Çağımız ve Türkiye

·
Okunma
·
Beğeni
·
372
Gösterim
Adı:
Çağımız ve Türkiye
Baskı tarihi:
Ekim 2016
Sayfa sayısı:
388
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054566365
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sinemis Yayınları
Artık, düşünme ve ona dayalı lojik bilim yoksa hayat da yoktur. Modern bilimin kurucusu Francis Bacon (1561-1626)'un "Bilimin İlerlemesi" adlı eserini, bilimsel görüşlerini geniş halk kitlelerine yaymak için kaleme aldığı gibi, biz de bu eserimizi, toplumsal varlığımızı sürdürebilmek için çağımızın düşünüşünü ve bilimini yakalamanın şart olduğuna dair farkındalık oluşturmak amacıyla yazdık. İnsanlığın, 18. asırdan sonra tamamen yeni akılcı ve bilimsel bir düşünüş biçimine geçtiğinin fark edilmesini istedik. Artık akıl ve düşünme ile bilim yapabilenler varlıklarını sürdürebilirler. Bu çağdan sonra dindar olunabilir ama dinsel düşünme ile onulmaz. Çağdaşlık kaportada değil, motordadır. En zor iş, motoru çağdışı olan insan malzemesi ile çağdaş işler yapmaktır. Başkasının fikirleri ile yaşamak, kendi bedeni üzerinde başkasının kafası ile ortalıkta dolaşmaktır. Müslümanlar, zafer kazanmanın kola dayalı olduğu devirlerde başarılı olmuşlardır. Fakat işler koldan kafaya geçtiğinde jantların üzerine oturmuşlardır. Gelişme, mevcut egemen kişi ve fikirlere düşünme ile meydan okumaksızın gerçekleşemez. Türkiye'nin temel sorunu "düşünmeme"dir. Türkiye konuşuru çok, düşünürü yok ülkedir.

İktidarların, toplumlarını çağlarına göre yeniden üretme görevleri vardır. Bu ihmalin doğuracağı felaketlerin sorumluları onlar olacaktır. İhmal ettiğin şey, seni imha edebilir. Türkiye, ileri dünyaya eklemlenmek istiyorsa, önce düşünüş biçiminde onunla akort yapması şarttır. Türkiye, kafir olmadan, dinsel düşünmeden çıkışı Cumhuriyet'le denemiştir.

İnsanlık çizgisinin tarihine iyi yöneticiler değil, iyi düşünür ve bilimciler girerler. Türkiye, bugün diğer Müslümanlardan göreceli ileride ise, akılcı ve bilimsel düşünüşün yakalanması gerektiğini bir asır önce fark edip uygulayan M. K. Atatürk sayesindedir. O, ülkeyi kurtardığı için değil, düşünsel boyutla ilgili devrim yaptığı için milletinin gönlünde yer etmiştir.
(Tanıtım Bülteninden)
388 syf.
·6805 günde·8/10
Prof. Dr. Niyazi Kahveci’nin yazmış olduğu Çağımız ve Düşünce adlı kitabında; temel olarak sistematik düşünme tarihi ve sistematik düşünme nasıl yapılır sorularına cevap bulacaksınız sayın kahveci batı medeniyetinden Türklerin geri kalmışlığını düşünme yapmamasına bağlıyor felsefi ve sosyolojik analizler yapıyor.
İnsan akılını ikiye ayırıyor diyebiliriz; animal akıl ve hüminal akıl
Animal akıl; insanın doğuştan getirdiği; temel barınma, yeme, içme, neslin devamı konusu ve içgüdülerin oluştuğu, diğer hayvanlar ile aynı işlevde olduğu ve insani(hümünal) olarak bir anlam ifade etmediği akıl olduğunu söylüyor.
Hüminal akıl ise insanın doğuştan sahip olmadığı bir kaç düşünsel faaliyetten sonra insanın sonradan edinimsel ve medeniyet üreten, insani insan yapan akıl olduğunu söylüyor.
İnsanın asıl amacını ise Animallıktan Huminallığa geçiş olduğunu savunuyor.
Düşünme tarihi ile ilgili olarak bazı anekdotları aktarırken tarih bilimi olarak birkaç hata yaptığını; Osmanlı konusunda ise çok katı bir fikir aldığını düşünüyorum. Okuyucuların bu durumu göz ardı etmeyerek okumasıyla Türk toplumunun “Medeniyet Sorununa güzel cevaplar getireceğini düşünüyorum. İyi okumalar…
İnsanlık çizgisi... Ana teması ve ortak özelliği insani olmak olan insanlık çizgisi...
Medeniyet ... İnsanlık çizgisinin pratiği olan medeniyet...
Çağının ötesine geçen düşünürler...
TÜM BU KAVRAMLAR BU KITAPLA ANLAM KAZANDI BENDE. YETERLI BILGI BIRIKIMINIZ OLMASADA OKUYUN... 1 KERE 2 KERE HATTA 1000 KERE OKUYUN !
"İngilizce "intelellect" adı verilen beşeri zihin, insanda doğuştan bulunmayan zihindir. İnsanın sonradan üretip insana monte ettiği ve sadece insanda bulunan, a posreriori kazanımlı hümünaldir. Bu zihin hayvanda bulunmaz. İşte İnsan, animal bedenini bu zihinle düşünerek insanı yapar."
Niyazi Kahveci
Sayfa 250 - Sinemis Yayın Grup
“En zor iş,çağdışı insan malzemesi ile çağdaş işler yapmaya çalışmaktır.” İleri toplumlar,kendileri için de yeni olan bu çağdaşlığı uygulamada zorluk çekmemelerinin nedeni,çağdaşlığa karşı direnmemeleri ve ona uyumlu hale gelmeye çalışmalarıdır.
İnsan, toprağa düşen buğday tanesinin bir sonraki sene bitmesine bakarak, aynı şekilde tekrar dirilecek düşüncesiyle ölülerini defnetmiştir. Bulunan en eski delile göre, ölülerini ilk gömen, sihirsel düşünüşten mitolojik düşünüşe geçiş aşamasında 250.000 ila 35.000 yıl arasında yaşayan Neandertal insanıydı. Bu delil, onların mezarlarında bulunmuştur.
Niyazi Kahveci
Sayfa 31 - Sinemis Yayın Grup
"Dinini başkalarından öğrenen halk aydınlanmaya ulaşamayacaktır. İlk özgürlük buradan elde edilmelidir. Bu özgürlüğü elde etmediği sürece hep başkasının dinsel aklı ile yaşayacak, özgürlüğü elde edemeyecek ve aydınlanmaya ulaşamayacaktır."
Niyazi Kahveci
Sayfa 147 - Sinemis Yayın Grup
Günümüz Türkiye'sinde elli civarında etnisitenin varlığından sözedilir. Halbuki burada bir tane etnisite var, o da, "düşünmeyenler" etnisitesidir. Çağımızda milletler biyolojik yapılarına göre değil, beşeri akıl ile düşünme yapıp yapmamalarına göre farklılaşmaktadırlar.
"Endüstri Devrimi ile insanlığın doğal ürünlere olan bağımlılığı sona ermeye başlamıştır. İnsan, artık doğada bulunmayan kendi ürettiği malzeme ile yaşar olmuştur."
Niyazi Kahveci
Sayfa 157 - Sinemis Yayın Grup

