Adı:
Can Kırıkları
Baskı tarihi:
Ekim 2002
Sayfa sayısı:
85
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759914912
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Masaldaki Uyuyan Güzel misali zamansız suskunluklarından uyandılar. Seslerini işitmeye, öykülerini dinlemeye hazır yüreklere gözlerin, ellerin, ezgilerin diliyle konuştular. Anlattıkları yalnızca kendi yaşamlarının değil, insanlığın ortak söylencelerinin parçalarıydı. Can kırıklarıydı. Dinleyenlerin tenine battıkça ufuk aydınlandı. Oysa daha güneş bile doğmamıştı.
(Arka Kapak)
85 syf.
·9/10
Böyle güzel bir kitap için hiç inceleme yapılmaması kadar
pek okunmayan bir yazarın böyle güzel kitap yazması da ilginç. Yeterince reklamını yapamamış sanırım. Uyumadım bu saate kadar okuyup bitirdim. Zaten bu tarz kitapları seven biriyim. Bu sebeple çok beğenmiş olabilirim. Ya da okumadan önce çıtayı düşük tuttuğum için kitap yükseldi gözümde. Duru bir anlatımı var. Okuyun derim ben.
85 syf.
·4 günde·7/10
Can Kırıkları bi' öykü kitabı ve benim yazarla tanışma kitabım. Akıcılığını duru oluşuna yorduğum bu hikayelerin kişisel olarak en etkileyici yönü konulardı diye düşünüyorum.

Kitap, adını yansıtır nitelikteki konulara ev sahipliği yapıyor. Her bi' öykünün farklı bi' acısı, ilginç bi' durgunluk etkisi var. Yazarın özellikle durduğu temalar, kişinin sürgün hali, mülteci olması ve doğal afetler. Bunun dışında yazar, hikayelerinin birinde yaşanmış bi' aşkı, Bedri Rahmi Eyüboğlu ile Mari Gerekmezyan'ın, aşkını kurgusal ve gerçeklerle örtüşür bi' biçimde kaleme almış. Bu hikayedeki vurgu ise Mari Gerekmezyan'ın başarılarına rağmen Ermeni olarak dışlanması üzerineydi.

Tüm bu hikayeler aslında konu olarak can yakıcı, görmesi ve katlanması hatta bilmesi bile zor konulardan oluşuyor. Fakat yazarın dili son derece açık, sakin bi' aktarımı var. Olayların düzlemi derinliklerde değil, acıysa olduğu gibi dümdüz, aşksa olduğu gibi hikayenin tam ortasında aşk var; yazar hikayeleri konu olarak çoklulaştırmamış, konu cimriliği bu noktada ilginç, okunası bi' sakinlik katmış öykülere. Bu yüzden can yakıcı konular vurmadı beni, başlıktaki gibi kırmadı; sadece kağıt kesiği gibi ince bi' acı bıraktı. Elbette hikayelerden etkilenmek kesik derinliğine bağlı. Bazı kesikler güzeldir.
85 syf.
Yazarla tanışma kitabımdı.Eserin bende uyandırdığı olumsuz tınıya geçmeden evvel genel çerçevede okuyacaklar için değerlendireyim. Can Kırıkları bir öykü kitabı. Ülkemizde ve dünyada en çok okunan ve halka en çabuk ulaşan tür roman ve hemen ardından da öykü geliyor. Öykü kitabı okumanın roman okumaktan pekçok farkı var ama bence en mühimi iyi yazılmış bir öykü( hikaye) kitabını okuduktan sonra sizi duygudan duyguya, fikirden fikre sürükler yazar. Kitapta ne kadar öykü varsa o kadar da dünya kurduğundan daha çok ok fırlatır zihninize, daha çok ışık yakar gönlünüzde. Neyse meselemiz öykü ve roman ayrımı değil ama bu kitabın da öykü kitabı olması hasebiyle bu kadar uzattım mevzuyu. İşte tam da böyle bir beklentiyle okudum kitabı. Öncesinde buradaki incelemelerde, ekşi sözlükte bir iki yoruma bakınca da hepsinin ortak noktası: yalın ve alıcı bir anlatımı olmasıydı ve ben de buna katılarak incelememe başlayayım:) Evet eserin dili çok duru. Karşınızda arkadaşınız konuşuyormuş gibi hissediyorsunuz. Bir solukta öykülerin bitmesi de bundan. Elinize aldığınızda dost meclisinde dilbaz birinin sohbetine tanıklık ediyor hissi de etkileyici ve ama eserde beni rahatsız eden birkaç unsur bu akışkan dil övgüsünün önüne geçecektir muhtemelen. Kitapta yazar farklı temaları ele alıyor öykülerde. Ermeni sorunu, etnik farklılıklar, deprem vs gibi sosyal hayatta biraz da örtük olarak yaşanan ayrımları ve sorunları anlatmak istemiş ama bunları anlatmak isteyişini bize çok sezdirmiş. Şöyle ki kahramanımız mesela ilk öyküde Erzurumlu yaşlı bir Ermeni nine ve Ermeni oluşunun toplumdaki yansımasını anlatmak istemiş. Tarih kitaplarındaki Ermeni meselelerine yaklaşımdan tutun da , gavur ölüsü gibi ağır tabirindeki gavur kavramına kadar halkın gözünden azınlıklara yaklaşımı anlatmaya çalışmış. Görünüşte Bu anlatım fazla bir didaktik havaya bürünmese de biz okura şunu hissettiriyor: bakın ben bu meseleyi fark ettim ve şimdi size de fark ettireceğim. Her öyküde böyle bir gözümüze çaktırmadan gösterme var evet gözümüze sokma değil çaktırmadan gösterme. Halbuki mesela Mustafa Kutlu gibi öykücüler dertlerini çok daha örtük verdiğinden rahatsız etmiyor insanı. Öykü kitabı yazmak yerine bu mevzularda deneme, makale ve inceleme yazmak daha kolay olabilirdi yazarımız için. Anlatımın akıcılığı, saf bir çocuk üslubu belki de yazara böyle ödüller aldırmıştır. Gerçi bu kadar duru anlatımdan hoşlanmayan okur, daha edebi daha ağdalı üslubu seven kitle için bu övünç olmaktan çıkacaktır. Benim içinse dili, üslubu oldukça güzeldi ve tercih sebebimdi bu kitabı ancak gerek seçtiği konular gerekse konuları sanki madde madde sıralamış hissi uyandıran anlatımı rahatsız ediciydi. Başlangıçta dediğinim gibi yazarla tanışma kitabımdı ve bu tanışıklığımızın sıkı bir dostluğa döneceğini de sanmıyorum.
85 syf.
·1 günde·10/10
"Satırları okşaya okşaya okudum."

