Can Veren Pervaneler

·
Okunma
·
Beğeni
·
4.070
Gösterim
Adı:
Can Veren Pervaneler
Baskı tarihi:
Temmuz 2014
Sayfa sayısı:
210
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055545963
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Babıali Kültür Yayıncılığı
Divan Edebiyatı, geçmiş kültürümüzün eşsiz ve engin hazinelerinden biridir.
Divan edebiyatını anlarsak kültürümüzü, neler kaybettiğimizi ve neleri kazanabileceğimizi çok daha iyi anlarız. İşte bu eser bu konuda tam bir rehber.

"Can Veren Pervaneler" unutulmaya yüz tutmuş muhteşem mirasımız Divan Edebiyatı'nı küllerinden yeniden doğurmaya namzet ve okuyan herkese can verecek bir eser…
Bir sebeple o kadar iltifat ettiği şair Bâkî'ye öfkelenen Kanuni merhum, şiir kudretini konuşturarak onu memleketine sürgün yönünde ferman ısdâr eder:

Tabii biri şairlerin sultanı biri de Osmanlı Sultanı fakat ikisi de gönüllerin sultanı olunca ortaya aşağıdaki şaheserler çıkmış: "Baki bed / Azm-i bülend / Bursa'ya red / Nefy-i ebed"

(Bâkî kötü adam; yüksek kararım odur ki -memleketi olan- Bursa'ya gönderilsin, bir daha da gözüm görmesin.)

Bu müstesna edebiyat için yine kendi kaleminden netice-i kelâm: "Geçmiş zaman olur ki hayâli cihân değer."
(Tanıtım Bülteninden)
210 syf.
·Beğendi·8/10
Gece gece analiz yazmaya güç yetiremem, ama denk geldiğim kitap Can Veren Pervaneler ise, kaldı ki müellifi de Hayati İnanç ise birkaç kıymetsiz düşüncemizi paylaşmadan durmak olmazdı.

İlkin, kitabı bırakıp Hayati hocayı araştırın. Sohbetini, üslubunu, ilmini, en hası da mütevazi yanını bir görün. Saatlerce konuşsun da bitmesin denilecek insanlardan olduğu kanaatindeyim. Diğer yandan divan edebiyatına olan yürekten aşkı ona kitabını kalemle değil, yüreğiyle yazmayı da nasip etmiş. Aslen avukat. Onu mesleğini icra ederken hayal etmek de kalbe dokunur. Geç tanısam da iyi ki tanıdım demekten kendimi alıkoymam. (Sosyal medya hesabının biyografi kısmına yazdığı not bile şahsiyetini ilan ediyor: "İnancım o ki, söz hayâtîdir.")

Esere gelirsek...
Divan edebiyatının inceliklerini, yazılanların derinini ve onun toplumsal bağlantısını sohbet ediyor gibi, az sonra çay soğuyacak fakat ne gam havasında anlatıyor. Hiçbir şey olmazsa bile kitabı edinip yakınınızda bulundurunca belli aralıklarla şiirler, gazeller ezberleme imkânı oluyor. Bu bile huzur veriyor.

Tavsiye ehli için dursun.
210 syf.
Bir beyit bir kişinin hayatını (Hayati İnanç) ne denli değiştirebilir ki? Buyrun öğrenelim.

Belki bilenleriniz vardır, kitabın yazarı Hayati Bey, asıl mesleği avukatlık olmasına karşın tam bir divan edebiyatı aşığı bir isim. Bu işe nasıl gönül verdiği ise bizler için ders niteliğinde bence. Kendisi henüz Hukuk Fakültesi öğrencisi iken (1981) bir Yargıtay kararında karşısına çıkan “müncer” kelimesinin anlamını merak eder ve bu arayış esnasında Recâîzâde Mahmûd Ekrem’e ait olan kendi deyimiyle nefis bir beyitle karşılaşır:

"Müncer olur mu yâ Rab bir subh-i inbisâta
Vahdet-gehimde böyle mahzûn geçen leyâlim”

Müncer : Dönüşmek, bir halden bir hale inkılâb etmek, bir süreç sonunda gelinen nokta.
Subh : Sabah
İnbisât : Bast’tan (ferah, rahat; tersi kabz=sıkıntı)
…geh : Mekan eki (nişangâh, tâlimgâh gibi)
[Vahdet-geh: Bir kişilik mekân, yani hücre]
Mahzûn : Hüzünlü
Leyâl : Leyl’ in çoğulu; geceler

[Yâ Rabbî bu hücremde geçirdiğim hüzünlü geceler, gün olur da ferah bir sabaha dönüşür mü?]

