Kitap
Cam Irmağı Taş Gemi

Cam Irmağı Taş Gemi

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.4
205 Kişi
921
Okunma
253
Beğeni
7bin
Gösterim
248 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 7 sa. 2 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Timaş Yayınları · Mart 2017 · Karton kapak · 9789752634787
Diğer baskılar
Cam Irmağı Taş Gemi
Cam Irmağı Taş Gemi
Taşın boyanmasıydı âdet olan, sıra boyamalara geldi. Yontucunun, kullandığı boyalara güveni sonsuzdu. Asırlarca dayanacaklarını, solmayacaklarını, bambaşka renklere dönüşmeyeceklerini biliyordu. Kimi bir deniz kabuğunun, kimi bir çömlek parçasının içinde karıştırdı renkleri. İstese, sonsuz sayıda renk elde edebilirdi. İstemedi. Kimi iç açıcı, kimi kasvet verici, ama hepsi de canlı ve kalıcı renklerle yetindi. Gözlerini karla hiç ovmamış kadınların ülkesinde buz mavisi, yağmur grisi gibi, kar beyazının da olmazdı elbet ama renklerin en zor olanı, kendisinden başka bütün renkleri yutanı, renksizlik kılanı, göz yakıcı çiğ beyaz bile onun duvar resimlerinde yumuşadı, uysallaştı. Hacmini buldu, boyun eğdi, renklerden bir renk oldu. En çok da bir yıldız ırmağının üzerinde akan lâcivert gökyüzünün altında güzel durdu. Çünkü kraliçe her defasında yıldızlı gök altında beyaz bir elbise giyiyor oluyordu. Yontucu her şeyi üstün bir gerçekçilik duygusuyla tamamladı. Tasvirleri arasında bu gerçekçilikle bağdaşmayan tek sahne, lâcivert ırmağın burgaçlı dalgaları arasına saldığı, batacağı ya da yol alacağı zamanın tek anlık aynasından belli olmayan taş geminin üzerine kaldı. Onun da tek yolcusu vardı.
5 mağazanın 5 ürününün ortalama fiyatı: ₺23,36
8.4
10 üzerinden
205 Puan · 48 İnceleme
Ayfer
Cam Irmağı Taş Gemi'yi inceledi.
248 syf.
·
7 günde
·
10/10 puan
Keşke hiç bitmesen sen ;Cam Irmağı Taş Gemi...
Keşke diyorum, bir işaret, bir terapi, bir tanımlama, bir tamamlanmayı yaşattı kitabım bana... Zor zamanların huzuru, huzurunda huzursuzluğuydu... Nazan Bekiroğlu 'nun kalemi o kadar naif, şiirsel, basitlikte ki zorluk, betimlemede ki ustalık... Okuduğum kitapların arasına bir Bekiroğlu kitabı yanaştığında işte o zaman ben, ben oluyorum, nasıl güzel Bi kalemsin sen:)!!!... İlk Elif ve Be' nin hikayesi ile başlıyor sonrasında ardı sıra yaşanan hikayeler yaklaşıyor tanımlanamayan gerçekliklere... Bir Be bulsa, Elif'in yolu açılacaktı;Be gelmeliydi... Geldi... Gitti.. Elif ne yapsındı... Karanlığa mahkum oldu, onu da sevdi birdi rengi samimiydi rengi... Beyaz mermer şehrin karanlığında buluyordu samimiyeti, seslendi ona kül rengi küçük kuş;cevabından korktu çok sevdi... Hayran oldu ona çözmeye çalıştı onu, neden ki taştı o!? Neden ki beyaz mermer şehir di... Hiç istifini bozmadı kabul etti kül rengi küçük kuşun seslenişini, sevdirdi kendisini, büyüsüne kapıldı kül rengi küçük kuş... Yine seslendi kül rengi küçük kuş ;sessizlik, suskunluk, hayalet şehir... Napsındı kül rengi küçük kuş, göç etmek neydi bilmiyordu ki, öğretildi, öğrenildi. Sessizlik kulaklarında çınlıyordu. Göçmenin ne olduğunu bilmeyen kül