Hiçbir kitap bir anda bu kadar duygu yüklememiştir üzerime. Söze nereden başlamalı nasıl incelemeli bilemiyorum. İnsanlığımdan utandım okurken. İnsan bir çamur yığınına dönüşmemeliydi ama çoğumuz dönüştük. Satırları derin, içini kemiriyor insanın.
86 sayfada binbir alıntı yapasım geldiyse eğer bence herkesin okumasına değer.
Satın almak istemezseniz pdf için yazın ben size atarım ama mutlaka okuyun.
85 syf.
·Beğendi·8/10
Yazarın "Başka Dillerin Şarkısı" isimli kitabından sonra okuduğum ikinci kitabı. İlk kitap genelde aşk, yalnızlık ve keşkeler üzerine iken bu kitap tamamıyla tehcir ve bu tehcirin insanlar üzerinde oluşturduğu ağır travmalar üzerinden gitmekte. Okurken insanlığımdan utandım. Üstelik bu sadece o anı yaşayan insanların duygu ve düşüncelerinin birkaç sayfadan ibaret bir özeti. Umarım dünyanın hiçbir yerinde bu şekilde uygulamalar olmaz, savaşlar biter ve birbirimizi din, dil ve ırk ayrımı yapmaksızın sevebiliriz. "Zoraki Mültecinin Sustukları" isimli son hikaye ise resmen içimden geçti, kalpte çeşitli şiddetlerde depremler yaratarak. Karin Karakaşlı okuyunuz, özellikle de "Başka Dillerin Şarkısı" kitabını.
85 syf.
·Beğendi·9/10
Kitap dört bölümden oluşan ve bu bölümlerin konu bakımından ya aynı olduğu ya da devam niteliğinde olduğu öykülerden oluşmakta. Beni en çok etkileyen ‘Yerin Sesi’ bölümü oldu. Birbiriyle bağlantılı o üç öyküde boğazım düğüm düğüm oldu sevgili Karin Karakaşlı bunu çok güzel aktarmış yaşamışçasına, oradaymışçasına hissediyorsunuz.
85 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Yazardan okuduğum ilk kitaptı.yasadıkları yerlerden göc etmek zorunda kalanların oykuleri anlatılmıs.her biri ayrı ayrı yurege dokunan sarsıcı oykuler.
85 syf.
·2 günde
Karin Karakaşlı ile tanışma kitabım oldu Can Kırıkları, aslında pek çok kişi "Başka Dillerin Şarkısı" ile tanışmış, o da okuma listemde.

Ben çok severek, bir solukta okudum. İçimi ezdi hikayeleri. Anlatımı zengin, dili çok güzeldi... Bir de her hikaye kahramanın dilinden, direk "ben" dilinden anlatılmış, o da empati yapıp, hikayenin içine girmeyi kolaylaştıran bir şey bence. Bu da hikayelerin daha derine işlemesi demek oldu.

Su gibi okudum, içindeki gözyaşı içime aktı.

Keyifli okumalar...
85 syf.
·10/10
Ben bu minicik kadını çok seviyorum. Kendisi minicik satırları kocaman kadın Karin Karakaşlı. Derin satırları olan, içimizi yakan, bir o kadar da naif öykü kitabını sevgiyle tavsiye ediyorum.
Yaşım başkalarına göre çok genç olabilir, ama içimde, yılların akıp gittiğine dair bir ihtiyarlık hissi var.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Can Kırıkları
Baskı tarihi:
Ekim 2002
Sayfa sayısı:
85
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759914912
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Masaldaki Uyuyan Güzel misali zamansız suskunluklarından uyandılar. Seslerini işitmeye, öykülerini dinlemeye hazır yüreklere gözlerin, ellerin, ezgilerin diliyle konuştular. Anlattıkları yalnızca kendi yaşamlarının değil, insanlığın ortak söylencelerinin parçalarıydı. Can kırıklarıydı. Dinleyenlerin tenine battıkça ufuk aydınlandı. Oysa daha güneş bile doğmamıştı.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 72 okur

  • Halil Aslantaş
  • Ce-mâ
  • Levent V.
  • Pelin Savaş
  • Evlaa
  • Ebru Ince
  • Buse Güliz Özdemir
  • Ecem İspir
  • Hakan S.
  • ÖZLEM TANE

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%5.9
18-24 Yaş
%23.5
25-34 Yaş
%29.4
35-44 Yaş
%20.6
45-54 Yaş
%20.6
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%72.7
Erkek
%27.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%19.4 (6)
9
%22.6 (7)
8
%16.1 (5)
7
%25.8 (8)
6
%12.9 (4)
5
%0
4
%0
3
%3.2 (1)
2
%0
1
%0