur. Fikirleri ve kalemi uğrunda can vermiştir. Ugrunda canını verdiği davası, eserlerini okuyanlara can vermektedir. Evet o şehittir ama kelimeleri diridir, eserleri elimizdedir ve bizlere can vermektedir kalemiyle.
Bu eserinde, Batı toplumunu, mevcut rejimleri, beşer odakli izm ve ideolojileri çok iyi bir şekilde analiz etmiştir. Bati dünyasının aydin ve bilim adamlarının sözleriyle alçak Batı Medeniyetini tüm çıplaklığıyla bize anlatmakta ve bunun sonucunda da bizlere kurtuluş yolu göstermektedir. Bati'nin hegemonyası altinda ezilmiş olan, biz müslüman toplumlar için bir reçete sunmakta ve bu reçete dışında da her yolu denediğimizi fakat başarıya ulaşmadiğimizin altını da çizmektedir. Evet bizim kurtuluşumuzun tek bir yolu var o da Islâm. Buna gönülden iman eden ve bu bilinçle mücadele ederken, Şehit olan Üstad Seyyid Kutup'un bu eseriyle sizi başbaşa bırakiyorum...
Günümüz insanının sürdürdüğü hayat tarzı, insanın öz hassalarını hergün biraz daha yok etmekte; bir yandan onu alelâde bir alet durumuna getirirken, diğer yandan da bir hayvandan farksız bir hale getirmektedir. Her ne kadar bu gidişatın sonu gelmemiş, akıbeti tam olarak görünmemiş olsa da medeniyetin zirvesine erişmiş toplumlarda, şimdiden müşahede edildiği kadarıyla tekniğin gelişip ilerlemesi oranında insanın öz hassaları zayıflayıp gerileyerek dumura uğramıştır.
İslam, yeryüzünün imarı ve yeraltı hazinelerinin işletilmesi, madenlerin tahlil ve terkibi gibi hususlarda insanı görevlendirmiştir. Fakat bununla beraber insana, kendisiyle bu hayata hükmedeceği hayat düstûrunu da vaz'eder. Bu düstûrun vaz'edilmesini insana bırakmaz. Çünkü insan her ne kadar madde ve dış dünya hakkında geniş bilgiye sahip olsa da kendi nefsine hakim olabilecek güçte değildir.
İslam bilgili, kültürlü, becerikli bir kadının çocuklarını bırakıp başka işlerde çalışmasını ve çocuklarına bakmak için bilgisiz, kültürsüz, beceriksiz bir bakıcı tutmasını kabul etmez hatta böyle bir durumu reddeder.
Allah, insanın madde üzerindeki gücünü, kendi nefsine tatbik edemeyeceğini, maddenin kanunlarını bildiği gibi, kendi yolunu çizemeyeceğini bildiği için ona olan nimetini tamamlayarak hayat yolunu ve düsturlarını bildirmiş ve onun iradesini üzerine almıştır.
Doğum fonksiyonunun kadın üzerindeki önemi genel olarak pek bilinmez. Bu fonksiyon kadının tam gelişmesi için zaruridir. İşte bundan dolayı da kadının anne olmasını önlemek saçmadır. Genç kızlara erkeklere verilen fikrî formasyonun, hayat tarzının ve idealin aynısı verilmemelidir. Eğitimciler, erkek ve dişilerin bedenî ve zihnî farklarını, bunların tabii rolünü dikkate almalıdırlar. İki cins arasında değişmez ayrılıklar vardır... Kadın yalnız çocuk doğurmaktan ibaret olmayan, aynı zamanda onu yetiştirmek olan tabii fonksiyonunu ifa etmek durumuna yeniden getirilmelidir.
Bu kadar çetin beşerî sorunlar karşısında İslam toplumu nasıl kurulabilir?
Bu tür soruları soranların bu işin ilk seferinde nasıl gerçekleştiğini akıllarından çıkarmamaları gerekir.
Tek bir kişi, Allah'ın nizamıyla tüm insanlığın karşısına dikilmiş ve emrolunduğu gibi onlara, cahiliye hayatı yaşadıklarını, tek doğru yolun Allah'ın hidayetine tabi olmak olduğunu bildirmişti.
Sonra tarih değişti. Bu gerçek o insanın kalbine yerleşince dost ve düşmanların da bildiği gibi tarih değişti.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çağdaş Uygarlığın Sorunları ve İslam
Baskı tarihi:
Şubat 2014
Sayfa sayısı:
220
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054997060
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beka Yayınları
İnsanın, ancak kendisiyle insan olabileceği, kendisiyle yeryüzünün efendiliğini yapabileceği ve yeryüzündeki halifelik görevini yürütebileceği insani özellikleri yerle bir edilip çirkince yok ediliyor. Fakat insan farkına bile varmıyor. Yok edilen değerleri konusunda kendisini uyaran düşünürlerin. Sesine de kulak vermiyor, duymuyor. Bu uyarıları duysa bile uçuruma sürüklenişini önleyecek gücü kendisinde bulamıyor. Ortada tek bir yol var. Fazla değil, tek bir yol! Bu yol kurtuluş yoludur. İnsanlığı uçuruma sürüklemekten alıkoyahcak tek yol, işte budur.

Kitabı okuyanlar 34 okur

  • Ayşe ŞAHİN
  • Amar Ademi
  • Nurlubahar (Emhabiş)
  • Ramazan Aydgms
  • Rabia Demirtaş
  • Ayşenur YAŞAR
  • Adil Meşhuroğlu
  • İdealist Okur
  • nasır yeşiltepe
  • S.Ali

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20 (1)
9
%40 (2)
8
%40 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0