rengi küçük kuş, beyaz mermer şehrine veda etti... Arkasına bi an bile bak(a)madan... Kuzeyin, Güneyin savaşında buldu kendisini... Kuzey soğuktu da buzdu da ;hayat vardı lakin... Güney utansın güneyin suları utansın... Susuz bıraktı kainatı... Mavi gül dalı... "Cam Irmağı Taş Gemi" de bir camcı ile yan yana geliyor keskisini taşa indirdikçe bitişikteki camcının sırçaları titriyor.. Onlar ki Cam ustası onlar ki Taş ustası ikisi de tezatlıkta yanyana... Taş soğuktu, taş değersizdi ama taş anlamlıydı. Ya Cam ne etsin ki ;camdı o işte... Nazan Bekiroğlu'nun Yusuf ile Züleyha kitabını kalemler iken Cam Irmağı Taş Gemi nin hikayesi oluştu, Züleyha'nın Yusufuna olanlardan, Akhenatonun hikayesi çıktı ortaya... Kendini yok etti akhenaton, kendini bulmak için... Buluşlarımız olsun bu çıkmazlıklardan... Okur kalın :)
Cam Irmağı Taş Gemi
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
47
İnci
Cam Irmağı Taş Gemi'yi inceledi.
248 syf.
·
1 günde
·
Beğendi
·
8/10 puan
TEZATLARIN DANSI
Nazan Bekiroğlu ile yıllar yıllar önce #YusufileZüleyha sayesinde tanıştım. O güne kadar bir Kur'an hikayesi,bir peygamber hikâyesiydi benim için. Bilmediğim neyi anlatabilir diye başlamışken bir aşk hikayesinin en ince ayrıntılarına dalmış buldum kendimi. Sözlerini unutsam da tadını hiç unutamadım. Nil kenarında ki bahçelerde gezinme hissi hep benimleydi.Sonra #NarAğacı.. Benim için en güzel okuma deneyimi oldu diyebilirim. Anlatımının güzelliğinde yazarla birlikte her resimden ben de içeri süzüldüm. Sevilen her eser iyice anlaşılmak isteniyorsa bir kez daha okunmayı hakeder. Ama Nar Ağacı'nı tekrar okumak bir gereklilik benim için. #Mücella ise bir vefa romanıydı, bence. Çocukluğunun fedakar,saf anne kuzeni teyzesine. Mucella'nın şahsında annesinin gölgesinde kalıp da bir yuva kuramamış,anne olamamış tüm fedakâr kızlara yazılan bir ağıt,bir hatırlayış bir onurlandırma olarak da görebilirsiniz. Ve Mucella'nın hikayesinin arka fonunda geri dönülmez bir şekilde müteahhitlerin kör kazmasına terkedilen bir şehrin,yazarının anılarında kalan son görüntüleri Mücella'nın hikayesi kadar hazindi. Ve Cam Irmağı Taş Gemi.. Kitaplığımdan kaç kere elime aldım bıraktım. Sanırım ben hazır değildim. Ve o gün bugün deyip,vira bismillah deyip, kendimi, taş yontucusunun kalbinde kalbim titrerken buldum. Çok yoruldum. Ama dedim ya hazırdım okumaya. Bilinen en eski tarihten bile daha eski bir zamana ait hikaye bu kadar mı sarsıcı olurdu. Yapmak yıllar sürerken , bilgi tecrübe ustalık gerektiriken yıkmak için cahil bir kalp ve öfkeden gözü dönmek ve bir gün bile yetiyordu bazen. En acısı da unutuluşa teslim olma sanırım. Uyanık bir okuyucu için her ne kadar tarihlenemeyen bir zamanda geçmişse de ,günümüzden de dersler çıkarılabilir diye düşünmeden edemedim. Nazan Bekiroğlu'nu herkes okuyamaz. Okuyanın da üzerinden yıllar geçse de belleğinde ve kalbinde ürpertiler hep kalacaktır. Cam Irmağı Taş Gemi Nazan Bekiroğlu
Cam Irmağı Taş Gemi
OKUYACAKLARIMA EKLE
4
Öğretmenden Notlar
Cam Irmağı Taş Gemi'yi inceledi.
