·
Okunma
·
Beğeni
·
63,5bin
Gösterim
Adı:
Camdaki Kız
Baskı tarihi:
6 Mart 2019
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050959628
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Camdaki Kız
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
“Küçükken çekilen acıların ateşi kolay sönmüyor, kolay unutulmuyor ve izlerini hayatımız boyunca üstümüzde taşıyoruz.”

Aşk yakıyor
Ayrılık kavuruyor
Aldatılmaksa hep çok acıtıyor…

Bize çocukluk acılarını tekrar yaşatacak kişileri gözünden tanır, başkasına değil, ona âşık oluruz. Hayat onu kendi ellerimizle buldurur bize.

Kaderimiz aslında doğduğumuz evlerde yazılır. Yine o evlerde yaralanır, o yaralarla büyür, sonunda o yaraların bizi götürdüğü yere gideriz. Ancak mutluluk her zaman o yolda değildir…

“Bu kitapta her zamanki gibi gerçek bir yaşam hikâyesi anlatacağım sizlere. Hep lüks içinde yaşamış ama kaderi daha baştan kötü yazılmış Camdaki Kız ile bir varoş çocuğunun aşk hikâyesi bu.”
Dr. Gülseren Budayıcıoğlu
352 syf.
·Beğendi·9/10
Gülseren Hoca’nın tüm kitaplarını okudum ve şunu bir kez daha anladım ki her öykünün damakta bıraktığı tat ve kalpte bıraktığı keyif farklı. Camdaki kız’da yaşanarak örenilmiş gerçeklerin ifade edildiği kurgusuz olduğu gibi yalın bir eser. Kıymetli bilgiler içeren kitapta hayatınız için çıkarımlar yapmanız mümkün. İnsan psikolojine dayalı yazılan her satır her bir söz benim için candır. Tavsiyedir efendim
352 syf.
·10/10
Sevgi ne kadar güzel bir şey.
İnsanın sevildiğini, değer verildiğini bilmek. Sanki onsuz yaşamak imkansız gibi. Enerjimiz onunla depolanıyor. Kitabın bir yerinde şöyle yazıyor:

"İnsanın ruhsal durumu yüzüne nasıl da yansıyor. Bir kadın o gün çok güzelse, mutlaka seviliyordur. Sevilmenin ışıltısı yansır yüzüne."

Peki sevgisiz kalmış insanlar? Çocuklar?
Ruhu aç bırakılmış.
Açken bir insan mutlu olabilir mi?
Bu kitap bunu en güzel bir şekilde anlatmış. Psikiatri doktoru Gülşeren Budayıcıoğlu kendi hastalarıyla anlatmış bizlere.

Ana karakterimiz Nalan en çok etkileyen kişi...
Doğumundan suçlu tutulmuş, hiç bir günahı yok, hiç bir şeyden haberi yok ama, dünyanın tüm yükü küçücük sırtında toplanmış. Sevgi, anne baba şefkati göremeden büyüyor Nalan.
Ruhu aç kalmış sevgiye.
Bir kez daha çocuklarımıza tüm sevgimizi, şefkatimizi neden vermemiz gerekiyor anladım. İnsan sevgisizlikten büyüdükçe kötü oluyor. Ne yaşadıysa onu yaşatmaya çalışıyor. Aç kalmış bir ruh zamanla sadistleşiyor, zalimleşiyor.

Sevgiden uzak kalmış kız çocukları ise genellikle büyüdükçe bu açlığı doyurabilmek adına yanlış kararlar verirler, yanlış kişilere yönelirler.

Sevgili anneler babalar. Lütfen çocuklarımızı sevelim, değer verelim. İnsan çocuğunu sevmez mi diyeceksiniz. Sevgi, belli edilince güzeldir. İçinde yaşadığın sevginin kime ne faydası var? Çocuklar sevilmek, sevildiğini görmek ister. O halde, yaşları ne olursa olsun, ister 5 yaşında bir çocuk, isterse 20 yaşında bir çocuk olsun. O hâlâ anne babası tarafından kollarına alınmak, sevilmek ister. Mahrum etmeyin onları bundan.
Söylemek istediğimi en güzel bunlardan mahrum kalmış kişiler anlayacaktır.

Doktorumuz kitabının sonunda yazdığı gibi:
"Hastalığın sevgisizlikten, şifanın ise her zaman sevgiden, şefkatten geldiğini çok daha iyi biliyorum."

