·
Okunma
·
Beğeni
·
1.984
Gösterim
Adı:
Camdaki Kız
Baskı tarihi:
6 Mart 2019
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050959628
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Camdaki Kız
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
“Küçükken çekilen acıların ateşi kolay sönmüyor, kolay unutulmuyor ve izlerini hayatımız boyunca üstümüzde taşıyoruz.”

Aşk yakıyor
Ayrılık kavuruyor
Aldatılmaksa hep çok acıtıyor…

Bize çocukluk acılarını tekrar yaşatacak kişileri gözünden tanır, başkasına değil, ona âşık oluruz. Hayat onu kendi ellerimizle buldurur bize.

Kaderimiz aslında doğduğumuz evlerde yazılır. Yine o evlerde yaralanır, o yaralarla büyür, sonunda o yaraların bizi götürdüğü yere gideriz. Ancak mutluluk her zaman o yolda değildir…

“Bu kitapta her zamanki gibi gerçek bir yaşam hikâyesi anlatacağım sizlere. Hep lüks içinde yaşamış ama kaderi daha baştan kötü yazılmış Camdaki Kız ile bir varoş çocuğunun aşk hikâyesi bu.”
Dr. Gülseren Budayıcıoğlu
352 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Madalyonun içi ,kral kaybederse ,Günahın üç reng ve hayata dön bildiğim kitaplarıdır .
Hatta yazar hakkında küçük bir araştırma bile yaptım .Lâkin Ezberlenmiş Yazar ve kitapların yanında bizim bir yazarımızın ne yazıkki değer görmeyeceğine kanaat getirdim .Sadece 12 okuma ...Bu çok adaletsiz...
Ve yine ne acıdır ki Din inanç sömürgesiyle hiç utanmadan ayetler kullarak kendi yazmış gibi sunan.Ama adı daha tanıdık.Çokça baskıya giren kitaplar ...
Sahi okumak nedir ?
Okumayı sevmek nedir ?
Kitap sevmek ezberler üzerinden mi gidiyor ?
Neden yasayan bu kadar değerli yazarlarimız,şairlerimiz HAK ETTIKLERİ değeri göremiyor.Ölmek mi gerek .Neden teşfik edilmiyorlar?Tabiki her yazıyorum diyen için söylemiyorum ama ayıklamak da bizim elimizde ...
Benim yaşayan çok değerli bir yazarım var ve daha niceleri ...
Kitap aracılığla kendisini tanımaktan onur duyduğum. Ve ilk fuarda belki bir kahve içme şansı yakalayacağım.
352 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Nasil guzel bir kitap. Doktor hanimin kitaplarinda konusundan cok, duygularin dile getirilisleri ilgimi cekiyor. Aslinda tanidik oldugum cokca duyguya sahit oluyorum, ancak bunlari boyle guzel kaleme almak buyuk bir basari.. Ellerinize, emeginize saglik.
352 syf.
“Küçükken çekilen acıların ateşi kolay sönmüyor,kolay unutulmuyor ve izlerini hayatımız boyunca üstümüzde taşıyoruz.” Diyor #gülserenbudayıcıoğlu yeni kitabında Kitap duru bir nehir gibi ellerinizin arasından akıp gidiyor.Nasıl bitti anlamadım. #camdakikız kitabı hüzün yüklüydü.Aşk,ayrılık,ölüm,ihanet ve insanın ruhunda oluşan derin yaralar nasıl güzel anlatılmış.Aslında kitapta anlatılanlar sanki bizim duygularımıza aracılık ederek bizlere ulaşıyor. Okurken etkilendiğim,yer yer ağladığım,düşündüğüm ve sindirmekte zorlandığım şeyler olduKeyifle değil ama acıyı hissederek okuduğum doğrudurOkumayanlara tavsiye ederim #arkakapak Aşk yakıyor
Ayrılık kavuruyor
Aldatılmaksa hep çok acıtıyor…
Bize çocukluk acılarını tekrar yaşatacak kişileri gözünden tanır, başkasına değil, ona âşık oluruz. Hayat onu kendi ellerimizle buldurur bize.
Kaderimiz aslında doğduğumuz evlerde yazılır. Yine o evlerde yaralanır, o yaralarla büyür, sonunda o yaraların bizi götürdüğü yere gideriz. Ancak mutluluk her zaman o yolda değildir… “Bu kitapta her zamanki gibi gerçek bir yaşam hikâyesi anlatacağım sizlere. Hep lüks içinde yaşamış ama kaderi daha baştan kötü yazılmış Camdaki Kız ile bir varoş çocuğunun aşk hikâyesi bu.” #okudumbitti #tavsiyekitap #doğankitap #hayallervekitaplar #roman #aşk #hüzün #acı
352 syf.
·4 günde·10/10
İlk başta şunu söyleyim ki son zamanlarda kitap daha piyasaya çıkmadan site içinde eserlere en düşük puanı veren bir furya var. Neden, niçin yaparlar bilinmez. Onlara tavsiyem bırakın bu işleri.

