Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın

·
Okunma
·
Beğeni
·
395
Gösterim
Adı:
Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın
Baskı tarihi:
Ocak 2015
Sayfa sayısı:
270
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944162494
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ankara Okulu Yayınları
Tarihsel tecrübede neler olup bittiği meselesi bir tarafa, klasik tefsir kaynaklarında resmedilen kadın imgesine modern çağın zihniyet kalıpları içerisinde makul ve makbul bir yer bulmak pek mümkün görünmemektedir. Bu sebeple ya tefsir kaynaklarındaki muhtevayı kendi tarihlerinde okuyup anlamaya çalışmak ya da apolojiye sığınmak gerekmektedir. Bir üçüncü seçenek ise klasik tefsirlerdeki izahatı üreten zihniyeti benimsemektir. Ne var ki böyle bir yaklaşım, geleneği bir bakıma tarih-üstüleştirmek, hatta fetişleştirmektir. Bize göre ilk seçenek daha isabetlidir.
(Tanıtım Bülteninden)
181 syf.
İlhan Arsel'in Seriat ve Kadin kitabını okuyacaktim. Öncesinde İslami bir çevreden bu konuya değinen bir kitap okumak istedim.

Kitap Cahiliye devrinde kadın, klasik mufessirlere göre yani ilk dönem İslama göre kadın ve günümüze yakın kadın diyerek yanlış hatırlamıyorsam 3 bölümden oluşuyor. Cahiliye dönemi kısmında beni şaşırtan durumlar mevcuttu. Aslında daha önce de duymuştum bunların bir kısmını. Mesela:
- Sanildiginin aksine Mekkelilerin hepsi puta tapan, Allah'tan bihaber insanlar değiller. Keza namaz, oruç, hac vb şeylerden de haberleri var. Hanefilik de gayet yaygın. O zaman neden İslam geldi? sorusu akla gelebilir. Çünkü Mekkeliler -puta tapanlar- Allah'i tanıyorlar ve ona inaniyorlar lakin ona ortak koşuyorlar, kendilerini Allah'a yaklastirmasi için birtakim aracilar edinmisler.
Diğer şaşırtıcı durumlar, bunları ilk defa duydum:
- Istibda (böyleydi sanirim) nikahı: Buhari'nin naklettigi Hz Aise hadisindeki ifadelere goe cahiliye devrinde bir erkek temizlik dönemindeki karısına, "Filan kişiyle cinsel ilişkiye gir ve o adamdan hamile kal." der­di. Kadın o kişiden hamile kalıncaya değin karısına asla yak­laşmazdı. Erkeğin böyle tuhaf bir talepte bulunması, damar­larında asil kan taşıyan bir çocuğa sahip olma arzusundan kaynaklanırdi.
Adam karısını başkasıyla ilişkiye girmesi yönünde teşvik ediyor. İlginç. Tabi bu Islam'da yer almıyor. Bir Cahiliye- Arap geleneği. Ben bu nikaha 'Deyyus Nikahi' diyorum.
- Keza bir ensarin muhacire: İstersen eslerimden birini bosayayim sen evlen demesi ! Yani şimdi bu misafirperverlik mi yoksa gavatlik mi? Siz karar verin.
- Çok kocalilik: evet yanlış duymadiniz. Bir kadın birden fazla erkekle ilişkiye giriyor. Sonra hamile kalınca bu erkekleri toplayıp bu çocuk senden diyor. İlginç.

Klasik mufessirlerin kahir ekseriyeti (bu lafa da bayılıyorum, kulağa çok hoş geliyor),
- Kadınin erkeğe göre ikinci bir sınıfta olduğuna
- Kadının dövülmesi gerektiğine
ve daha birçok kadınların hoşuna gitmeyecegi mevzularda ortak kanidalar. Bunda erkekci toplum yapısı etkendir. Lakin yazara göre Kuran'da geçen ayetler de mufessirlere bu hükümleri çıkarması için yardımcı olmuştur.

Yazar, Mekki surelerin evrensel yapısından, Medeni surelerin ise daha çok bir olay üzerine inerek o zamanki toplum için olduğu kanisinda. Genel olarak da Kuran'in her devirde insanların sosyal, ekonomik vb şartlarının penecerisinden ve bu şartların şekillendirdigi çağın zihniyetine bağlı olarak yeni yorumlar getirebilecegi yönünde fikri var. Evrensel durumlar: Adalet, eşitlik vb. olmasına karşın o dönemdeki Arap toplumundaki hakim görüşün şekillendirdigi olaylara bazı çözümler getirmesi ise olgusal,döneme ait mevzular. Olgusal hükümler, o devirde yok sayılan ve hakları bakımından sifirin altında 273 fahrenheitta olan kadınların durumlarını duzelttigi bir nevi de devrim sayılabilir. Lakin günümüzde aynı şekilde etkili olabilecegi şüpheli. Ancak şunu da belirtmek isterim, yazar gibi düşünmeyen ve yazarın tenkid ettiği günümüzdeki bazı alimler bu tartışmalı ayetlerden başka insani yani günümüze daha uygun yorumlar çıkarabiliyor. Onların da goruslerini almakta ve okumakta fayda vardır.