248 syf.
Pervanenin muma olan aşkı için yanması gerekiyorsa; camın taşa olan aşkı için de evvela bağrını paramparça etmesi gerekiyor. Cam ırmağından ancak böyle geçer taş gemi. Edebiyatta felsefenin varlığı edebiyatın kalitesini kat be kat arttırıyor. Bu kıtabı okuyup bitirebilirsiniz kısa sürede. Ama uzun uzadıya da okuyabilirsiniz. Buna imkan tanıyor. Çünkü anlamın içinde anlam var. Sıkıcı değil akışkan, ama dolu dolu. Akarkan kalp gibi önemli bir parçanızı yerinden söküp alabilir. Bu kadar güzel şeyler yazacak kadar ne yaşadı, ne öğrendi, ne okudu acaba? Bir de öyle güzel bir söyleyişi var ki, bazı cümleleri herkes söyleyebilir ama onun gibi söyleyemez, tadı veriyor. Buyrun hayatın içinden bir cümle, ama sanki ilk kez vücuda gelmiş böyle bir cümle, böyle bir his: "İnsan, içindeyken yangının hacmini bilmiyor. Bilmek için geride kalan küllere bakmak gerek. Yorgunum. Çok yorgunum. (228. sf)." Ve bence aşkı güzel anlattığı gibi kırgınlığı da güzel anlatıyor. Hatta en güzel O anlatıyor diyebilirim: "Sustum. Kimseler duymadı, ben duydum. (221. sf)." Nazan Bekiroğlu yazar değil, huydur bende. Roman ya da hikâye kahramanlarına âşık olunabilir de yazarlarına âşık olunmaz mı ya da yazarların eşsiz kalemlerine? Nazan Bekiroğlu hayatınıza dokunacaktır.
Cam Irmağı Taş Gemi
OKUYACAKLARIMA EKLE
2
121
Ece
Cam Irmağı Taş Gemi'yi inceledi.
248 syf.
·
8 günde
·
Puan vermedi
Kitabın ilk sayfasında karşınıza şöyle bir cümle çıkıyor: "İyi ki kitaplar var..." İyi ki diyorum bende iyi ki! "Cam Irmağı Taş Gemi koydum bu kitabın adını bütün itirazlara kulaklarımı tıkayarak. Değil mi ki kimi taş gemi oldum cam ırmakların üzerinde yüzmeye kalkıştım; kimi cam ırmak oldum taş gemilerin bağrımda yüzmesine alıştım. Ama her halde de sadece cam ırmağın değil taş geminin de kırıldığına tanığım." Kitaba ismini veren öyküden bir bölümle başlamak istedim yazıma. Yazarın kitaba neden bu ismi koyduğunu anlamak için. Nazan Bekiroğlu'nun Cam Irmağı Taş Gemi kitabı 5 hikayeden oluşuyor: Be Kül Rengi Küçük Kuş İle Beyaz Mermer Şehir Mavi Gül Dalı Cam Irmağı Taş Gemi Zeyl: Nihade'nin Beşinci Defteri Gülibrişim Tazarrusu (Tazarru Tanrı'ya yakarmak anlamına geldiği için onu hikaye olarak almak istemedim.) Bu hikayeler farklı farklı hikayeler olarak görünse de aslında birbiriyle bağlantılı olarak ilerliyor. Bir hikayede dikkat etmediğiniz küçük bir detayı diğer hikayede ayrıntılı bir biçimde okuyabiliyorsunuz. Bir varmış bir yokmuş ile başlayan annelerin çocuklarına gece uyurken anlattığı öykülerin Nazan Bekiroğlu ile buluşması olarak adlandırıyorum bu kitabı. Kendine bir has anlatımı var. Olayların bir çırpıda verilmesini isteyenler bu kitapta biraz zorlanabilir.
Cam Irmağı Taş Gemi
OKUYACAKLARIMA EKLE
8