İnsanların 'Yerli Yalom' olarak andıkları Gülseren Hanım, yine her zamanki gibi ilaç tadında bir eserle karşımıza çıkıyor. Çoğu hastasının hayat öykülerini kaleme almış bir yazar. Onun kitaplarını okurken ister istemez bizler de bir terapi görmüş oluyoruz. Bu da onun en güzel yanlarından birisi. Hem hastalarını dinliyor hem de onların tedavisini üstlenirken biz okuyuculara da göndermeler yapıyor. Okuyup da etkilenmemek mümkün değil ki. Hayat hiç de görünüldüğü gibi değilmiş meğer. Herkese farklı acılar yaşatıp farklı sevinçler tattırabiliyor. Bu kitapta da göreceğimiz üzere camdan yaşamı izlemiş bir kızın hayatını okuyacağız. Nalan'ın acı dolu hayatı. Penceredeki buğulu camdan gördüğü her biri farklı insanların, onun geçmişine dair yaptıkları yolculuklarını okuyacağız.

İspanyol yazar Ricardo Salmon şöyle söyler: ''Aşk birdenbire ortaya çıkıverir , aynı bir meteor düşmesi gibi.'' Yine, ''Aşk, sırtından hançerlenmektir,'' der. Of ki of Nalan sırtından çok kötü hançerleniyor. Küçüklüğünden beri sevgisiz yaşamanın bedelini çok ağır ödeyecektir. Onu, varoş çocuğu Hayri'ye esir edecektir. Hayri de varoş çocuğu ya, deli gibi seviyor Nalan'ı. Fakat Hayri de boşuna gelmiyor ya Gülseren Hanım'ın seanslarına. Muhtaç çünkü ona. Nalan da Hayri de bizler de.
Psikiyatr Gülseren Hanım gerçekten başarılı bir hekim. Bunu yazdıklarından, söylediklerinden bile çok rahatlıkla tahmin edebilirsiniz. Her yönlü düşünebilen, dini olguların yanında insanın naturalist özelliklerine dair de çok büyük bir analizler yapabilen bir kişilik. Son derece titiz, hastalarına karşı sadakat ve sabırla ön plana çıkan bir profil. Kadın ve erkek her hastasına objektif bakabilmesi ve bunu sonuna kadar, herkese karşı gösterebilmesi büyük bir olgunluktur.

