·
Okunma
·
Beğeni
·
4.287
Gösterim
Adı:
Çağlayanlar
Baskı tarihi:
20 Ekim 2015
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059960236
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgeoğuz Yayınları
"Ey Türk! Bu satırlarda mâzînin destanlarını, hâlinin hicranlarını söylemek ve inlemek istedim. Bir keman gibi..."

"Asırlardır, dînin, milletin aşkına başına yağan, sonu gelmez bir belâdır... Yurdun nihâyetsiz bir Kerbelâ'dır... Memleketin, içinde cenâze namazı kılınan, cenâze duâsı okunan bir mâbed hâlini aldı. Ne yoncan, yongan kaldı. Bir Allah'ın, bir de Muhammed'in kaldı."

Ahmet Hikmet Müftüoğlu, bu eserindeki hikâyelerde dertlerimizin milli ve dini köklerimizden kopmaktan kaynaklandığını; çarenin de dini ve milli değerlerlerimizle birlikte çağdaş ilim ve fenne dayalı bir eğitim sisteminde bulunduğunu gösteriyor.
%73 (80/111)
Servet-i Fünun yazarlarından olan Ahmet Hikmet Müftüoğlu'nun sadeleştirilmiş,içinde 16 adet hikaye bulunan kitabıdır.Kitabın ismi Çağlayanlar olunca kendi çevremden bişiler bulurum sandım,yanıldım :) iş ve arkadaş çevremi anlatacak hali yok Kurtuluş dönemi yazarının tamam ama bu ne propagandadır be kardeşim.Tamam Vatanseveriz,safkan Türk olmasak bile ''Ne mutlu Türk'üm diyene'' sözünü benimsemişiz eyvallah ama bu ne faşizmdir be abicim.Her hikasinde ağır ve bazen saçma övgülerle vurguladığı Türklük,bi zamandan sonra bunalttı.Saf bir Yunanın eline ver bu kitabı,okusun,babasını keser ben Türk'üm diye.Övünmenin de bir şirazesi olur.Abartılı ve sıkıcı.Kötü seçimlerimden dolayı şuan kendimi çok pis yargılıyorum.Türk töresi kurşuna dizilmemi emreder!
141 syf.
·39 günde·Beğendi·7/10
Ahmet hikmet Müftüoğlu'nun Çağlayanlar kitabı çok güzel öykülerden oluşuyor.
Bu eser bir kesim tarafından Türk klasikleri arasında değerlendirilirken,diğer bir kesim tarafından klasik olarak kabul edilmemektedir.Şahsi fikrim bir klasik olduğu yönünde.Zira öyküler yazıldığı dönem itibariyle değerlendirildiğinde topluma verdiği mesajlar ve yazın kalitesi açısından çok başarılı.
Yazar Müftüoğlu yazarlık serüveninin başlarında Servet-i Finun edebiyat akımının etkisi altında kalmış.Daha sonra Milli Edebiyat akımının etkisiyle kalemini kullanmıştır.
Çağlayanlar'daki öyküleri okuduğunuzda duygu olarak Milli akımın etkisini çok net hissederken,kullandığı dilin Servet-Finun akımının etkisinden kurtulamamış olduğunu göreceksiniz.
Her halukarda o dönemin en önde gelen öykü kitaplarından biri olduğu kanaatindeyim.Okumanızı öneririm.
Kitap sizi aşağıdaki şu güzel cümlelerle karşılayacak;
"Bu kitabı sizi düşünerek sizin için yazdım.Bela gecelerinde,yaşım sızarak,yüreğim sızlayarak yazdım.
Ey Türk!Bu satırlarda mazinin destanlarını,halinin hicranlarını söylemek ve inlemek istedim.Bir keman gibi...
Bu kemanı ana vatanın sinesinden yonttum.Tellerini kalbinin damarlarından çıkardım,istedim ki bu sazın ahengini yalnız sen duyasın.Bu acıklı iniltiler yalnız sana dokunsun"
Keyifli okumalar.
141 syf.
·10/10
Öğretmen olsam bütün öğrencilerime okuturdum bu kitabı hatta imkanım olsa hepsine hediye ederdim. İçinde öykülerde hem özeleştiriler hem de övgüler var, tarih sevenler için çok faydalı bilgilerde var. Okurken bazen hüzünlendim bazen de gururlandım. Yazarın önsözü bile bir manifesto niteliğinde. Bana kitap soran herkese öneriyorum...
141 syf.
·1 günde·Puan vermedi
İncelememe bu kısma yer vermeden başlamak istemedim. BU KISMI ÖZELLİKLE OKUYUN ŞİDDETLE TAVSİYE EDİYORUM!
~~~
"Türkeli Zeybeklerine
Bu kitabı düşünerek, sizin için yazdım. Belâ gecelerinde,yaşım sızarak, yüreğim sızlayarak yazdım.
Ey Türk! Bu satırlarda mâzînin destanlarını, hâlinin hicran-
larını söylemek ve inlemek istedim. Bir keman gibi...
Bu kemanı ana vatanın sînesinden yonttum. Tellerini kalbi-nin damarlarından çıkardım. İstedim ki bu sazın âhengini yalnız sen duyasın. Bu acıklı iniltiler yalnız sana dokunsun.
Cihânın târihi, vatanı uğrunda senin kadar uğraşan, kanını döken bir millet daha gösteremez. Senin kadar kimse kendi
vatanına sâhip olmağa hak kazanmamıştır. Bu vatan ya senin-
d okir, ya kimsenin!...
Dünyânın her tarafındaki taşsız mezarların, azametinin mâ-likâneleridir.
Göğsünde tutuşan gönül, gönül değil, cebhâne oldu. Bu uğurda parçalandıkça kînin ve feyzin çoğaldı.
Ey Zeybek! Bu kitabın yapraklarını hançerinle yırt! Ve han-çeri onun kalbinin üzerinde bırak! Bundan sonra silâhının siperi bir kitap olsun..."
~~~

