Çağımızın Nevrotik Kişiliği

·
Okunma
·
Beğeni
·
4613
Gösterim
Adı:
Çağımızın Nevrotik Kişiliği
Baskı tarihi:
Eylül 2013
Sayfa sayısı:
200
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755706405
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Neurotic Personality of Our Time
Çeviri:
Başak Kıcır
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Baskılar:
Çağımızın Nevrotik Kişiliği
Çağımızın Tedirgin İnsanı
Çağımızın Nevrotik Kişiliği
Günümüzün Nevrotik İnsanı
Çağımızın Nevrotik Kişiliği
Psikolojik rahatsızlıklar bizi ebedi bir mahkumiyete mi sürükler? Nevrotik bireyin, rahatsızlığının farkına varması ve iyileşmeye yönelik adımlar atması imkansız mıdır? Psikanaliz, nevrozlara genellikle bireyi özgür iradeden, eyleme yetisinden ve gelecek hayallerinden mahrum bırakan ve köklerini yalnızca geçmişte arayan bir anlayışla yaklaşır. Karen Horney ise arzuları hem kamçılayan hem de tatmin etme olanaklarını sınırlayan nevrotik topluma odaklanarak bunlara yol açan ve besleyen etkenlerin çoğu zaman kültürel olduğunu ve üstesinden çevresel faktörlere yapılan müdahalelerle gelinebileceğini savunuyor.

Nevrotik bireyi modern kültürün "üvey evladı" olarak tanımlayan Horney, nevrozların temelinde yatan kaygının, toplumsal ilişkilere ve her insanın iç dünyasına egemen olan çatışmalardan kaynaklandığını ortaya koyuyor.

Freud ve sonraki kuşak psikanalistlerinin büyük bir çoğunluğu tarafından nevrozlara mahkum edilen birey, insani özgürleşmeye odaklanan Karen Horney tarafından hayata döndürülüyor.

Yazıldığı tarihten bu yana kendi çelişkileri ve açmazlarıyla yüzleşmek isteyen pek çok insan tarafından ilgiyle okunan ve tartışılan Çağımızın Nevrotik Kişiliği, toplumsal nevroz ve kaygıların büyüdüğü bugün, her zamankinden daha güncel.
(Tanıtım Bülteninden)
200 syf.
·Beğendi·8/10
Nevroz... Belki de çevremizde çoğu zaman duyduğumuz ama tam manasıyla bilmediğimiz bir kelime olabilir bu terim. Bu kitap analizinde de biraz bu terimden bahsedip belki de artık duyduğumuz zaman bu terim hakkında ne düşünebileceğimiz konusunda biraz bilgi sahibi olmaya çalışacağız. Öncelikle yazardan başlayacak olursam Karen Horney Alman kökenli Amerikalı bir psikanalist. Diğer psikanalistlerde olduğu gibi Karen Horney de Freud'un yolundan gitmeyi tercih etmiş ama bazı konuların üstüne kendi fikirleri ve deneyimleri doğrultusunda eklemeler yapmıştır. Horney'e göre de zaten psikanalizi bu anlamda statik bir düzeyde tutmak yerine geliştirmek önemli ve gereklidir. Bu anlamda Freudyen bakış açısından biraz saparak kişiliğin ve bahsedeceğimiz nevrozun oluşumunda kültürel etmenlerin belirleyici olduğunu öne sürer. Gerçekten de toplumların kültürleri ve alışkanları, neyi önemli görüp görmedikleri normallik anlayışlarında farklılıklar yaratır. Bu anlayış farklılıkları da kişiliğimizin belirlenmesinde biyolojik faktörlerin yanında başka bir ölçüt olarak kendini gösterir. Karen Horney de kitapta bu kültürel öğelere değinerek farklı kültürden insanların aynı olaya nasıl farklı tutum ve tepkiler geliştirebileceğini örnekler üzerinden bize anlatıyor. İşte bu noktada nevrozun oluşumunu da "var olan kültürlerde yaşamını sürdüren insanların bu kültürlere mahsus örüntülerden sapması" dahilinde ortaya çıkabileceğini vurguluyor. Kültürlerdeki alışılagelmiş davranışlara anormal ve aykırı düzeyde karşılıkların olması nevrozun anlaşılmasına olanak sağlıyor. Horney bu sapmalara kişilerin çocukluğundan gelen ya da yetişkinlikte ortaya çıkan yüksek düzeyde kaygıların sebep olduğunu ve kişinin bu kaygıyla uzlaşma girişimlerinin bu ruhsal rahatsızlığa sebebiyet verebileceğini söylüyor. Horney'e göre kişiler kaygıdan kaçınmak için mantığa uygun kılmak, inkar etmek, uyuşturmak ve kaygıyı uyandırabilecek durumlardan kaçınmak gibi savunma mekanizmalarına başvururlar. Kitap bu kısımlardan sonra nevrotik bireyin kaygıyla hangi yollarla baş etmeye çalıştığını ve kişiyi kaygıdan koruyan araçların ne olduğunu duygusal yakınlık ihtiyacı, boyun eğme, güç ve geri çekilme üzerinden detaylı bir şekilde anlatarak ilerliyor. Kitabı okurken kendinizle de benzer birçok davranış ve düşünce eğilimi göreceğinize eminim o yüzden bu noktada kendimi sorgularken de yararlandığım bir kitap oldu ve ben de acaba şu noktalarda biraz nevrotik olabilir miyim ? dedim kendime :). Dil ve anlatım bakımından terminolojinin çok az olduğu ve kolay anlaşılır bir kitap olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Psikanalizin biyoloji ve dürtüsel güçlerinden çıkıp biraz daha halka inen, kültürel ve sosyolojik bir bakış açısı görmek ve kendinizi tanımaya biraz daha yaklaşmak istiyorsanız herkese öneririm....