Son olarak Gülseren Hanım bence şunu sergiliyor: O, hayatta çaresiz kalmış kişilere el atan, onları yaşama döndüren bir psikiyatr. Aynı, yolda kalmış, tek başına aracı yürütemeyen bir şoför gibi. Hani bir el atılınca, az bir yürütünce birden çalışan araba gibi. Çalıştıktan sonra şoförle, ona yardım edenin birbirlerine karşı gülümsemesi, sevinci yok mu, işte Gülseren Hanım da hastalarının düzeldiğini gördükçe aynı o tablo gibi bir mutluluk yaşıyor. Belki hepimiz bir yardım bekliyoruz. Bunun için kendinizi rahatsız, huzursuz hissediyorsanız bir psikiyatrın yolunu tutun. Bu yol ilk önce Gülseren Hanım'a gitmeli bence ama. Saygılar...
352 syf.
·2 günde·10/10
Yazar yine kendi terapisinden verdiği örnekle karşımızda.Olmaz olsun böyle çift dediğim,kızdığım,üzüldüğüm noktalar çok oldu.Tavsiye ederim.Keyifli okumalar.
352 syf.
·15 günde·Beğendi·10/10
Gülseren Budayıcıoğlu nu sosyal medyada bir video ile tanıdım.Iyi ki tanımışım.. Okuduğum kitaplar arasında farklılık oldu kitapları.Önce Madalyonun İçi, Hayata Dön, Kral Kaybederse, Günahın Üç Rengi ve son olarakta 8 martta çıkan Camdaki Kız adlı yeni kitabını henüz bitirdim.Bir sonraki yazacağı kitabı merakla bekliyorum.
Kendisi psikiyatri dr olan yazar,kitaplarında hastalarının hayat hikayelerinden bahseder.Camdaki Kız adlı kitabında yazdığı gibi "Aynı ülkede yaşayan ama birbirinin derinliklerini hiç bilmeyen bir milletiz biz.Nasıl da kopmuşuz birbirimizden." Bu bence kitabı özetleyen bir cümle.Bütün kitaplarında olduğu gibi,bu kitabında da off çektiğim oldu,gulumsedigim oldu,üzüldüğüm oldu.Gercekten kimsenin hayat hikayesini bilmiyoruz.Öyle gizli ki..Bilmek için kisinin anlatması yeter belki,anlamak için psikiyatr olmak gerek.Iyi ki varsınız hocam.Keleminize sağlık.Bütün kitaplarını şiddetle tavsiye ediyorum.Ne yazacagimi ben de şaşırdım
352 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Gülseren Budayıcıoğlu...
Tecrübesini yaşam iksiri ile yoğurmuş kendi acılarını hastalarının acıları ile birleştirmiş, herkes de kendinden bir şeyler bulmuş herkese kendinden bir şeyler vermiş güzel kadın...
Hiçbir ayrıtıyı betimlemeden aktarmak gibi bir adeti yok. Süslenmiş ama bir o kadar da soyutluktan uzak somut cümleler kurabilen tecrübeli bir yazar.
Bu kitabı yazarken diğer kitaplarına nazaran daha çok kafa karışıklığı yaşamış olmalı diye düşündüm nedense. Yorucu ve meşakkatli bir yolun sonunda okurları ile buluşturduğu son kitabındaki kahramanlar daha bir yakın geldi bana. Daha bir candan ve daha bir samimi.. Kitabın ana karakteri Nalan'ın ağlamasını kendi yüreğimde hissettim, diğer bir karakter Hayri'nin yüzünü kendi zihnimde saatlerce kusursuzca çizmeye çalıştım. Okudukça meraklandım, meraklandıkça daha çok okudum.