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çağımız ve Türkiye
Baskı tarihi:
Ekim 2016
Sayfa sayısı:
388
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054566365
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sinemis Yayınları
Artık, düşünme ve ona dayalı lojik bilim yoksa hayat da yoktur. Modern bilimin kurucusu Francis Bacon (1561-1626)'un "Bilimin İlerlemesi" adlı eserini, bilimsel görüşlerini geniş halk kitlelerine yaymak için kaleme aldığı gibi, biz de bu eserimizi, toplumsal varlığımızı sürdürebilmek için çağımızın düşünüşünü ve bilimini yakalamanın şart olduğuna dair farkındalık oluşturmak amacıyla yazdık. İnsanlığın, 18. asırdan sonra tamamen yeni akılcı ve bilimsel bir düşünüş biçimine geçtiğinin fark edilmesini istedik. Artık akıl ve düşünme ile bilim yapabilenler varlıklarını sürdürebilirler. Bu çağdan sonra dindar olunabilir ama dinsel düşünme ile onulmaz. Çağdaşlık kaportada değil, motordadır. En zor iş, motoru çağdışı olan insan malzemesi ile çağdaş işler yapmaktır. Başkasının fikirleri ile yaşamak, kendi bedeni üzerinde başkasının kafası ile ortalıkta dolaşmaktır. Müslümanlar, zafer kazanmanın kola dayalı olduğu devirlerde başarılı olmuşlardır. Fakat işler koldan kafaya geçtiğinde jantların üzerine oturmuşlardır. Gelişme, mevcut egemen kişi ve fikirlere düşünme ile meydan okumaksızın gerçekleşemez. Türkiye'nin temel sorunu "düşünmeme"dir. Türkiye konuşuru çok, düşünürü yok ülkedir.

İktidarların, toplumlarını çağlarına göre yeniden üretme görevleri vardır. Bu ihmalin doğuracağı felaketlerin sorumluları onlar olacaktır. İhmal ettiğin şey, seni imha edebilir. Türkiye, ileri dünyaya eklemlenmek istiyorsa, önce düşünüş biçiminde onunla akort yapması şarttır. Türkiye, kafir olmadan, dinsel düşünmeden çıkışı Cumhuriyet'le denemiştir.

İnsanlık çizgisinin tarihine iyi yöneticiler değil, iyi düşünür ve bilimciler girerler. Türkiye, bugün diğer Müslümanlardan göreceli ileride ise, akılcı ve bilimsel düşünüşün yakalanması gerektiğini bir asır önce fark edip uygulayan M. K. Atatürk sayesindedir. O, ülkeyi kurtardığı için değil, düşünsel boyutla ilgili devrim yaptığı için milletinin gönlünde yer etmiştir.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 9 okur

  • Huzeyfe ÇİTİL
  • Başür Güney Acat
  • Nazan Gür
  • osman sertkaya
  • Zafer Sakacı
  • Aytaç Atlas
  • Merve Çetin
  • Talha
  • Emir BIKMAZ

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%60 (3)
9
%20 (1)
8
%20 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0