Yazarı tenkid ettiğim bir konu şudur: Yazar Islam dünyasında tartışılan bu kadının durumu konusun, İslam dünyasının Batı karşısında ezik hale gelmesine,yenilgi yaşamasına bağlaması. Yani ona sormak isterim: İslam alemi Bati karşısında hiç yenilgi yaşamasa kadının toplum içindeki yeri hakkında klasik mufessirlerin kahir ekseriyetinin yaptığı yorumlar muteber kalmaya devam mı edecekti veya etmeliydi?

Hani bir söz var: İlim Çin'de de olsa al. (Söz kimindi? Bilen söylerse mutlu olurum, ben emin olamadım) İlim ve doğru olan, daha insani olanı Batı veya Çin hatta Aborjinlerin üretmesi bizim için sıkıntı olmamalı. Sıkıntı varsa bunu üretemeyen bizdedir.

Keyifli okumalar..
ilgili ayetlerde çok ka­dınla evlilik için eşler arasında adaleti ikame şartı koşulmuş, ancak bu şartı yerine getirmenin beşeri imkan dahilinde ol­madığı da belirtilmiştir. Bu sebeple, Nisa 4/3. ayetteki ifade çok kadınla evliliğin sınırlandınlmasına, hatta ortadan kal­dınlmasına yöneliktir. Kur'an'a göre evlilikte ideal olan tek esliliktir
Cahiliye devrinde erkekler küçük kızlarla evlenmeyi ter­cih ederlerdi. Kızlar genellikle on iki yaşına basmadan evlen­dirilir ve ancak çocuk doğurduktan sonra aileye dahil edilirdi. Çocuk doğurmadan ölürse kocasına baş sağlığı dilenmezdi.
3) Istibda
Buhari'nin naklettigi Hz Aise hadisindeki ifadelere goe cahiliye devrinde bir erkek temizlik dönemindeki karısına, "Filan kişiyle cinsel ilişkiye gir ve o adamdan hamile kal." der­di. Kadın o kişiden hamile kalıncaya değin karısına asla yak­laşmazdı. Erkeğin böyle tuhaf bir talepte bulunması, damar­larında asil kan taşıyan bir çocuğa sahip olma arzusundan kaynaklanırdi.
Allah'ın erkek müminleri kadın müminlere tafdil etmesi erkeğin erkek ka­dının kadın olması hasebiyle ontolojik bir üstünlük değildir. Bilakis bu üstünlük toplumsal örf ve gelenenekle ilgilidir.
Öte yandan Allah, Adem'e, "Seni yaklaşmaktan men ettiğim ağacın meyvesinden yemeye sevk eden şey neydi?" diye sormuş, Adem de, "Bana Havva yedirdi." diye cevap vermiştir. Allah, Havva'ya, "Peki sen niçin yedin?" diye sorunca, Havva, "Beni buna yılan teşvik etti." diye maze­ret bildirmiştir. Bunun üzerine Allah Havva'yı cezalandırmış ve bu ilahi ceza yüzünden kadın cinsi o gün bugündür hamilelik döneminde çok büyük sıkıntılar çekmek, zor doğum yapmak ve her ay regl olmak zorunda kalmıştır. (26)

(Kaynak: Taberi, Cdmiu'l-Beydn. 1. 273-275; Sa"lebi, el-Keşf ve'l-Beydn. ili . 1 3 ; Suyüti, ed-Dürrü'l-Mensür, 1 . 1 3 1 - 1 32. JII. 429. )
Kur'an'ın beyanları en genel çerçevede değersel ve durumsal olmak üzere iki temel kategoride ele alınabilir.
Bu konu kapsamında şunu da belirtmek gerekir ki cahiliye devrinde erkeklerin çoğu ve bilhassa gençler -genellikle sanıl­dığının aksine- ailesinin rızasıyla tek kızla/kadınla evlenirdi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın
Baskı tarihi:
Ocak 2015
Sayfa sayısı:
270
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944162494
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ankara Okulu Yayınları
Tarihsel tecrübede neler olup bittiği meselesi bir tarafa, klasik tefsir kaynaklarında resmedilen kadın imgesine modern çağın zihniyet kalıpları içerisinde makul ve makbul bir yer bulmak pek mümkün görünmemektedir. Bu sebeple ya tefsir kaynaklarındaki muhtevayı kendi tarihlerinde okuyup anlamaya çalışmak ya da apolojiye sığınmak gerekmektedir. Bir üçüncü seçenek ise klasik tefsirlerdeki izahatı üreten zihniyeti benimsemektir. Ne var ki böyle bir yaklaşım, geleneği bir bakıma tarih-üstüleştirmek, hatta fetişleştirmektir. Bize göre ilk seçenek daha isabetlidir.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 21 okur

  • İlker Türker
  • -Nur-
  • Kaan Ç.
  • Sümeyye Merve Gökyar
  • karmer
  • Ercan
  • SEVDA KARAASLAN
  • Cengizhan06
  • Monk Mode
  • Mehmet Mustafa Erkal

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (1)
9
%25 (1)
8
%25 (1)
7
%0
6
%25 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0