Adı:
Can Çekişen Küresel Güç
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
93
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059328616
Çeviri:
Oğuz Adanır
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğu Batı Yayınları
Sorulacak olursa eğer, bundan böyle yalnızca iki kelime ruh halimizi özetleyebilir: MUTLAK KEYİFSİZLİK…! Sonsuz bir kötülük sürecinden geçilerek bu küresel cehenneme inildi. Gerçekle tüm bağlar koptu ve eski büyük düşlerin yerini şok dalgaları kapladı. Dünyanın her köşesinde patlak veren felaketler sanki birbirleriyle bağlantılıymışçasına üzerimize geliyor. Her yeri sarıp sarmalayan terör, herhangi bir uç/karşıt saldırı değil, tam da küresel gücün ürettiği hegemonyanın kendisidir. İktidarlar kendi güçlerini temsil etmekten başka hiçbir temsil gücüne sahip değiller artık, yalnızca göstergelerle oynayarak güdümlenmeye hazır kalabalıkları yönetiyorlar. İyilik ve ahlâk adına işlenmektedir her cinayet… “Eskiden İyilikten başka bir İyiliğe geçebilmenin yolu Kötülüğe uğramaktan geçiyordu. Bugünse Kötülükten başka bir Kötülüğe geçebilmenin yolu İyiliğe uğramaktan geçiyor.” Ne kadar çok harcarsanız o kadar az harcamış olursunuz farkını yaratmak için kapitalizmin mutluluk yanılsamasına ihtiyacı var. Çürümüş bir seçkinlik için entelijansiyanın evrensellik masalına ihtiyacı var. Kibrin ve kötülüğün devamı için üçüncü sınıf demokrasiye ve inanç taklidine ihtiyaç var.
Ve daha fazla iyiliğe gereksinimi olmayan bir dünyanın karşılaştığı topyekûn çaresizlik:
“Her şeye sahip olmanın yol açtığı çaresizlik
Hiçbir şeye sahip olmamanın yol açtığı çaresizlik
Hiçbir şey olamamanın yol açtığı çaresizlik
Herkese benzemenin yol açtığı çaresizlik
Hiç kimse olamamanın yol açtığı çaresizlik.”
Baudrillard ın okuduğum 4.kitabı ve tabi ki asla ona başlangıç için uygun bir kitap değil.Kitap yerleşik terimlerin aslında ne kadar da sözlüğe bakmadan ne kadar da yavan olduğunu bir kez daha bana kanıtladı ancak şöyle de bir gerçek var bu kitaba başlarken hegemonya tanımını bilmeniz gerekiyor ben de internetten kısa bir araştırma yaptım şöyle ki Tdk nın tanımıyla bu kitabı okursanız hiçbir şey anlamayacağınızdan emin olun wikipedia dan okuduğum için taşlar yerine oturdu.Merak edenler için;
tdk
hegemonya
isim (hegemo'nya) Latince
1. isim Bir devletin başka bir devlet üzerindeki siyasal üstünlüğü ve baskısı
"Sırplar, Bulgarlarla muharebe ederek Balkan Yarımadası'nda hakiki bir hegemonya elde etmişlerdi." - F. R. Atay
2. Bir kişinin başka bir kişi üzerindeki üstünlüğü ve baskısı
wikipedia
Hegemonya (Yunanca ἡγεμονία, hēgemonía), bir sistem içerisindeki bir elemanın diğerlerinden üstün, baskın olduğunu belirtir. Marksist teoride daha teknik ve has olarak kullanılmıştır. Antonio Gramsci'nin eserlerinde baskın sınıfın boyun eğenlerin izniyle gücü kazanması olarak bahsedilmiştir.
Fazla söze gerek yok bazen bazı boşlukları doldurmak zor gözüküyor.
Hegemonya dönemi olumsuz ve eleştirel düşüncenin ortadan kaybolmasıyla başladı. Bundan böyle bu sanal İyilik imparatorluğunda yaşamın istinasız her alanına yönelik olumlu yaklaşımda, bu bütünsel gerçeklik evreninde eleştirel düşüncenin, sistemi içeriden eleştirerek yıkmaya çalışması olanaksızdır. Çelişkiler, güç ilişkileri ve devrimci şiddet dönemi sona ermiştir. Bundan böyle daha çok küresel özellikler taşıyan tezgah, uzlaşma, kapalı devreden söz etmek gerekiyor. Dağılıp giden eleştirel düşünce artık sistemin merkezinde yer almıyor. Keza bu abartılmış olumlu yaklaşım sürecine bağlı olarak güç de can çekişiyor. Tam kusursuz bir görünüme sahip olacağı bu son noktada bir üst aşamaya geçmeyi başaramayan(kendi kendini aşma anlamında Aufhebung) sistem bir çözülme sürecine girmiştir (kendi kendini tasfiye etme anlamında Aufhebung).