Bir kelimenin anlamını ararken diğer kelimelerinde anlamını öğrenip beyti kavrayınca bu işten büyük bir keyif alır ve kendini divan edebiyatına adar. Kitaba gelecek olursak Nabi’den İzzet Molla’ya, Muhibbi’ mahlaslı Kanuni’den, Avni mahlaslı Fatih Sultan Mehmet’e kadar onlarca şairin birbirinden güzel yüzlerce beyiti mevcut. Yazar bunları derlerken yukarıdaki beyitte olduğu gibi genellikle kelime anlamlarını güzelce izah edip sonrasında beyitlerin anlamını veriyor. Sonrasında kendi yorumlarıyla ve ilginç hatıralarıyla da destekleyip bize güzel bir imkan sunuyor.

Peki hediye bir kitap bir okurun hayatını nasıl değiştirebilir? Tabii ki divan edebiyatına olan hayranlığını ve ilgisini arttırarak :)
Kitabı büyük bir keyifle okudum, sizlere gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum. Bu güzel kitabı bana hediye olarak gönderen sevgili Ümmügülsüm'a da bu vesileyle tekrar teşekkür ediyorum. Biraz geç olsa da kitabı okudum ve söz verdiğim gibi alıntı paylaşırken de elimi korkak alıştırmadım. :))

Ve de son olarak yazarın kendi sesinden bir beyit hikayesiyle veda ediyorum. Keyifli okumalar dilerim. :)
https://www.youtube.com/watch?v=IHKFfqx6Yg8
210 syf.
·48 günde·Beğendi·10/10
Hayati İnanç ismi zaten kitabın güzel olacağı hissi vermişti bana.Kitabı okurken sanki karşımda Hayati İnanç'ın o gülen yüzü vardı. Beyitleri okuyordu sanki. Okullarda edebiyat dersinde divan edebiyatı anlaşılmaz, zor, kadına şaraba yazılan şiirlerdir diye öğretenlere inat Hayati İnanç divan edebiyatının güzelliğini bizlere anlatıyor. Öğrenmek lazım zira geçmişi özlemişiz besbelli.
210 syf.
·199 günde·Beğendi·7/10
Öğrencilik yıllarımda 'Aysel git başımdan, ben sana göre değilim' şiirinden önce daha çok merak ettiğim bir kültürdü divan edebiyatı. Cihana hükmeden otuz altı Osmanlı padişahının otuz üçünün divan edebiyatı ile haşır neşir olduğunu öğrendiğimden beri böyle bir medeniyetin mensubu olduğumdan onur duydum hep. Ancak divan edebiyatının 'mefulü mefailü failatün failün' den ibaret olmadığını, bilinç altımıza yerleştirilenin aksine aslında her beytin, her mısranın arka yüzünde derin mânâlar ihtiva ettiğini, kelimelerin hayati bir değere sahip olduğunu söyleyen Hayati İnanç, Can Veren Pervaneler kitabında bunu çok güzel ifade etmiş.

Kısacası Divan Edebiyatının eğitimde not sistemine dayalı bir şey olmadığını, severek şiiri okumanın lezzetini anekdotlar, manzumeler ve seyrüseferlerle herkesin anlayabileceği bir dil sadeliğiyle, yazarın kendi ifadesiyle 'Türkçenin Türkçeye tercümesiyle akıcı bir şekilde aktarıyor.

Diyor ki 127.sayfadaki Ziya Paşa'nın berceste mısrasında;
"Geçti gün ferdâyı ko sâat bu sâat dem bu dem"
(Dün geçti, yarın gelir mi gelmez mi belli değil, sâat bu sâattir, bu an)

Okumak için geç kalmayın, "Dem bu dem" dir.
210 syf.
·Beğendi·9/10
Hani şair" Vaizin nârı cehennem dediği firkat imiş" diyor ya bizimde nar-ı cehennemimiz divan edebiyatına bigâne olmamızdır. Lisanımızın bütün mana ve ahenk cünbüşüne mâlik olan eski şuerâmız, leblerinden süzülen rakîk kelâmı kemâlata tekmil etmiş, bir tefekkür ve tasavvufla dokumuş bize arz-ı endâm ettirmiş.Yine bize hitaben "o mâhiler ki deryâ içredir deryâyı bilmezler diyerek" hâli pûr meâlimizi ince bir inkişafla ortaya koymuşlardır. Bize düşen bu kitabı okumakla bu deryâya bir giriş yapmak bunu yaparken arifâne bir tecessüs ve iştiha beslemek ve tarihin büyüsüne kendimizi kaptırmaktır. Ne demiş mâna adamı "Ümmid cihandan da büyük, zevk ise mahdûd; / Her saniyesi ömrün, emel efzâ, elem- efzûd...Âşinâsı olmamız temennisiyle...
210 syf.
·10/10
Sözlerime bir deryadaki damla -şaheser- olarak nitelendirdiğim -şiddetle tavsiye etmek için ilk incelememi yaptığım- can veren pervaneler'den (Hayati inanç) birkaç alıntıyla başlamak istiyorum.