Mutlaka okuyun dediğim bir kitap.
Saygılar, sevgiler, bolca sevgi göreceğimiz günler diliyorum.
  • Kral Kaybederse
    8.9/10 (1.354 Oy)1.327 beğeni3.554 okunma1.416 alıntı33,1bin gösterim
  • Günahın Üç Rengi
    8.7/10 (699 Oy)681 beğeni2.076 okunma680 alıntı14,6bin gösterim
  • Hayata Dön
    8.7/10 (949 Oy)1.117 beğeni2.477 okunma1.062 alıntı102,5bin gösterim
  • Son
    7.7/10 (439 Oy)401 beğeni1.553 okunma329 alıntı9,9bin gösterim
  • Madalyonun İçi
    8.8/10 (677 Oy)700 beğeni1.992 okunma1.072 alıntı16,3bin gösterim
  • Üç Kız Kardeş
    8.6/10 (1.112 Oy)1.159 beğeni3.291 okunma799 alıntı36,6bin gösterim
  • Rüzgarlar Hep Gençtir
    8.3/10 (586 Oy)607 beğeni2.036 okunma1.044 alıntı18,2bin gösterim
  • Gör Beni
    8.7/10 (2.505 Oy)2.766 beğeni6,2bin okunma6,3bin alıntı75,4bin gösterim
  • Ölüler Diyarı
    8.4/10 (602 Oy)521 beğeni1.392 okunma582 alıntı12,2bin gösterim
  • Bülbül
    9.2/10 (583 Oy)563 beğeni1.381 okunma501 alıntı11,5bin gösterim
352 syf.
·6/10
Bu yazar ablanın nesi bu kadar abartılıyor tam anlamadım ya da belki sadece bu kitabı vasattır. Bilemedim. Tek kitapla da yargılamak istemiyorum. Kitap iyi hoş yani okunmayacak gibi değil fakat sanattan çok uzak edebiyattan çok uzak vasat bir anlatım dili var. Hele ki kitapta batı toplumuyla anadolu insanı arasındaki farkların irdelendiği kısımlar resmen bana "ay teyze darlama tamam" dedirtti. Şu kitabın herhangi bir kısmında edebiyat adına taklalı bir cümle, şöyle vay be dedirten hiçbir anlatım yok. Sadece duru bir Türkçe ile dümdüz anlatmış yazar. Yani o yüzden 6 dan az vermek haksızlık olur ancak 6 dan fazla vermek için hiçbir sebep bulamıyorum. Vasat ve yavan bir kitap. İlla okuyun denebilecek bir yanı yok.
352 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Ah Gülseren hanım ahhh...

Okurun kalbine öyle ince öyle güzel dokunmuş ki hayata dair dersler veriyor ama bunu sıkmadan yormadan okadar zarif bir şekilde yapıyor ki..
Aynı kitapta tam bir İstanbul hanımefendisi olan Nalan köyden şehre gelin gelen Türkan aslında en büyük dersi sevmeyi sabretmeyi öğreten kadın.. Laz kızı pavyon kadını vurdumu oturtan cinsten sinir etmeye gör neler yapar!
Hayri tüm kadınları seven hepsine sevdiğini hissettiren Hayri ye kızamıyorum aslında en çok ona kızmam lazım 3 kadını idare ettiği için ama yok kızamıyorum kitabı okursanız ne demek istediğimi anlayacaksınız sözlerimi kitaptan alıntı yaparak bitirmek istiyorum...