Keyifli okumalar..
200 syf.
·13 günde·Beğendi·9/10
Psikolojik kitapların en enfes olanlarından biri. Bazı kısımlarının ağır olmasına karşın her bölümü heyecanla ve ilgiyle okunabilir. Kendinize ve değişen çağın insanın davranışlarına "Neden?" sorusu soruyorsanız Karen Horney'in bu kitabı baş tacı. Ayrıca Freud eleştirileri oldukça ilgi çekici.
200 syf.
·3 günde·10/10
Karen Horney'in olan bu kitap hakkındaki izlenimlerim 'iyiymiş kitap'tan başlayıp 'vay canına'ya doğru giderek yükselen bir grafiğe benzer. Konusu bakımından kitabın adı yeterince açıklayıcıdır aslında: Günümüzün nevrotik kişiliği. Peki, nedir bu nevrotik kişi?

Kitaptan alıntı yapmadan, kendi anladıklarıma güvenerek diyorum ki, nevrotik kişi, bütün yoğunluktaki duygularını, düşüncelerini ve davranışlarını hem kendi tarafından hem de başkaları tarafından abartılı bir şekilde yaşayan insandır. Aslında nevrotik kişi, son derece hassas olmasına rağmen çok da güçlüdür ve bu gücüyle birlikte kendini bile devirebilmektedir.

Kitabı okurken, yazarın çalışma hayatı boyunca edindiği bilgileri size muazzam ve sistematik bir şekilde veriyor olmasına şaşırıyor ve yazara karşı büyük bir minnet duyuyorsunuz. İlk sayfalardan aklınıza takılacak o soruya- "ben de mi bir nevrotiğim aslında?" sorusuna- sayfaları çevirdikçe bazı cevaplar bulacak, ister yirmi ister kırk isterseniz altmış yaşınızda olun hayatınız boyunca kendinizde olan bazı düşüncelere, davranışlara ve hatta duygulara bazı anlamlar bulmaya çok yakın olacaksınız.

Okur, kitapta kendisiyle ilgili bazı sorulara cevap bulurken bir yandan da çevresinde olan diğer kişi ve olaylara karşı bakış açısında bazı değişikliklerin olacağını gizliden gizliye hissedecek. Çünkü kendini anlamaya başlayan okur, çevresine karşı da daha anlayışlı bir duruma gelecektir. Ne var ki kendini anlamak demek, sorunu çözmek demek değildir. Kitapta bu soruna karşı, yani nevrozlara karşı, gerek kendi yaşantısından gerekse kendi hastalarının yaşantısından çok güzel örneklerle, bu soruna karşı kişiye dürüst ve yalın bir şekilde neler yapılabileceği hakkında bazı noktalara değiniyor. Ancak, elbetteki kişi, yalnız kendisi bunu isterse yeterince doyum sağlayacaktır.

Dilerim ki, herkes bu kitabı okuma şansını kendisinde bulsun ve bu şansı kendisine tanısın.
200 syf.
·12 günde·9/10
Eğer öneri üzerine aldıysanız bu kitabı, başlarda size tavsiye eden kişiye teşekkür edersiniz. Çünkü hayal kırıklığı yaşamamış olursunuz. Kitabı okumaya devam edip, kendinizi kaptırdığınızda ise iyi ki önermiş dersiniz. Çünkü kitabımız harika bir eserdir. Kitabın adından da anlaşılacağı gibi, günümüzün nevrotik kişiliğinden bahsediyor. Kitapta nevrotik kişiliklerin tanımı yapılırken, bu problemin üstesinden gelmenin yollarına da değinilmiş. Çağımızın Nevrotik Kişiliği kitabı, psikolojik rahatsızlıkları ele alıyor. Nevrotik kişilerden ve bu kişilerde görülen davranış bozukluğundan bahsediyor. Bu anlatımı ise sistematik bir şekilde okuyucuya sunduğundan, olaylara hakim olmanız daha kolaylaşıyor. Okurken ben de mi nevrotiğim diye soruyorsunuz kendinize. Ya da etrafınızdaki insanları sorguluyorsunuz, acaba o da mı nevrotik diye. İlgi çekici bir o kadar da düşündürücü olan kitabı okumadan geçmeyin derim.
200 syf.
Öncelikle kitap önerisi için Barış Karahan arkadaşıma teşekkür ediyorum.

