Çamlıca'daki Eniştemiz

·
Okunma
·
Beğeni
·
1272
Gösterim
Adı:
Çamlıca'daki Eniştemiz
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
223
Format:
Karton kapak
ISBN:
9750809910
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
"Abdülhak Şinasi’yi okurken, nesrin yazı olduğunu, konuşma olmadığını tekrar hatırladım. Abdülhak Şinasi, nesre son zamanlarda unutur gibi olduğumuz bu mevkiini iade eden
muharrirlerimizdendir" diyor Ahmet Hamdi Tanpınar.

Eski baskıları arasındaki farklar gözetilerek, yazarın dili ve imlası korunarak hazırlanan bu kitap, Hisar’ın edebiyatımızdaki yerini belgeler nitelikte
204 syf.
·5 günde
Böylesine ahenkli, akıcı ve şiirsel bir dille yazılmış çok az kitap okudum. Bazı kitaplar için bunu söylüyorum. Okuma eyleminin kendisini zevk hâline getiriyor diye. Bu da onlardan. Türkçenin nasıl güzel bir dil olduğunu ispatlayan, göze ve kulağa inceliklerini hissettiren nefis bir anlatım. Üst düzey bir edebi üslup. Hani hiçbir şey anlatmasa da okumanın keyfi için elden düşürülmeyecek nitelikte. Hani bazı kitaplar vardır. Tam bir sanat eseridir. Ama okuyan altında ezilir; aciz kalır. Bu onlardan da değil. İnsanı ezmeyi bırak üstüne alıp gezdiriyor. Tıpkı bir atlıkarıncaya binmiş gibi hissettiriyor. Ancak tıpkı atlıkarınca gibi pek bir yere götürmüyor. Roman olduğu düşünülürse bu tarz bir kitabı sevmeyecekleri sıkabilecek yönleri de var. Bir kere kitap boyunca hiç diyalog yok. İnsanların sözlerine hiç yer verilmemiş. Hiçbir olayı canlı canlı yaşatmıyor. Heyecanı yok. Bu sıkıcı gelebilir. Tamamı ilâhi bakış açısıyla bir üst anlatıcı tarafından anlatılıyor. Bir anı şeklinde yazılmış. Anlatan kişinin anıları. Sürekli bir geçmiş hissi.

Çok güçlü tasvirler var. Öyle bir manzara çiziyor ki kelimelerle, önünüze zamanın İstanbul' unu bir fotoğraf netliğiyle seriyor. Ve bu tasvirler sayfalarca sürüyor. Baş kahraman eniştenin kişiliğini, duygu ve düşüncelerini kitabın bütününe yedirerek, sanki onunla birlikte yaşayarak zamanla tanımışız hissini veriyor. Gerçek hayattaki gibi. Bu kadar uzun anlatımlardan sıkılmazsanız zevkle okursunuz. Yer yer anlatımdaki ahenge öyle kaptırdım ki kendimi, hikâye neydi, ne okuyordum unuttum gitti. Böyle kitaplar okuyunca artık Türkçe bilen kalmadığını düşünüyorum.

Not: Okuduğum kopya 1956 basımı. Bu yüzden olsa gerek günümüzle bazı imla farklılıkları var. Noktalama işaretlerinin kullanımı, ayrı-birleşik yazılan kelimeler. Zamanın matbaa teknolojisinden kaynaklanan bazı basım hataları.
223 syf.
Yazarın okuduğum dördüncü kitabı. Yine bu kitabında da şiirimsi bir dil kullanmış ki belki de okumadığım kitapları da öyledir. Yapı Kredi Yayınları yazarın fotoğrafının olduğu bir kitap ayracı ile kitabı satıyor ki kitabı okurken ayracı masanızın üstüne bıraktığınızda, sık sık yazarla göz göze geliyorsunuz. Bu ister istemez stres yapıyor. Adam gibi oku dercesine bakan yazarın fotoğrafını gördükçe böyle duygu yüklü cümleleri kuran insanla hayalimde canlandırdığım insanın örtüştüremediğimi de söylemeden edemeyeceğim. Roman dan çok bir anlatı tarzı var ki, kitabın içinde de anlatıcı rolündeki yazar hatıralarımı yazıyorum diye bir cümlede sarf ediyor. İstanbul’un Çamlıca’sını ilmek ilmek tasvirleyen yazar, bir dönemin belli bir statüye sahip insanın -Hacı Vâmık Bey- yaşantısını, yaşantısındaki garipliklerini, hafif alaya alarak, tüm gerçekliğiyle gözler önüne sermektedir. Kitabın son bölümlerinde yazarın dili daha Türkçeleşmekte ve ders verici nitelikte bölümlerle birlikte müthiş finale imza atmaktadır. Kanımca kitabı okuyanların etkilenme dereceleri yaşları ile doğru orantılı olacaktır. Yaş olgunluğu daha yukarıda olan okuyucular daha fazla etkileneceklerdir. Hatta gençler sıkılabilirler de. Lakin bu benim görüşüm, tamamen yanılıyor da olabilirim.
223 syf.
·7/10
Memleket edebiyatının ve toplumu gercekci bir çizginin yeni yeni oturmaya başladığı 40 lı yıllarda adeta bir Tanzimat dönemi romanı yazan Abdülhak Şinasi gerek üslubu gerek kitabın içeriği nedeniyle ağır eleştirilere maruz kalmıştır. Temiz Türkçenin her sayfada belirgin bir şekilde kullanıldığı kitabı okumakta yarar var.
223 syf.
·8 günde·Beğendi
#çamlıcadakienistemiz
#abdülhakşinasihisar
#bağlamyayıncılık
#sayfasayısı203