Modernleşme dönemine özgü bir zafere benzeyen her şey günümüzde tersine çevrilebilir ve yeni bir kölelik biçimine benzeyebilir. Örneğin, ideal bir biçim olduğu düşünülen şeffaflık, günümüzde teröre hizmet eden bir unsur haline dönüşebilir. Yaşamlarının son evresinde yoğun bakıma mahkum edilmiş toplumlarımıza ait tipik özelliklere benzeyen özgürlük ve özgürleşmenin büründüğü en son biçim olan liberalizm böyle bir şeydir.
Hegemonya kendini artık sahip olduğu teknikler, değerler, ideojileri ihraç ederek değil bu değerlerin bir parodisini evrensel boyutlara taşıyarak gösteriyor.
Teröristler, ölerek meydan okuyorlar Batı'ya. (...) Başka bir deyişle bir kültür ya da bir insanın değer verdiği her şeyin bilinçli bir şeklide kurban edilmesine benziyor. (...) Bizim hakikat anlayışımız, şeyleri ortaya çıkarma-sergileme, değersizleştirme, indirgeyici çözümlemeden yana olmuştur. Bu baskı altında tutma; teşhir etme, itiraf etme ve tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermeye özgü bir hakikat anlayışı olduğundan kutsallığı yitirilmemiş, nesneleştirilmemiş, "aura"sı yitirilmemiş, herkese gösterilmemiş hiçbir şey hakikat olarak kabul görmez. Değerler arasında farklılığa bir son vermekle kalmayıp, kendi kendimize karşı bile duyarsız hale geldik. Kendi ölümümüzü bile önemsemiyorsak bu bizim çoktan öldüğümüzü gösterir. Diğerlerine işte bu duyarsızlık ve sefilliğimizle meydan okuyoruz. Onlar da bizi aşağılayarak, kendi değerlerini yadsıyarak, neleri var neleri yoksa göstererek, günah çıkartarak, itiraf ederek meydan okuyorlar.; özetle bize, bizimkine eşdeğer bir nihilizmle yanıt veriyorlar.
Hakimiyete tarihsel anlamda verilen karşılığı hepimiz biliyoruz: Kölenin efendiye isyanı, sınıflar arası mücadele, tüm tarihsel çatışma ve devrim biçimleri, kısaca yaşandığı biçimiyle bildiğimiz Tarih.
Oysa hegemonyaya verilecek karşılık bu kadar basit değil.
Uzlaşmazlık/zıtlık,yadsıma,görüş ayrılığı,şiddetli duygusal boşalma ve aynı zamanda büyülenme ve zıt duygulara sahip olma. Bu özellikler onu hakimiyetten farklı kıldığından hepimiz hegemonya yandaşı olduk.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Can Çekişen Küresel Güç
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
93
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059328616
Çeviri:
Oğuz Adanır
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğu Batı Yayınları
Sorulacak olursa eğer, bundan böyle yalnızca iki kelime ruh halimizi özetleyebilir: MUTLAK KEYİFSİZLİK…! Sonsuz bir kötülük sürecinden geçilerek bu küresel cehenneme inildi. Gerçekle tüm bağlar koptu ve eski büyük düşlerin yerini şok dalgaları kapladı. Dünyanın her köşesinde patlak veren felaketler sanki birbirleriyle bağlantılıymışçasına üzerimize geliyor. Her yeri sarıp sarmalayan terör, herhangi bir uç/karşıt saldırı değil, tam da küresel gücün ürettiği hegemonyanın kendisidir. İktidarlar kendi güçlerini temsil etmekten başka hiçbir temsil gücüne sahip değiller artık, yalnızca göstergelerle oynayarak güdümlenmeye hazır kalabalıkları yönetiyorlar. İyilik ve ahlâk adına işlenmektedir her cinayet… “Eskiden İyilikten başka bir İyiliğe geçebilmenin yolu Kötülüğe uğramaktan geçiyordu. Bugünse Kötülükten başka bir Kötülüğe geçebilmenin yolu İyiliğe uğramaktan geçiyor.” Ne kadar çok harcarsanız o kadar az harcamış olursunuz farkını yaratmak için kapitalizmin mutluluk yanılsamasına ihtiyacı var. Çürümüş bir seçkinlik için entelijansiyanın evrensellik masalına ihtiyacı var. Kibrin ve kötülüğün devamı için üçüncü sınıf demokrasiye ve inanç taklidine ihtiyaç var.
Ve daha fazla iyiliğe gereksinimi olmayan bir dünyanın karşılaştığı topyekûn çaresizlik:
“Her şeye sahip olmanın yol açtığı çaresizlik
Hiçbir şeye sahip olmamanın yol açtığı çaresizlik
Hiçbir şey olamamanın yol açtığı çaresizlik
Herkese benzemenin yol açtığı çaresizlik
Hiç kimse olamamanın yol açtığı çaresizlik.”

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Enes Yılmaz
  • Serkan Mutlu
  • Cemre Kara

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%33.3 (1)
8
%33.3 (1)
7
%0
6
%33.3 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0