Siz de okuyun. Okumadan bilemezsiniz. Okumadan anlayamazsınız. Kader her zaman kendi motiflerini inciler dizerek gözlerinizin önüne sermez ve ne diyordu Gülseren Hanım "Kaderimiz aslında doğduğumuz evlerde yazılır. Yine o evlerde yaralanır, o yaralarla büyür, sonunda o yaraların bizi götürdüğü yere gideriz. Ancak mutluluk her zaman o yolda değildir..."
Kendi mutluluk yolumuzu kendimiz çizelim. Dikenli patikaların arka yolunda her zaman kendi kader defterimizi yazmamız için boş sayfalar vardır...Boş sayfaları doldurmak bizim işimiz. Hadi sarılalım, hadi gülelim ve devam edelim.
Move on !
352 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Kitap çok akıcıydı.Gülseren Budayıcıoğlu'nun okuduğum 3. Kitabıydı. Kendisini keyifle takip ediyorum.Kitabı genel olarak beğendim.Kitapta yoğun olarak Nalan ve Hayri'nin hikayesi anlatılıyor.Hikayeleri de gercekten çok ilginç.Gülseren hanımın diğer kitaplarında olduğu gibi karakterler terapiye geliyor. Karakterler psikoloğa anlatmanin verdigi rahatlıkla anlattıkça da kendilerini daha iyi anliyorlar. Yavaş yavaş toparliyorlar tabi ama genelde iyileşme evresinde psikolog bir soru sorar ve o soru yüzünüze öyle çakılır öyle bir şiddetle gerçekle yüzlesirsiniz ya. Kitapta öyle sorular yoktu daha ağırlıklı olarak hayat hikayeleri vardı. Tabi hep anlattığı kader motifleri. Hep üstüne bastıra bastıra anlattığı kader motifi.. Kitabı okuduktan sonra kendi kader motifim ve içine girdigim çemberler konusunda düsünüp durdum..
352 syf.
·Puan vermedi
Kederli bir hikaye. Ne hayatlar var diyorsunuz kendi kendinize. İnsan bir şekilde kadersizliğiyle başa çıkma yolları buluyor ama ya o yollar bize geçmişimizi tekrar tekrar yaşatıyorsa?
352 syf.
·7 günde·Puan vermedi
CAMDAKİ KIZ-Gülseren BUDAYICIOĞLU
“Kader motifi işte tam da böyle bir şeydir. Çocukken o motif size ne yaşattıysa, ne hissettirdiyse, çevreniz değişir ama motif değişmez. Ne yapar eder sizi aynı motifin saldığı kokulara doğru mıknatıs gibi çeker.
Sevgili Gülseren Budayıcıoğlu’nun okuduğum ikini kitabıydı ve her iki kitapta da kalemine hayran kaldım. Kendisi psikiyatri doktoru olan sevgili yazarımız, kitaplarında hastalarının gerçek yaşamını ele alıyor.
Hayri, Nalan, Zeynep.. hepsinin hayatları o kadar başka ki.. Yaşarken belki de çoğu gerçeği idrak edemediğimizi veya kabul edemediğimizi okurken bir kez daha anlıyorsunuz. Aşk, psikoloji ve hayat.. Bu üçünün en güzel güzellemesi olabilir bu kitap ve yeri geldi birçok cümle de duraksadım, duygulandım. Yeri geldi bir çok cümlenin altını çizerek notlar aldım.. Bir kitap sizi daha ne kadar etkileyebilir ki..
Bir kez daha okuduğum için iyi ki diyorum!
Sizde mutlaka hayatınızın bir köşesinde gerek bu kitaba gerekse Gülseren Budayıcıoğlu’nun başka kitaplarına yer verin. Pişman olmayacaksınız.. Sağlıkla, sevgiyle, kitapla kalın..
352 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
"İnsanın anavatanı çocukluğudur." Diyor. Takılıp kaldığımız, dönüp dönüp baktığımız, arayıp durduğumuz.