Kitap kendimize acaba ben de nevrotik miyim dedirtiyor gerçekten, belki öyle olduğumuz içindir.

Öyleysek eğer bu hastalığın mahkumu değiliz öncelikle hastalığın bilincine varıp onunla yüzleşmemiz gerekecek işte kitap bize bu olanağı sağlıyor.
Nevrotik nedir günümüz değerlendirmesi nedir? Nevrotik hangi temeller üzerinden gelir? Hangi durumlarda nasıl tepki veririz konular ( kaygi-düşmanlık, duygusal yakınlık- yakınlık-cinselliğin rolü, güç- prestij-mülkiyet arayışı, rekabetçilik, acı çekme, kültür)üzerinden bazen kendi hastaları örneklemesinden faydalanarak çok güzel çıkarımlarla irdelemiş.

Sonuç biz nevrotikler modern kültürün üvey evlatlarıyız.
200 syf.
·8/10
“...Bütün insanlık için geçerli olan normal psikoloji diye bir şeyin olmadığıdır.”

Karen Horney, çağımız nevrozlarını inceleyen bu kitabında bir insana nevrotik teşhisi koymanın hiç de kolay olmadığını, Freud’dan farklı olarak nevrozların temelinde sadece bilinçaltının değil içinde bulunduğu kültürel süreçlerin ve kişinin yaşantısının da çok önemli olduğunu anlatıyor. Hatta birkaç yerde antropologlara ve sosyologlara atıfta bulunmuş. Konuya ilgisi olanlara tavsiye edilecek, sade dille yazılmış, anlaşılabilir bir kitap.
275 syf.
·2 günde
Bu incelemeye bir söz ile başlanması gerekse idi bu kesinlikle Freud'un ki olacaktır. Freud der ki ; "Nevrotik kişiler hastalıklarından sürekli şikayet edip dururlar; ancak, hastalıklarının tadını çıkartmaktan da geri kalmazlar. Hadi gelin sizi bu hastalıktan kurtaralım denildiğinde ise, tıpkı dişi bir aslanın yavrusunu koruması gibi, kendilerini korurlar."