Sakallı Celal

"Doğuya giden gemide batıya koşan tahtalarız." Teşhise bak! Bu ülkenin aydınları için "körler ülkesinin şaşıları" diyen de oydu.

Sakallı Celal ismini ilk defa duydum ve ismini ilk duyduğum değerlerimizden sadece biri. Acaba kendimi ya da içinde bulunduğum toplumu yeterince tanımıyor, değerlerini hakkıyla bilmiyor olabilir miyim? Bütün oklar bu sorunun cevabını kesin öylesin şeklinde yüzüme vuruyor.
Hayati Bey kitabın girişinde henüz 3. ya da 5. cümlesinde "Türkçe'den Türkçe'ye tercüme" şeklinde bir ifade kullanıyor içler acınası dedikten sonra okumaya devam ettim ve bir deryadan damla olarak nitelendirebilecegim can veren pervaneler nefesimi kesti. Bu kadar az anlayarak- yazarın payı olmasa hiç anlamayacaktım- bu kadar çok fayda, haz duymak ne mükemmel bunu eseri okuyunca anlayacaksınız.

Divan şiirinin sürekliliğini en güzel aktaran örneklerden bir tanesi Yahya Kemal Beyatlı'ya ait zannimca alıntı söyle;

" Eslâf kapıldıkça güzelden güzele
Fer vermişler o neşveyle gazelden gazele
Sönmez seher-i haşre kadar şi'r-i kadîm
Bir meş'aledir devr edilir elden ele"

Yahya Kemal divan şiirini elden ele nesilden nesile aktarılan bir meşale olarak nitelendirmekle beraber sonsuza kadar varlığını sürdürecek olmasını ne de güzel dile getiriyor - her ne kadar tercüme olmadan anlamasakta-.

Baki şiirin sultanıdır. Kanunî ise Osmanlı sultanı ikili arasındaki - ve daha birçokları- ilişkiyi Hayati bey sayesinde öğrendim ve hayran kalmamak elde değil. İçeriğine girmeden bu hikayenin tadını sizlere bırakıyorum. Fıtnat hanım ve Koca Ragıp paşa ile Haşmet bey arasındaki nükteli atışmalar da ona keza ve daha bir çok örnekleri can veren pervaneler de mevcut.


Yazarın anlatımından kısaca bahsedeyim. Şahsen ben en yakın dostumla sohbet eder gibiydim. Bunda Hayati beyin dostane dili ve gayet net olarak hissettiğimiz samimiyetini payı çok yüksek. Bazen yüzde gülümseme yaratan, bazen düşündüren, bazen huzunlendiren cümleleri mevcut ki hayatından sunduğu kesitler ise beyitlere ve anlatılmak istenilene tabiri caizse cuk diye oturuyor. Eğlenceli bir seruvendi sonraki serileri ile devam edecek inşallah.

Okuyacak olan dostlar kesinlikle pişman olmayacaksınız, şiddetle tavsiye ederim selametle. Hayati İnanç'ı merak edenler için buraya

YouTube sayfasının linkini bırakıyorum istifade ediniz.

https://www.youtube.com/...-fNJJHvvTcusm_2lMxaA

Sözlerimi Yenisehirli Avni Bey ile noktalamak istiyorum.

" Bin safsata bir mısra-ı bercesteye değmez."
210 syf.
·Beğendi·10/10
İnsanın ruhuna işleyen divan edebiyatının eşsiz beyitlerinin Türkçe’den Türkçe’ye tercümesi yapılmış. Okurken yazarın sizinle konuştuğunu hissedeceğiniz enfes bir kitap.
210 syf.
·87 günde·Beğendi·10/10
Divan Edebiyatıyla şiiri, sevgiyi sevdiren bir kitap. Başlangıç kitabı ve aynı zaman da başucu bir kitaptır. Aynı kitabı belki 4. ya da 5. alışım kitap o kadar güzel ki yeni başlamak isteyen ya da şiiri sevmek isteyen arkadaşlarıma teker teker hediye etmişliğim bir kitaptır. Kesinlikle tavsiye ederim. Okumadan geçmeyin.
Divan şiirlerimizden güzel örnekler var.Yazar günümüz türkçesiyle anlamlarını da açıklıyor.Kitapta yer alan Sakall Celal' in toplumuz için yaptığı "doğuya giden gemide batıya giden tayfalar" benzetmesi çok hoşuma gitmişti.
210 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Hayati inanç hocamın bir videosunu izlerseniz içimdeki sevginin sebebini anlayabileceğinizi umuyor ve şiddetle tavsiye ediyorum.