"Artık eskiden daha kolay " Hayır " diyebiliyorum ve ben " Hayır " deyince dünya dönmekten vazgeçmiyor . İstemediklerime " Dur " diyebiliyorum. Demek " Dur " deyince insanlar durabiliyormuş. Genç kızlığımdaki gibi daha gülüyorum. Özgürüm, bana şunu yap, bunu yapma diyen yok ve ben canım ne isterse öyle yapıyorum ama nedense canım en çok çalışmak istiyor.
Evde yalnızım ama hayatta yalnız değilim. "
352 syf.
·5 günde·Beğendi·Puan vermedi
Gülseren Budayıcıoğlu'nun ilk defa bir kitabını okudum. Kendisine, mesleğine (psikiyatr), insanlara yaklaşım tarzına, yargılamadan kimseyi dinlemesine, hayat görüşlerine hayran kaldım..
Kitap Gülseren Hanım'ın birkaç hastasının tedavi süreci içerisinde anlatmış oldukları hayat hikâyelerini içeriyor. Özellikle Nalan isimli bir bayanın hayatını konu edinmiş, okudukça içine çekiyor, düşündürüyor, insanı derinden sarsıyor.Kitabı bitirdikten sonra bir süre etkisinden kurtulamayacağınız, ruh tahlillerinin oldukça sade dille yapıldığı hayatımızın içinden muazzam bir eser..
"Sevgi herşeyin ilacıdır."
Ne geliyorsa başımıza sevgisizlikten geliyor. Çoğumuzun hataları belki de hep sevgi arayışı içerisinde oluşumuzdan.
Ve bu kitabı bitirdikten sonrada kimseyi yargılamadan once dinlemek gerektiğini bir kez daha görmüş oldum. Herkesin kimseye anlatamadığı derinlerinde gizli olan öyle hayat hikâyeleri vardır ki...
Çok severek okuduğum, oldukça akıcı eserlerden.Herkese tavsiye ediyorum...
352 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Camdaki kız...
Kitabı okumadan önce aklımda canlanan camdan hayatı izleyen bir kızdı. Açıkçası kızın fiziksel bir engelinin olduğunu düşünmüştüm. Kitabı okuduktan sonra fiziksel engel oluşmasa bile, ruhsal engelin fizikselden daha büyük acılar yaşattığını öğrendim.
Gülseren Hanım’ın okuduğum ilk kitabıydı ve ben onla geç tanışmanın da hüznünü yaşadım. Kitabı okuduktan sonra aldığım kararları kader motifiyle almamaya özen göstermeye başladım.
Ne demek istediğimi anlamayanlara spoi vermek istemiyorum o yüzden kitabı mutlaka okumalısınız.
Her insanın dinlemeye değer bir öyküsü vardır. Biz de bu kitapta birçok hayat öyküsüne şahit olduk.
İyi okumalar...
352 syf.
·12 günde·Beğendi·7/10
Sanat değeri taşıyan edebi bir eser mi, deseniz, değil... Olması da gerekmiyor zaten. İçinde anlatılan kişiler ve olaylar gerçek hayattan olmasa " yok canım, o kadar da değil, olmaz " derdim. Psikiyatrın izlenimleri ve hastaların yaşadıkları günlük dille, en yalın halle ve doğal ayrıntılarla aktarılıyor. Olayların içine onların gözüyle dahil oluyor, onların düşüncedeki değişimlerini izliyor, davranıştaki çelişkilerini rahatça fark ediyorsunuz. Hep acılı hayatlar, derin izler, yoğun duygular anlatılmış. Günümüzde, günümüze en yakın zamanda hala güçlü ve azimli kadınların bile küçücük mutluluklar, sevgi ihtiyacı, beğeni dileği ve sevgi uğruna çok önemli özverileri var. Bu güçlü kadınlar belki bir süre sonra hayatlarına muktedir olabiliyorlar ama yitik yılları ve geçmişleri kalplerinde derin acılar bırakıyor. Akıllı ve mantıklı olan bu kadınlar, yine duygularına yenik düşüp, zaafiyetlerinin ağır yükü ile yol alamadıkları belki de hayatın öğretisi olarak teselli bulacakları yıllar yaşıyorlar.
Peki ne yapmalıyız? Çok zeki, çok başarılı, çok eğitimli, çok kültürlü bile olsak biz kadınlar duygularımıza ve güçlü hislerimize hangi yaşta olursak olalım yeniliyorsak, toplumda yalnız biz değil, erkeklerimiz de bizim kadar önemli bunu bir daha görüyoruz. Hangi güçlü duygu bize yanılgılar yaşatıyorsa o yanımızı onarmalıyız. Sevdiklerimiz, sevenimiz, sevmeyi göze aldıklarımızla aynı duyguda ve aynı yolda yürüyor olmanın huzurunu yaşamak dileğiyle...
352 syf.
·Beğendi·8/10
Gülseren Budayıcıoğlu’nun okuduğum ilk kitabı Çok akıcı yazıyor ve insanların kişiliklerini davranışlarını psikolojilerini çok başarılı tahlil etmiş. Psikolog da var kitapta. Kader temasına da kitap çok vurgu yapmış.Ayrıca seçimlerimizi küçükken yaşadıklarımızın etkilediğini de söylüyor kitap. Yani bilinçaltı denilen o bilinmez dünyaya da selam çakmayı unutmuyor. İyi okumalar var olun
352 syf.
·Beğendi·7/10
Arkadaşımın önerisi ile Gülseren hanımla tanışmamı sağlayan kitap. Alırken gerçek yaşam hikayeleri anlattığı için dikkatimi çekmişti. Okurken basta çok sıkıcı geldi yarım bitakacaktim ama direndim resmen. Sonunda okuduğuma pisman olmadim. Bitirdiğimde "vay be cidden böyle hayatlar var mı ?" diye sorduğum, beklediğimden daha şaşırtıcı biten kitaptı.