Yazarın okuduğum ikinci kitabı oldu, daha evvel "Fahim Bey ve Biz" kitabını okumuştum. Baskısı olmadığı için kitabı nadir kitap sitesinden tedarik edebildim.

Roman kategorisinde olan kitap aslında roman değil. Anlatıcının çocukluk ve gençlik dönemlerinde ilginç kişiliği ile üzerinde derin etki bırakan çamlıcadaki enistesinin hayatından kesitler anlatılıyor. Fahim Bey ve Biz kitabında bahsedilen enişte sanırım bu. Bu kitaptada Fahim Bey'le aralarının iyi olmadığından bahsediliyor ve diğer kitapta da enistenin kişiliği anlatılırken bu kişi ile aynı özelliklere sahip.

Çok akıcı ve şiirsel bir dili var kitabın ve okurken zevk aldım diyebilirim. İnsanların birbiriyle, eşya ile ve ölümle ilgili ilişkileri ve düşünceleri muazzam bir Türkçe ile anlatılmış. Bu tür kitaplara günümüz gençliği iyibar etmesede ben çok sevdim, belki gençlerde ilerki yaşlarında bu kitabı seveceklerdir tabi tekrar basılırsa.
Ancak asıl dinlenilmediklerini göre göre artık dinlenilmeğe muhtaç olmadan kendi kendilerine söylemeğe alışanlardır ki bazan en tarafsız ve en doğru sözleri söylerler. Zaten belki de en güzel sözler, böylece, duyulmak maksadiyle söylenmemiş olan ve duyulmamış kalanlardır
Sanırız ki düşünürsek düşüncemizi takdir edecekler; söylersek, sözümüzü anlayacaklar; bilirsek, ilmimize inanacaklar; doğru hareket edersek, lehimize şahadet edeceklerdir. Aldanırız! Hemen daima bunun aksi sabit olur. Hayatımızın her anında yapayalnız kalırız. Çağırırız ve hiç kimse imdadımıza gelmez. Muhitimiz bize karşı her an kör, sağır ve şuursuzdur.
Yavaş yavaş, parça parça ölen bizler, ölülerin birdenbire ne kadar ölmüş olduklarına akıl erdiremiyoruz. Onlar artık kendilerinden bize geçmiş, birazda bizde kalmış zerreleriyle ancak, biraz bizim içimizde yaşayabilirler.
Biraz dikkat edersek görürüz ki insanların çoğu yarı deli, yarı iradelilerdir. Ve kah iradeleriyle, kah delilikleriyle hareket ederler. Onları olduklarından daha az deli veya daha çok iradeli zannetmek hatadır.
Ancak asıl dinlenilmediklerini göre göre artık dinlenilmeye muhtaç olmadan kendi kendilerine söylemeye alışanlar ki bazen en tarafsız ve en doğru sözleri söylerler. Belki de en güzel sözler duyulmak maksadıyla söylenmemiş olan ve duyulmamış kalanlardır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çamlıca'daki Eniştemiz
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
223
Format:
Karton kapak
ISBN:
9750809910
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
"Abdülhak Şinasi’yi okurken, nesrin yazı olduğunu, konuşma olmadığını tekrar hatırladım. Abdülhak Şinasi, nesre son zamanlarda unutur gibi olduğumuz bu mevkiini iade eden
muharrirlerimizdendir" diyor Ahmet Hamdi Tanpınar.

Eski baskıları arasındaki farklar gözetilerek, yazarın dili ve imlası korunarak hazırlanan bu kitap, Hisar’ın edebiyatımızdaki yerini belgeler nitelikte

Kitabı okuyanlar 46 okur

  • G.
  • Uğur Kaya
  • Veysel Can
  • Beyza ッ
  • Kübra Gerek
  • Yusuf Çelik
  • caner dilsiz
  • Hakan YILDIRIM
  • Çiğdem
  • Şeyda Çapşek

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%23.5 (4)
9
%29.4 (5)
8
%23.5 (4)
7
%17.6 (3)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%5.9 (1)