Şöyle küçük bir not bıraktıktan sonra kitaba gelecek olursam, çok güzeldi. Okuduğum sürece sanki Hayati hocamın dizinin dibine oturmuş ve onu tebessüm ederek dinliyormuş gibi hissettim. O kadar samimi ve sıcak bir anlatımı var ki başka türlüsünü hissetmek mümkün değil. Şahsen şiire çok mesafeli biri olarak, divan edebiyatının bağrından kopan beyitleri sevmem benim için başta çok şaşırtıcı bir durumdu. Ama sonra sebebini çok hızlı bir şekilde çözdüm. Hikmet! Hikmet kokuyor beyitler buram buram. Ek olarak yazarımızın beyitleri en güzel şekilde Türkçe’den Türkçe’ye çevirmesi ise anlamanız açısından işinizi fazlaca kolaylaştırıyor. Durum böyle olunca, beyitleri bağrınıza basmamanız elde değil. Beyitler aracılığıyla verilen teselliler, öğütler , tecrübeler tek tek yara bandı oluyor yaralarınıza. Sonra bir istek doğuyor içinize. Keşke görebilseydik Şeyh Galib’i, Nabi’yi , Fıtnat Hanım’ı , Avni’yi , Muhibbi’yi.... Daha nicesini... Şimdi daha iyi anlıyorum Hayati hocamı. Onun ahirette görmeyi istediklerini neden aşkla beklediğini.
Son olarak şunu söylemeliyim ki; yazarımızın dediği gibi söz hayatidir! Bu doğrultuda söze hayat verenleri tanımak önemlidir. Dolayısıyla bunu en güzel şekilde yerine getiren kıymetli hocamı mutlaka dinlemenizi ve kitaplarını okumanızı şiddetle tavsiye ederim.
Kitapta geçmişimizi unuttuğumuz divan edebiyatının söz sanatları yazarları, usluplarını anlamak için okumak istiyorum en önemlisi padişahraımızı n nasıl saiiir yetenekleri olduğu nu bilmek ten mutluluk duyarım
"Umarsan bir nevâziş açdığı bin zahm için ammâ
Bu insâniyyet ey dil gamze-i cânâneden gelmez"

"Sinende açtığı bin türlü yarayı bir günde pansuman eder diye ümit edersin ama heyhât! O insanlık, sevgilinin gamzesinden gelmez."
Hayati İnanç
Sayfa 85 - Babıali Kültür Yayıncılığı
Allahü Teâlâ hakiki yârdır. Aşk, Allahü Teâlâ içindir. Aşkta kavuşma olmaz, aşk sonsuzdur
Aşkta üç kahraman vardır daima başrolde olan: âşık, mâşuk, rakip. Gül, bülbül, diken yani. Ferhat, Şirin, Hüsrev.
...
Hep vuslat rakibe, hasret âşığa düşer.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Can Veren Pervaneler
Baskı tarihi:
Temmuz 2014
Sayfa sayısı:
210
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055545963
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Babıali Kültür Yayıncılığı
Divan Edebiyatı, geçmiş kültürümüzün eşsiz ve engin hazinelerinden biridir.
Divan edebiyatını anlarsak kültürümüzü, neler kaybettiğimizi ve neleri kazanabileceğimizi çok daha iyi anlarız. İşte bu eser bu konuda tam bir rehber.

"Can Veren Pervaneler" unutulmaya yüz tutmuş muhteşem mirasımız Divan Edebiyatı'nı küllerinden yeniden doğurmaya namzet ve okuyan herkese can verecek bir eser…
Bir sebeple o kadar iltifat ettiği şair Bâkî'ye öfkelenen Kanuni merhum, şiir kudretini konuşturarak onu memleketine sürgün yönünde ferman ısdâr eder:

Tabii biri şairlerin sultanı biri de Osmanlı Sultanı fakat ikisi de gönüllerin sultanı olunca ortaya aşağıdaki şaheserler çıkmış: "Baki bed / Azm-i bülend / Bursa'ya red / Nefy-i ebed"

(Bâkî kötü adam; yüksek kararım odur ki -memleketi olan- Bursa'ya gönderilsin, bir daha da gözüm görmesin.)

Bu müstesna edebiyat için yine kendi kaleminden netice-i kelâm: "Geçmiş zaman olur ki hayâli cihân değer."
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 132 okur

  • _Divane_
  • Ömer Faruk Keşmiş
  • Saliha Alçiçek
  • Taylan Oral
  • Hatice Gülbahar Keskin
  • Sebahattin Özdemir
  • acz.
  • Ekrem
  • Ali sarıoğlu
  • Faruk Hekimoğlu

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%14.3
14-17 Yaş
%7.1
18-24 Yaş
%42.9
25-34 Yaş
%28.6
35-44 Yaş
%7.1
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%50
Erkek
%50

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%62.5 (45)
9
%16.7 (12)
8
%12.5 (9)
7
%6.9 (5)
6
%1.4 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0