Türkeli Zeybeklerine” başlığıyla yazdığı sunuşta belirttiği gibi, “Bu vatan ya senindir, ya kimsenin!” diyerek okura seslenen, onu vatana, örf, adet ve dinine sahip çıkmaya çağıran 16 hikayeden oluşuyor.

Biraz Dede Korkut hikayelerini anımsatan hikayeleri var ve bazılarında 1920'li dönemleri anlattığı görülüyor.

Milli Edebiyat ruhuyla kaleme alınmış olup , Serveti Fünun dönemi dili de yer yer kullanılmıştır. Dilde sadeleşme dönemi eserlerinden olduğu bellidir.

16 hikayeden en çok beğendiğim "Bayram" oldu. Gerçekten iç çektiğim bir bölümdü. Aşırı duygulandım... Hasret kaldığımız o bayramları anlattığı için sanırım.

Tarih severlere kesinlikle tavsiye edebileceğim harika bir kitap!
(O girişi okuduysanız beni anlayabilirsiniz.)

Umarım güzel bir inceleme sunabilmişimdir. Keyifli okumalar dilerim.
141 syf.
·16 günde·Beğendi·10/10
Çağlayanlar bir öykü kitabıdır.Ahmet Hikmet Müftüoğlu’nun “Türkeli Zeybeklerine” başlığıyla yazdığı sunuşta belirttiği gibi, “Bu vatan ya senindir, ya kimsenin!” diyerek okura seslenen, onu vatana, örf, adet ve dinine sahip çıkmaya çağıran hikâyeler toplamıdır. Bunların sayısı on yedidir.
112 syf.
·1 günde·6/10
Vatan sevgisi, millet sevgisi, Türk ve Türkçülük üzerine kaleme alınmış çok sayıda hikayelerin bir araya getirilmesinde oluşan bir eser olmuş. Özellikle “Alpaslan” hikayesi çok hoşuma gittiğini söyleyebilirim. Dili biraz ağır ve çok sayıda eski Türkçe kelimeler olduğundan kaynaklı bazı hikayeleri tam olarak anlamakta zorluk çektim.
141 syf.
·Puan vermedi
Kısa kısa öykülerden oluşan kolayca okunabilir bir eser. Çoğu öykünün altında tarih yazıyordu bu yüzden yaşanmış olaylar mı pek anlayamadım. Yurtdışında okuyan o iki TÜRK öğrencinin yurduna, savaşa gelmesini anlatan, ülkesi için faydalı işler yapmaya çalışan insanları okudukça içimden VATAN SİZE MİNNETTAR dedim durdum.
141 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10
"...Türk'ün milli şairi Fuzuli'dir. İnsanlara saadet vadeden aşk bile Türkler için beladır. Ah Şark'ta bela olan aşk, safa olan muhabbetten bin kere çok değil midir?" (Çağlayanlar, 110. sayfa, Ahmet Hikmet Müftüoğlu) Çağlayanlar, milli duygularla yoğrulmuş hikayelerden oluşuyor.
141 syf.
·3 günde·5/10
" -Evet, bu zavallı vatanın yarasını kanatan sizsiniz, sizin gibi onu beğenmeyenler, ona i'timad etmeyenler, dâima onun kusurunu gören onun sevgilileridir. "