Karen Horney insan tabiatının derinliklerine iniyor. Freud'un geçtiği yollardan geçerek insanın hem iyi hem kötü yönlerini, gelişim açılarını inceliyor. İnsan ve toplum arasındaki ilişkilerin ve bu ilişkilerin yarattığı çatışmaların, oluşturduğu bozukluklar çağımızın tedirgin insanını yaratıyor. Oluşan nevrozların aşamalarını çocukluktan itibaren incelemeye başlayarak sağaltım yoluna uzanan bir serüvene giriş yapıyoruz. Kitap beklediğimden daha doyurucuydu sanırım Karen Horney okumaya devam edeceğim.
200 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Psikanalitik ekolden gelen Karen Horney, bu kitabında nevrotik kişiliği çok geniş bir perspektifle ele alıyor. Nevrotik kişinin çatışmalarına, davranışlarının arkasındaki düşünsel süreçlere gerçek vaka örnekleriyle yer veriyor. Psikanalitik ekolden gelmesine rağmen Freud'la çatıştığı noktaları açık bir biçimde ifade ediyor. Kültürün üvey evladı olan nevrotikleri her yönüyle açık ve anlaşılır bir biçimde ele alan Horney, okura keyifli ve ufuk açıcı bir okuma sunuyor.
200 syf.
·4 günde·9/10
Kitap nevrozlara ve nevrotik kişilerin temel özelliklerine ışık tutmasının yanında Freud eleştirileri açısından da dikkat çekiyor. Karen Horney, Freud'un kuramındaki eksik yanları göstermekten geri durmamış ve bunları okuyucuya aktarırken sert bir dil kullanmaktan da çekinmemiş.
Freud nevrozların biyolojik ve dürtüsel yanına dikkat çekerken Horney, kültürün etkisinin nevrozların oluşumunda ve yorumlanışında edindiği yeri okuyucuya iletiyor. Nevrozları anlayabilmek ve yorumlayabilmek için, kişinin içinde bulunduğu kültürün yarattığı ortamı iyi tanıyabilmek gerekliliği sık sık okuyucunun karşısına çıkıyor. Nevrozların kültürle bağının incelenmesi, ele alınan temel konuyu indirgemecilikten kurtarıyor ve sosyal psikolojik açıklamaya bir nebze daha yaklaştırıyor.
Kitapta eleştiriyi hak eden nokta ise, yer yer karşılaşılan heteroseksist baskı. Bunun temel sebebi kitabın yazıldığı dönemde eşcinselliğin bir bozukluk ve düzeltilmesi gereken bir sapkınlık olarak görülmesi ve bu görüşün sağlık kuruluşları tarafından onaylanıyor olması. Kitapla ilgili diğer bir nokta ise, belli düzeyde bir psikanalitik bilginin okuyucuda var olduğu kabulüyle yazılmış olması.
200 syf.
·Puan vermedi
Nevrozların kraliçesidir ya hu !
Psikanaliz dünyasına womb envy kavramını kazandırmış, psikanalizi feminzmle süslemiştir.
Ayrıca güzel ya da akıllı olmaktan, akıllı olmayı seçmiş bir hatunkişidir. Abisine aşık olduğu, abisinin onu uzaklaştırdığı için depresyona girdiği falan söylenir ama bu işin magazin boyutu mu yoksa hakikat mi bilemiyorum. Her eseri okunası bir bilimkadınıdır.
Koşullar alışılmadık biçimde olumlu olmadığı sürece, mutluluğa ya da herhangi bir başarıya ulaşmak, risk almayı ve çaba göstermeyi gerektirir.
Nevrotik kıskançlık, normal bir kişinin, birinin sevgisini kaybetme tehlikesine uygun bir tepki olabilen kıskançlığından farklı olarak, tehlikeyle bütünüyle orantısızdır.
Düşmanlık bastırılırsa kişi düşmanca bir ruh hali içerisinde olduğuna dair en ufak bir fikre bile sahip olmaz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çağımızın Nevrotik Kişiliği
Baskı tarihi:
Eylül 2013
Sayfa sayısı:
200
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755706405
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Neurotic Personality of Our Time
Çeviri:
Başak Kıcır
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Baskılar:
Çağımızın Nevrotik Kişiliği
Çağımızın Tedirgin İnsanı
Çağımızın Nevrotik Kişiliği
Günümüzün Nevrotik İnsanı
Çağımızın Nevrotik Kişiliği
Psikolojik rahatsızlıklar bizi ebedi bir mahkumiyete mi sürükler? Nevrotik bireyin, rahatsızlığının farkına varması ve iyileşmeye yönelik adımlar atması imkansız mıdır? Psikanaliz, nevrozlara genellikle bireyi özgür iradeden, eyleme yetisinden ve gelecek hayallerinden mahrum bırakan ve köklerini yalnızca geçmişte arayan bir anlayışla yaklaşır. Karen Horney ise arzuları hem kamçılayan hem de tatmin etme olanaklarını sınırlayan nevrotik topluma odaklanarak bunlara yol açan ve besleyen etkenlerin çoğu zaman kültürel olduğunu ve üstesinden çevresel faktörlere yapılan müdahalelerle gelinebileceğini savunuyor.

Nevrotik bireyi modern kültürün "üvey evladı" olarak tanımlayan Horney, nevrozların temelinde yatan kaygının, toplumsal ilişkilere ve her insanın iç dünyasına egemen olan çatışmalardan kaynaklandığını ortaya koyuyor.

Freud ve sonraki kuşak psikanalistlerinin büyük bir çoğunluğu tarafından nevrozlara mahkum edilen birey, insani özgürleşmeye odaklanan Karen Horney tarafından hayata döndürülüyor.

Yazıldığı tarihten bu yana kendi çelişkileri ve açmazlarıyla yüzleşmek isteyen pek çok insan tarafından ilgiyle okunan ve tartışılan Çağımızın Nevrotik Kişiliği, toplumsal nevroz ve kaygıların büyüdüğü bugün, her zamankinden daha güncel.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 186 okur

  • deniz
  • Frezya
  • Nil
  • Jj
  • Yeliz Şanlı Gökdemir
  • Seyyit Doğru
  • Ed.
  • Mahir Şanlı
  • Şeyda Yazıcı
  • Mabel

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.3
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%21.7
25-34 Yaş
%52.2
35-44 Yaş
%13
45-54 Yaş
%4.3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%4.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%67.4
Erkek
%32.6

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.4 (9)
9
%27.3 (15)
8
%27.3 (15)
7
%9.1 (5)
6
%3.6 (2)
5
%1.8 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0