Camda ki kız da yazarın okumuş olduğum diğer iki kitabı gibi etkileyiciydi ... Dili yalın ve akıcı, olay örgüsü merak uyandırıcı, hüzünlü...
Kitabı okurken ister istemez kendi kader motifini düşünüyor insan ..

Okuyun ! Tavsiyemdir
352 syf.
·Puan vermedi
Gülseren Hanımın ilk hayata dön kitabını okudum. Kitaplarındaki hikayeler hep hayattaki hikayeler. Bu hikayeler üstü örtülen hikayeler ve yazarın psikiyatrist olması sayesinde bu örtüler kalkıyor. Her kitabını okuduğumda iyi ki okumuşuyum diyorum. Daha nice güzel kitaplar yazması dileğiyle.....
“Küçükken çekilen acıların ateşi kolay sönmüyor, kolay Unutulmuyor ve Izlerini hayatımız boyunca Üstümüzde taşıyoruz.”
Eğer o AŞK
Sizi güzelleştiriyorsa,
Kendinizle barıştırıyorsa,
Enerjinizi arttırıyorsa,
Çevreyle ilişkinizi düzeltiyor,
Sizi daha esnek,
Daha hoşgörülü,
Daha çalışkan,
Daha iyi insan yapıyorsa,

O aşkla birlikte yaşamayı daha çok seviyorsanız,

Sakın peşini bırakmayın.
Terapistler de insandır ve kendi yaşam mecrasında onlar da yaralanırlar. Bu dünyada yara almadan büyüyen birinin var olduğuna inanmıyorum. Zaten insan aldığı yaralarla büyüyor, var oluyor ve kaderini yazacak olan kişiliğini kazanıyor.
Ve son olarak hastalığın sevgisizlikten, şifanın ise her zaman sevgiden , şefkatten geldiğini çok daha iyi biliyorum.
Sanırım insandan başka Hiç bir canlı utanmayı bilmiyor.İnsanların da hepsi değil, yalnızca bir kısmı, yani utanacak kadar insan kalanlar başarabiliyor bunu.
"Ben hep derim,parayla,yatla,katla,ihtişamla insan mutlu olamaz.O yatlarda,katlarda sevgi varsa,güven varsa,paylaşım varsa ancak o zaman insanlar bunların içinde mutlu olurlar.İnsanoğlunun doğası bunu ister.Gerisi vesaire,vesairedir.Bu vesairelerin bir kısmı keyfimize keyif katar,bir kısmı da mutluluğumuza gölge düşürür.Ama insanın keyfi yerindeyken içilen bir bardak su,yenen bir yemek,koklanan bir çiçek,alınan bir hediyenin tadına doyulmaz."
Gülseren Budayıcıoğlu
Sayfa 229 - Doğan Kitap

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Camdaki Kız
Baskı tarihi:
6 Mart 2019
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050959628
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Camdaki Kız
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
“Küçükken çekilen acıların ateşi kolay sönmüyor, kolay unutulmuyor ve izlerini hayatımız boyunca üstümüzde taşıyoruz.”

Aşk yakıyor
Ayrılık kavuruyor
Aldatılmaksa hep çok acıtıyor…

Bize çocukluk acılarını tekrar yaşatacak kişileri gözünden tanır, başkasına değil, ona âşık oluruz. Hayat onu kendi ellerimizle buldurur bize.

Kaderimiz aslında doğduğumuz evlerde yazılır. Yine o evlerde yaralanır, o yaralarla büyür, sonunda o yaraların bizi götürdüğü yere gideriz. Ancak mutluluk her zaman o yolda değildir…

“Bu kitapta her zamanki gibi gerçek bir yaşam hikâyesi anlatacağım sizlere. Hep lüks içinde yaşamış ama kaderi daha baştan kötü yazılmış Camdaki Kız ile bir varoş çocuğunun aşk hikâyesi bu.”
Dr. Gülseren Budayıcıoğlu

Kitabı okuyanlar 94 okur

  • Deniz Deniz
  • Melike Biçer
  • Ülkü Çekil
  • Celal Çekil
  • Nese kucukdogan
  • Simge Korkut
  • Hande bural
  • Aydan Şenol
  • onyuzmilyonkitapp
  • Fatma Demet YILMAZ

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40.9 (18)
9
%15.9 (7)
8
%15.9 (7)
7
%9.1 (4)
6
%0
5
%4.5 (2)
4
%2.3 (1)
3
%2.3 (1)
2
%4.5 (2)
1
%4.5 (2)

Kitabın sıralamaları