Fakat bu kadar turan hayali kuran bir yazarın bu kadar yabancı kelime kullanmış olması tam bir hayal kırıklığıydı. Türk milletinin mimaride, dansta, edebiyatta hiç de geri kalmadığını anlatmak için Farsça, Arapça kelimeler kullanmak ne kadar etkili olabilir? Gerçek Türkçülük bunu mu gerektirir?
141 syf.
·Puan vermedi
Kitap, kısa hikayelerin toplanmasıyla oluşmuş bir eser. Bu hikayelerin ortak noktası, vatan sevgisini, millet benliğini okuyucuya aşılama çabası. İşini yapmış mı? Gayet abartılı bir şekilde evet. Bu abartıdan kasıt olumlu ya da olumsuz da anlaşılabilir. Okuduğunuz zaman hafif ırkıçılık mı kokuyor diye zerzenişte bulunma olasılığınız yüksek. Türk edebiyatı klasikleri arasına girmiş şahane eserlerin arasında solup gidebilecek bir edebi eser. Bana göre sıradan eserlerden bak şu yönüyle farklılık katmış diyebileceğim bir yanı yok. Eklemek istediğim diğer bir husus da, eserdeki hikayelerin; olay üzerinden verilmek istenen mesajı haddinden fazla açığa vurur bir düsturla okuyucuya sunulması. Yani kısa hikayelerle birlikte kısa denemelerin peşi sıra geldiği bir eser olmuş diyebiliriz.
141 syf.
·Beğendi·7/10
Türklerin çocukluk çağı Hunlar'dan İslam'la müşerref olup en nadide meyveleri verdiği olgunluk çağı'na kadar olan dönem sanki kesik kesik gözümün önüne geldi. Yazar küçük hikayelerle kalplerde büyük tesirler bırakıyor. Şamil olduğumuz bütün hassasiyetimizi, değerlerimizi, ince kültür hazinemizi ve bunların bizi biz yapan yegane cihetlerini tedricen müşahede edeceğimiz güzel bir eser.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çağlayanlar
Baskı tarihi:
20 Ekim 2015
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059960236
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgeoğuz Yayınları
"Ey Türk! Bu satırlarda mâzînin destanlarını, hâlinin hicranlarını söylemek ve inlemek istedim. Bir keman gibi..."

"Asırlardır, dînin, milletin aşkına başına yağan, sonu gelmez bir belâdır... Yurdun nihâyetsiz bir Kerbelâ'dır... Memleketin, içinde cenâze namazı kılınan, cenâze duâsı okunan bir mâbed hâlini aldı. Ne yoncan, yongan kaldı. Bir Allah'ın, bir de Muhammed'in kaldı."

Ahmet Hikmet Müftüoğlu, bu eserindeki hikâyelerde dertlerimizin milli ve dini köklerimizden kopmaktan kaynaklandığını; çarenin de dini ve milli değerlerlerimizle birlikte çağdaş ilim ve fenne dayalı bir eğitim sisteminde bulunduğunu gösteriyor.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 8 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0