En çok etkilendiğim cümle "annesinin doyuramadığını hayat doyuramaz" 

Okurken Hayri karakterini yer yer boğmak isteyeceksiniz. Yer yer şaşıracak kendinizi bi an hikayenin içinde bulacaksınız.
 
352 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Nasil guzel bir kitap. Doktor hanimin kitaplarinda konusundan cok, duygularin dile getirilisleri ilgimi cekiyor. Aslinda tanidik oldugum cokca duyguya sahit oluyorum, ancak bunlari boyle guzel kaleme almak buyuk bir basari.. Ellerinize, emeginize saglik.
352 syf.
·6 günde·8/10
Okudugum ikinci kitabi Gulseren Budayicioglu' nun. Yazar seanslarinda dinledigi gercek bir yasam ve aşk hikayesini kaleme almis. Hikayenin gercek olusu kitabin okunurlugunu daha bir artiriyor sanki. Kitaptaki yan karakter Zeynep in yasam oykusude 'Dogdugun ev kaderindir' adi ile dizilestirilmis. Kitap derin psikolojik analizler iceriyor. Ulkenin gerceklerini gozler onune seriyor. Oldukca akici bir anlatimi var...
Kitapla kalin....
“Aşk akut bir hastalıktır. Ani başlar ve çok gürültülü seyreder. Tansiyon yükselir, kalp hızlanır, nefes alışverişler sıklaşır, yanaklar pembeleşir, vücut ısınır. Böyle akut bir duruma insanoğlu bir ömür nasıl dayansın? Böyle bir heyecan yıllar boyu sürecek olsa, kalbimiz ne çok zarar görürdü bu durumdan. Yani uzun lafın kısası zamanla bu duruma beden ve ruh uyum sağlar ve âşık olunan kişi karşısında duyulan heyecanlar yavaş yavaş kaybolur. Ve aşk kronikleşir... Kronikleşince de aşk olmaktan çıkar sevgiye, güvene, huzura ve alışkanlığa dönüşür.”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Camdaki Kız
Baskı tarihi:
6 Mart 2019
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050959628
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Camdaki Kız
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
“Küçükken çekilen acıların ateşi kolay sönmüyor, kolay unutulmuyor ve izlerini hayatımız boyunca üstümüzde taşıyoruz.”

Aşk yakıyor
Ayrılık kavuruyor
Aldatılmaksa hep çok acıtıyor…

Bize çocukluk acılarını tekrar yaşatacak kişileri gözünden tanır, başkasına değil, ona âşık oluruz. Hayat onu kendi ellerimizle buldurur bize.

Kaderimiz aslında doğduğumuz evlerde yazılır. Yine o evlerde yaralanır, o yaralarla büyür, sonunda o yaraların bizi götürdüğü yere gideriz. Ancak mutluluk her zaman o yolda değildir…

“Bu kitapta her zamanki gibi gerçek bir yaşam hikâyesi anlatacağım sizlere. Hep lüks içinde yaşamış ama kaderi daha baştan kötü yazılmış Camdaki Kız ile bir varoş çocuğunun aşk hikâyesi bu.”
Dr. Gülseren Budayıcıoğlu

Kitabı okuyanlar 4.943 okur

  • Mensu
  • Gönül Çakır
  • Ece Demir
  • Rüveyda Şentürk
  • HÜMEYRA
  • Pakize Başyiğit
  • Aytac Allahverdiyeva
  • Özge afsar
  • Ted Mosby
  • elf

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%32.3 (542)
9
%22.1 (371)
8
%22.7 (382)
7
%12 (202)
6
%5.1 (86)
5
%3.5 (59)
4
%0.7 (12)
3
%0.5 (9)
2
%0.4 (7)
1
%0.6 (10)

Kitabın sıralamaları